JENDER
- JENDER DATA CENTER ZİRVESİ’NDEN GÜÇLÜ MESAJ 'VERİ MERKEZLERİNİN GÜÇ OMURGASINDA TÜRK İMZASI': “Uluslararası Kesintisiz Güç Sistemleri ve Data Center Zirvesi’nde JENDER Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Burak BAŞEĞMEZLER, ortaya koyduğu değerlendirmelerle Türkiye’nin veri merkezleri ve kritik güç altyapılarında yalnızca büyüyen bir pazar değil; aynı zamanda güçlü üretim kapasitesine, yüksek mühendislik kabiliyetine ve entegre çözüm sunma yetkinliğine sahip stratejik bir merkez olduğunu vurguladı.
Türkiye Jeneratör Sanayicileri ve Güç Sistemleri Derneği (JENDER)
Türkiye Jeneratör Sanayicileri ve Güç Sistemleri Derneği (JENDER) tarafından düzenlenen Uluslararası Kesintisiz Güç Sistemleri ve Data Center Zirvesi, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İlker Murat AR’ın teşrifleriyle kamu, sanayi ve uluslararası paydaşları İstanbul’da buluşturdu. Zirvede veri merkezi yatırımları, enerji sürekliliği, kritik güç altyapıları ve entegre çözümler kapsamlı biçimde ele alındı.
- Burak BAŞEĞMEZLER
- JENDER Yönetim Kurulu Başkanı

Etkinliğin ana çerçevesini çizen JENDER Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Burak BAŞEĞMEZLER, veri merkezlerinin artık yalnızca bilgi işlem kapasitesiyle değil; enerji güvenliği, yedeklilik, sürdürülebilirlik, operasyonel dayanıklılık ve dijital egemenlik başlıklarıyla değerlendirilmesi gereken stratejik altyapılar olduğunu vurguladı. BAŞEĞMEZLER, veri merkezlerinde başarının yalnızca BT performansına değil, sahadaki güç mimarisinin doğruluğuna ve sürekliliğine bağlı olduğunu ifade etti.
Türkiye, jeneratör üretiminde dünyada 6’ncı, 75–375 kVA segmentinde ise dünya 2’ncisi konumunda bulunuyor. Sektör; 125 bin adet üretim kapasitesi, 730 bin metrekareyi aşan üretim altyapısı, 20’nin üzerinde ana üretici, yaklaşık 1.000 tedarikçi ve 100 bini aşan istihdam etkisiyle güçlü bir sanayi tabanı oluşturuyor.
JENDER üyelerinin yalnızca jeneratör değil; güç sistemleri, alternatör, kontrol sistemleri, UPS ve enerji depolama çözümleri, kabin ve konteyner sistemleri ile egzoz ve filtre altyapılarını da entegre biçimde üretebildiğini belirten BAŞEĞMEZLER, bu yapının Türkiye’yi uçtan uca çözüm sağlayıcı bir ülke konumuna taşıdığını söyledi.
Zirvede ayrıca Türkiye’nin 180 ülkeye ihracat yapan, 1,5 milyar ABD doları ticaret hacmine ulaşan, küresel pazarda yaklaşık yüzde 5 pay alan ve 304 milyon ABD doları cari fazla üreten bir sektör gücüne sahip olduğu vurgulandı. BAŞEĞMEZLER, JENDER’in kısa sürede sektörün yüzde 85’ini temsil eden bir yapıya ulaştığını ve bu yönüyle yalnızca bir meslek örgütü değil, sektörün ortak aklını ve temsil gücünü oluşturan bir yapı haline geldiğini ifade etti.
- Oturumlar, Konuşmacılar ve Öne Çıkan Mesajlar
- Zirve kapsamında düzenlenen oturumlarda, veri merkezi ekosisteminin farklı halkalarını temsil eden konuşmacılar bir araya geldi. Kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, EPC şirketleri, mühendislik firmaları ve uluslararası sektör kuruluşları; veri merkezi yatırımları, enerji sürekliliği, kritik güç altyapıları, entegre sistem çözümleri ve küresel pazarın dönüşümüne ilişkin görüşlerini paylaştı.
Türk Mühendisliği Küresel Veri Merkezi Sahnesinde Daha Güçlü Konumlanıyor!
JENDER Genel Sekreteri Faruk Aksoy moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Global Data Center Ekosistemi” oturumu, zirvenin uluslararası vizyonunu yansıtan en önemli bölümlerden biri olurken, Türkiye’nin veri merkezi ekosisteminde gurur kaynağı haline gelen öncü firmalarını da aynı platformda bir araya getirdi. Oturumda;
-
Erdoğan Demirel (EAE Group),
-
Bahadır Çakır (Serban – AÇIK Holding) ve
-
Güven Fidan (Alkazar Teknoloji),
Türkiye’den çıkan mühendislik, entegrasyon ve proje yönetimi kapasitesinin uluslararası veri merkezi projelerinde nasıl konumlandığını kendi saha deneyimleri üzerinden değerlendirdi. Konuşmacılar, veri merkezi projelerinde başarının yalnızca inşaat ya da elektromekanik uygulamalardan ibaret olmadığını; tasarım disiplini, koordinasyon, hız, tedarik güvenliği ve yüksek entegrasyon kabiliyeti gerektirdiğini vurguladı. Oturumda özellikle Türk firmalarının Avrupa, Orta Doğu ve farklı uluslararası pazarlarda giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çekilirken, EPC, entegrasyon ve kritik altyapı teslimi alanlarında edinilen deneyimin Türkiye merkezli şirketleri küresel rekabetin aktif aktörleri arasına taşıdığı ifade edildi.
Kamu ve Özel Sektör Perspektifi Aynı Zeminde Buluştu
JENDER Teknik ve Mevzuat Komitesi Başkanı Kâmil Özkan (İŞBİR Elektrik) moderatörlüğünde düzenlenen “Data Center Yatırımları ve Türkiye Perspektifi” oturumu, kamu ve özel sektör tarafındaki yatırım dinamiklerini aynı çerçevede değerlendirmesi bakımından dikkat çekti. Oturumda;
-
Hakan Arslan (ENKA Data Solutions) ve
-
Hasan İlhan (Karayolları Genel Müdürlüğü), büyük ölçekli ve kritik önemdeki projelerde güç altyapısının rolünü, operasyonel süreklilik gereksinimlerini ve entegre sistem yaklaşımının önemini farklı açılardan ele aldı.
ENKA Data Solutions tarafından aktarılan değerlendirmeler, veri merkezi yatırımlarında mühendislik planlaması ile güç mimarisinin yatırımın erken aşamalarında birlikte ele alınmasının gerekliliğini ortaya koyarken;
Karayolları Genel Müdürlüğü perspektifi, kritik kamu altyapılarında kesintisiz enerji yaklaşımının artık yalnızca operasyonel bir tercih değil, hizmet sürekliliği ve kurumsal güvenlik meselesi haline geldiğini gösterdi.
Avrupa ve Global Pazarda Yeni Model: Ürün Satışından Entegre Çözüme Geçiş
JENDER Genel Sekreteri Faruk Aksoy moderatörlüğünde gerçekleştirilen Zirvenin uluslararası etkisini güçlendiren bir diğer bölüm ise “Avrupa ve Global Jeneratör & Rental Ekosistemi” oturumu oldu.
-
Romain Mocaër (EUROPGEN),
-
Carole Bachmann (ERA) ve
-
Liam Round (DCA – UK) tarafından yapılan paylaşımlar,
Avrupa ve global pazarda jeneratör, rental ve kritik güç sistemleri tarafında yaşanan dönüşümü net biçimde ortaya koydu. Konuşmacılar, veri merkezlerinin bu büyümenin ana itici güçlerinden biri haline geldiğini, yüksek güç segmentlerinde talebin artmaya devam ettiğini ve klasik ürün satış yaklaşımının giderek daha entegre, daha servis yoğun ve daha çözüm odaklı modellere evrildiğini vurguladı. Uluslararası isimlerin değerlendirmeleri, Türk üreticiler açısından da önemli bir çerçeve sundu; pazarda artık yalnızca ürünün değil, tedarik güvenliğinin, teknik desteğin, servis erişiminin, çevresel uyumun ve uzun vadeli iş ortaklığının öne çıktığı belirtildi.
Yorumlar
Kalan Karakter: