SAVAŞ
Dünya daha çok dijital savaşı (siber saldırılar vb) konuşurken, bir anda kendini fiziki savaşın içinde buldu. İsrail ve ABD, İran'a saldırdı. ABD, daha önce de Venezuela'ya saldırmıştı. Şimdi, İran. Ve ABD Başkanı Donald Trump, İran sonrası da durmayacakların açıkladı 'Sırada Küba var'. Dünyada uluslararası hukuk askıda. Hatta, yok sayılıyor artık. Güçlü ülkeler, zayıf görünen ülkelere hukuksuzca ve rahatlıkla saldırabiliyor. Ve başta BM (Birleşmiş Milletler) olmak üzere, hiç bir uluslararası yapının tepkisi ya da etkisi yok; bu duruma. Bu, dünyanın geleceği için son derece endişe verici bir durum.
28 ŞUBAT 'SAVAŞ VE PETROL KRİZİ'
İsrail ve ABD'nin, 28 Şubat'ta İran'a saldırmasıyla başlayan savaş, devam ediyor. Savaşın başında ilk petrol tesislerinin (Üretim, Rafineri, tanker vb) vurulması, dünyada petrol krizine neden oldu. Ve savaşla birlikte bir anda petrol varil fiyatı 70 dolarlardan 120 dolar rakamlarına çıktı. Bu ani fiyat artışı; başta petrol ithalatçısı ülkeler olmak üzere, bütün dünya ekonomilerini sarstı. Ve bu sarsıntı hala devam ediyor. Özellikle, dünya petrol ve LNG ihtiyacının yüzde 20-25'ini karşılayan Hürmüz Boğazı'nın kapanması, sarsıntıyı daha da büyütüyor.
YENİ 'SAVAŞ VE ELEKTRİK KRİZİ
Orta Doğu'daki savaş devam ederken, taraflar karşılıklı olarak ilk kez elektrik altyapılarını (üretim, iletim tesisleri vb) vurmaya başladı. İlk olarak İsrail, İran elektrik altyapısını hedef aldı. Bu saldırı sonrası da İran, İsrail elektrik altyapısını hedef alan saldırılar gerçekleştirdi. İki ülkede de, yer yer elektrik kesintileri ve akşamları karanlık yaşanıyor. Petrolden sonra elektrik altyapılarının da hedef alınması, dünya için yeni bir krize neden oldu 'Elektrik krizi'. Krizin, ne kadar süreceği ya da nerede duracağı, şimdilik belirsiz.
YERLİ VE YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI
Son savaş gösterdi ki, enerji kaynakları savaşlarda ilk hedef. Bu, çok riskli bir durum. Ve de, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından. Çünkü, savaş arz-talep dengesini bozmanın yanında; enerji nakli-taşımacılığını da vuruyor. Bu zor ortam da yapılması gereken, 'yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek' olacaktır. Burada; GES (Güneş Enerjisi Santralleri), RES (Rüzgar Enerjisi Santralleri) kurulum kolaylığı, üretim potansiyellerinin fazlalığı, yerli kaynak olması, yurdun her bölgesine kurulabilme ve üretim imknları (özellikle GES'ler) gibi avantajı dikkate alınarak (ve de küçük-büyük demeden) bütün ülke potansiyeli çok hızlı harekete geçirilmeli. Bölgesel-lokal enerji üretim tesisleri oluşturulmalı. Ev, fabrika gibi yerlerde, lokal enerji ihtiyacının karşılanması için teşvikler verilmeli. Avrupa'da bu yönde, hızlı adımlar atılmaya başlandı (balkon, bina cephelerine güneş panelleri kurulumu gibi). Ve tabii, hızlıca da diğer kömür, HES gibi yerli enerji kaynakları da tam kapasite hazır hale getirilmeli. Artık, Orta Doğu savaşı gösterdi ki enerji de dışa bağımlılık 'maddi-manevi güçlü olsanız bile' savaş ortamlarında işe yaramayabiliyor. Bu nedenle de, bu yeni dönemde enerjide yerli kaynaklara ekstra önem verilmeli.
ENERJİ TASARRUFU
Artık dünya, uzun yıllar sonra yeni bir savaş dönemine girdi. Yeniden savaşları konuşur-canlı izler oldu, dünya. Aslında; 1. ve 2. Dünya Savaşları, insanlığın büyük maddi-manevi kayıplarına neden olmuştu ve önemli derslerde çıkarılmıştı, bu savaşlardan. Fakat, süper güçler 'maalesef' savaşı tekrar çözüm olarak gündeme almaya başladılar; on yıllar sonra. Ve de; bu savaşların öncekilerden farkı, ilk planda ve hemen 'gaz-petrol ambargoları ve enerji altyapılarının vurulması' olarak öne çıkıyor. Bu nedenle de; devlet yönetimlerinin yanında bireylerinde artık enerji krizine olumlu katkı yapmayı öncelikle gündeme almaları geren gereken bir süreç yaşanıyor. Nasıl mı? Tasarrufla. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), bu konuda önemli bir çalışma hazırladı ve yayınladı: Mümkün olduğunca toplum ulaşım kullanılması, trafikte gün aşırı araç kullanımı, tek-çift plaka uygulaması, otobanda hız yapmamak, uygun işlerde evden çalışmak, petrokimya kaynaklı ürünleri az kullanmak gibi (Ve tabi, diğer kamu-özel, kurum ve kuruluşlarının da TASARRUF konusunda önemli çalışma ve önerileri olduğunu hatırlatmakta fayda var). Basit görülebilir ama, milyonlarca tüketici dikkate alındığında 'çok ciddi enerji tasarrufu (doğal gaz, petrol, elektrik, lpg)' yapmak söz konusu.
Durum çok ciddi. Küçük-büyük demeden herkes, enerji krizine olumlu katkı yapmayı gündemine almalı.
(Makale - İsmail Altunsoy / Enerji Ekonomisi)
TASARRUF NASIL YAPILIR?
- Son savaş; enerji ihtiyacının karşılanması için 'yerli enerji kaynakları ve tasarrufu' öne çıkardı. Bu durum; hem enerji krizine çözüm ve hemde, milyonlarca liranın yurdışına çıkmasına engel olduğu için önem arzediyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: