Yeni petrol savaşları
ABD (Amerika Birleşik Devletleri) önceki gün Venezuela'ya saldırıp, Devlet Başkanını Nicolas Maduro'yu 'yargılama' iddiasıyla ABD'ye kaçırdı. ABD'nin Venezuela'ya saldırı gerekçesi 'uyuşturucu trafiği ve ticareti olsa da; Başkan Donald Trump'ın sık sık 'Venezuela petrolünden bahis etmesi' saldırının ana nedeninin 'petrol olduğunu' net bir şekilde ortaya koyuyor.
Venezuela'nın petrol açısından önemi
Peki, Venezuela'nın petrol açısından önemi ne? Dünyanın en büyük petrol şirketlerinden BP'nin verilerine göre Venezuela, dünyada petrol rezevleri sıralamasında 303,8 milyar varil ile 1. sırada ve 8,4 trilyon metreküp doğal gaz rezervi ile de 7. sırada yer alıyor. ABD ise 68,9 milyar varil ile petrolde dünyada 7. sırada ve 13,6 trilyon metreküp doğal gaz rezervi ile de dünyada 5. sırada. Ülke kriterlerine göre Venezuela, petrol ve doğal gaz zenginliğinde ABD'den çok ileri bir konumda.
Peki; bir ülke (ABD) durup dururken başka bir ülkenin (Venezuela) petrol ve doğal gaz zenginliklerine göz dikebilir mi ya da saldırabilir mi? BM (Birleşmiş Milletler) hukukuna göre, hayır. Fakat ABD, daha önce ve şimdi, bunu yaptı ve yapmaya devam ediyor. Çünkü ABD, 'ben büyük ülkeyim, güçlü ülkeyim' diyor. Tam bu noktada 'yani, ben güçlüyüm, yaparım' diyen ülkeleri frenlemek ya da engellemek için dünya devletleri BM'yi (Birleşmiş Miletler) kurdu. Bu nedenledir ki, BM derhal devreye girerek Uluslararası Hukuku devreye sokmalıdır. Bu şeklide de, ABD ve benzeri diğer 'Uluslararası hukuka aykırı kendini güçlü ve haklı gören, saldırgan ülkeler' engellenmelidir. Aksi durumda, ABD ve diğer güçlü ülkelerin 'zayıf ama zengin, ya da huzurlu' ülkelere anlamsız bahanelerle saldırıları devam edecektir. Bu durum, dünya huzuru için büyük tehlikedir. Aslında, bu tehlike dünyanın değişik bölgelerinde yaşandı ve de yaşanmaya devam ediyor; Orta Doğu-İsrail Örneği. Dünyanın bir diğer petrol ve doğal gaz zengini olan Orta Doğu Bölgesi, ABD'nin şartsız desteği ve İsrail'in katliamlarıyla kan gölüne dönmüş durumda. Burada; BM'nin 'Uluslararası Hukuku işletmemesi ve de yetersiz kalması', bu saldırıları daha da artırmaktadır. BM'nin yetersizliği ve sessizliği devam ederse, özellikle 'petrol ve doğal gaz' zengini ülke ve bölgeler için büyük riskler; yeni Petrol Savaşları' kapıda demektir.
Petrolün ömrü
Petrol, dünya için hep önemli olmuştur. Ancak, 1970'li yıllarda 'dünyada petrolün 40 yıl ömrü kaldığı' tespitleri, dünya milletleri ve devletlerinin petrole ilgisini azaltmaya başlamış. Ve yeni enerji kaynaklarına yönlendirmiştir. Fakat, 2000'li yıllar sonrası yaşanan teknolojik gelişmeler, petrol sektörünü de etkilemiş; daha zor arazi şartları ve derinliklerde, denizlerin dibinde petrol-gaz aramalarına izin vermiş, yeni ürünlerin bulunmasına (şeyl gaz gibi) imkan tanımıştır. Bu çalışmalar ise, 1970'li yıllarda 40 yıl ömrü kaldı denilen petrol için 2000'li yıllar sonrası 'petrolün yaklaşık 150 yıl daha ömrü olduğu' bilimsel gerçeklerini ortaya koydu. Bu gelişmeler ise, dünyanın yeniden petrol ve gaza yönelmesine neden olmuştur. Bu yönelmede, yeni petrol savaşlarını gündem taşımıştır. Orta Doğu ve son olarak Venezuela'da yaşanan savaşlar, bunun en önemli delilidir. İki bölgenin de ortak özelliği, 'petrol ve gaz zengini bölgeler olmaları'.
Evet, savaşlar aslında 'kazanana da çok şey kayıp ettiren' istenmeyen durumlardır. Buna rağmen, güçlülerin değişik bahanelerle (arka planda ekonomik menfaatler var), zayıf ve güçsüz ülkelere saldırıları devam ediyor. Burada tek çözüm, BM'nin konuyu acil gündeme alması ve Uluslararası Hukuku işletmesidir.
Yazının sonundaki tabloya da bakmakta fayda var; dünyada petrol rezervleri ile petrolün ömrünü ortaya koyuyor.
Dünyada petrol rezervi ve petrolün ömrü!

- Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), BP (British Petroleum), 2021.
Yorumlar
Kalan Karakter: