Hürmüz açılsa bile PETROL fiyatları eskiye döner mi?
Dünya, petrol merkezi olan Orta Doğu'da yeni bir savaş yaşıyor. Savaşın ana hedefi ise doğal gaz üretim ve işleme (rafineri) tesisleri. İsrail ve ABD'nin İran'a saldırmasıyla başlayan savaş sonrası kapanan Hürmüz Boğazı (Dünya petrol trafiğinin yüzde 20-25'ini karşılıyor, IEA 2025), boğazdaki petrol ve LNG trafiğini durdurdu. Bu durum ise petrol ve doğal gaz fiyatlarını yüzde 50 üzeri artırdı. Böylece, ister istemez dünyadaki bütün ülkelerde savaştan etkilendi ve etkileniyor. Zaten savaşla birlikte ham petrol fiyatları, 70 dolarlı rakamlardan 120 dolarlı rakamlara yükseldi. Bu ise, 'benzin ve motorine' bütün ülkelerde zam olarak yansıdı.
Orta Doğu savaş ile ilgili yeni barış görüşmeleri ve savaşın sonlanması konuşuluyor. Ve de, barış görüşmeleri hızlandı. Peki, savaş biterse ya da kalıcı barış sağlanırsa, petrol gaz fiyatları eskiye döner mi? Bu, çok zor veya hatta mümkün değil. En azından kısa sürede mümkün değil. Çünkü; İsrail be ABD, İran'ın petrol doğal gaz üretim tesislerini vurmanın yanında, İran'ın rafineri tesislerini de vurdu. İran, ise karşılık olarak dünyanın en büyük petrol üreticisi ülkelerin başında gelen Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikler, Katar gibi ülkelerin petrol ve rafineri tesislerini vurdu. Bu vurmalar, inşası yıllar alan tesisleri yok etti. Ve bu tesislerin yeniden inşası ve onarımı da yıllar alacak. Bu durum ise, petrol fiyatlarını ucuzlamasının önündeki en büyük engel.
Ne yapmalı
Orta Doğu'daki son savaş gösterdi ki, artık dünya savaşları enerji merkezli olacak (petrol, doğal gaz, elektrik vb). Çünkü ABD, İran'dan önce de bir diğer dünyanın önemli petrol ülkesi olan Venezuela'ya saldırmıştı. Ve bu tür savaşlar ister istemez, dünya ekonomisi ve ülkelerini etkiliyor, etkileyecek. Öncelikle yapılması gereken, dünya ülkeleri mevcut durum değerlendirmesi yaparak, acil dönemler (savaş, afet vb) için daha hızlı ve kalıcı tedbirlere odaklanmalı. Ve de, petrol - gazda kaynak çeşitliliğine odaklanmalı. Ve tabi, tüketiciler. Savaşlar devletleri vursa da, faturayı halk yani tüketiciler ödüyor. Tüketicilerin burada savaşı engelleme gücü olamadığına göre, atılacak ilk adım tasarrufa odaklanmak. ve tabi, tüketimin gücünü harekete geçirmek. Bunu için ulusal ve uluslar arası tüketici örgütleri ile ortak hareket etmek, bu yönde çapa göstermek şart.
Artık dünya farklı bir döneme girdi. Bu dönem, öncekilerden çok çok farklı. Çünkü; güçlü olanlar, hiç bir haklı sebep göstermeden bile zayıf ülkelere saldırabiliyorlar. Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı ve de ABD'nin İran'a son saldırıları.
Bu yeni dönemde dünya toplumları, bağımsız örgütler, hukuk oluşumları; bu durumu görüp kalıcı bir çözüm üretmezseler 'dünyayı karmaşık ve huzursuz bir dönem' bekliyor demektir.
Yorumlar
Kalan Karakter: