Türkiye, yeni yıla yoğun kar yağışı ve aşırı soğuklarla girdi. Tabi, soğuk olunca da akla ilk gelen ISINMA oluyor. Ve de, Türkiye son yıllarda ağırlıklı olarak da doğal gaz ile ısınmayı tercih ediyor (kombi, kazan vb). Tabii, özellikle bazı şehirlerde ve de kırsal bölgelerde hala ısınmak için odun veya kömür kullanıldığını da unutmamak lazım.
Odun, kömür ya da doğal gaz; fark etmiyor. Soğuklar artınca, yakıt harcamaları da artıyor. Mesela, GAZBİR verilerine göre; ocak, şubat ve mart ayları en fazla doğal gaz tüketilen aylar. Benzer durum odun ve kömür içinde geçerli. Yani, yeni yıl ve sonrası 3 ay ısınmak için en çok sıcağa ihtiyaç duyulan ve en çok odun kömür, doğal gaz tüketilen bir dönem demek.
Soğuk. Isınmak şart. Ama; tasarruflu ısınmak, verimli ısınmak, israf etmeden ısınmak önemli. Mesele: Yıllar önce bir Alman Yönetici, doğal gaz konferansında bir tespitini paylaşmıştı, bizimle: ''Siz Türkler ilginçsiniz. Kışın, evde kısa kol oturursunuz. Isınmak içinde, kombinin ayarını açarsınız.'' Çok doğru bir tespitti, bu. Aslında, kendimize ve etrafımıza bakarsak 'bir çoğumuz da bunu yapıyoruz halen'; Eve gelince kısa kol, ince giyim vb otur. Sonra da, 'soğuk, kombi aç ya da sobayı daha fazla yak' deriz. Bu durum bir yandan, aylık ısınma faturaları için büyük israf demek. Diğer yandan ise gaz, kömür, odun vb doğada sınırlı bulunan ve insanlığın ortak kaynaklarının israf edilmesi demek.

Evet; Kışın tam ortasındayız. Havalar, daha da soğuyacak. Yakıt masrafları artacak. Hasta olmamak için, sıcak ortamlarda kışın keyfini çıkarmak için sobalar yakılacak, kombiler açılacak. Ama, israf yapmadan. Yani, ''kış ortasında kısa kolla oturup, sobayı yak ya da kombinin ayarını aç'' dememeliyiz. Tasarruflu ısınmak, hem bütçe açısından ve hem de 'kaynakların verimli kullanılması' bakımından önemli.
Bol kar yağışlı bir yenil yıl...
İsmail ALTUNSOY - Makale
Yorumlar
Kalan Karakter: