- Her 10 Türk Şirketinden 7'si Küresel Pazarlarda Aynı Tuzağa Düşüyor: AGS Global Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler: "Küresel pazarlarda kaybettiren üretim değil, strateji eksikliği."
Türk şirketleri küresel pazarlarda üretim gücüyle öne çıksa da aynı başarıyı markalaşmada yakalayamıyor. AGS Global'in uluslararası araştırmalar ve saha analizlerinden derlediği verilere göre, yurt dışına açılan Türk şirketlerinin başarısızlıklarının yüzde 70'ten fazlası ürün kalitesinden değil; hedef pazarı doğru analiz edememekten, tüketici davranışlarını okuyamamaktan ve veriye dayalı markalaşma stratejileri geliştirememekten kaynaklanıyor.
Hürmüz Boğazı
Jeopolitik gerilimler, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeler, enerji maliyetlerindeki artış ve küresel enflasyonun yeniden yükselişe geçmesiyle uluslararası ticarette rekabet koşulları her geçen gün zorlaşıyor. Uzmanlar, bu yeni dönemde yalnızca kaliteli üretim yapmanın yeterli olmadığını; şirketlerin veriyle yönetilen markalaşma stratejileri geliştirmesi gerektiğini vurguluyor.
Markası Güçlü Olan
Uluslararası araştırmalar da markalaşmanın finansal sonuçlara doğrudan etki ettiğini ortaya koyuyor. Marka tutarlılığı sağlayan şirketlerin gelirlerinde ortalama yüzde 23 artış görülürken, güçlü marka algısına sahip B2B şirketleri rakiplerine göre yaklaşık yüzde 20 daha yüksek faaliyet kâr marjı elde ediyor.
Edelman Trust Barometer verilerine göre ise uluslararası alıcıların yüzde 81'i için güvenilir marka algısı, fiyat avantajından daha önemli bir satın alma kriteri olarak öne çıkıyor. Ayrıca B2B müşterilerinin yaklaşık yüzde 95'i herhangi bir anda aktif satın alma sürecinde bulunmuyor. Satın alma kararı verildiğinde ise tercih, tüketicinin zihninde yer etmiş ve güven oluşturan markalardan yana oluyor.
En Büyük Kayıp Yanlış Pazar Stratejisi
- AGS Global analizine göre şirketler çoğu zaman yalnızca pazarın büyüklüğüne odaklanarak yatırım kararı alıyor. Ancak yerel tüketici alışkanlıklarının, kültürel dinamiklerin ve yasal düzenlemelerin yeterince analiz edilmemesi ciddi maliyetlere yol açıyor. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı başta olmak üzere giderek sıkılaşan uluslararası regülasyonlar, küresel pazarlarda başarılı olmak isteyen şirketler için stratejik planlamayı zorunlu hale getiriyor. Uzmanlara göre küresel rekabette artık yalnızca ürün değil; veri, marka ve doğru konumlandırma yarışıyor.
Turquality Katma Değeri Artırıyor
Şirketlerin küresel marka olma yolculuğunda Turquality Programı da önemli bir dönüşüm modeli olarak öne çıkıyor. Resmî verilere göre Türkiye'nin genel ihracatında kilogram başına ihracat değeri 1,30-1,50 dolar seviyesinde bulunurken, Turquality kapsamındaki markalı şirketlerde bu rakam Türkiye ortalamasının iki ila üç katına ulaşıyor.
"Artık Sezgilerle Değil, Verilerle Rekabet Etme Dönemi"

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AGS Global Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, şirketlerin küresel pazarlarda kalıcı başarı elde edebilmesi için bakış açısını değiştirmesi gerektiğini söyledi. "Türk şirketlerinin üretim kapasitesi, kalite anlayışı ve girişimcilik gücü oldukça yüksek. Ancak uluslararası pazarlarda en fazla zorlandığımız nokta, sezgileri verinin önüne koymamız oluyor.
Artık mesele sadece kaliteli ürün üretmek değil; o ürünü doğru pazarda, doğru hedef kitleye, doğru marka stratejisiyle sunabilmek. Küresel rekabette kazananlar, veriye dayalı karar alan şirketler olacak.
Turquality Programı
Turquality Programı'nı yalnızca bir destek mekanizması olarak değil, şirketleri kurumsallaştıran ve küresel markaya dönüştüren stratejik bir model olarak değerlendirmek gerekiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: