Şehir içi otonom sürüşte otomobiller...

Şehir içi otonom sürüşte otomobiller...
28 Temmuz 2020 - 13:09

-Şehir içi otonom sürüşte otomobiller ve altyapının birlikte çalışmasını amaçlayan MEC-View araştırma projesinin sonuçları...

-Mercedes-Benz, Nokia, Osram, TomTom, IT Designers, Duisburg-Essen Üniversitesi ve Ulm Üniversitesi ile iş birliği yapan Bosch, MEC-View projesinin konsorsiyum lideridir.

-Ağa bağlı altyapı sensörleri, otonom sürüşü daha emniyetli ve verimli hale getirecek.

-Sokak lambalarındaki sensörler, belirsiz durumda olsalar bile nesnelerin erken algılanmasını sağlıyor.

-Yol güvenliği artırıldı ve trafik akışı iyileştirildi.

-Yeni teknoloji, Ulm’da gerçek sürüş koşullarında test ediliyor.

AYRINTILAR

Stuttgart, Almanya – Araçların görüş açısında yer almayan yayalar, otomobillerin önünden geçen bisikletliler, aniden yaklaşan otobüsler… Şehir trafiğinde ilerlemek, aniden zorlu bir görev halini alabilir. Tüm bunlara rağmen sokak lambaları, şehir içi trafiği daha güvenli hale getirebilir ve otonom araçlara trafiğin durumuyla ilgili genel bir bilgi sağlayabilir. MEC-View araştırma projesinin konusu buydu. Proje, otomobiller, bisikletler veya yayalar gibi engellerin gerçek zamanlı olarak hızlı ve güvenilir bir şekilde algılanmasını sağlayan ve kritik bilgileri araçlara sunan gelişmiş hücresel teknoloji kullanan video ve lidar sensörlerinin sokak lambalarına takılmasını gerektiriyordu. Üç yılı aşkın geliştirme çalışmalarının ardından, proje artık bulguları sunmaya hazır hale geldi. Almanya Federal Ekonomik İlişkiler ve Enerji Bakanlığı’ndan (BMWi) 5,5 milyon Euro finansman alan proje ortakları arasında konsorsiyum lideri olan Bosch ve Mercedes-Benz, Nokia, Osram, TomTom, IT Designers, Duisburg-Essen Üniversitesi ve Ulm Üniversitesi yer alıyor. Projenin ilişkili ortağı ise sokak lambalarındaki sensörler ve bağlanabilirlik teknolojisi için üç yıldır test ortamı sunan Ulm şehriydi. Projeden elde edilen bilgiler artık otomotiv teknolojisini, otonom sürüşü ve hücresel teknolojiyi daha fazla geliştirmek için kullanılabilecek. Buna ek olarak, projenin inşa ettiği altyapı da artık diğer araştırma projeleri tarafından kullanılabilecek.

Kuş bakışı görünüm, alttan görünümü alt ediyor

Yüksekliği altı metreyi bulan sokak lambaları, karayolu trafiğine yukarıdan bakıyor. Yoğun kavşaklardaki gelişmeleri kuş bakışı olarak görüyorlar. Otonom araçların gelecekte ihtiyaç duyacağı bilgiler bunlar olacak. Bir aracın kameralar, radar ve lidar sensörlerinden oluşan sensör sistemleri 360 derecelik hassas görüş sağlarken, bir kamyonun gizlediği bir yayayı, görülmeyen bir noktadan çıkış yapan aracı veya arkadan gelen ve hızla şerit değiştiren bir bisikletliyi görmek için sadece aracın sağladığı alttan görünüm her zaman yeterli değildir. Konsorsiyum lideri Bosch’ta MEC-View projesine liderlik eden Dr. Rüdiger Walter, “Araç köşeleri veya duvarların arkasını göremediğinden, araç sensörlerinin kapsamını artırmak için sokak lambası sensörlerini kullanıyoruz.” dedi. Proje ortakları, bu amaç için ilgili donanımları ve yazılımları geliştirdi. Sistem, altyapı sensörlerinden gelen görüntüleri ve sinyalleri işliyor, bunları yüksek çözünürlüklü dijital haritalarla (HD haritalar) birleştiriyor ve kablosuz olarak araçlara iletiyor. Bu noktada, ilgili tüm karayolu kullanıcıları dahil olmak üzere duruma ilişkin doğru bir tablo oluşturmak için veriler, aracın kendi sensör bilgileriyle birleşiyor.

Kablosuz veri iletimi

Gelişmiş hücresel teknoloji, sensör bilgilerinin son derece düşük gecikme süresi ile iletimini mümkün kılıyor. MEC-View projesi bu amaç için optimize edilmiş bir konfigürasyon ile LTE mobil iletişim teknolojisini kullanırken, yeni 5G iletişim standardında gerçek zamanlı veri iletimi bir temel işlev olarak yer alıyor. Gecikme süresi optimize edilmiş mobil iletişimin temel görevi sadece verilerin neredeyse anlık olarak kablosuz iletimi değil, ayrıca verilerin kaynağa mümkün olduğunca yakın bir şekilde işlenmesidir. Bu görev, doğrudan hücresel ağa entegre edilmiş olan ve mobil edge bilişim sunucuları (veya kısaca MEC sunucular) olarak adlandırılan özel bilgisayarlar tarafından gerçekleştiriliyor. Sokak lambası sensörlerinden gelen verileri aracın çevre sensörlerinden ve yüksek doğruluğa sahip dijital haritalardan gelen verilerle birleştiriyor. Bu sayede, o andaki trafik durumu hakkında mevcut tüm bilgileri içeren bir çevre modeli oluşturuyor ve bu modeli, araçlara kablosuz olarak sunuyor. Gelecekte, şehir trafik kontrol merkezleri gibi birimler bu gibi sunucularla donatılabilecek ve böylece ilgili veriler araç üreticisinden bağımsız olarak tüm araçlarla ve diğer karayolu kullanıcıları ile paylaşılabilecek.

Trafikle sorunsuz bir şekilde birleşme

Ulm’da, proje ortakları 2018 yılından beri gerçek trafik koşullarında otonom araç prototiplerinin ve altyapı sensörlerinin etkileşimini test ediyor. Ulm’un Lehr ilçesindeki bir kavşak, iyi bir görüş açısı sağlamaması nedeniyle kötü bir şöhrete sahip. Buradaki sokak lambaları, otonom araçların kavşakta ilerlemesine yardımcı olmak için sensörlerle donatıldı. Yan yoldan bu zorlu kavşağa yaklaşan araçların, ana yola bağlanması gerekiyor. Yeni geliştirilen teknoloji sayesinde, otonom prototip artık karayolu kullanıcılarını erkenden algılıyor ve sürüş stratejisini buna uygun hale getiriyor. Sonuç olarak araç, ana yolda trafikteki boşlukları hedefliyor ve durmadan sorunsuz bir şekilde yoluna devam ediyor. Bu gelişme, şehir içi trafiği daha güvenli hale getirmenin yanı sıra daha da akıcı hale getirecek. Proje sırasında inşa edilen altyapı, daha sonra gerçekleştirilecek araştırma projelerinde de kullanılmak üzere Ulm’da kalmaya devam edecek.