<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Enerji Ekonomisi | Enerji Haberleri - Enerji TV - Sürdürülebilirlik</title>
        <description>Enerji Haberleri - Enerji Şirketleri - Elektrikli Otolar - Akaryakıt, Doğal Gaz, Petrol, Elektrik Fiyatları - Yenilenebilir - Enerji Enerji Finansmanı</description>
        <link>https://www.enerjiekonomisi.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 23:47:09 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>SKD Türkiye COP31 kapsamında doğa ve biyoçeşitliliği konuştu</title>
                                    <description>Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacağı bu dönemde, doğa ve biyoçeşitlilik odaklı dönüşüm iş dünyasının öncelikleri arasında hızla yükseliyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3><b>SKD Türkiye İş Dünyasını Doğa Pozitif Dönüşüm İçin Bir Araya Getirdi</b></h3>

<ul>
	<li><em><b><span style="background-color:#ecf0f1;">Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği </span></b><span style="background-color:#ecf0f1;">yapacağı bu dönemde, doğa ve biyoçeşitlilik odaklı dönüşüm iş dünyasının öncelikleri arasında hızla yükseliyor. SKD Türkiye’nin webinar serisi ve üye anketi bulguları, şirketlerin sürdürülebilirlik yaklaşımlarını karbon odağından doğa pozitif bir çerçeveye genişlettiğini; ancak veri altyapısı, risk analizi ve değer zinciri entegrasyonu gibi alanlarda gelişim ihtiyacının sürdüğünü ortaya koyuyor.</span></em></li>
</ul>

<p> </p>

<h3>COP31</h3>

<p>Türkiye’nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP31’e) ev sahipliği ve başkanlık yapacağı bu yıl, iklim ve doğa odaklı dönüşüm başlıkları iş dünyasının gündeminde daha görünür hale geldi. Dünya Ekonomik Forumu’nun küresel risk değerlendirmeleri de biyoçeşitlilik kaybı, ekosistemlerin bozulması ve su kaynakları üzerindeki baskının ekonomik sistemler için en kritik tehditler arasında yer aldığını ortaya koyuyor.</p>

<p> </p>

<h3>İŞ DÜNYASI</h3>

<p>İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’nin (SKD Türkiye) COP31 öncesinde üye şirketleriyle gerçekleştirdiği araştırma sonuçları, bu dönüşümün iş dünyasında güçlü şekilde sahiplenildiğini gösteriyor. Su, doğa ve biyoçeşitlilik başlıkları şirketlerin %43’ü tarafından en öncelikli alanlar arasında konumlandırılırken, bu alanın önümüzdeki dönemde daha da önem kazanması bekleniyor. Bununla birlikte şirketlerin yalnızca %24’ünün doğa kaynaklı fiziksel ve geçiş risklerini kapsamlı biçimde analiz edebildiği görülürken, en büyük kapasite açığının %40 ile veri altyapısında olduğu dikkat çekiyor.</p>

<p> </p>

<h3>POZİTİF DÖNÜŞÜM</h3>

<p>Araştırma bulguları aynı zamanda doğa pozitif dönüşümde hedeflerin henüz ağırlıklı olarak pilot ve proje seviyesinde kaldığını, doğa ve biyoçeşitlilik konularının kurumsal stratejilere ve yatırım süreçlerine yeterince entegre edilemediğini ortaya koyuyor. Tedarik zinciri boyunca veri toplama zorlukları ve ekosistem risklerinin operasyonel sınırların ötesinde değerlendirilememesi de önemli bir kırılganlık alanı olarak öne çıkıyor. Mevcut yaklaşım çoğunlukla tesis ve doğrudan operasyonlarla sınırlı kalırken, etkin bir dönüşüm için tedarik zincirinin kapsama alınması, havza bazlı yönetim yaklaşımının benimsenmesi ve yerel paydaşlarla iş birliklerinin artırılması kritik önem taşıyor.</p>

<p> </p>

<ul>
	<li><em><b><span style="background-color:#ecf0f1;">Doğa Pozitif Dönüşümde Mevcut Durum ve Yol Haritası</span></b></em></li>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;">Bu gelişmeler doğrultusunda SKD Türkiye, “COP31 Webinar Serisi”nin ikinci oturumunu 27 Mart’ta “Biyoçeşitlilik, Ormanlar ve Denizler: Doğa Pozitif Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirdi. Webinarda Türkiye’nin doğa risk profili; ormansızlaşma, arazi bozulumu, deniz ekosistemleri üzerindeki baskı ve su havzalarının kırılganlığı gibi başlıklar üzerinden ele alınırken, doğa kaybının operasyonel, finansal ve tedarik zinciri risklerine etkileri ile TNFD ve LEAP yaklaşımı çerçevesinde gelişen yeni finansman ve strateji modelleri değerlendirildi.</span></em></li>
</ul>

<p> </p>

<h3>BİYOÇEŞİTLİLİK</h3>

<p>“Biyoçeşitlilik, Ormanlar ve Denizler: Doğa Pozitif Dönüşüm” webinarı’nın açılış konuşmasını SKD Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Seçil Yıldız gerçekleştirdi. Program kapsamında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Avrupa ve Orta Asya İklim Yöneticisi Nuri Özbağdatlı, küresel perspektifi katılımcılarla paylaşırken; açılış konuşmalarının ardından düzenlenen panelin moderatörlüğünü SKD Türkiye Genel Sekreteri Konca Çalkıvik üstlendi. Panelde Akçansa Sürdürülebilirlik Müdürü Erhan Çalışkan, Anadolu Efes Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Selda Susal Saatçi ve Unilever Kıdemli Kurumsal İlişkiler Müdürü Çetin Yılmaz şirketlerinde hayata geçirilen doğa pozitif uygulamaları ve dönüşüm ile ilgili deneyimlerini aktardı.</p>

<p> </p>

<ul>
	<li><em><b><span style="background-color:#ecf0f1;">“Karbon azaltımı yeterli değil, doğayla uyumlu iş modelleri şart”</span></b></em></li>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;">SKD Türkiye Yönetim Kurulu Kurulu Üyesi Seçil Yıldız, yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Doğa kaybı tarım için üretim verimliliği, gıda sektörü için hammadde güvenliği, sanayi için su erişimi, finans sektörü için portföy riski gibi önemli iş risklerine yol açıyor. Bu nedenle artık emisyon azaltımı tek başına yeterli değil, aynı zamanda doğayla uyumlu iş modelleri geliştirilmeli. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından hazırlanan ‘Tek Kullanımlık Plastikler Hakkında Yönetmelik Taslağı’ bu alanda en önemli gelişmelerden biri. Yalnızca atık yönetimi açısından değil, deniz ekosistemlerinin korunması, plastik kirliliğinin azaltılması ve biyoçeşitliliğin korunması açısından da oldukça kritik bir adım olacak. COP31’e giderken Türkiye iş dünyasının bu başlığı güçlü biçimde ele alması gerekiyor. Biz de webinar’ımızda bilimsel perspektif, iş dünyası uygulamaları ve finansal sistem yaklaşımı olmak üzere konuyu üç ayrı yönden ele aldık. Doğayı koruyan ve doğayla uyumlu büyüyen bir ekonomi için çalışmalarımıza hız vermeliyiz.”</span></em></li>
</ul>

<p> </p>

<h3>İKLİM VE DOĞA RİSKLER</h3>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Oturumun konuk konuşmacısı Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Avrupa ve Orta Asya İklim Yöneticisi Nuri Özbağdatlı,</strong></em></span> “İklim ve doğa riski artık finansal riske dönüştü. Sürdürülebilirlik stratejileri karbon odağından çıkarak doğayı da kapsayacak şekilde genişlerken, TNFD ve LEAD çerçeveleri bu konunun iyi niyet alanından çıkarak yönetim kurulları, CFO’lar, yatırımcılar ve bankalar için somut karar destek araçlarına dönüştüğünü gösteriyor. UNDP olarak 2019’dan bu yana 102 ülkede yürüttüğümüz Climate Promise programıyla ulusal katkı beyanlarının daha uygulanabilir ve finans açısından daha cazip hale gelmesini destekliyor, ülkelerin bu beyanları kalkınma planları gibi ele almalarına katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde başlatacağımız Climate Promise Forward çalışmasıyla ise ülkelerle kurulan iş birliklerini daha ileri taşıyarak, taahhütlerin uygulamaya ve yatırıma dönüşmesini hızlandırmayı hedefliyoruz” dedi.</p>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Akçansa Sürdürülebilirlik Müdürü Erhan Çalışkan</strong></em></span>, “Biyoçeşitlilik zenginliği açısından çok şanslı bir ülkede yaşıyoruz. Sadece bireyler olarak değil, şirketlerimiz açısından da en önemli paydaşımız doğa. Bu çerçevede, doğayı korumayı amaçlayan her türlü yatırım ve proje şirketler nezdinde ekonomik beklenti bakış açısından kurtulmalıdır. Çünkü, bir var oluş mücadelesi olarak karşımızda olan doğa temelli dönüşüm ve doğa pozitif uygulamalar sadece operasyonel faaliyetlerimiz için değil, aynı zamanda hakkını savunamayan, kendini ifade edemeyen binlerce canlı türüyle kurabileceğimiz en güçlü bağ konumundadır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Anadolu Efes Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Selda Susal Saatçi</strong></em></span>, konuşmasında “Anadolu Efes olarak hammaddelerimizin tamamını doğadan, ikisini ise doğrudan topraktan temin ediyoruz. Bu nedenle biyoçeşitliliği yalnızca çevresel bir konu değil, tedarik zincirimizin dayanıklılığı ve işimizin sürekliliği açısından stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Toprak sağlığının hızla bozulduğu bir dönemde artık yalnızca etkiyi azaltmak değil, doğayı onarmak gerekiyor. Bu doğrultuda Anadolu Meraları iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz ‘Tarladan Şişeye Onarım Programı’ ile onarıcı tarım uygulamalarını yaygınlaştırıyor; pilot çalışmalarımızda toprak sağlığı, biyoçeşitlilik ve su tutma kapasitesinde somut iyileşmeler sağlıyoruz.” dedi.</p>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Oturum panelistlerinden Unilever Kıdemli Kurumsal İlişkiler Müdürü Çetin Yılmaz</strong></em></span>, “Unilever olarak sürdürülebilirliği iş yapış şeklimizin merkezine yerleştiren ve bu alanda dünyada ilk adımları atan şirketlerden biriyiz. Dünya genelinde 100 noktada su yönetimi programları uyguluyoruz. Ülkemizde de Konya su havzası içinde yer alan Karaman’ın Burunoba Köyü’nde bu projelerden birini hayata geçirdik. Proje partnerimiz Doğa Koruma Merkezi ile birlikte suyun doğaya yeniden kazandırılması için kademe kademe pek çok uygulama gerçekleştireceğiz. Burunoba köyünde bir topluluk bahçesi oluşturduk. Burada köyün doğasıyla uyumlu ağaçlandırma yaptık. Bunun yanı sıra ekim yapılan arazilerin kenarlarına 20 bin ağaç dikerek erozyonu ve su kaybını doğal yollardan önlemeyi planlıyoruz” diye konuştu.</p>

<p> </p>

<ul>
	<li><em><b><span style="background-color:#ecf0f1;">COP31’e kadar iş dünyasının ilerlemesi somut olarak ortaya konacak</span></b></em></li>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;">COP31 Webinar Serisi, farklı sektörlerden temsilcileri bir araya getirerek Türkiye iş dünyasının iklim ve doğa dönüşümüne yönelik bilgi paylaşımını ve ortak kapasite gelişimini destekleyecek. Seri kapsamında enerji, sanayi, ulaşım, tarım, şehirler ve finansman gibi başlıklar COP31’in tematik eksenleriyle uyumlu şekilde ele alınacak; her oturumda hem teknik çerçeve hem de şirketlerin sahadaki uygulama deneyimleri paylaşılacak.</span></em></li>
</ul>

<figure class="text-center my-4"><img alt="SKD Türkiye COP31 kapsamında doğa ve biyoçeşitliliği konuştu" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/03/skd-turkiye-69ca62094aa8b.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic">SKD Türkiye’nin webinar serisi ve üye anketi bulguları, şirketlerin sürdürülebilirlik yaklaşımlarını karbon odağından doğa pozitif bir çerçeveye genişlettiğini; ancak veri altyapısı, risk analizi ve değer zinciri entegrasyonu gibi alanlarda gelişim ihtiyacının sürdüğünü ortaya koyuyor.</figcaption>
</figure>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h3>BİLGİ</h3>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<h3><b>SKD TÜRKİYE (İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği)</b></h3>

<p><i>''İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), 2005 yılında 13 özel sektör temsilcisinin öncülüğünde kurulmuş ve sadece kurumsal üyelik kabul eden bir iş dünyası derneğidir. Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin (WBCSD - World Business Council for Sustainable Development) Türkiye’deki bölgesel ağı ve iş ortağı olan SKD Türkiye, bu iş birliğinin beraberinde getirdiği sürdürülebilirlik birikimini de çalışma grupları faaliyetleri aracılığıyla üyeleriyle ve çeşitli platformlarda paydaşlarıyla paylaşır. Halihazırda, SKD Türkiye çatısı altında, Türkiye’nin GSYH’nin %25’ini temsil eden ve 1,4 milyon kişiye istihdam sağlayan 14 ana sektör 45 alt sektörden 190 üye şirket bulunuyor.''</i></p>

<p> </p>

<h3><i>cop31 - enerji ekonomisi</i></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/03/skd-turkiye-cop31-kapsaminda-doga-ve-biyocesitliligi-konustu_69ca61f3e7cfe.jpg</image>
                                <category>Sürdürülebilirlik,İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/skd-turkiye-cop31-kapsaminda-doga-ve-biyocesitliligi-konustu/41488</link>
                <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Polisan Holding “ENERJİ verimliliği, düşük karbon …”</title>
                                    <description>Polisan Holding, BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde 9 yıl üst üste yer aldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<ul>
	<li><meta charset="UTF-8" /><strong>POLİSAN HOLDİNG,</strong></li>
	<li><span style="color:#c0392b;"><strong>SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ENDEKSİ’NDE 9. YILINDA: 517 ŞİRKET ARASINDA 6. SIRADA!</strong></span></li>
</ul>
</blockquote>

<ul>
	<li><em><strong><span style="background-color:#ecf0f1;">Polisan Holding</span></strong><span style="background-color:#ecf0f1;">, BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde 9 yıl üst üste yer alırken; Refinitiv ESG değerlendirmesinde 86 puanla kimya sektöründe değerlendirilen 517 şirket arasında 6’ncı sıraya yükseldi.</span></em></li>
</ul>

<p> </p>

<p>Kurumsal sürdürülebilirlik alanındaki güçlü performansını istikrarlı biçimde sürdüren Polisan Holding, BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde üst üste 9 yıl yer alarak önemli bir başarıya daha imza attı. Holding, sorumlu üretim ve sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımıyla Refinitiv’in ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) değerlendirmesinde <strong>86 puan alarak kimya sektöründe değerlendirilen 517 şirket arasında 6’ncı sırada</strong> konumlandı.</p>

<p>Polisan Holding, 2017 yılından bu yana Borsa İstanbul tarafından oluşturulan BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alarak sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını istikrarlı biçimde sürdürmeye devam ediyor.  Çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansı; çevre boyutunda emisyonlar, kaynak kullanımı ve inovasyon, sosyal boyutta insan hakları, ürün sorumluluğu ve iş gücü, yönetişim boyutunda ise yönetim yapısı ile kurumsal sosyal sorumluluk stratejileri alanlarında ortaya koyduğu politika, uygulama ve performans sonuçları üzerinden değerlendirilmektedir.</p>

<p>Sürdürülebilirliği iş süreçlerinin merkezine konumlandıran Polisan Holding; enerji verimliliği, düşük karbon hedefleri, sıfır atık yaklaşımı ve yenilenebilir enerji kullanımı gibi alanlarda yürüttüğü çalışmalarla uzun vadeli değer yaratmayı amaçlıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda sürdürülebilirlik performansını uluslararası standartlara uygun şekilde düzenli olarak raporluyor.</p>

<p> </p>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong>Yazıcı:</strong></li>
	<li><strong>Sürdürülebilirlikteki istikrarımız rekabet gücümüzü güçlendiriyor”</strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p><em><strong>Polisan Holding İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi </strong><strong><strong>Esra Y</strong>azıcı</strong>,</em> sürdürülebilirlik çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde 9 yıl üst üste yer almak; sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerimizin merkezine yerleştirme konusundaki kararlılığımızın önemli bir göstergesi. Tedarik zinciri yönetiminden dijitalleşme ve inovasyon projelerine, insan hakları ve çeşitlilik çalışmalarından döngüsel ekonomi uygulamalarına kadar geniş bir alanda sürdürülebilir değer yaratmayı hedefliyoruz. Çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında ortaya koyduğumuz bu performans, şirketimizin dayanıklılığını ve rekabet gücünü güçlendirmeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de sosyal fayda üretmeye ve kaynak verimliliğine odaklanarak sürdürülebilirlik yolculuğumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz.”</p>

<p> </p>

<p><em><strong>enerji ekonomisi</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/03/polisan-holding-enerji-verimliligi-dusuk-karbon_69bbe6636b373.jpg</image>
                                <category>Sürdürülebilirlik</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/polisan-holding-enerji-verimliligi-dusuk-karbon/41335</link>
                <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Alarko &#039;İş Dünyası Temiz Enerji Dönüşümüne Doğrudan Katkı&#039;</title>
                                    <description>Alarko Sürdürülebilirlik &#039;&#039;İş Dünyasının Temiz Enerji Dönüşümüne Doğrudan Katkı&#039;&#039;.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK</strong></p>

<ul>
	<li><em><strong>Alarko’nun Sürdürülebilirlik Liderleri “Ortak Etki Günü”nde Bir Araya Geldi.</strong></em></li>
</ul>

<p> </p>

<p><strong>Alarko</strong></p>

<blockquote>
<p><strong>İş Dünyasının Temiz Enerji Dönüşümüne Doğrudan Katkı</strong></p>
</blockquote>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Yenilenebilir enerji santralleri</strong></em></span>ndeki uygulamaları ve enerji depolama yatırım planlarıyla “Etki Yaratan İklim Dostu Enerji Çözümleri” ödülünü alan Altek Alarko, <em><strong>Alarko Holding merkez yerleşkesi</strong></em>, Hillside Fethiye Beach Club ve Alarko Taahhüt yönetim ofisindeki yeşil enerji kullanımını I-REC sertifikalarının itfası yoluyla destekleyerek Topluluk için karbon ayak izinin azaltılmasına destek oluyor. </p>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Türkiye’nin en büyük elektrik dağıtım bölgesinde faaliyet gösteren MEDAŞ, kayıp-kaçak oranları</strong></em></span>nın minimize edilmesi için yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor.  MEDAŞ tarafından dağıtılan elektriğin %38,5’i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor. Ortak Etki Günü’nde “Etki Yaratan Döngüsel Kaynak Kullanımı” ödülünü alan Şirket, arızalanan envanterlerini bakım çalışmalarıyla şebekeye yeniden kazandırarak atıklarını kontrol altında tutuyor. Sokak aydınlatma şebekesinde LED aydınlatma dönüşümü gerçekleştiren MEDAŞ, filosundaki elektrikli araç oranının da artırmayı hedefliyor. 2025 yılında 1.000 ilave ağaç dikimi gerçekleştirirken Şirket, şebeke envanterlerinin izolasyonuyla biyoçeşitliliği de destekliyor. MEDAŞ, bölgede tarımsal sulama yapan tüketicilerin damlama sulamaya geçiş, gece sulaması ve düzenli bakımlar yönünde bilinçlendirilmesi için de sorumluluk alıyor. Enerji Teknolojileri Hızlandırma Programıyla start-up’lara finansal kaynak sağlayan MEDAŞ, yerel sanatçıların sergilerine yer verdiği Sanat Galerisiyle de sosyal etkisini artırıyor. Hizmet binaları ve genel müdürlükler dâhil çok sayıda tesisi için I-REC sertifikaları temin ederek yeşil elektrik tüketimini belgelendiren Şirket, yüksel müşteri memnuniyet oranlarıyla da öne çıkıyor. </p>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Aynı bölgede elektrik perakende hizmetleri sunan MEPAŞ</strong></em></span> ise yalnızca kendi operasyonları için değil, müşterileri için de I-REC sertifikaları temin ederek yeşil enerji kullanımını yaygınlaştırıyor.  Dijital Fatura Projesi kapsamında kâğıt kullanımını ciddi oranda azaltan ve bu uygulamasıyla “Etki Yaratan Dijital Hizmetler” ödülünü alan Şirket, “Geleceğe Enerjin Kalsın” projesiyle binlerce öğrencide enerji verimliliği farkındalığı yaratıyor. Şirket yeni dönemde toplumsal cinsiyet eşitliği taahhüdünü güçlendirmeyi, ağaçlandırma, su ve kaynak verimliliği aksiyonları artırmayı planlıyor.</p>

<p> </p>

<ul>
	<li>
	<h5><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">Sürdürülebilirlik</span></strong></em></h5>
	</li>
</ul>

<p><img alt="Alarko 'İş Dünyası Temiz Enerji Dönüşümüne Doğrudan Katkı'" height="720" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/alarko-logo.jpg" width="1280" /></p>

<p>Sürdürülebilirliği ekonomik, çevresel ve toplumsal etkiyi aynı zeminde buluşturan stratejik bir dönüşüm alanı olarak konumlandıran Alarko, Topluluk Şirketlerinin 2025 yılı sürdürülebilirlik performanslarını ve gelecek dönem hedeflerini “Ortak Etki Günü”nde masaya yatırdı. Topluluk şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin ve sürdürülebilirlik liderlerinin katılımıyla karbon nötr olarak gerçekleştirilen etkinlikte, hedefler, aksiyonlar ve iyi uygulama örnekleri bütünsel bir yaklaşımla ele alındı. Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız’ın liderlik ettiği etkinlikte etki potansiyeli yüksek, yenilikçi ve ölçeklenebilir sürdürülebilirlik projeleriyle öne çıkan Topluluk şirketlerine ödül takdimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Kurulduğu günden bu yana tüm faaliyetlerini doğayla uyumlu bir değer yaratma anlayışı üzerine inşa eden Alarko Holding, Topluluk şirketlerinin sürdürülebilirlik alanındaki aksiyonlarının ve yeni dönem hedeflerinin mercek altına alındığı Ortak Etki Günü’nün ikincisini Holding Konferans Salonu’nda gerçekleştirdi.</p>

<p>Şirketlerinin birbirinden öğrenme kültürünün güçlenmesine, iyi uygulamaların görünür hale gelmesine, sürdürülebilirlik yönetiminde kolektif değer yaratma yaklaşımının derinleşmesine katkı sunan “Ortak Etki Günü” karbon nötr olarak düzenlendi.  Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız’ın başkanlık ettiği buluşmaya Holding üst düzey yöneticileri, Topluluk şirketlerinin genel müdürleri ve sürdürülebilirlik yöneticilerinin yanı sıra Alarko’nun sürdürülebilirlik odağındaki iş ortakları da katılım sağladı. </p>

<blockquote>
<ul>
	<li><em><strong>Ümit N. Yıldız: </strong></em></li>
	<li><em><strong>“Sürdürülebilirlik literatüründe yer alan tüm kavramları birer iş fırsatı olarak görmemiz gerekiyor” </strong></em></li>
</ul>
</blockquote>

<p>Ortak Etki Günü’nün açılış konuşması Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız tarafından gerçekleştirildi. İklim risklerinin artık yalnızca çevresel değil, doğrudan iş sonuçlarını etkileyen bir gerçeklik haline geldiğine dikkat çeken Ümit N. Yıldız, "Bir yerde riskler varsa mutlaka fırsatlar da vardır. Bu bakış açısıyla sürdürülebilirliği sadece iş modellerimizin değil, büyüme planlarımızın ve yatırımlarımızın da merkezine koyuyoruz" dedi.</p>

<p>Artan çevresel ve sosyal regülasyonların, değişen tüketici beklentileriyle birlikte yeni pazarlar oluşturduğunu ifade eden Yıldız, önümüzdeki dönemde temiz enerji, yeşil teknolojiler ve etki yatırımlarının daha da önem kazanacağını vurguladı. “Enerji verimliliği, biyoçeşitlilik, sağlıklı ve güvenli gıdaya erişim, etki odaklı toplumsal projeler, döngüsel ekonomi, üçüz dönüşüm… Sürdürülebilirlik literatüründe yer alan tüm bu kavramları Alarko için sadece birer ev ödevi değil, birer iş fırsatı olarak görmemiz gerektiğine inanıyorum” dedi.</p>

<p> </p>

<blockquote>
<p><strong>“Dönüşürken iş ortaklarımızı, tedarikçilerimizi ve müşterilerimizi de dönüştürmemiz gerekiyor”</strong></p>
</blockquote>

<p>Karbon emisyonlarının azaltılmasında yeşil enerjiye geçiş ve kaynakların döngüsel kullanımının büyük bir potansiyel taşıdığını ifade eden Yıldız, "Kendimiz dönüşürken iş ortaklarımızı, tedarikçilerimizi ve müşterilerimizi de dönüştürmemiz gerekiyor" diyerek ekosistem liderliğindeki rollerinin önemine de vurgu yaptı.</p>

<p>Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alan ve bu kapsamdaki ESG değerlendirmesinde en yüksek puanlı üç şirketten biri olduklarını hatırlatan Yıldız, konuşmasında yeşil yatırımları artırma, karbon ayak izini azaltma ve sosyal etkiyi güçlendirme hedeflerini yineledi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Sürdürülebilirlikte Ortak Etki…</strong></p>

<ul>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;"><span style="color:#c0392b;"><strong>Alarko Holding</strong></span> sürdürülebilirliği tüm faaliyet alanlarındaki saha uygulamaları, ölçümleme, raporlama, iyileştirme ve yönetişim mekanizmalarını kapsayan bütüncül bir dönüşüm alanı olarak ele alıyor. Ortak hedefler ve ortak yönetişim anlayışıyla yürütülen çalışmalar Topluluğun ortak etkisini sistematik ve izlenebilir bir yapıya taşıyor. Bu doğrultuda Holding, sürdürülebilirlik dönüşümünü güçlü bir raporlama ve yönetişim altyapısıyla destekliyor. “Sadece sürdürülebilirlik” mottosuyla hazırlanan düşük karbon ayak izine sahip sürdürülebilirlik raporu ile zorunlu TSRS raporu, şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışını somutlaştırıyor. Son dönemde güncellenen sürdürülebilirlik yönetişim yapısı da bu stratejik dönüşümün kurumsal zeminde güçlenmesine olanak sağlıyor.</span></em> </li>
</ul>

<p>Sürdürülebilirlik dönüşüm yolculuğu iç paydaşlara yönelik programlarla da destekleniyor. Pozitif Etki Yeşil Yaka Eğitim Programı ve iç farkındalık çalışmaları yoluyla kurum içi teknik kapasite artırılırken, küresel trend analizleri ve topluluk bazlı risk/fırsat çalıştayları geleceğe hazırlık sürecini besliyor. Merkezi olarak takip edilen sürdürülebilirlik hedefleri, tüm grup şirketlerinin kurumsal performans puanlarına %5-10 arasında etki ediyor. </p>

<p>Birleşmiş Milletler Küresel İlkeleri (UNGC), Kadının Güçlendirilmesi Prensipleri (WEPs), SKD Türkiye, Ev İçi Şiddete Karşı Şirketler (BADV) Ağı gibi ulusal ve uluslararası inisiyatiflerle iş birlikleri, Topluluğun hayata geçirdiği çevresel ve sosyal etki projelerinde somut sonuçlara dönüşüyor.</p>

<p>Ortaköy’de bulunan Holding merkezinde karbon nötr yerleşke uygulamasına devam eden Alarko, sürdürülebilirlik liderlerini bir araya getirdiği Ortak Etki gününün karbon ayak izini de her yıl dengeliyor. </p>

<p> </p>

<blockquote>
<p><strong>Tarımda Entegre Sürdürülebilirlik Yaklaşımı</strong></p>
</blockquote>

<p>Alarko Tarım, sürdürülebilirliği üretim, yönetişim ve sosyal etki boyutlarıyla birlikte ele alıyor. </p>

<p>Ortak Etki Günü’nde “Etki Odaklı Teknolojik Dönüşüm” kategorisinde ödüle layık görülen Alarko Tarım’ın modern seralarında yapay zekâ destekli uzaktan takip ve yönetim sistemleri kullanılıyor. Mikro granül fabrikasında devreye alınan çatı GES ile tüm Grubun enerji tüketiminin %20’si güneş enerjisinden karşılanıyor. Seraların %80’inde devreye alınan su ve gübre geri kazanım sistemiyle %30 oranında tasarruf sağlanıyor. </p>

<p>Kadının Güçlendirilmesi Prensipleri (WEPs) imzacılığıyla toplumsal cinsiyet eşitliği uygulamalarını güçlendiren Grup, yüksek kadın istihdam oranları ve Alarko Tarım Akademisi kapsamında sürdürülebilir tarım alanında başlattığı saha eğitimleriyle de öne çıkıyor.</p>

<p> </p>

<blockquote>
<p><strong>Sanayide Bütüncül Sürdürülebilirlik Performansı</strong></p>
</blockquote>

<p>Ortak Etki Günü’nde “Etki Yaratan Sürdürülebilirlik Yönetişimi” ödülü alan Alarko Carrier,  yönetim kurulu tarafından sahiplenilen ve çalışma gruplarıyla yaygınlaştırılan, uçtan uca izlenebilir bir yapı ile ilerliyor. Bu sistem sayesinde hedefler düzenli olarak takip edilirken, performans göstergeleri karar alma süreçlerine doğrudan entegre ediliyor. 2025 yılı itibarıyla Eskişehir fabrikasının elektrik tüketiminin %100’ü tesis içinde üretilen güneş enerjisinden sağlanıyor. Üretilen elektriğin %80’i şebekeye veriliyor. 2024 yılı sonuçlarına göre ilk zorunlu TSRS raporunu ve GRI uyumlu sürdürülebilirlik raporunu paydaşlarının bilgisine sunan Şirket, dijitalleşme, otomasyon, elektrikli forklift kullanımı, susuz peyzaj ve kağıt tasarrufu uygulamalarıyla tesis içi verimlilik oranlarını sürekli artırıyor. “Okulların Havası Değişiyor” projesiyle Anadolu’nun farklı illerinde yer alan eğitim kurumlarında iç hava kalitesinin iyileştirilmesine de destek veren Alarko Carrier, yönetişimden üretime, kaynak verimliliğinden sosyal faydaya uzanan bütüncül bir sürdürülebilirlik performansı ortaya koyuyor.</p>

<p> </p>

<blockquote>
<p><strong>Turizmde Sürdürülebilirlik ve Sosyal Etki Odaklı Model</strong></p>
</blockquote>

<p>Alarko Turizm Grubu bünyesindeki Hillside Beach Club, sürdürülebilirlik alanında 14’ü gönüllülük esasına dayanan 17 farklı sürdürülebilirlik sertifikasıyla yüksek standartlarda uygulamalara imza atıyor. Tesisin karbon ayak izi, ISO 14064 standardına uygun biçimde 2022’den bu yana doğrulanıyor; doğrudan ve dolaylı emisyonları dengeliyor. ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi tesis genelinde işletiliyor, kritik tüketim noktaları izleniyor ve sonuçlar belirlenen hedefler doğrultusunda düzenli olarak takip ediliyor. </p>

<p>“Etki Odaklı Sürdürülebilir Turizm Projeleri” ödülüne layık görülen Turizm Grubunun sosyal sorumluluk yaklaşımının merkezinde ise bölgesel kalkınma yer alıyor. Turizm alanında nitelikli istidamın desteklenmesi için meslek liseleriyle iş birlikleri yapılıyor; öğrencilere yiyecek, içecek, konaklama ve sürdürülebilirlik alanlarında dersler veriliyor. Satın alımlarda %68 yerel tedarikçi oranına sahip tesis, çevresindeki kara ve deniz biyoçeşitliliğinin korunması için akademik iş birlikleri yürütülüyor.</p>

<p> </p>

<blockquote>
<p><strong>Taahhütte Yeşil Dönüşüm </strong></p>
</blockquote>

<p>Ortak Etki Günü’nde “Etki Yaratan Sürdürülebilirlik Farkındalık Projeleri” ödülü alan Alarko Taahhüt Grubu, şantiyelerinde yedi yaşından büyük ağır makine kullanmıyor. Bu sayede %20-30 oranında enerji verimliliği sağlanıyor. Atık yönetimi ve dijitalleşme projeleriyle kaynak verimliliğini artırılıyor. Merkez ofisinde I-REC alımı yoluyla yeşil enerji kullanımına geçen ve karbon ayak izini dengeleyen Şirket, “Sürdürülebilir Denge” eğitim programıyla sürdürülebilir ve kapsayıcı kurum kültürünü güçlendiriyor. Kadının Güçlendirilmesi Prensipleri (WEPs) ilkeleri imzacısı olan Şirket, farklı STK’larla iş birlikleri kurarak dezavantajlı gruplara destek sağlıyor. Alarko Taahhüt Grubu yeni dönemde alt yüklenicilerinin sürdürülebilirlik performansını artırmasını teşvik eden uygulamalarla yeşil şantiye yaklaşımını yaygınlaştırmayı hedefliyor.</p>

<p> </p>

<p><em><strong>ENERJİ EKONOMİSİ</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/03/post41321_69ba92731f8c7.jpg</image>
                                <category>Enerji Albümü,Sürdürülebilirlik</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/foto-galeri/alarko-is-dunyasi-temiz-enerji-donusumune-dogrudan-katki/41321</link>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Borusan Fayda Programı PARA ödüllü &#039;&#039;Konu İKLİM kriziyle mücadele</title>
                                    <description>Bu dönemde &#039;iklim kriziyle mücadele ve eşitsizlik&#039;&#039; odaklı yapay zeka ve-veya inovatif çözümler üreten 3 projeye ayrı ayrı 600 bin TL hibe desteği verilecek.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı</strong></p>

<ul>
	<li><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;"> Borusan Holding’in, daha yaşanabilir bir dünya için attığı önemli adımlardan biri olan Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönemi başlıyor. Bu dönemde iklim kriziyle mücadele ve eşitsizliklerin azaltılması odak alanlarında yapay zeka ve/veya inovatif çözümler üreten 3 projenin her birine 600.000 TL hibe desteği sağlanacak. "Herkesin Faydasına" sloganıyla devam eden programın yeni dönem başvuruları, bir ay boyunca </span><span style="color:#c0392b;"><span style="background-color:#f1c40f;">surdurulebilirfayda.com<span style="background-color:#f1c40f;"> adresi üzerinden kabul edilecek.</span></strong></em></li>
</ul>

<p><strong> </strong></p>

<p>Borusan Holding, çevresel, sosyal ve toplumsal meselelere çözüm üreten yenilikçi projeleri desteklemek amacıyla yürüttüğü Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönem başvurularını 24 Şubat itibarıyla başlattı. "Herkesin Faydasına" sloganıyla devam eden program, bu yıl da “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” odak alanlarını koruyor. </p>

<p> </p>

<ul>
	<li><em><strong><span style="background-color:#ecf0f1;">Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş</span></strong><span style="background-color:#ecf0f1;">, programın yeni dönemiyle ilgili şunları söyledi: “Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönemine başlarken adeta ilk günkü gibi heyecan duyuyoruz. Çünkü geride bıraktığımız dönemlerde, doğru destekle buluşan fikirlerin nasıl büyük bir faydaya dönüştüğüne bizzat tanıklık ettik. İklim krizi ve eşitsizlikler gibi zorlu sorunlar karşısında çözümü başkalarından beklemek yerine elini taşın altına koyan girişimcilerle yol yürümek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu sene de dünyayı iyileştirme cesareti gösteren proje sahiplerini aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz.”</span></em></li>
</ul>

<p><img alt="Borusan Fayda Programı PARA ödüllü ''Konu İKLİM kriziyle mücadele" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="646" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/03/borusan-holding-nursel-ates-69ad6593eeff3.jpg" width="1200" /></p>

<blockquote>
<p><strong>“Daha yaşanabilir bir dünya” için kapsamlı destek</strong></p>
</blockquote>

<p>Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı, çevre ve toplumsal refah için kritik öneme sahip “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” başlılarında yenilikçi, uygulanabilir ve etki odaklı projeleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu yıl hibe tutarını artıran Borusan, projeler arasından seçilecek üç girişime 600.000 TL destek sağlayacak. Seçilen girişimler ayrıca ihtiyaç analizleri, iş modeli geliştirme eğitimleri, mentorluk, görünürlük, proje tanıtımı, iletişim yönetimi gibi kapsamlı bir desteğe erişecek. Girişimciler aynı zamanda Borusan ve Impact Hub İstanbul’un geniş iletişim ağlarına dahil olarak, projelerini daha geniş kitlelere ulaştırabilecek.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p><strong><span style="background-color:#f1c40f;">Son Tarih 24 Mart</span></strong></p>

<ul>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;">Projesiyle sürdürülebilir bir gelecek için katkı sunmak isteyen girişimciler, 24 Mart tarihine kadar </span><a href="https://surdurulebilirfayda.com/" target="_blank"><span style="background-color:#ecf0f1;">https://surdurulebilirfayda.</span><wbr /><span style="background-color:#ecf0f1;">com/</span></a><span style="background-color:#ecf0f1;"> linki üzerinden başvuru yapabilecekler.</span></em></li>
</ul>

<p> </p>

<p>Sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim, insan, inovasyon odak alanlarında güçlendiren Borusan Holding, 2022 yılında “daha yaşanabilir bir dünya” hedefiyle Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nı başlattı. Impact Hub İstanbul iş birliğiyle hayata geçirilen program, her geçen yıl etkisini artırarak sürdürülebilir kalkınmaya somut katkılar sağlıyor. Yeni teknoloji trendleri, toplumsal değişimler ve sürdürülebilirlik alanındaki en güncel yaklaşımlar doğrultusunda düzenli olarak güncellenen program böylece daha geniş kitlelere ulaşıp daha derin bir sosyal etki yaratıyor.</p>

<p> </p>

<p><em><strong>sürdürülebilirlik - enerji ekonomisi</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/03/borusan-surdurulebilir-fayda-programi-para-odullu-iklim-kriziyle-mucadele_69ad6468978b0.jpg</image>
                                <category>Enerji Destek &amp; Yarışma,Sürdürülebilirlik</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/borusan-fayda-programi-para-odullu-konu-iklim-kriziyle-mucadele/41141</link>
                <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>ABB &#039;&#039;Yenilenebilir, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi örnek&#039;&#039;</title>
                                    <description>Tesis; yenilenebilir enerji, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi uygulamaları, operasyonel istikrarı güçlendirirken karbon ayak izini düşürdü.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#c0392b;"><strong>ABB’nin Sasbach tesisi sürdürülebilirlik uygulamalarıyla dünyaya örnek</strong></span></p>

<ul>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;">ABB’nin Mission to Zero™ programı kapsamında Sasbach tesisinde yaklaşık 3 bin 786 ton karbon emisyonu azaltımı sağlandı. </span></em></li>
</ul>

<p><span style="color:#c0392b;"><strong>Dijital enerji yönetimi</strong></span></p>

<ul>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;">Tesiste hayata geçirilen yenilenebilir enerji, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi uygulamaları, operasyonel istikrarı güçlendirirken karbon ayak izini de önemli ölçüde düşürdü.</span></em></li>
</ul>

<p> </p>

<blockquote>
<p><strong>Sürdürülebilir ve kaynak verimliliği</strong></p>
</blockquote>

<p>Sürdürülebilir ve kaynak verimliliği yüksek bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri geliştiren ABB, Almanya’daki Sasbach üretim tesisinde Mission to Zero™ – Net Sıfır Misyonu kapsamında önemli başarılar elde etti. Program çerçevesinde hayata geçirilen yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde tesis hem operasyonel dayanıklılığını artırdı hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azalttı.</p>

<p>ABB’nin dünya genelinde Mission to Zero™ programına dahil olan 37 tesisinden biri olan Sasbach’ta; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve akıllı enerji yönetimine dayalı veriye dayalı bir karbonsuzlaşma yol haritası uygulanıyor. Panolar ve enerji dağıtım sistemleri üreten tesis, sanayide düşük karbonlu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.</p>

<p> </p>

<blockquote>
<p><strong>Küresel karbon emisyonları</strong></p>
</blockquote>

<p><img alt="ABB ''Yenilenebilir, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi örnek''" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/02/dijital-enerji-yonetimi-69a08e8fbd903.jpg" width="1200" /></p>

<p>Küresel karbon emisyonlarının yaklaşık beşte birini imalat ve üretimin oluşturduğu göz önüne alındığında enerji verimliliğinin artırılması ve elektrifikasyonun yaygınlaştırılması Avrupa’nın iklim hedeflerine ulaşmak için kritik önem taşıyor. Sasbach tesisinde hayata geçirilen Mission to Zero™ programı ise işletmelerin güvenilir ve rekabetçi operasyonlarını sürdürürken karbon emisyonlarını azaltabileceklerini net bir şekilde ortaya koyuyor. </p>

<p>Program kapsamında sağlanan toplam 3 bin 786 tonluk emisyon azaltımının yaklaşık 2 bin 700 tonu sertifikalı yenilenebilir enerji tedarikinden, yaklaşık bin 86 tonu ise tesis içi verimlilik ve elektrifikasyon uygulamalarından elde edildi. Bu tesis içi azaltımın yaklaşık 550 tonu, kapasitesi artırılan güneş enerjisi sisteminden sağlandı. Tesiste bulunan 3 bin 410 fotovoltaik modül yılda yaklaşık bin 500 megavat-saat elektrik üretiyor. Bu miktar, yaklaşık 400 hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Enerji ihtiyacı</strong></p>

<p>Tesisin kendi ürettiği elektrik, toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayarak enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı koruma sağlıyor ve uzun vadeli enerji güvenliğini destekliyor. Kurulan yeni trafo istasyonu ise yenilenebilir enerjinin tesis altyapısına istikrarlı biçimde entegre edilmesine imkân tanıyor. Emisyon azaltımı; elektrikli üretim sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle destekleniyor.</p>

<p>ABB Elektrifikasyon Akıllı Binalar Divizyon Başkanı Mike Mustapha, konuyla ilgili açıklamasında, “Sasbach’ta attığımız adımlar, Mission to Zero™ programımızın sahadaki somut karşılığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi sayesinde karbon emisyonlarını azaltırken enerji dayanıklılığını ve operasyonel istikrarı güçlendiriyoruz. Üretim sektöründe sürdürülebilir dönüşümün anahtarı, bu tür uygulanabilir ve ölçülebilir adımlardan geçiyor” ifadelerini kullandı. </p>

<p> </p>

<blockquote>
<p><strong>Tesisteki tüm süreçlerde karbon emisyonu azaltımı hedefleniyor</strong></p>
</blockquote>

<p>Tüm bunların yanı sıra ABB, enerji talebini kaynağında azaltmak amacıyla üretim süreçlerini de modernize ediyor. Sasbach’ta kurulan yeni toz boya tesisi, üretim kapasitesini artırırken enerji ihtiyacını düşürüyor. Isı geri kazanımı özelliğine sahip olan tesis, geleneksel sistemlere kıyasla daha düşük kurulu ısıtma kapasitesiyle çalışıyor. Böylelikle hem verimlilik artışı hem de üretim güvenilirliği destekleniyor. </p>

<p>Sasbach tesisinde; üretim alanlarında tamamen LED aydınlatmaya geçiş, ABB i-bus® KNX ile bina otomasyonu, basınçlı hava sistemlerinde artık ısı geri kazanımı ve optimize edilmiş proses kontrolü gibi ek verimlilik uygulamaları devreye alındı. Öte yandan tesisteki 21 adet elektrikli araç şarj istasyonu, çalışanlar ve ziyaretçiler için düşük emisyonlu mobiliteyi destekliyor.</p>

<p> </p>

<p>ABB’nin 2019 yılında başlattığı, Mission to Zero™ programı kapsamında tesiste hayata geçirilen tüm uygulamalar, 2019 yılı seviyelerine kıyasla enerji verimliliğini önemli ölçüde artırırken, operasyonların dengelenmesine ve maliyetlerin düşürülmesine katkı sağladı. ABB’nin bina otomasyon ve enerji yönetimi çözümleri, enerji kullanımında gerçek zamanlı görünürlük sağlayarak veriye dayalı karar alma süreçlerini destekliyor.</p>

<p>ABB, Sasbach'ta karbonsuzlaşmanın bir sonraki aşaması için de net bir yol haritası belirledi. Bu kapsamda fazla güneş enerjisinin depolanması için batarya sistemlerinin kurulması, gaz bazlı ısıtma sistemlerinin kademeli olarak elektrikli ısı pompalarıyla değiştirilmesi ve rüzgâr enerjisi potansiyelinin değerlendirilmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>Mission to Zero™ programı</strong></p>

<p>Mission to Zero™ programı, ABB'nin Almanya'daki Lüdenscheid fabrikasında yerel bir girişim olarak başladı ve zaman içerisinde küresel ölçekte yaygınlaştı. Bugün ABB’nin Mission to Zero™ kapsamındaki tesisleri, operasyonlardan kaynaklanan yıllık 60 bin tonun üzerinde karbon emisyonu azaltımı sağlayarak; elektrifikasyon, dijitalleşme ve enerji verimliliğinin düşük karbonlu üretime doğru ölçülebilir ilerleme sağlayabildiğini ortaya koyuyor.                                        </p>

<p> </p>

<blockquote>
<ul>
	<li><span style="font-size:24px;"><strong><span style="background-color:#f1c40f;">BİLGİ</span></strong></span></li>
</ul>
</blockquote>

<p><strong>ABB</strong></p>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>''ABB</strong></em></span> daha sürdürülebilir ve kaynaklar açısından verimli bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri sunan global bir teknoloji lideridir. ABB, mühendislik ve dijitalleşme alanlarındaki uzmanlığını birleştirerek endüstrilerin yüksek performansta çalışırken daha verimli, üretken ve sürdürülebilir hale gelmesine katkıda bulunmaktadır. ABB’de biz buna ‘Engineered to Outrun’ diyoruz. ABB, 140 yılı aşkın geçmişe ve dünya çapında yaklaşık 110.000 çalışana sahiptir. Şirketin hisseleri SIX İsviçre Borsası (ABBN) ve Nasdaq Stockholm’de (ABB) işlem görmektedir.</p>

<p><strong>ABB Elektrifikasyon,</strong> kaynaktan prize kadar elektriğin verimli ve güvenilir dağıtımını sağlayan küresel bir teknoloji lideridir. 100 ülkede 50.000'den fazla çalışanımızla, elektrik dağıtımı ve enerji yönetimi alanında dünyanın en büyük zorluklarına çözüm bulmak için müşterilerimiz ve ortaklarımızla iş birliği yapıyoruz. Enerji dönüşümü hızlanırken ve elektrik talepleri artarken, dünyayı güvenli, akıllı ve sürdürülebilir bir şekilde elektriklendiriyoruz. ABB’de ‘Engineered to Outrun’ anlayışıyla çalışıyoruz, müşterilerimize ve iş ortaklarımıza da aynı şekilde yardımcı olmaktan büyük bir tutku duyuyoruz <em>(ABB).</em></p>

<p><em><strong>enerji ekonomisi</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/02/abb-yenilenebilir-elektrifikasyon-ve-dijital-enerji-yonetimi-ornek_69a08e4a565c3.jpg</image>
                                <category>Sürdürülebilirlik</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/abb-yenilenebilir-elektrifikasyon-ve-dijital-enerji-yonetimi-ornek/40949</link>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 08:04:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK - Ülker &#039;Çevresel, sosyal, yönetişim&#039; performansı ile...&#039;</title>
                                    <description>Ülker üst üste 6. kez S&amp;P Global’in The Sustainability Yearbook Listesi’nde yer aldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÜLKER</strong></p>

<ul>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;"><strong>Ülker’in sürdürülebilirlik başarısı: </strong>Ülker üst üste 6. kez S&P Global’in The Sustainability Yearbook Listesi’nde yer aldı. </span></em></li>
</ul>

<p><strong><span style="color:#c0392b;"><em>Ülker, çevre, sosyal ve yönetişim performansıyla</em></span>, </strong>uluslararası derecelendirme kuruluşu S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde, gıda şirketleri arasında yüzde 3’lük dilime girmeyi başardı. En iyi şirketlere yer verilen The Sustainability Yearbook listesinde ise üst üste 6’ncı kez yer alan Ülker, 30 global şirketin bulunduğu “Gıda Ürünleri” kategorisindeki tek Türk şirketi oldu.</p>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Ülker S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi</strong></em></span>’nde 80 puan alarak, 2025 yılı ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) performansı ile gıda sektöründe en iyi %3’lük dilimde yer aldı. Öte yandan S&P Global’ in Kurumsal Sürdürülebilirlik puanına göre en iyi şirketlere yer verdiği The Sustainability Yearbook listesinde Türkiye’den tek gıda şirketi olarak üst üste 6. kez yer aldı.</p>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Dünya genelinde 59 sektörden 9200’den fazla şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim </strong></em></span>performansı değerlendirildi. Başarılı ESG sonuçlarıyla 848 şirketin yer almaya hak kazandığı The Sustainability Yearbook 2026 listesinde genel değerlendirmede 16 Türk şirketinden biri olan Ülker, “Gıda Ürünleri” kategorisindeki tek Türk şirketi olmayı sürdürdü. </p>

<ul>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;"><strong>S&P Global</strong>, söz konusu şirketleri, çevresel etkileri yönetme becerileri, sosyal sorumlulukları iş yapış biçimlerine yansıtma anlayışı ve yönetişim yapısı kriterleriyle değerlendiriyor.</span></em></li>
</ul>

<p> </p>

<blockquote>
<p><strong>ESG alanında uzun vadeli ve odaklı yaklaşım </strong></p>
</blockquote>

<p>Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, sürdürülebilirlik odaklı büyüme ve operasyonel mükemmellik anlayışlarını, ulusal ve uluslararası platformlardaki başarılarla taçlandırmaya devam ettiklerini belirtip sözlerine şöyle devam etti:  “S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’ne göre global ölçekte gıda sektöründe %3’lük dilimde yer almak, sürdürülebilirlik alanında dünyanın en yüksek performans gösteren şirketleriyle aynı seviyede değerlendirildiğimizi ortaya koyuyor. Bu sonuç çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında uzun vadeli, tutarlı ve odaklı bir sürdürülebilirlik yaklaşımı benimsediğimizin güçlü bir göstergesi. Küresel ölçekte en iyiler arasında yer almak, sorumluluğumuzu artırıyor. 2050 Net sıfır hedefimiz doğrultusunda, değer zincirimizin tamamını kapsayan çalışmalarımızla şirketimizin sürdürülebilirlik kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.”</p>

<figure class="text-center my-4"><img alt="'Çevresel, sosyal, yönetişim' performansı ile gıda sektöründe en iyi yüzde 3’te!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/02/ulker-surudurulebilirlik-699ffd6cbfb00.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic"><span style="font-size:18px;"><strong>Ülker S&P Global</strong>’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 80 puan alarak, 2025 yılı ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) performansı ile gıda sektöründe en iyi %3’lük dilimde yer aldı.</span></figcaption>
</figure>

<p> </p>

<p></p>

<p> </p>

<p><em><strong>sürdürülebilirlik - enerji ekonomisi</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/02/cevresel-sosyal-yonetisim-performansi-ile-gida-sektorunde-en-iyi-yuzde-3te_699ffcb88d802.jpg</image>
                                <category>Sürdürülebilirlik</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/surdurulebilirlik-ulker-cevresel-sosyal-yonetisim-performansi-ile/40936</link>
                <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>URBAN Care Sürdürülebilirlik “Operasyonda Elektrikli Araç Dönüşümü”</title>
                                    <description>URBAN Care Sürdürülebilirlik Vizyonunu &quot;360 Derece&quot;ye Taşıyor: Üründen Operasyona Tam Dönüşüm.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:16px;">Fosil yakıt bağımlılığını sona erdirmeyi hedefliyor!</span></strong></p>

<ul>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;">Kurulduğu günden bu yana doğaya ve canlılara saygılı üretim anlayışını koruyan URBAN Care, sürdürülebilirlik mirasını operasyonel süreçlerine entegre ediyor. Uzun yıllardır %100 geri dönüştürülebilir ambalaj ve vegan formülleriyle sektöre öncülük eden marka; elektrikli araç yatırımı ve 42 Maslak’taki yeni nesil ofis konseptiyle bu vizyonu iş süreçlerinin tamamına yayıyor.</span></em></li>
</ul>

<p>Saç bakım sektöründe sürdürülebilirliği bir trend olarak değil, marka anayasasının ayrılmaz bir parçası olarak konumlayan URBAN Care, çevresel etkiyi azaltmaya yönelik hedeflerini genişletiyor. Ambalaj teknolojilerindeki uzun yıllara dayanan deneyimini ve PETA onaylı etik üretim anlayışını operasyonel süreçlerine entegre eden marka, “bütünsel sürdürülebilirlik” yaklaşımıyla yeni bir döneme giriyor.</p>

<p><b><b><b>Ambalajda Gelenekselleşen Sürdürülebilirlik</b></b></b></p>

<p>URBAN Care için sürdürülebilirlik yeni bir başlık değil, markanın kuruluş felsefesinin bir parçasıdır. Uzun yıllardır tüm ürün gruplarında sürdürülen %100 geri dönüştürülebilir ambalaj kullanımı ve Ar-Ge süreçlerindeki çevre dostu içerik geliştirme disiplini, markanın sektördeki öncü konumunu pekiştiriyor. PETA onaylı, hayvanlar üzerinde test edilmeyen (Cruelty-Free) ve %100 vegan formüller, markanın etik güzellik anlayışının temelini oluşturmaya devam ediyor.</p>

<p> </p>

<ul>
	<li><em><b><b><b><span style="background-color:#f1c40f;">Operasyonda Elektrikli Araç Dönüşümü</span></b></b></b></em></li>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;">Ürün tarafındaki bu köklü mirası şimdi operasyonel süreçlerine de yansıtan URBAN Care, şehir içi lojistik süreçlerini çevre dostu bir modele taşıdı. En yeni yatırımı olan elektrikli araç filosuna geçiş ile marka, karbon emisyonunu sıfırlamayı ve fosil yakıt bağımlılığını sona erdirmeyi hedefliyor. Bu adım, "Şehirli Marka" kimliğinin, şehrin geleceğine duyduğu sorumluluğun bir yansıması olarak öne çıkıyor.</span></em></li>
</ul>

<p> </p>

<p><b><b><b>42 Maslak: Sürdürülebilirliğin Yeni Merkezi</b></b></b></p>

<p>Markanın değişim vizyonu, fiziksel çalışma alanlarında da karşılık buluyor. URBAN Care, genel merkezini yeşil bina standartlarına (LEED) uygun altyapısı ve yüksek enerji verimliliğiyle bilinen 42 Maslak kompleksine taşıdı. Çevre dostu bir ekosisteme sahip olan bu yeni merkez, markanın operasyonel verimliliğini sürdürülebilirlik odaklı bir çalışma kültürüyle birleştiriyor.</p>

<p>URBAN Care, ambalajdan içerik teknolojisine, ulaşımdan ofis yaşamına kadar her noktada çevresel izini yöneterek, "gelecek nesillere olan borcunu" ödeme kararlılığını sürdürüyor.</p>

<figure class="text-center my-4"><img alt="RBAN Care Sürdürülebilirlik “Operasyonda Elektrikli Araç Dönüşümü”" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/02/surdurulebilirlik-699ef5ee6b676.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic"><span style="font-size:16px;">URBAN Care, şehir içi lojistik süreçlerini çevre dostu bir modele taşıdı. En yeni yatırımı olan elektrikli araç filosuna geçiş ile marka, karbon emisyonunu sıfırlamayı ve fosil yakıt bağımlılığını sona erdirmeyi hedefliyor.</span></figcaption>
</figure>

<p><em><strong>ee</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/02/rban-care-surdurulebilirlik-operasyonda-elektrikli-arac-donusumu_699ef5cd6ac54.jpg</image>
                                <category>Sürdürülebilirlik</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/urban-care-surdurulebilirlik-operasyonda-elektrikli-arac-donusumu/40923</link>
                <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Karsan sürdürülebilirlikte &#039;&#039;B Seviyesine&#039;&#039; yükseldi!</title>
                                    <description>Karsan, Sürdürülebilirlikte Yönetim Odaklı Adımını B Seviyesiyle Tescilledi!</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARSAN</strong></p>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Karsan, Sürdürülebilirlikte Yönetim Odaklı Adımını B Seviyesiyle Tescilledi: </strong></em></span>Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın öncü markalarından Karsan, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla bir kez daha önemli bir başarıya imza attı. Şirket, Karbon Saydamlık Projesi (CDP) kapsamında gerçekleştirilen İklim Değişikliği ve Su Raporlaması değerlendirmelerinde “B” notu alarak, iklim ve suyla ilgili riskleri yalnızca ölçmek ve raporlamakla kalmayıp, bu riskleri yönetim seviyesinde sistematik bir şekilde ele alan kurumsal yaklaşımını daha ileri bir olgunluk seviyesine taşıdı. Bu başarı, Karsan’ın sürdürülebilirlik stratejilerini operasyonel faaliyetlerin merkezine entegre ettiğini ve çevresel riskleri proaktif olarak yöneterek uzun vadeli değer yaratmayı hedeflediğini göstermesi açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Yeni nesil toplu ulaşım</strong></em></span>da dünyanın öncü markalarından Karsan, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla önemli bir başarıya daha imza attı. Karbon Saydamlık Projesi (CDP) kapsamında gerçekleştirilen İklim Değişikliği ve Su Raporlaması değerlendirmelerinde Karsan, C seviyesinden B seviyesine yükselerek iklim ve suyla ilgili riskleri yönetim seviyesinde ele alan kurumsal yaklaşımını daha ileri bir olgunluk seviyesine taşıdı.</p>

<p>CDP metodolojisine göre C seviyesi, şirketlerin iklim ve suyla ilgili risklerin farkında olduğunu ve bu alanlarda şeffaflık sağladığını ifade ederken; B seviyesi, bu risklerin artık somut yönetim süreçlerine dönüştürüldüğünü, üst yönetim tarafından ele alındığını ve kurumsal karar alma mekanizmalarına entegre edildiğini ortaya koyuyor. Karsan’ın C’den B’ye yükselmesi, sürdürülebilirliği operasyonel bir konu olmanın ötesine taşıyarak kurumsal yönetim anlayışının ayrılmaz bir parçası haline getirdiğini teyit ediyor.</p>

<p><br />
<strong>Sürdürülebilirlikte Ölçümden Yönetime Geçişin Güçlü Göstergesi</strong></p>

<p><img alt="Karsan sürdürülebilirlikte ''B Seviyesine'' yükselsi!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/02/e-ata-697ef40e89fa3.jpg" width="1200" /></p>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Karsan</strong></em></span>, toplu taşımada geleceğin mobilitesini şekillendirme vizyonuyla, sürdürülebilirliği iş süreçlerinin merkezine yerleştiriyor. Şirket, çevresel ve sosyal etkilerini ölçmenin ötesine geçerek, sürdürülebilirlik konularını stratejik yönetim ve karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Bu yaklaşım, Karsan’ın operasyonel faaliyetlerini yalnızca performans göstergeleriyle sınırlamadan, geleceğe dönük risk ve fırsatları proaktif biçimde yönetmesini sağlıyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Karbon Saydamlık Projesi (CDP)</strong></p>

<ul>
	<li><em>Karbon Saydamlık Projesi (CDP) kapsamında gerçekleştirilen İklim Değişikliği ve Su Raporlaması değerlendirmelerinde Karsan, C seviyesinden B seviyesine yükselerek bu stratejik yaklaşımını uluslararası bir ölçekte teyit etti. B seviyesi, şirketlerin iklim ve suyla ilgili riskleri yalnızca raporlamakla kalmayıp, üst yönetim tarafından ele alındığını ve kurumsal karar mekanizmalarına entegre edildiğini gösteriyor. Bu başarı, Karsan’ın sürdürülebilirliği sadece çevresel bir yükümlülük olarak görmek yerine, kurumsal yönetim anlayışının temel bir unsuru haline getirdiğini ortaya koyuyor.</em></li>
</ul>

<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Çevresel sürdürülebilirlik</strong></em></span> alanında Karsan, düşük ve sıfır emisyonlu çözümler geliştirmeye devam ediyor; ürünlerinin yaşam döngüsü boyunca enerji kullanımı, emisyonlar ve atık gibi çevresel etkilerini şeffaf ve ölçülebilir biçimde raporluyor. Sosyal sürdürülebilirlik alanında ise çalışan sağlığı ve güvenliği, kapsayıcılık, eğitim ve toplumsal katkı projeleri ile uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. Bu bütüncül yaklaşım, Karsan’ın sürdürülebilirliği operasyonel bir sorumluluk olmaktan çıkarıp, stratejik bir yönetim konusu olarak ele aldığının güçlü bir göstergesi. Şirket, sürdürülebilirlik hedeflerini somut projeler ve uluslararası standartlarla destekleyerek, toplu taşımada geleceğe dair vizyonunu adım adım hayata geçiriyor.</p>

<p> </p>

<p></p>

<p><em><strong>sürdürülebilirlik - enerji ekonomisi</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/02/karsan-surdurulebilirlikte-b-seviyesine-yukselsi_697ef427785a0.jpg</image>
                                <category>Sürdürülebilirlik</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/karsan-surdurulebilirlikte-b-seviyesine-yukselsi/40476</link>
                <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğuş Holding &#039;&#039;2030 Ölçülebilir Emisyon Azaltım Hedefleri&#039;&#039;</title>
                                    <description>2030&#039;a Yönelik Ölçülebilir Emisyon Azaltım Hedefleri ve DO-TRace Programı Kamuoyuyla Paylaşıldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<ul>
	<li><strong>DOĞUŞ HOLDİNG</strong></li>
	<li>2030’A YÖNELİK SOMUT EMİSYON AZALTIM HEDEFLERİ!</li>
</ul>
</blockquote>

<p><em><strong><span style="background-color:#ecf0f1;">Doğuş Holding, 2030'a Yönelik Ölçülebilir Emisyon Azaltım Hedefleri ve DO-TRace Programını paylaştı.</span></strong></em></p>

<p> </p>

<p>Sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratma anlayışının temel unsurlarından biri olarak ele alan Doğuş Holding, 2024 Sürdürülebilirlik Raporunu yayımladı. Holdingin küresel raporlama standartlarıyla uyumlu olarak hazırladığı ilk sürdürülebilirlik raporu, iklim değişikliğiyle mücadeleden yönetişime, risk yönetiminden yatırım süreçlerine uzanan kurumsal yaklaşımı bütüncül bir çerçevede ele alıyor.</p>

<p>Raporda; çift öncelik analizi, dekarbonizasyon stratejisi ve Kapsam 3 emisyonlarının ölçümü ve yönetimine yönelik geliştirilen DO-TRace Programı öne çıkıyor. Doğuş Holding, 2030 yılına kadar 2022 baz yılına kıyasla Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarında yüzde 50, Kapsam 3 emisyonlarında ise yüzde 30 azaltım hedeflediğini açıkladı. Çok sektörlü yatırım portföyü dikkate alınarak belirlenen bu hedefler, Doğuş Holding’in iklim risklerine karşı dayanıklılığını artırmayı amaçlayan dekarbonizasyon yol haritasının temelini oluşturuyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik, Karar Alma ve Performans Yönetiminin Ayrılmaz Bir Parçası</strong></p>

<p>2024 Sürdürülebilirlik Raporu; Doğuş Holding'in çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarını ölçülebilir hedefler, performans göstergeleri ve izleme mekanizmaları aracılığıyla nasıl yönettiğini ortaya koyuyor. Bu kapsamda oluşturulan “İzleme Komitesi”, sürdürülebilirlik hedeflerinin düzenli olarak değerlendirilmesini ve karar alma süreçlerine sistematik biçimde entegre edilmesini sağlayan yönetişim yapısının önemli bir unsuru olarak raporda yer alıyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Çift Öncelik Analizi ile Stratejik Odaklanma</strong></p>

<p><img alt="Doğuş Holding ''2030 Ölçülebilir Emisyon Azaltım Hedefleri''" class="image-align-left" height="309" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/dogus-surdurulebilirlik.jpg" width="573" /><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Rapor</strong></em></span>da yer alan çift öncelik analizi doğrultusunda, paydaş beklentileri ile finansal etki alanları birlikte ele alınarak 2025–2028 dönemine yönelik stratejik sürdürülebilirlik öncelikleri tanımlandı. Holdingin Dekarbonizasyon Stratejisi, bu öncelikler doğrultusunda iştirak ve bağlı ortaklıkları kapsayan kapsamlı bir aksiyon planı temelinde yapılandırıldı. Bu yaklaşım; emisyonların düzenli takibini, veri kalitesinin güçlendirilmesini ve azaltım hedeflerinin performans yönetimiyle ilişkilendirilmesini esas alıyor. Doğuş Holding'in değer zinciri ve yatırım yapısı dikkate alınarak geliştirilen Kapsam 3 DO-TRace Programı ise, sektör bazlı önemlilik analizleri doğrultusunda Kapsam 3 emisyonlarının ölçümü ve yönetimine yönelik kurumsal bir çerçeve sunuyor. Program, sürdürülebilirlik göstergelerinin yatırım değerlendirme ve risk yönetimi süreçlerine entegrasyonunu destekleyerek, holdingin uzun vadeli stratejik karar alma mekanizmalarına katkı sağlıyor.</p>

<p> </p>

<ul>
	<li><em><span style="color:#c0392b;"><strong><span style="background-color:#ecf0f1;">Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Nafiz Karadere</span></strong></span><span style="background-color:#ecf0f1;">, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Doğuş Holding olarak sürdürülebilirliği, yönetişim yapımızın ve karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyoruz. Küresel standartlarla uyumlu ilk sürdürülebilirlik raporumuz, bu yaklaşımın kurumsal stratejimize nasıl entegre edildiğini ortaya koyuyor. Çift öncelik analiziyle belirlenen başlıkları grup genelinde sistematik biçimde izlerken, Dekarbonizasyon Stratejimiz ve İzleme Komitemiz aracılığıyla iklim risklerine karşı dayanıklılığımızı artırmayı ve sürdürülebilirliği yatırım ve performans yönetiminin temel bileşenlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz."</span></em></li>
</ul>

<p> </p>

<p><strong>Ulusal ve Uluslararası Raporlama Standartlarıyla Uyum</strong></p>

<p>Doğuş Holding A.Ş. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, GRI Standartları, ESRS (Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) ve Türkiye'de yürürlüğe giren TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) referans alınarak hazırlandı.</p>

<p> </p>

<p><em><strong>enerji ekonomisi</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/01/dogus-holding-2030-olculebilir-emisyon-azaltim-hedefleri_69772111c767c.jpg</image>
                                <category>Sürdürülebilirlik</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/dogus-holding-2030-olculebilir-emisyon-azaltim-hedefleri/40333</link>
                <pubDate>Mon, 26 Jan 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
