<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Enerji Ekonomisi | Enerji Haberleri - Enerji TV - İklim &amp; Çevre</title>
        <description>Enerji Haberleri - Enerji Şirketleri - Elektrikli Otolar - Akaryakıt, Doğal Gaz, Petrol, Elektrik Fiyatları - Yenilenebilir - Enerji Enerji Finansmanı</description>
        <link>https://www.enerjiekonomisi.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Wed, 06 May 2026 10:19:27 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>KARBON PİYASASI VE İKLİM TEKNOLOJİLERİ İÇİN İŞ DÜNYASI İTÜ’DE!</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><meta charset="UTF-8" />İklim krizinin yaşamdaki zorluklarını yaşarken, doğrudan ve dolaylı etkilerimizle her birimiz ve endüstrimiz iklimimizi değiştirmeyi sürdürüyoruz. Bu gidişata dur demek için “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temasıyla paydaşlar 11. İstanbul Karbon Zirvesi’nde bir araya gelirken liderler ülkemiz ve gezegenimiz için İTÜ’de konuşacak.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB)ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 11. İstanbul Karbon Zirvesi’nde iş dünyası, resmî erk, yerel yönetim, akademi, öğrenci,sivil toplum ve medyayıKarbonsuz Karbon Zirvesi’nde 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde İTÜ’de bir araya getirirken karbon cimrilerini ödüllendirecek.</p>

<p> </p>

<blockquote>
<p><strong>Karbonsuz karbon zirvesinde liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak</strong></p>
</blockquote>

<p>İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr.Filiz Karaosmanoğlu, 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde ST Climate desteğinde “Karbon Nötr” gerçekleştireceğimiz“Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11.İstanbul Karbon Zirvesi açılışını İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal ve ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan yapacak. Etkinliğimizin ikinci gününe Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr.Zafer Demircan’ın teşrifini bekliyoruz. ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak delegelere hitap ederken “Belirsizliğin Gölgesinde, İnkâr ve Şüpheye Rağmen İklim Teknolojileri ve Yenilikçi Finansman; Karbonsuzlaşma Yolunda Ülkemiz; Tekstil Sektörü ve Karbon Yönetimi; Karbon Yönetimi ve Endüstri; Karbon Yönetimi ve Enerji” adlı oturumlarımızda liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak. Antalya’da Kasım 2026’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde zirvemiz ayrıcalıklı konumda bilgisini vererek 2048 Karbon Nötr  hedefiyle ilerleyen İTÜ’nün 2025 UI GreenMetric sıralamasında “Dünyanın En Sürdürülebilir 25.; Avrupa’da 15.; Türkiye’de 1’inci, baharda ayrı güzel Ayazağa Yerleşkesi’ndeki konusunun ilki ve teki etkinlik için davetini sundu.</p>

<p> </p>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong>SÜT-D karbon cimrilerini ödüllendirecek</strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p>Faaliyetlerinde Türkiye karbon yönetimi kapasitesini artırma ile karbonsuzlaşma yolunda, sürdürülebilir yaşamda bilgi ve farkındalığı yaymanın öncelikli olduğunu vurgulayan Prof. Karaosmanoğlu, SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü ve SÜT-D Düşük Karbon Kahramanı Ödülü ile karbon cimrilerini, ödüllü zirvemizde ödüllendiriyoruz. SÜT-D’nin de ödülleri var.SÜT-D’nin Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği Geleceğe Yatırım Ödülleri-Sivil Toplum  Etkinlik kategorisinde 2023 yılı birincisi İstanbul Karbon Zirve’miz ile 2021 yılı birincisi de SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü’müz gururlarımız. Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) 2025-2026 Eğitim Yılı paydaş okulumuz. Zirvenin ilk gününde SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) İpsiz Karbon Takımı Gösterisi, ikinci gününde, başvuru rekoru kırılan  SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödül Töreni’nde heyecan ve neşe eşliğinde umudumuzu, ülkemizin iklim değişikliği mücadelesi başarılarını, karbon cimrilerinialkışlayacağız, dedi.</p>

<p>Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği(SÜT-D): Eylül 2013’te kurulan Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D),sürdürülebilir üretim ve tüketim konusunda toplumda güçlü etki yaratmak için faaliyetler yaparak, en iyi enerji, su, atık yönetimi ile kaynak verimli, mevcut en iyi teknolojilerin kullanılması; biyoçeşitlilik kaybı;çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilmesi; insan ve doğa dostu sürdürülebilir yaşam kültürü ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığının artırılması için çalışarak bilgi ve kapasite oluşturmak hedefi ile 2013 yılında kamu, iş ve akademi temsilcilerince kuruldu. SÜT-D etkinliklerinde akademi, eğitim kurumları,iş dünyası, medya, resmi erk, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimler ile yakın iş birliğinde olma, “Sürdürülebilirlik Yönetimi” sosyal ve teknik yönleriyle uğraş vermeyi öncelikli görmekte, bugün ve yarında insanoğlunun refah ve konforu için sivil toplum yeşil ve mavi gücünü sunmaktadır.</p>

<p> </p>

<p><em><strong>enerji ekonomisi</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/karbon-piyasasi-ve-iklim-teknolojileri-icin-is-dunyasi-itude_69f31e90e7898.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/karbon-piyasasi-ve-iklim-teknolojileri-icin-is-dunyasi-itude/41910</link>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 12:16:20 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kömür ve AĞIR akaryakıta veda etti &#039;Yenilenebilir, LPG ve doğalgazdan yararlanıyor.&#039;</title>
                                    <description>Continental; yenilenebilir kaynakların yanı sıra, enerji arzının sürekliliğini sağlamak amacıyla LPG ve doğalgaz gibi alternatif yakıtlardan yararlanıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>Continental</h3>

<ul>
	<li><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">Continental’den Karbon Ayak İzini Azaltan Dönüşüm: Lider lastik üreticisi Continental, küresel sürdürülebilirlik yolculuğunda tarihi bir eşiği aşarak dünya genelindeki tüm lastik fabrikalarında kömür ve ağır akaryakıt kullanımına tamamen son verdiğini duyurdu.</span></strong></em></li>
</ul>

<p> </p>

<h3>Lastik üretimi</h3>

<p>Lastik üretiminde çevresel etkileri azaltmak amacıyla yenilenebilir ve geri dönüştürülmüş hammaddelerin kullanımına yönelik dönüşümü kararlılıkla sürdüren Continental, Ocak 2026 itibarıyla 19 üretim tesisinin tamamında dönüşüme gitti. Dünya genelindeki tüm lastik üretim tesislerinde kömür ve ağır akaryakıt (fuel oil) kullanımını tamamen sonlandıran marka, buhar üretiminde biyokütle, biyogaz ve yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik kullanımına geçti.</p>

<p>Geleceğin yenilenebilir enerjilerde olduğunun altını çizen Continental Lastikleri Üretim ve Lojistik Müdürü Dr. Bernhard Trilken, "Bizim için kömür geçmişte kaldı. Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirerek ve üretim sahalarımızda kendi enerjimizi üreterek, üretim süreçlerimizi çok daha bağımsız ve esnek bir yapıya kavuşturduk" dedi.</p>

<h3> </h3>

<h3>LPG - Doğal Gaz</h3>

<p><img alt="Görsel" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/lastik-uretimi-69f226556b962.jpg" width="1200" /></p>

<ul>
	<li>
	<h3><em><span style="background-color:#ecf0f1;">Emisyonda yüzde 70 Azalma</span></em></h3>
	</li>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;">Continental, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin yanı sıra, enerji arzının sürekliliğini sağlamak amacıyla LPG ve doğalgaz gibi alternatif yakıtlardan yararlanıyor. 2025 yılında üretim kaynaklı sera gazı yoğunluğunu bir önceki yıla göre %10’dan fazla, 2019’a kıyasla ise yaklaşık %70 oranında azaltan Continental, son dört yılda yaklaşık 180.000 metrik ton CO₂ tasarrufu sağladı.</span></em></li>
</ul>

<h3>Sürdürülebilirlik Performansı Tescillendi</h3>

<p>Continental’in üretim sahalarındaki bu dönüşümü, küresel çevresel raporlama platformu CDP tarafından da takdir edildi. Şirket, 2025 yılı iklim şeffaflığı ve CO₂ azaltım performansıyla A- derecesi aldı.</p>

<p> </p>

<h3>Kömür ve ağır akaryakıt</h3>

<p>Kömür ve ağır akaryakıta veda eden Continental, düşük karbonlu üretim modeliyle hem çevresel etkisini azaltıyor hem de operasyonel dayanıklılığını güçlendiriyor. Şirket, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarını artırarak lastik üretiminde daha temiz ve daha sorumlu bir geleceğe yön vermeye devam ediyor.</p>

<ul>
	<li><em><strong>Continental</strong>, lider bir lastik üreticisi ve endüstri uzmanıdır. 1871 yılında kurulan şirket, 2025 yılında 19,7 milyar Euro satış rakamına ulaşmıştır ve halihazırda 54 ülke ve pazarda yaklaşık 78.000 kişiye istihdam sağlamaktadır.</em></li>
	<li><em><strong>Lastik Grubunun çözümleri</strong>, mobiliteyi daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, kamyon, tır, otobüs, bisiklet, motosiklet lastikleri ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir yenilikçi üstün performans sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2025 mali yılında Lastik Grubu 19,7 milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Continental’in lastik bölümü dünya genelinde 54 ülkede ve yaklaşık 78.000 kişiyi istihdam etmektedir.</em></li>
</ul>

<p> </p>

<p><em><strong>enerji ekonomisi</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/post41906_69f2264987b52.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/komur-ve-agir-akaryakita-veda-etti-yenilenebilir-lpg-ve-dogalgazdan-yararlaniyor/41906</link>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 18:33:59 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Konu &#039;&#039;COP31 Antalya ve İklim Diplomasisi&#039;&#039;</title>
                                    <description>TSKB Ekonomik Araştırmalar tarafından hazırlanan “Ekosisteme Dair”in 20. sayısı, Antalya’da gerçekleşecek olan COP31’e odaklanıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>COP31</h2>

<ul>
	<li><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">Ekosisteme Dair’in 20. Sayısında, COP31 Antalya ve İklim Diplomasisi Ele Alınıyor: TSKB Ekonomik Araştırmalar tarafından hazırlanan “Ekosisteme Dair”in 20. sayısı, bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde ve başkanlığında Antalya’da gerçekleşecek olan COP31’e odaklanıyor. Yeni sayı, Türkiye’nin yeşil dönüşüm yolculuğundan enerji bağımsızlığına, adil geçişten yapay zekâya kadar geniş bir yelpazeyi mercek altına alıyor.</span></strong></em></li>
</ul>

<p>TSKB Ekonomik Araştırmalar tarafından periyodik olarak yayımlanan Ekosisteme Dair’in 20. sayısı, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşecek olan ve küresel iklim diplomasisinin en kritik buluşmalarından biri kabul edilen 31. Taraflar Konferansı’nı (COP31) odağına alıyor.</p>

<p>Bu sayıda; COP31 hazırlık sürecinde makro-kalkınma perspektifinde öne çıkan temel başlıklar detaylandırılıyor. Enerji dönüşümü, emisyon hedefleri, adil geçiş ve yeni yatırımların yanı sıra; fosil yakıt ithalatını azaltarak sağlanan tasarrufve teknolojik gelişmeler gibi pek çok konu COP parantezinde kapsamlı bir şekilde inceleniyor. Rapor, zirve öncesinde ve esnasında tartışılacak kritik gündem maddelerine yönelik veri temelli bir bakış açısı sunuyor.</p>

<p> </p>

<h3>COP31 Antalya</h3>

<blockquote>
<p><em><strong>Ekosisteme Dair 20. sayısında öne çıkan satır başları şöyle sıralanıyor:</strong></em></p>
</blockquote>

<ul>
	<li><em><strong>COP31 Antalya</strong>, iklim diplomasisindeki öneminin yanı sıra, konferansa ev sahipliği yapacak olan Türkiye için daha özel bir anlam taşıyor. Bu konferansın başarısı sadece “iyi ev sahipliği” ile sınırlı kalmamalı, küresel iklim ajandasında yeni bir kilometre taşı olarak anılmayı başarmalı.</em></li>
	<li><em>Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefine ulaşabilmesi için 2035’ten itibaren emisyon azaltımının yıllık %20’ye ulaşması gerekirken, bu doğrultuda atılan adımlara yutak alanları artırmaya yönelik hedeflerin de dahil edilmesine ihtiyaç duyuluyor.</em></li>
	<li><em>Özellikle son 20 yılda rüzgâr ve güneş yatırımlarının ve kapasitenin artırılması, elektrik depolama tesislerinin sisteme entegrasyonu ve bu teknolojileri destekleyecek şebeke altyapısının kurgulanması gibi adımlar Türkiye’nin enerji dönüşümünde önemli bir rol oynuyor.</em></li>
	<li><em>TSKB Ekonomik Araştırmalar’ın hesaplamalarına göre son 20 yılda, artan yenilenebilir enerji kullanımının enerji ithalatı faturasında 78 milyar dolarlık bir tasarruf sağladığı görülüyor.</em></li>
	<li><em>İklim değişikliğiyle mücadeleyi sadece bir “karbon matematiği” olmaktan çıkarıp insan odaklı bir perspektife taşıyan adil geçiş süreci, yerel katılımı, sosyal diyaloğu ve iş gücünün yeni nesil yetkinliklerle donatıldığı kapsayıcı bir beceri seferberliğini odağına alan bütüncül bir toplumsal dönüşümü gerektiriyor.</em></li>
	<li><em>Yapay zekâ, tarımda ve imalat sanayinde kaynak kullanımını azaltmak, maliyetleri düşürmek ve verimliliği artırmak için kullanılarak önemli bir fayda sağlıyor. Fakat ekosistem krizine yanıt verebilmek için yapay zekânın yanı sıra farklı birçok teknolojik alanda ilerlemeye ihtiyaç duyuluyor.</em></li>
	<li><em>Kişi başına düşen yenilenebilir doğal kaynaklar 1995-2020 arasındaki 25 yıllık dönemde %20‘nin üzerinde bir azalış kaydetmiş durumda. Doğanın maruz kaldığı tahribatı azaltmak artık yeterli bir çözüm olmaktan uzak. Bu tahribatı azaltmanın ötesinde verilen zararın onarımı için de çaba sarf etmemiz gerekiyor. Bu sene Türkiye’de gerçekleşecek olan COP31 toplantıları bunun için ideal bir fırsat gibi görünüyor.</em></li>
	<li><em><strong>Yeşil dönüşüm yatırımları</strong>n finansmanında vergi teşvikleri ve garanti mekanizmaları yanında kalkınma bankası kredileri, yeşil tahviller, yeşil ve sürdürülebilirlik bağlantılı krediler ve kamu-özel sektör iş birliklerini içeren sermaye piyasası uygulamaları da ön plana çıkıyor.</em></li>
	<li><em>COP31’in, su güvencesi, gıda güvencesi ve sağlık sistemleri gibi iklim değişikliğine uyum alanlarında tartışmalara yeni bir soluk getireceği düşünülüyor.</em></li>
	<li><em>Ülkemizin liderliğinde başlatılan ve 2021 yılında Birleşmiş Milletler ve diğer küresel kuruluşlarla iş birliği yapılarak dünya genelinde tanıtılan Sıfır Atık Hareketi, COP31 sürecinde, dünyaya yayılma potansiyeli ve etkisi ile güçlü vurgulardan birisi olacak.</em></li>
	<li><em>Sorunun iklim krizinin ötesinde bir ekosistem krizi haline gelmesi “doğa pozitif” ve “onarıcılık” vurgularının daha fazla öne çıkmasına neden oluyor. Türkiye’nin COP31’i bu vurguların somutlaştığı bir dönüm noktası haline getirmesi, ekosistem kriziyle mücadelede kalıcı bir iz bırakma fırsatı sunabilir.</em></li>
</ul>

<p> </p>

<p><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">Ekosisteme Dair’in 20. Sayısına linkten ulaşabilirsiniz...</span></strong></em></p>

<blockquote>
<p>https://www.tskb.com.tr/uploads/file/ekosisteme-dair-2026-cop.pdf</p>
</blockquote>

<figure class="text-center my-4"><img alt="Konu ''COP31 Antalya ve İklim Diplomasisi''" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/cop31-antalya-69f0fede177a0.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic">Yeşil dönüşüm yatırımların finansmanında vergi teşvikleri ve garanti mekanizmaları yanında kalkınma bankası kredileri, yeşil tahviller, yeşil ve sürdürülebilirlik bağlantılı krediler ve kamu-özel sektör iş birliklerini içeren sermaye piyasası uygulamaları da ön plana çıkıyor.</figcaption>
</figure>

<p><em><strong>cop31 - enerji ekonomisi </strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/konu-cop31-antalya-ve-iklim-diplomasisi_69f0fe8db1759.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/konu-cop31-antalya-ve-iklim-diplomasisi/41894</link>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 02:33:34 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Enerji yoğun yapısı nedeniyle emisyonlarda önemli paya sahip</title>
                                    <description>Türkçimento CEO’su Volkan Bozay: &#039;Klinker üretiminin enerji yoğun yapısı nedeniyle emisyonlarda önemli bir paya sahip&#039;. Ayrıntılar.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>TÜRKİYE ÇİMENTO SEKTÖRÜ</h2>

<ul>
	<li><strong><em><span style="background-color:#f1c40f;">TÜRKİYE ÇİMENTO SEKTÖRÜ DÜŞÜK KARBON DÖNÜŞÜMÜNÜ HIZLANDIRIYOR: Çimento sektörü, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında düşük karbonlu üretim hedeflerine odaklanarak, yeni nesil ve yeşil çimento uygulamaları dönüşümün merkezine yerleşiyor. Bu kapsamda 28 Nisan’da Ankara’da düzenlenen Düşük Karbon Yolunda Yeni Nesil Çimentolar Zirvesi’nde sektör paydaşları, sürdürülebilir üretim, emisyon azaltımı ve geleceğin yapı malzemelerini ele aldı.</span></em></strong></li>
</ul>

<p><strong><em>Türkçimento CEO’su Volkan Bozay</em>, </strong>sektörün üçüz dönüşümde önemli bir aşama kaydettiğini vurguladı. Sektörün sürdürülebilirlik yolculuğuna dikkat çeken Bozay, “Bugün burada yalnızca bir sektörü değil, aynı zamanda geleceğimizi, şehirlerimizi ve yaşam biçimimizi konuşuyoruz. Çimento sektörü, ekonomik kalkınmanın temel taşı olmasının ötesinde, sürdürülebilir bir dünyanın inşasında da kritik bir rol üstleniyor” dedi.</p>

<p>Küresel ölçekte iklim değişikliğine uyumun artık bir zorunluluk haline geldiğini belirten Bozay, çimento sektörünün dönüşümün merkezinde yer aldığına işaret ederek, “Karbon yoğun bir sektör olarak dönüşümün merkezinde yer alıyor, aynı zamanda çözümün bir parçası olduğumuza inanıyoruz. Bu dönüşümün artık yalnızca Yeşil Dönüşüm olduğunu söyleyemeyiz. Bu nedenle biz sektör olarak Üçüz Dönüşüm stratejisini temel alıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Son yıllarda sektörün ana odak noktalarından birinin düşük karbonlu üretim ve emisyon azaltımı olduğunu vurgulayan Volkan Bozay, bu kapsamda öne çıkan aksiyonların klinker kullanım oranının azaltılması, karbon yakalama ve depolama teknolojileri, alternatif yakıt kullanımı ve atık ısı geri kazanımı olduğunu belirtti. Tüm bu uygulamaların entegre ve sistemsel olarak ilerlemesi gerektiğini vurgulayan Bozay, Türkiye için en hızlı ve maliyet etkin çözümün klinker oranının düşürülmesi olduğuna da dikkat çekti.</p>

<p> </p>

<h3>ENERJİ YOĞUN</h3>

<p><img alt="Enerji yoğun yapısı nedeniyle emisyonlarda önemli paya sahip" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/iklim-konferansi-69f0a86835809.jpg" width="1200" /></p>

<p>Klinker üretiminin enerji yoğun yapısı nedeniyle emisyonlarda önemli bir paya sahip olduğunu ifade eden Bozay, Ar-Ge çalışmaları sayesinde daha düşük klinker içeriğiyle geleneksel çimentolarla eşdeğer performans sunan ürünlerin geliştirildiğini ve bu ürünlerin “yeşil çimento” olarak tanımlandığını söyledi.</p>

<ul>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;"><strong>TÜRKÇİMENTO</strong> öncülüğünde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar sonucunda “Yeşil Çimento Kullanımının Yaygınlaştırılması Tebliği”nin 16 Mart 2024 tarihinde yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bozay, kamu ihalelerinde klinker/çimento oranının 2025-2029 döneminde 0,80, 2030 sonrasında ise 0,75 ile sınırlandırıldığını belirtti.</span></em></li>
</ul>

<p>Bozay, “Tebliğin yürürlüğe girmesinden bu yana sektörümüzün yeşil çimento üretimine hızlı bir şekilde uyum sağladığını görüyoruz. Bugün ülkemizin tüm bölgelerinde, geleneksel çimentolarla eş değer performansta düşük emisyonlu ürünlere erişim mümkün” dedi.</p>

<p>Söz konusu düzenleme ile önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 16,5 milyon ton klinker tasarrufu ve 11 milyon ton CO₂ emisyon azaltımı sağlanmasının öngörüldüğünü ifade eden Bozay, yeşil çimentonun özel sektörde de yaygınlaşması için bilgilendirme çalışmalarının sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Dönüşüm sürecinin hızlanması için beton standartlarının güncellenmesi ve alternatif hammaddelere erişimin kolaylaştırılması gerektiğine de dikkat çeken Bozay, sektörün düşük karbonlu ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı.</p>

<p> </p>

<h3><em>ENERJİ EKONOMİSİ</em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/enerji-yogun-yapisi-nedeniyle-emisyonlarda-onemli-paya-sahip_69f0a84797480.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/enerji-yogun-yapisi-nedeniyle-emisyonlarda-onemli-paya-sahip/41880</link>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:26:21 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>OYAK Çimento &#039;İSG ve İklim Eylemi Kategorilerinde İki Ödül&#039;</title>
                                    <description>OYAK Çimento’nun Küresel Başarısı &#039;WCA’dan İSG ve İklim Eylemi Kategorilerinde İki Ödül&#039;. İş Sağlığı ve Güvenliği alanındaki projeleriyle ...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>OYAK</h3>

<ul>
	<li><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">OYAK Çimento’nun Küresel Başarısı 'WCA’dan İSG ve İklim Eylemi Kategorilerinde İki Ödül': İş Sağlığı ve Güvenliği alanındaki projeleriyle küresel çapta adından söz ettiren OYAK Çimento, Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü öncesinde, bu alandaki başarılarını uluslararası prestije sahip ödülle taçlandırdı. OYAK Çimento, Dünya çimento sektörünü küresel ölçekte temsil eden ve sürdürülebilir gelişimi destekleyen Dünya Çimento Birliği (WCA - World Cement Association) tarafından düzenlenen WCA Health & Safety Awards kapsamında, PROJE2425 ile en büyük ödüle layık görüldü. Çevresel sürdürülebilirlik alanındaki inovatif çözümleriyle öne çıkan OYAK Çimento ayrıca, “Future of Cement: CarbonLess” karbon azaltım projesi ile de “İklim Eylemi” kategorisinde “Özel Takdir” ödülünü de kazandı.</span></strong></em></li>
</ul>

<p>Uluslararası arenada tescillenen bu başarısını yapay zeka destekli izleme sistemleri ve İZGEM programı gibi sektöre yön veren dijital İSG uygulamalarıyla pekiştiren OYAK Çimento, insana değer veren yönetim anlayışını teknoloji odaklı yatırımlarıyla birleştirerek iş ve çalışan sağlığını önceliklendiren projelerle ve sürdürülebilirlik yaklaşımıyla sektöre öncülük etme misyonunu sürdürüyor. TCC Group Holdings çatısı altında, dünya devleri arasında yer alan şirket; dijitalleşme ve güçlü bir güvenlik kültürü üzerine inşa ettiği stratejisiyle, operasyonel süreçlerinde "sıfır iş kazası" hedefine doğru kararlı adımlarla ilerliyor.</p>

<p>Ayrıca Aslan Çimento Fabrikası’nda hayata geçirilen “Future of Cement: CarbonLess” karbon azaltım projesi ile “Decarbonization via Alternative Fuels and SCMs” başlığında “İklim Eylemi” kategorisinde “Özel Takdir” ödülünü kazanarak çevresel sürdürülebilirlik alanındaki güçlü duruşunu da uluslararası ölçekte tescilledi.</p>

<p> </p>

<blockquote>
<h3>İZGEM Projesi:</h3>

<h3>Sahada Güvenli Yol Arkadaşlığı Dönemi</h3>
</blockquote>

<p>OYAK Çimento’nun İSG kültürünü sahada daha derin bir yapıya kavuşturmak amacıyla hayata geçirdiği İZGEM (İş Güvenliğinde Zihinsel Gelişim, Eğitim ve Mentorluk) projesi, 2026 yılı itibarıyla tüm fabrikalarda uygulama sürecine geçti. 96 Güvenlik Koçu ve 808 Güvenli Yol Arkadaşı’nın (Buddy) aktif katılımıyla yürütülen proje, güvenli davranışların karşılıklı gözlem ve geri bildirim yoluyla içselleştirilmesini sağlıyor. İZGEM ile sadece teknik önlemlerle yetinmeyen şirket, çalışanların birbirlerini gözlemleyerek olumlu davranışları pekiştirdiği ve riskli durumları tartışma yerine öğrenme ortamına dönüştürdüğü interaktif bir mentorluk sistemi kurmuş durumda.</p>

<p> </p>

<p><b>Yapay Zeka Destekli İzleme ve Dijital İSG Çözümleri</b></p>

<p>Sektörde dijital dönüşümün öncüsü olan OYAK Çimento, yapay zekayı İSG süreçlerinin merkezine konumlandırıyor. "İSG Odak", "İSG Focus" ve "e-EKED" gibi projelerle güvenlik süreçleri manuel takipten çıkarılarak dijital ve otonom sistemlere devrediliyor. Özellikle e-EKED projesi, enerji kesme ve kilitleme prosedürlerini tamamen dijital ortama taşıyarak insan kaynaklı hataların önüne geçiyor. Şirketin teknoloji ortağı Fizix ile gerçekleştirdiği iş birliği ise sahadaki veri analitiğini bir üst seviyeye taşıyor. Bu kapsamda kullanılan yapay zeka destekli sistemler, olası riskleri önceden tahmin ederek proaktif bir güvenlik yönetimi sağlıyor.</p>

<p> </p>

<p><b>"Yapay Zekayı Otonom Karar Destek Mekanizması Haline Getiriyoruz"</b></p>

<p>İş sağlığı ve güvenliğini bir zorunluluktan ziyade yaşam biçimi olarak gördüklerini belirten OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, şirketin vizyonunu şu sözlerle özetledi: “CIMPOR-OYAK Çimento olarak 'Sıfır atık, sıfır kirlilik, sıfır emisyon' vizyonuyla hareket ediyor, dijitalleşme ve yapay zekâ destekli yönetim sistemleriyle operasyonel verimliliğimizi artırıyoruz. İSG süreçlerimizde dijital dönüşümü sağlayan 'İSG Odak', 'İSG Focus' ve 'e-EKED' gibi projelerimizin yanı sıra, Dünya Çimento Birliği (WCA) tarafından İSG ve İklim Eylemi alanlarında layık görüldüğümüz küresel ödüllerle bu başarımızı uluslararası seviyeye taşıyoruz. Stratejik yol haritamız doğrultusunda, yapay zekayı sadece bir izleme aracı değil, tüm fabrikalarımızda otonom bir karar destek mekanizması haline getiriyoruz. Fizix ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği gibi somut adımlarla İSG süreçlerimizi de dijitalleştirirken, bu küresel başarıları tüm operasyon ağımıza yaygınlaştırarak karbon emisyonlarını azaltmayı ve operasyonel mükemmelliği daha da geliştirmeyi hedefliyoruz."</p>

<p> </p>

<h3><b>Sektör Standartlarını Aşan Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları</b></h3>

<p>OYAK Çimento, yasal gerekliliklerin çok ötesinde bir eğitim programı uygulayarak çalışanlarının gelişimini destekliyor. Yüz yüze uygulanan interaktif eğitimler, sahadaki gerçek risk senaryolarıyla zenginleştiriliyor. Şirket, ÇEİS tarafından düzenlenen "İSG’ye Değer Katanlar Ödülleri"nde; "İş Güvenliğine Değer Katanlar", "Sağlığa Değer Katanlar" ve "İSG’ye Liderlik Yapanlar" kategorilerinde aldığı birinciliklerle bu alandaki başarısını taçlandırmaya devam ediyor.</p>

<p><img alt="OYAK Çimento'nun Küresel Başarısı: WCA'dan İSG ve İklim Eylemi Kategorilerinde İki Ödül" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/oyak-69f08ab6a7895.jpeg" width="1200" /></p>

<p> </p>

<p><em><strong>ENERJİ EKONOMİSİ</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/oyak-cimentonun-kuresel-basarisi-wcadan-isg-ve-iklim-eylemi-kategorilerinde-iki-_69f08ae742200.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/oyak-cimento-isg-ve-iklim-eylemi-kategorilerinde-iki-odul/41879</link>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:20:52 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Değişen İKLİM koşulları lastik tercihlerini nasıl etkiliyor?</title>
                                    <description>Değişken hava koşulları, sürücülerin lastik tercihlerine ve kullanım alışkanlıklarına dikkat etmesini zorunlu kılıyor. Ayrıntılar...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>İKLİM KOŞULLARI</h3>

<p><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">Değişen iklim koşulları lastik tercihlerini nasıl etkiliyor?Türkiye’de mevsim geçişlerinin giderek daha ani ve sert yaşanması, sürüş güvenliğini doğrudan etkiliyor. Değişken hava koşulları, sürücülerin lastik tercihlerine ve kullanım alışkanlıklarına dikkat etmesini zorunlu kılıyor. Doğru lastik seçimi ve zamanında değişim, özellikle ani sıcaklık değişimleri ve yağışlı günlerde güvenli sürüşün temel şartı haline geliyor.</span></strong></em></p>

<p> </p>

<p><em><strong>Türkiye’de mevsim geçişleri</strong></em>nin sertleşmesi, günlük yaşamın yanı sıra sürüş koşullarını da doğrudan etkiliyor. Aynı gün içinde değişebilen hava sıcaklıkları, beklenmedik yağışlar ve kısa süreli sert hava olayları, sürücüler açısından daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Bu değişken hava yapısı, lastik tercihlerinin ve kullanım zamanlamasının önemini her zamankinden daha görünür hale getiriyor. Araç parkındaki çeşitlilik ve farklı sürüş koşulları da sürücülerin lastik seçiminde daha bilinçli davranmasını zorunlu kılıyor. AKO Grup, sürüş güvenliğinin korunması için mevsime uygun lastik kullanımının ve düzenli lastik kontrollerinin kritik önemine dikkat çekiyor.</p>

<h3>Lastik seçimi ve kullanımı daha kritik hale geliyor</h3>

<p>Ani sıcaklık değişimleri ve beklenmedik yağışlar, sürüş güvenliği açısından risk oluşturuyor. Bu koşullar, lastiklerin yol tutuşu ve fren mesafesi üzerindeki etkisini ön plana çıkarıyor. Özellikle ani yağışlarda ortaya çıkabilen suda kızaklama riski, sürücülerin kontrol kaybı yaşamasına neden olabiliyor. Lastiklerin yoğun su birikintisi üzerinde yol tutuşunu kaybederek su tabakası üzerinde kayması, yüksek hız ve aşınmış lastiklerle birleştiğinde ciddi tehlikeler doğuruyor. Bu nedenle sürücülerin mevsime uygun lastik seçimi yapması ve düzenli kontrol alışkanlığı kazanması, güvenli bir yolculuk için kritik önem taşıyor.<strong> </strong>Aynı zamanda, Türkiye’de SUV araçların yaygınlaşması, daha büyük jantlı ve farklı teknik özelliklere sahip lastiklere olan talebi arttırırken; elektrikli ve hibrit araçlar, yüksek tork ve farklı sürüş dinamikleri nedeniyle lastiklerden özel performans beklentisi doğuruyor. Bu araçlarda düşük yuvarlanma direnci ve yüksek dayanıklılık sunan lastikler, sürüş güvenliğini destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p> </p>

<ul>
	<li>
	<h3><em>Petlas, Starmaxx, Milestone, Funtoma, Sumero, Dunlop ve Falken</em></h3>
	</li>
</ul>

<p><img alt="Görsel" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm image-align-left" height="300" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/ako-grup-69eefa3b26a62.jpg" width="550" /><em><strong>AKO Grup’un, Petlas, Starmaxx, Milestone, Funtoma, Sumero, Dunlop ve Falken</strong></em> markaları altında sunduğu lastik çözümleri, doğru koşullarda ve doğru zamanda kullanıldığında sürüş güvenliğine katkı sağlıyor. Yanlış veya zamanında değiştirilmeyen lastikler, ani hava değişimlerinde yol tutuşunu olumsuz etkileyebiliyor.  AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Türkiye’de hem mevsim koşullarındaki değişkenlik hem de araç parkındaki dönüşüm, lastik kullanım alışkanlıklarını doğrudan etkiliyor. Özellikle SUV araçların ve elektrikli/hibrid modellerin artışı, lastik seçiminde bilinçlenmeyi de beraberinde getiriyor. AKO Grup olarak Petlas, Starmaxx, Milestone, Funtoma, Sumero, Dunlop ve Falken markalarımızla bu dönüşümü yakından takip ediyor, sürücülerin farklı beklentileri ve ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunmayı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde lastik seçiminde bilinçli ve koşullara uyumlu tercihler daha da öne çıkacak” dedi.</p>

<h3> </h3>

<h3><em>enerji ekonomisi</em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/post41860_69eefa5f83021.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre,Tüketici</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/degisen-iklim-kosullari-lastik-tercihlerini-nasil-etkiliyor/41860</link>
                <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 08:48:08 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye &#039;İklim – Su – Enerji Gündeminde Küresel Merkezinde&#039;</title>
                                    <description>Sürdürülebilir Gelecek Platformu’nun COP31 Yolculuğu Hız Kesmeden Devam Ediyor: Türkiye, İklim – Su – Enerji Gündeminde Küresel Diyalog Merkezinde.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>İKLİM - SU - ENERJİ</h3>

<ul>
	<li><strong><em><span style="background-color:#ecf0f1;">Sürdürülebilir Gelecek Platformu’nun COP31 Yolculuğu Hız Kesmeden Devam Ediyor: Türkiye, İklim – Su – Enerji Gündeminde Küresel Diyaloğun Merkezine Yerleşiyor.</span></em></strong></li>
</ul>

<p> </p>

<p><em><strong>Türkiye</strong></em>’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31’e doğru ilerleyen süreçte, Sürdürülebilir Gelecek Platformu tarafından hayata geçirilen “COP31’e Doğru: İklim – Su – Enerji Buluşması”, farklı disiplinlerden liderleri aynı masa etrafında buluşturarak Türkiye’nin bu kritik yolculuktaki konumunu daha da güçlendirdi.</p>

<p><em><strong>İyi </strong></em>Gelecek Sürdürülebilirlik Danışmanlığı ve Effect Burson stratejik iş birliğiyle düzenlenen buluşma; kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirerek, COP31’e giden yolda yalnızca bir hazırlık süreci değil, aynı zamanda çok paydaşlı bir dönüşüm platformu ortaya koydu.</p>

<p><em><strong>Sürdürülebilir</strong></em> Gelecek Platformu Kurucusu Doğan Başaran, açılış konuşmasında COP31’in Türkiye için yalnızca bir ev sahipliği değil, küresel ölçekte söz söyleme ve yön verme fırsatı sunduğunu vurgularken; Kurucu Üye Havva Olçum, platformun bu süreci nasıl yapılandırdığına ve oluşturduğu etki alanına dair kapsamlı bir çerçeve çizdi.</p>

<p><em><strong>Programın</strong></em> ilk oturumu olan “COP31: Türkiye’nin Ev Sahipliği ve Etkileri” başlığında, Türkiye’nin COP31 sürecindeki stratejik rolü çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Politika geliştirme süreçlerinden uluslararası iş birliklerine uzanan bu çerçevede, COP31’in yalnızca bir zirve değil; ekonomik, diplomatik ve sektörel etkileriyle geniş bir etki alanı yarattığı vurgulandı. </p>

<p><em><strong>“Gelecek için Su”</strong></em> oturumunda ise suyun, iklim krizinin en kritik kesişim noktalarından biri olduğu gerçeği güçlü bir şekilde ortaya kondu. Su kaynaklarının sürdürülebilirliği; çevresel olduğu kadar ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla ele alınırken, çözümün ancak disiplinler arası iş birlikleriyle mümkün olduğu vurgulandı. </p>

<p><em><strong>Program</strong></em>ın son oturumunda enerji başlığı, COP gündeminin merkezinde konumlandırıldı. Türkiye’nin enerji jeopolitiği, karbonsuzlaşma süreci ve enerji dönüşümünün geleceği; küresel iklim hedefleriyle uyumlu bir perspektifte değerlendirilerek, bu dönüşümün yalnızca bir gereklilik değil, aynı zamanda stratejik bir fırsat alanı olduğunun altı çizildi. </p>

<h3>COP31’e Doğru: İklim – Su – Enerji Buluşması</h3>

<p><img alt="Türkiye, İklim – Su – Enerji Gündeminde Küresel Diyaloğun Merkezine Yerleşiyor" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/cop31-69eb595d236d3.jpg" width="1200" /></p>

<p>“COP31’e Doğru: İklim – Su – Enerji Buluşması”, Türkiye’nin COP31 yolculuğunun yalnızca bir takvim ilerleyişi olmadığını; aynı zamanda fikirlerin, iş birliklerinin ve çözüm önerilerinin somutlaştığı dinamik bir süreç olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Sürdürülebilir Gelecek Platformu, bu yolculuk boyunca çok paydaşlı diyalog ortamlarını büyütmeye, etki odaklı iş birliklerini güçlendirmeye ve Türkiye’nin COP31 sürecinde küresel ölçekte güçlü bir aktör olarak konumlanmasına katkı sunmaya kararlılıkla devam ediyor.</p>

<p> </p>

<p><em><strong>ENERJİ EKONOMİSİ</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/turkiye-iklim-su-enerji-gundeminde-kuresel-diyalogun-merkezine-yerlesiyor_69eb5923cf273.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/turkiye-iklim-su-enerji-gundeminde-kuresel-merkezinde/41848</link>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:47:08 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Çevre Bakanlığı ve OPET &#039;&#039;İstanbul&#039;&#039; için çağrı yaptı!</title>
                                    <description>Çevre Bakanlığı ve OPET’ten Mega kent İstanbul’da “sıfır atık” çağrısı “Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy” Projesi başladı!</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>ÇEVRE BAKANLIĞI ve OPET</h3>

<ul>
	<li><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">Çevre Bakanlığı ve OPET’ten Mega kent İstanbul’da “sıfır atık” çağrısı: “Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy” Projesi kapsamında gerçekleştirilen çevre temizliği etkinliklerinin yeni durağı Marmara Bölgesi oldu. Dünyanın mega kentleri arasında yer alan İstanbul’da gerçekleştirilen çevre temizliği etkinliğinde, tüm Türkiye’ye “doğaya saygı” çağrısı yapıldı. Çekmeköy’deki etkinlikte konuşan OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, “Bu etkinliklerdeki asıl amacımız çöpün doğaya, çevreye ve ekonomimize verdiği zararı gözler önüne sermek” dedi.</span></strong></em></li>
</ul>

<p> </p>

<p><em><strong>T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve OPET</strong></em>’in akaryakıt istasyonlarında sıfır atık dönüşümünü yaygınlaştırmak ve çevre bilincini güçlendirmek amacıyla başlattığı “Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy” Projesi kapsamında gerçekleştirilen çevre temizliği hareketinin yeni durağı Marmara Bölgesi oldu. Türkiye’nin 7 bölgesinden seçilecek 7 ilde yapılması planlanan çevre temizliği hareketi, Antalya ve Ankara’dan sonra İstanbul’da devam etti. </p>

<p>21 Nisan Salı günü İstanbul Çekmeköy’de yapılan çevre temizliği etkinliğine, OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade, Çekmeköy Belediye Başkan Yardımcısı Seyfettin Yıldırım, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü Sıfır Atık Şube Müdürü Elif Morina Yılmaz, Çekmeköy Belediyesi İklim Değişikliği Şube Müdürü Metehan Yılmaz, öğrenciler ile çok sayıda gönüllü katıldı. Sahip olduğu geniş istasyon ağı, terminalleri ve ofisleri ile sektörde sıfır atık dönüşümüne öncülük edecek olan OPET’in İstanbul’daki istasyon çalışanlarının da yer aldığı etkinlikte toplanan atıklar, sembolik uygulamalara dönüştürülecek. Proje kapsamında toplanan atıklardan sanatçı Sündüz Yılmaz tarafından yapılan tablo farkındalık yaratmak amacıyla OPET Çekmeköy Güney İstasyonu’nda sergilenmeye başladı. </p>

<p> </p>

<h3>“BU DAHA BAŞLANGIÇ”</h3>

<p><img alt="Çevre Bakanlığı ve OPET ''İstanbul'' için çağrı yaptı!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/cevre-bakanligi-69eb2b4987a49.jpg" width="1200" /></p>

<p>Etkinlikte yaptığı konuşmada çocukların da katılımcılar arasında yer almasından büyük mutluluk duyduğunu belirten <em>OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk</em>, “Ben 13 yıl öğretmenlik yaptım. Yaparak, yaşayarak öğrenmenin ne denli önemli olduğunu biliyorum. O nedenle çocuklarla birlikte burada olmak benim için çok değerli. Bizim burada hedefimiz çöpleri ayrıştırarak toplarken asıl amacımız farkındalık yaratmak ve çöpün doğaya, çevreye ve ekonomimize verdiği zararı gözler önüne sermek. Eğer bu çöpü toplamazsak, yağmurla toprağa, suya, denizlere karışacak, havamızı kirletecek. Biz bir hareket başlatıyoruz, bu bir seferberlik hareketi. Buradan tüm Türkiye’ye sesleniyorum, haydi bizimle beraber olun, ülkemiz atıklardan kurtulsun” dedi. </p>

<p>2021 yılında Ege’deki büyük orman yangınları sonrasında OPET olarak başlattıkları Doğaya Saygı Projesi’ne de işaret eden Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Amacımız yangınlardan etkilenen köyleri rehabilite ederken doğaya atılan çöpün yangınlardaki etkisini ortaya koymaktı. Ancak bu sorunun köklü çözümü için toplumsal bir bilinç oluşması gerektiğinin farkındayız. 8 Nisan 2026 tarihinde Bakanlığımızla imzaladığımız protokol gereği kendi istasyonlarımızda “Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy” diyerek projemizin bir başka bacağını başlatmış bulunuyoruz. Biz OPET olarak “Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar” Projesi kapsamında 77 bin okula ulaşmaktayız. EBA (Eğitim Bilişim Ağı) üzerinden çevreyle ilgili konuları da çocuklarımıza öğreterek bu projeyi okullarımıza da taşımak istiyoruz. Onun için bu bir başlangıç diyoruz. Çevre Bakanlığımızla 7 bölgede her bölgeyi temsilen bir ilde etkinlikler yapacağız. Antalya, Ankara ve İstanbul’daki etkinliklerimiz bundan sonra diğer illerimizde de devam edecek.”</p>

<p> </p>

<h3>“AMACIMIZ TEMİZ TUVALET KAMPANYASINDAKİ BAŞARIYI BURAYA DA TAŞIMAK”</h3>

<p><em><strong>OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade </strong></em>yaptığı konuşmada<em><strong>,</strong></em> “Doğaya Saygı Projemizde amacımız orman yangınlarını önlemesinin ötesinde geleceğe sahip çıkmak. Şimdi Yönetim Kurulu Kurucu Üyemiz Nurten Öztürk’ün liderliğinde yeni bir projeye daha adım attık. Nurten Hanım’ın büyük bir fedakârlık ile başlattığı Temiz Tuvalet Kampanyası tüm Türkiye’ye mal oldu ve büyük bir başarı elde etti. Amacımız aynı başarıyı buraya da taşımak, ülke genelinde atık konusunu çözmek ve toplumsal farkındalığa dönüştürmek” değerlendirmesinde bulundu. </p>

<p> </p>

<h3>Akaryakıt sektörü</h3>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h3>YOLLARDAKİ ATIK SORUNUNA DİKKAT ÇEKMEK İÇİN “KISA FİLM YARIŞMASI” DÜZENLENECEK!</h3>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<p>Akaryakıt sektöründe bir ilk olan “Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy” projesi ile istasyonlarda sıfır atığın yaygınlaştırılması ve çevre temizliği hareketinin yanı sıra çok yönlü adımlarla ilerlenmesi planlanıyor. Bu kapsamda “Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması” düzenlenmesi de yıl içinde atılacak bir diğer adım olacak. Hedef, özellikle gençlerin ve sosyal medya kullanıcılarının daha aktif bir şekilde projeye katılımını sağlamak. </p>

<p>Yarışmayla günlük yaşamın önemli bir parçası olan seyahat süreçlerinde çevreye duyarlı alışkanlıkların yaygınlaştırılması, sıfır atık yaklaşımının hayatın her alanında uygulanabilir olduğunun gösterilmesi hedefleniyor. 30 Nisan–15 Temmuz tarihleri arasında başvuruların alınacağı yarışmada değerlendirme süreci yaz aylarında tamamlanacak. Dereceye giren yapımlar Eylül 2026’da yapılacak bir törenle ödüllendirilecek.</p>

<p><strong> </strong></p>

<h3><em>istanbul - enerji ekonomisi</em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/cevre-bakanligi-ve-opet-istanbul-icin-cagri-yapti_69eb2ad4babe7.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre,Akaryakıt &amp; Petrol</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/cevre-bakanligi-ve-opet-istanbul-icin-cagri-yapti/41844</link>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 11:29:54 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Barajların su durumu &#039;&#039;İçme suyu ve HES&#039;ler rekor kırıyor&#039;&#039;</title>
                                    <description>Yeni yılda başlayan ve halen devam eden yağmurlar, içme suyu ve elektrik üreten barajları doldurdu. Barajlardaki doluluk, yaz ayları içi su riskini azaltıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>BARAJLARIN SU DURUMU</h3>

<ul>
	<li><em><strong>Yeni yılda başlayan ve halen devam eden yağmurlar, içme suyu ve elektrik üreten barajları doldurdu. Barajlardaki doluluk, yaz ayları içi su riskini azaltıyor. </strong></em></li>
</ul>

<p> </p>

<blockquote>
<h3>Barajlara gelen su miktarı</h3>
</blockquote>

<h3>ELEKTRİK ÜRETEN BARAJLARIN SU DURUMU</h3>

<p>Yeni yılda başlayan ve halen devam eden yağmurlar, içme suyu ve elektrik üreten barajları doldurdu. Barajlardaki doluluk, yaz ayları içi su riskini azaltıyor. Resmi verilere göre elektrik üreten barajlara gelen su m ıktarı (15 Nisan 2025 itibariyle) geçen yıl (2024) ve uzun yıllar ortalamasını geçti. Aynı verilere göre 15 Nisan itibariyle barajların doluluk oranı; geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 208, programa göre yüzde 175 ve yıl ortalamasına göre de yüzde 95 artış gösterdi. Elektrik üreten barajlara gelen sı miktarı için aşağıdaki tabloya bakınız. </p>

<p> </p>

<h3>ELEKTRİK ÜRETEN HES'LERDE SU DURUMU</h3>

<figure class="text-center my-4"><img alt="Barajların su durumu (İçme suyu ve HES'ler rekor kırıyor'" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/barajlarin-su-durumu-69eb220f1d7ca.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic"><strong>Elektrik üreten barajlara gelen su miktarının artması, HES'lerin (Akarsu HES ve Barajlı HES) Türkiye toplam elektrik üretimindeki payını yüzde 10'kardan yüzde 30lara yükseltti.</strong></figcaption>
</figure>

<p><span style="font-size:16px;"><em><span style="background-color:#ecf0f1;">Kaynak: TEİAŞ (Türkiye Elektrik İletim AŞ), 15 Nisan 2026 tarihi itibariyle.</span></em></span></p>

<p> </p>

<h3>İÇME SUYU BARAJLARI SU DURUMU</h3>

<figure class="text-center my-4"><img alt="Barajların su durumu (İçme suyu ve HES'ler rekor kırıyor'" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/icme-suyu-barajlaru-su-durumu-69eb2293c2791.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic"><strong>İstanbul'da barajların dolması, yaz ayları için su krizi riskini azlattı.</strong></figcaption>
</figure>

<p><em><span style="font-size:16px;"><span style="background-color:#ecf0f1;">Kaynak: İSKİ (24 Nisan 2026 tarihli veriler).</em></p>

<h3><em>su durumu - enerji ekonomisi</em></h3>

<p> </p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2025/12/barajlara-gelen-su-miktari-hes-barajlarin-su-durumu_69382db298c62.jpg</image>
                                <category>Hidroelektrik &amp; HES,İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/barajlarin-su-durumu-icme-suyu-ve-hesler-rekor-kiriyor/41843</link>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 10:47:29 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Karbon sigortası nedir? Karbon sigortası merak edilenler!</title>
                                    <description>Karbon sigortası nedir? Karbon Sigortası Geleceği Koruma Altına Alabilir Mi? Karbon Sigortası ile ilgili merak edilenler. Generali Sigorta hazırladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>KARBON SİGORTASI</h3>

<p><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">Karbon sigortası nedir? Karbon Sigortası Geleceği Koruma Altına Alabilir Mi? Karbon Sigortası ile ilgili merak edilenler. Generali Sigorta hazırladı.</span></strong></em></p>

<p> </p>

<h3>Karbon Sigortası nedir<strong>?</strong></h3>

<ul>
	<li><em><span style="color:#c0392b;"><strong>KARBON SİGORTASI: </strong></span>''Karbon sigortası, işletmelerin karbon emisyonlarını azaltma taahhütlerini yerine getirmemeleri durumunda maruz kalabilecekleri finansal riskleri güvence altına alan bir sigorta türüdür.''</em></li>
</ul>

<p><img alt="Görsel" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/karbon-69e5e935a8b6e.jpg" width="1200" /></p>

<p><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">- haberin tamamını okumak için tıklayın! </span></strong></em></p>

<p></p>

<p> </p>

<h3><em>karbon - enerji ekonomisi</em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/karbon-sigortasi-nedir_69e5e9245ff3c.jpg</image>
                                <category>Enerji Bilgi Bankası,İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/karbon-sigortasi-nedir/41808</link>
                <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 11:46:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdemir &#039;Ankara su alt yapısı projeleri için imza attı&#039;</title>
                                    <description>OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketlerinden Erdemir, YDA Group ile çelik rulo tedariğine yönelik satış sözleşmesi imzaladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>OYAK ERDEMİR</h3>

<ul>
	<li><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">Erdemir, Ankara’nın su alt yapısı ve depolama projelerinin çelik tedarikçisi oldu: OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketlerinden Erdemir, YDA Group ile çelik rulo tedariğine yönelik satış sözleşmesi imzaladı. Sözleşme kapsamında, Erdemir Ankara - Kesikköprü Barajı arası toplam 132 kilometre boru hattının çelik tedarikçisi oldu.</span></strong></em></li>
</ul>

<p><em><strong>OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketlerinden Erdemir</strong></em>, Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen “Tube & Wire 2026 Fuarı”na katıldı. Erdemir, uluslararası çelik sektörünün buluşma noktası olan bu fuarda önemli bir iş birliğine imza attı. Türkiye’nin en büyük entegre çelik üreticisi Erdemir ile Ankara merkezli ve altyapı projelerindeki tecrübesiyle öne çıkan YDA Group arasında çelik rulo temini konusunda satış sözleşmesi imzalandı. </p>

<p><em><strong>Sözleşme</strong></em>, OYAK Genel Müdürü - Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ile Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi-Murahhas Aza Serdar Başoğlu ve YDA Group Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Cüneyt Arslan tarafından imzalandı. Gerçekleştirilen sözleşme ile Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) tarafından yaptırılacak “Kesikköprü Barajı – İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisleri Arası Su Alma Yapısı, Ana İsale Hattı, Pompa istasyonları ve depo imalatları yapımında Erdemir çeliği kullanılacak.</p>

<blockquote>
<p><strong>Yalçıntaş: </strong></p>

<p><strong>“Ülkemize değer katan bir projeye katkı sağlıyoruz”</strong></p>
</blockquote>

<p><em><strong>Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş</strong></em>, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde, iş birliğinin Türkiye’deki stratejik projeler açısından önemine dikkat çekti.</p>

<p>Yalçıntaş, “Erdemir olarak YDA Group ile gerçekleştirdiğimiz bu sözleşme ile stratejik altyapı projelerine yüksek kaliteli yerli çelik tedarik ediyoruz. Bu sayede ülkemizin su kaynaklarının verimli kullanımı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyoruz.</p>

<p>İklim değişikliği ve artan kuraklık riskleri ile birlikte tüm dünyada su kaynakları giderek daha da stratejik hale geliyor. Erdemir olarak, Türkiye’nin tüm önemli ve büyük projelerinde olduğu gibi bu projede de yerli ve milli çelik tedarikçisi olarak yer almaktan ve Ankara - Kesikköprü Barajı arası toplam 132 kilometre boru hattını kapsayan bu kritik ve ülkemiz için çok kıymetli projenin tüm çeliğini karşılamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Yüksek katma değerli ürünlerle yerli tedarikçi</strong></p>

<p><em><strong>İş birliği</strong></em> kapsamında yalnızca ürün temini değil, uzun vadeli stratejik çözüm ortaklığı hedefleniyor. Özellikle su yönetimi ve altyapı projelerinde kullanılan yüksek katma değerli ürünler iş birliğinin odağında yer alıyor.</p>

<p>Söz konusu anlaşma, Erdemir’in yerli tedarikçi olarak Türkiye’deki altyapı projelerine daha fazla katkı sağlamasına vesile olacak. İş birliğinin aynı zamanda bölgesel kalkınmayı destekleyeceği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Erdemir, Tube & Wire 2026 Fuarı’nda Yerini Aldı</strong></p>

<p>Türkiye’nin entegre çelik gücü Erdemir, Messe Düsseldorf Fuar Alanı’nda Hall 3, C49 numaralı 252 metrekarelik standında sektör profesyonellerini ağırlıyor. Şirket, katma değerli ürün portföyünü ve geliştirdiği yenilikçi uygulamaları ziyaretçilerine sunuyor.</p>

<p>Uluslararası çelik sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan fuarda Erdemir; tel üretimi, tel işleme malzemeleri, tel üretim makineleri, kablo imalatı, kablolar, yay üretimi ile kablo ve boru üretim kontrol sistemlerine yönelik güncel gelişmeleri paylaşıyor. Fuar 17 Nisan’a kadar devam edecek olup, Erdemir fuar boyunca müşterilerini ağırlamaya ve yeni iş birlikleri geliştirmeye devam edecek.</p>

<figure class="text-center my-4"><img alt="Erdemir, Ankara’nın su alt yapısı ve depolama projelerinin çelik tedarikçisi oldu" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/erdemir-69e0d319a14ef.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic"><strong>Erdemir, Ankara’nın su alt yapısı ve depolama projelerinin çelik tedarikçisi oldu.</strong></figcaption>
</figure>

<h3><em>oyak - enerji ekonomisi</em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/erdemir-ankaranin-su-alt-yapisi-ve-depolama-projelerinin-celik-tedarikcisi-oldu_69e0d2c660078.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/erdemir-ankara-su-alt-yapisi-projeleri-icin-imza-atti/41776</link>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 17:12:39 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>MKE 1,4 milyar kwh enerji tasarrufu sağladı</title>
                                    <description>MKE, Sıfır Atık çalışmaları kapsamında 1,4 milyar kwv (kilovatsaat) enerji tasarrufu sağladı. MKE, Sıfır Atık çalışmalarıyla ilgili bilgi paylaşımı yaptı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>MKE (MAKİNE VE KİMYA ENDÜSTRİSİ)</h2>

<ul>
	<li><strong><em><span style="background-color:#f1c40f;">Türk Savunma Sanayi'nin öncü kuruluşu MKE (Makine ve Kimya Endüstrisi), Sıfır Atık çalışmaları kapsamında 1,4 milyar kwv (kilowatsaat) enerji tasarrufu sağladı. MKE, Sıfır Atık çalışmalarıyla ilgili bilgi paylaşımı yaptı. </span></em></strong></li>
</ul>

<p> </p>

<h2>MKE SIFIR ATIK</h2>

<p>MKE bilgi paylaşımı yaptı: ''Geri dönüşüm atıklarını savunma sanayiimizde değerlendirmek üzere topluyor, eliyor, işliyor, yeniden bir değer haline getiriyoruz. MKE varsa israf yok. Geri dönüşüm, MKE’ye emanet.</p>

<p><img alt="MKE 1,4 milyar kwh enerji tasarrufu sağladı" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="550" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/mke-atik-69e08b9ed279d.jpg" width="1200" /></p>

<h2> </h2>

<h2>MKE ne zaman kuruldu?</h2>

<ul>
	<li>
	<h2><em><span style="color:#c0392b;">MKE</span>, 1453 yılında Tophane-i Amire adıyla kuruldu. </em></h2>
	</li>
</ul>

<p><img alt="MKE 1,4 milyar kwh enerji tasarrufu sağladı" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/mke-logo-69e08e860a231.jpg" width="1200" /></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="background-color:#ecf0f1;">Kaynak: </span><em><span style="background-color:#ecf0f1;">MKE (Makine ve Kimya Endüstrisi)</span></em></span></p>

<h2><em>mke - enerji ekonomisi</em></h2>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/mke-14-milyar-kwh-enerji-tasarrufu-sagladi_69e08cd29305b.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre,Enerji Verimliliği</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/mke-14-milyar-kwh-enerji-tasarrufu-sagladi/41767</link>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 10:09:44 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Seralar YAĞMUR Hasadı Su Kaynakları için Baskıyı Azaltıyor!</title>
                                    <description>İklim değişikliği ve azalan su kaynakları, tarımsal üretime baskı oluştururken, yağmur suyu hasadı, seralarda sürdürülebilir bir çözüm olarak öne çıkıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><b>YAĞMUR HASADI</b></p>

<ul>
	<li><em><b><span style="background-color:#f1c40f;">Seralar, Yağmur Hasadı ile Su Kaynakları Üzerindeki Baskıyı Azaltıyor: İklim değişikliği ve azalan su kaynakları, tarımsal üretim üzerinde baskı oluştururken, yağmur suyu hasadı, seralarda sürdürülebilir bir çözüm olarak öne çıkıyor. Doğru planlanan sistemlerle 1.000 m² büyüklüğündeki bir serada su ihtiyacının yüzde 25 ila yüzde 60’ı yağmur suyundan karşılanabiliyor.</span></b></em></li>
</ul>

<p><em><b>Yağmur suyu hasadı</b></em>nda en önemli unsurun suyun kalitesini koruyacak ve sızdırmazlık sağlayacak depolama sistemleri olduğunu, belirten Ekomaxi Genel Müdür Yardımcısı Ömer Bera Yağız, çiftçileri bu konuda dikkatli olmaları yönünde uyardı.</p>

<p><em><strong>Tarım sektörü</strong></em>, küresel ölçekte tatlı su kaynaklarının en yoğun kullanıldığı alanların başında geliyor. Özellikle sera üretiminde bitkilerin su ihtiyacı yıl boyunca devam ederken, iklim değişikliği ve azalan su kaynakları, üreticiler üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bu noktada yağmur suyu hasadı, hem alternatif bir kaynak hem de sürdürülebilir tarımın önemli bir bileşeni olarak öne çıkıyor.</p>

<p> </p>

<ul>
	<li>
	<h2><em>1.000 m² serada yaklaşık 510 ton yağmur suyu hasadı elde edilebiliyor!</em></h2>
	</li>
</ul>

<p><em><strong>Yağmur suyu</strong></em>, doğru şekilde toplandığında ve uygun koşullarda depolandığında seraların su ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayabiliyor. Yapılan hesaplamalara göre 1.000 m² büyüklüğündeki bir sera, yıllık ortalama 600 mm yağış alan bir bölgede yaklaşık 510 bin litre, yani 510 ton yağmur suyu hasadı elde edebiliyor. Bu miktar, üretim yapılan ürünün türüne ve üretim yoğunluğuna bağlı olarak toplam su ihtiyacının yaklaşık %25 ila %60’ına karşılık geliyor.</p>

<p>Tarımsal üretimde suyun doğru yönetilmesinin kritik önem taşıdığını belirten Ekomaxi Genel Müdür Yardımcısı Ömer Bera Yağız, değerlendirmesinde şunları söyledi: “Dünya genelinde tüketilen suyun yaklaşık <b>%70</b>’i tarımsal sulamada kullanılıyor. Su kaynakları üzerindeki baskıyı azaltmak ve çiftçilere sürdürülebilir bir çözüm sunmak için yağmur suyu hasadı büyük bir fırsat sunuyor. Seralarda yağmur suyu kullanmak; verimliliği artırıyor, kurak dönemlerde üretimin devamlılığını sağlıyor, yeraltı su kaynaklarına olan bağımlılığı azaltıyor ve sulama maliyetlerini düşürüyor.”</p>

<p>“Yağmur suyunun kayıpsız ve hijyenik bir şekilde depolanması da en az toplanması kadar büyük önem taşıyor” diyen <b>Ömer Bera Yağız</b>, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<ul>
	<li>
	<h2><em>Doğru depo seçimi, suyun kalitesini korurken su kayıplarını da önlüyor!</em></h2>
	</li>
</ul>

<p>“Yağmur suyu hasadı sistemlerinde en kritik unsur, toplanan suyun doğru şekilde depolanması oluyor. Piyasada yaygın olarak kullanılan betonarme depolar, dış ortam şartlarına açık olduğu için hem suyun kalitesini bozuyor hem de zamanla depoda meydana gelen çatlaklar nedeniyle sızdırma riski oluşturuyor. Bu nedenle suyun kalitesini korumak ve kayıpları önlemek için doğru depolama sistemi tercih etmek gerekiyor.</p>

<p>Ekomaxi olarak, geleceğin mühendislik malzemesi olarak tanımlanan SMC, yani cam elyaf takviyeli kompozitten ürettiğimiz GRP modüler su depoları ile tarımda yağmur suyu hasadı çalışmalarına pratik ve güvenilir çözümler sunuyoruz.</p>

<p>UV ışınlarını geçirmeyen GRP depo panelleri, su içerisinde yosun, mantar ve bakteri oluşumunu önlüyor. +5°C ile +50°C sıcaklık aralığında depolanan suyun kalitesinde ve sertlik derecesinde herhangi bir değişim yaşanmıyor. Bu sayede su, uzun süre güvenli ve sağlıklı bir şekilde muhafaza edilebiliyor” dedi.</p>

<p> </p>

<ul>
	<li>
	<h2><em>İhtiyaca uygun modüler su depolama çözümleri sunuyor</em></h2>
	</li>
</ul>

<p><img alt="Görsel" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/yagmur-suyu-hasadi-69df9e8485345.jpg" width="1200" /></p>

<p>Ekomaxi, GRP modüler su depolama sistemlerini kurulum yapılacak alana göre istenilen kapasite ve ölçülerde üretebiliyor. Yüksek sızdırmazlık değerlerine sahip olan GRP depolar, ihtiyaç halinde demonte edilerek farklı bir alana kolaylıkla taşınabiliyor.</p>

<h2><em>yağmur hasadı - enerji ekonomisi</em></h2>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/post41758_69df9e3a54512.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/seralar-yagmur-hasadi-su-kaynaklari-icin-baskiyi-azaltiyor/41758</link>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 00:03:17 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Akıllı ENERJİ Ekosistemi YENİ Dönem Başlatıyor!</title>
                                    <description>Fronius, SolarEX 2026 Fuarı’nda, enerji üretiminden tüketime uzanan uçtan uca akıllı enerji ekosistemini sahaya taşıdı. Ayrıntılar...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>AKILLI ENERJİ EKOSİSTEMİ</h3>

<ul>
	<li><em><b><span style="background-color:#f1c40f;">Enerji dönüşümüne yön veren teknoloji lideri Fronius, SolarEX Fuarı’nda yeni nesil çözümleriyle boy gösterdi: Akıllı Enerji Ekosistemleriyle Yeni Bir Dönem Başlatıyor.</span></b></em></li>
</ul>

<p> </p>

<p>Fronius, SolarEX 2026 Fuarı’nda, enerji üretiminden tüketime uzanan uçtan uca akıllı enerji ekosistemini sahaya taşıdı. Fuar boyunca yoğun ilgi gören şirket, donanımın ötesine geçen, dijitalleşme ve sistem entegrasyonu odağında kurgulanan bütüncül bir enerji deneyimi sundu. “24 saat güneş” vizyonu ve Sector Coupling yaklaşımıyla hareket eden Fronius, enerji üretimi, depolama, yönetim ve tüketim süreçlerini tek bir akıllı altyapı altında birleştirerek sürdürülebilir bir yaşam modelinin kapılarını araladı. Avrupa’da tasarlanıp üretilen çözümleriyle yüksek güvenlik standartları sunan şirket, fuar süresince sektör profesyonellerine ve yatırımcılara uçtan uca entegre enerji sistemlerini deneyimleme fırsatı sağladı.</p>

<p>Avrupa merkezli teknoloji devi Fronius, SolarEX Fuarı’nda enerji dönüşümünü hızlandıran ve farklı sektörleri birbirine bağlayan akıllı ekosistem yaklaşımını ziyaretçilerle buluşturdu. “We are powered by Europe” ve “her çatı için, her ihtiyaç için akıllı ve güvenli enerji” mesajlarıyla öne çıkan Fronius, fuar boyunca konutlardan ticari projelere kadar geniş bir uygulama alanına hitap eden yeni nesil çözümlerini sergiledi. Özellikle Verto, Reserva ve Argeno modelleri, Türkiye pazarında kapsamlı tanıtımı ilk kez gerçekleştirilen ürünler olarak dikkat çekti. Bu çözümler; depolama, akıllı yönetim ve tüketim süreçlerini kapsayan entegre bir sistem mimarisinin temel yapı taşları olarak öne çıktı.</p>

<p> </p>

<ul>
	<li>
	<h3><b>Büyüme hedeflerini stratejik iş birlikleri üzerinden şekillendiriyor</b></h3>
	</li>
</ul>

<p><em><b>Fronius Türkiye Genel Müdürü Nusret Bilen</b></em>, “SolarEX, bizim için Türkiye’de enerji dönüşümünün hem ekonomik hem de teknolojik boyutlarını doğrudan gözlemlediğimiz, sektörün öncü oyuncularıyla ve yatırımcılarla stratejik iş birlikleri geliştirdiğimiz önemli bir platform oldu. Enerji yatırımları, artık uzun vadeli maliyet avantajı, verimlilik ve yatırımın geri dönüş süresi açısından kritik bir ekonomik tercih olarak öne çıkıyor. Fronius olarak ürün geliştiren bir üretici kimliğinin ötesine geçerek, enerji üretiminden tüketime kadar tüm süreci kapsayan akıllı sistemler tasarlıyor ve yönetiyoruz. Sector Coupling yaklaşımımızla güneş enerjisini mobilite, ısıtma ve dijital altyapılarla entegre ederek gerçek bir enerji dönüşümünü mümkün kılıyoruz. ‘We are powered by Europe’ vizyonumuzla yüksek verimlilik ve dijital veri güvenliği sunuyor; yatırımcılara geleceğin enerji altyapısını bugünden deneyimleme fırsatı sağlıyoruz. Türkiye pazarında büyüme hedeflerimizi ekonomik sürdürülebilirlik, verimlilik ve stratejik iş birlikleri üzerinden şekillendiriyor ve yatırımcıların her projede maksimum değer yaratmasını hedefliyoruz” diye konuştu.</p>

<p> </p>

<h3><b>Mühendislik yaklaşımını uçtan uca çözümlerle sahaya taşıyor</b></h3>

<p>Fuarda düzenlenen “Evsel Depolamalı Güneş Enerji Sistem Çözümleri” panelinde, katılımcılarla bir araya gelen Fronius Türkiye Solar Enerji Teknik Müdürü Talha Avcı, “Bugün geldiğimiz noktada kullanıcılar ürettikleri enerjiyi depolamak, yönetmek ve kesintisiz şekilde kullanmak istiyor. Fronius olarak 1945’ten bu yana süregelen mühendislik yaklaşımımızı, bugün Solar & Energy segmentimizde uçtan uca çözümlerle sahaya yansıtıyoruz. İnverter teknolojilerimizden enerji yönetim sistemlerimize kadar tüm ürünlerimizi tek bir çatı altında entegre bir yapı olarak sunuyor, kullanıcıların hem verimlilik hem de güvenlik açısından maksimum performans elde etmesini sağlıyoruz. Geliştirdiğimiz akıllı ekosistem sayesinde enerji yalnızca üretilmiyor; aynı zamanda dijital olarak izleniyor, optimize ediliyor ve farklı kullanım alanlarına entegre ediliyor. Özellikle GEN24 ve Verto serisi inverterlerimizle birlikte geliştirdiğimiz akıllı sistem altyapısı sayesinde kullanıcılar, enerjiyi en doğru zamanda, en verimli şekilde yönetebiliyor. Elektrik kesintileri gibi kritik senaryolarda dahi sistemin çalışmaya devam etmesi, sahadaki en önemli ihtiyaçlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu yapı, “24 saat güneş” vizyonumuzun sahadaki en somut karşılığını oluşturuyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>

<ul>
	<li>
	<h3><b>“Değişen enerji ihtiyaçlarına çözüm geliştirmeye devam edeceğiz”</b></h3>
	</li>
</ul>

<p>Özellikle fuarda tanıtımını ilk kez yaptıkları Fronius Reserva enerji depolama çözümünün sistemin en kritik tamamlayıcı unsurlarından biri olarak konumlandığına vurgu yapan Talha Avcı, şunları söyledi: “Yüksek voltajlı yapısı, modüler kurgusu ve uzun ömürlü lityum demir fosfat hücre teknolojisi sayesinde Reserva, kullanıcıya yalnızca enerji depolama imkânı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda gerçek bir enerji bağımsızlığı sağlıyor. Modüler yapısı sayesinde ihtiyaca göre kapasite artırımı yapılabilen bu sistem, inverterlerimizle tam uyum içinde çalışarak üretimden tüketime kadar tüm süreci optimize ediyor. Fronius ekosisteminin önemli parçalarından biri olan Wattpilot çözümlerimizle birlikte ise güneşten üretilen enerjiyi doğrudan elektrikli araçlara aktararak “güneşten tekerleğe” uzanan bütüncül bir yaşam tarzı sunuyoruz. Fronius olarak hedefimiz, tek bir marka çatısı altında üretim, depolama, yönetim ve tüketim süreçlerinin tamamını kapsayan bütüncül bir enerji ekosistemi sunmak. Bu yaklaşım, enerji sistemlerini yalnızca teknik bir altyapı olmaktan çıkarıp, kullanıcıların günlük yaşamına entegre olan akıllı bir deneyime dönüştürüyor. Bu sayede hem bireysel hem de ticari kullanıcıların değişen enerji ihtiyaçlarına uzun vadeli, sürdürülebilir ve güvenilir çözümlerle yanıt vermeye devam edeceğiz.”</p>

<figure class="text-center my-4"><img alt="Akıllı ENERJİ Ekosistem YENİ Dönem Başlatıyor!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/solar-69de4b7d7cecb.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic">Akıllı Enerji Ekosistemleriyle Yeni Bir Dönem Başlatıyor.</figcaption>
</figure>

<h3><em><span style="font-size:16px;">(ENERJİ EKOSİSTEMİ - ENERJİ EKONOMİSİ)</span></em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/akilli-enerji-ekosistem-yeni-donem-baslatiyor_69de4b2e8d3f0.png</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/akilli-enerji-ekosistemi-yeni-donem-baslatiyor/41736</link>
                <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 17:07:35 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul Su Forumu 5-6 Mayıs 2026</title>
                                    <description>Su Yönetimi Genel Müdürlüğü &#039;&#039;5-6 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu’nda; su dirençliliği konuşulacak&#039;&#039;</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>Su Yönetimi Genel Müdürlüğü</h2>

<ul>
	<li><strong><em><span style="background-color:#f1c40f;">''Su verimliliği politikalarımız ve bütüncül su yönetim anlayışımızla uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi sürdürüyoruz. <img alt="💧" draggable="false" src="https://abs-0.twimg.com/emoji/v2/svg/1f4a7.svg" /><img alt="🌍" draggable="false" src="https://abs-0.twimg.com/emoji/v2/svg/1f30d.svg" /> 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu, ortak çözümler geliştirmek adına önemli bir platform olacaktır.''</span></em></strong></li>
</ul>

<p> </p>

<h2>İSTANBUL SU FORUMU</h2>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h2>İbrahim Yumaklı</h2>
	</li>
	<li>
	<h2>Tarım ve Orman Bakanı</h2>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<ul>
	<li><em>''<strong>Su yönetimi</strong>nde küresel iş birliğini güçlendiriyor, geleceğimizi inovasyonla inşa ediyoruz.''<img alt="🗓️" draggable="false" src="https://abs-0.twimg.com/emoji/v2/svg/1f5d3.svg" /> </em></li>
	<li><em>''</em><strong>5-6 Mayıs </strong><em>tarihlerinde İstanbul’da düzenleyeceğimiz 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu’nda; su dirençliliğini artırmak ve kalıcı çözümler üretmek için suyun liderleri ve uzmanlarıyla bir araya geliyoruz.''</em></li>
	<li><em>''<strong>Dünya</strong>nın dört bir yanından gelen tecrübe ve ortak akılla, suyun her damlasını koruma kararlılığımızı küresel bir vizyona dönüştürüyoruz.''</em></li>
</ul>

<figure class="text-center my-4"><img alt="İstanbul Su Forumu 5-6 Mayıs 2026" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/su-yonetimi-69db8c7f1e209.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic"><strong>İstanbul Su Forumu 5-6 Mayıs 2026</strong></figcaption>
</figure>

<h2><em>su forumu - enerji ekonomisi</em></h2>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/istanbul-su-forumu-5-6-mayis-2026_69db8ce65c6f3.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/istanbul-su-forumu-5-6-mayis-2026/41699</link>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Isı Yalıtımının İklim Üzerindeki 5 Kritik Rolü!</title>
                                    <description>İklim krizine karşı atılan adımlar her geçen gün daha fazla önem kazanırken, Türkiye de bu küresel mücadelede etkin rol üstlenmeye devam ediyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ</h3>

<ul>
	<li><b><i><span style="background-color:#f1c40f;">İklim krizine karşı atılan adımlar her geçen gün daha fazla önem kazanırken, Türkiye de bu küresel mücadelede etkin rol üstlenmeye devam ediyor. Bu kapsamda yürürlüğe giren standartlar ve İklim Kanunu, sürdürülebilir bir gelecek için kritik bir çerçeve sunuyor. Binalarda tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 80’inin ısıtma ve soğutma kaynaklı olduğuna dikkat çeken Baumit Türkiye CEO’su Atalay Özdayı, “Nitelikli ısı yalıtımı, binalarda enerji tüketimini yüzde 60’a varan oranlarda azaltarak hem karbon emisyonlarını düşürüyor hem de iklim krizine karşı en hızlı ve en düşük maliyetli çözümlerden birini sunuyor” dedi.</span></i></b></li>
</ul>

<p> </p>

<p>Dünya genelinde toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ından ve karbon salınımının önemli bir bölümünden sorumlu olan binalar, doğru yalıtım uygulamalarıyla önemli bir dönüşüm potansiyeli barındırıyor. Uzmanlara göre nitelikli ve doğru uygulanmış ısı yalıtımı sayesinde binaların enerji ihtiyacı yüzde 50 ila 60 oranında azaltılabiliyor. Bu da sera gazı emisyonlarının doğrudan düşürülmesine katkı sağlıyor.</p>

<figure class="text-center my-4"><img alt="Görsel" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/atalay-69d8ed63bb39e.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic">Baumit Türkiye CEO’su Atalay Özdayı, “İklim kriziyle mücadelede en temiz enerji, hiç harcanmayan enerjidir. Isı yalıtımı, enerji tüketimini azaltarak karbon salımını düşüren en hızlı uygulanabilir çözümlerin başında geliyor. Aynı zamanda kullanıcıya anında tasarruf sağlıyor. Bu yönüyle hem çevre hem de ekonomi için kazan-kazan yaklaşımı sunuyor” ifadelerini kullandı.</figcaption>
</figure>

<p><b>Binalarda dönüşümün anahtarı ısı yalıtımı</b></p>

<p>Isı yalıtımının iklim kriziyle mücadelede kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Atalay Özdayı, bu etkinin 5 temel başlıkta öne çıktığını belirtti:</p>

<p> </p>

<blockquote>
<h3>ISI YALITIMININ İKLİM ÜZERİNDEKİ 5 KRİTİK ROLÜ</h3>
</blockquote>

<p><b>1.Emisyonların Azaltılması</b></p>

<p>Isı yalıtımı, ısınma ve soğutma için gereken enerji ihtiyacını önemli ölçüde azaltarak atmosfere salınan sera gazlarını doğrudan düşürür.</p>

<p> </p>

<p><b>2. Enerji Verimliliği ve Kaynak Tasarrufu</b></p>

<p>Yalıtımlı binalar daha az enerji tüketir. Bu durum, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltırken enerji kaynaklarının verimli kullanılmasına katkı sağlar.</p>

<p> </p>

<p><b>3. Kentsel Isı Adası Etkisinin Azaltılması</b></p>

<p>Isı yalıtımı, binaların ısıtma ve soğutma ihtiyacını azaltarak enerji tüketimini düşürür; bu sayede hem karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlar hem de şehirlerin genel enerji verimliliğinin artırılmasına destek olur.</p>

<p> </p>

<p><b>4. İklim Dirençli Yapılar ve Konfor</b></p>

<p>Aşırı sıcak ve soğuk hava koşullarına karşı iç mekân sıcaklığını koruyarak yaşam konforunu artırır, iklimlendirme ihtiyacını azaltır.</p>

<p> </p>

<p><b>5.Yapı Ömrünün Uzaması ve Sürdürülebilirlik</b></p>

<p>Nem, küf ve korozyon gibi riskleri önleyerek yapı ömrünü uzatır; böylece yeni yapı malzemelerine duyulan ihtiyacı azaltır ve karbon ayak izini düşürür. Isı yalıtımının yalnızca bireysel tasarruf aracı olmadığını, aynı zamanda küresel ölçekte stratejik bir yatırım olduğunu belirten Özdayı, “Bugün atılacak doğru adımlar, gelecekte hem çevresel hem de ekonomik anlamda önemli kazanımlar sağlayacak” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p> </p>

<h3><em>iklim değişikliği - enerji ekonomisi</em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/post41673_69d8ed0320d8e.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/isi-yalitiminin-iklim-uzerindeki-5-kritik-rolu/41673</link>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kocaeli Sanayi Odası ÇEVRE Ödülleri başvuruları!</title>
                                    <description>Kocaeli Sanayi Odası Şahabettin Bilgisu Çevre Ödülleri’nin 32’ncisi için başvurular sürüyor. Başvurular ve ayrıntılı bilgi haberin içinde.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>KOCAELİ SANAYİ ODASI</h2>

<ul>
	<li><strong><em><span style="background-color:#f1c40f;">Kocaeli Sanayi Odası Şahabettin Bilgisu Çevre Ödülleri’nin 32’ncisi için başvurular sürüyor. Başvurular ve ayrıntılı bilgi haberin içinde. </span></em></strong></li>
</ul>

<h2>ÇEVRE ÖDÜLLERİ</h2>

<p>kKocaeli Sanayi Odası: ''Türkiye’nin ilk çevre ödülleri olan Kocaeli Sanayi Odası Şahabettin Bilgisu Çevre Ödülleri’nin 32’ncisi için başvurular sürüyor. Başvuru süresini kaçırmayın.''</p>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong>Son başvuru tarihi:</strong></li>
	<li><strong>24 Nisan 2026</strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="Görsel" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/cevre-odulleri-69d9f18c52081.jpg" width="1200" /></p>

<blockquote>
<ul>
	<li>Detaylı bilgi ve başvuru için link:</li>
	<li>https://kosano.org.tr/kocaeli-sanayi-odasi-sahabettin-bilgisu-cevre-odulleri-basvurulari-hk-2/</li>
</ul>
</blockquote>

<header>
<p> </p>

<p> </p>

<h2>Kocaeli Sanayi Odası</h2>

<ul>
	<li>
	<h2><em>''Şahabettin Bilgisu Çevre Ödülleri” Başvuruları''</em></h2>
	</li>
</ul>
</header>

<p><span style="font-size:18px;">''Kocaeli Sanayi Odası olarak, 1995 yılından bu yana çevre bilincinin gelişmesine, çevrenin korunmasına ve iyileştirilmesine katkıda bulunan sanayi kuruluşlarının ödüllendirilmesi amacıyla “Kocaeli Sanayi Odası Şahabettin Bilgisu Çevre Ödülleri” organizasyonunu düzenlemekteyiz. Türkiye’nin ilk ve bu formattaki tek çevre ödülleri organizasyonu olan Şahabettin Bilgisu Çevre Ödül organizasyonunun bu yıl 32.sini gerçekleştireceğiz. Ödül organizasyonumuz tüm Türkiye’ye açıktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Büyük ölçekli firma ve KOBİ kategorisinde Çevre Ödüllerinin yanı sıra alınan başvuruların yeterli olduğu “Otomotiv ve Tedarik Sanayi, Kimya, Gıda, Metal, Makine, Taş-Toprak, Ağaç ve Ağaç Ürünleri ve Enerji” gibi ana sektörler başlığı altında da ödüller dağıtmaktayız.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Düzenlenecek bir törenle sahiplerini bulacak olan “Çevre Ödülü” ve “Sektör Ödülleri” için başvuru en geç 24<u> Nisan 2026</u> tarihine kadar Kocaeli Sanayi Odası’na yapılabilecektir. Çevre Ödülü ve Sektör Ödülü almaya hak kazanan firmalara atık bertarafı konusunda bir yıl boyunca İZAYDAŞ tarafından özel indirimler yapılacaktır. Ayrıca; başvuran ve ilk elemeyi geçerek saha ziyaretine kalmaya hak kazanan firmalara da özel indirimler uygulanacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ödül yönetmeliğine, başvuru formuna ver diğer ayrıntılara <span style="color:#c0392b;"><em><strong><u>https://kosano.org.tr/cevre-odulleri/</u></strong></em></span> adresinden ulaşabilirsiniz. Çevre Ödülleri organizasyonuna katılım şartları ve organizasyon ile ilgili bilgiler yönetmelikte ayrıntılı olarak yer almaktadır.''</span></p>

<h2><em>çevre ödülleri - enerji ekonomisi </em></h2>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/post41691_69d9f246af2c8.jpg</image>
                                <category>İklim &amp; Çevre,Enerji Gündemi</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/kocaeli-sanayi-odasi-cevre-odulleri-basvurulari/41691</link>
                <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hobi bahçesi nedir? Tarım arazisine GES nasıl kurulacak? Tarım Arazileri Yönetmeliği!</title>
                                    <description>&#039;Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik&#039; yayınlandı. Yönetmelikle ilgili en önemli tartışma konusu, Hobi Bahçeleri oldu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3 itemprop="name">HOBİ BAHÇELERİ</h3>

<ul>
	<li itemprop="name"><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">'<span style="color:#c0392b;">Tarım Arazileri</span>nin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik' yayınlandı. Yönetmelikle ilgili en önemli tartışma konusu, Hobi Bahçeleri oldu. 'Hobi bahçelerinin yılıp-yıkılmayacağı ve nasıl inşa edileceği'' tartışmalar devam ederken; önemine binaen tartışmaların merkezinde yer alan  ''Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik'' metnini aynen yayınlıyoruz. </span></strong></em></li>
	<li itemprop="name"><em><strong><span style="background-color:#ecf0f1;"><span style="color:#c0392b;">Öte yandan</span>, aynı yönetmelik, GES (Güneş Enerjisi Snatrallleri'ni de yakından ilgilendiriyor. GES ayrıntıları için, haberin sonundaki doyaya tıklayın. </span></strong></em></li>
</ul>

<h2> </h2>

<h2>TARIM ARAZİLERİNİ KORUMA YÖNETMELİĞİ</h2>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h2 id="ctl00_ctl50_g_768e2efa_6a38_42c5_b34d_701565fd2a61_detaybaslik" itemprop="name">''Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik'' yayıNLANDI.</h2>
	</li>
	<li>
	<h2>TARIM VE ORMAN bAKANLIĞI</h2>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<p> </p>

<h2><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">Tarım ve Orman Bakanlığından:</span></strong></em></h2>

<h2>''TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASI VE KULLANILMASI HAKKINDA YÖNETMELİK''</h2>

<p> </p>

<p><span style="color:#c0392b;"><strong><em>BİRİNCİ BÖLÜM</em></strong></span></p>

<p><strong>Başlangıç Hükümler</strong></p>

<p><strong>Amaç ve kapsam</strong></p>

<p>MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda öngörülen toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, zorunlu hallerde amaç dışı kullanımına izin verilmesi, toprağın korunması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve uygulanması, toprak koruma kurulunun teşekkülü, görevleri, çalışma kuralları ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir.</p>

<p>(2) Bu Yönetmelik;</p>

<p>a) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu, 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında olan alanlar ile 5403 sayılı Kanunda belirtilen tarım dışı alanlar, onaylı köy/kırsal yerleşik alanı ve civarı ile yerleşik alanlar, imar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler hariç olmak üzere ilgili mevzuata uygun onaylı planlı alanlar, planın yürürlükte olması şartıyla, onaylı bir plana bağlı olarak arsa vasfı kazanmış parseller, ilk tesis kadastrosuyla tarım dışı vasıfla tanımlanmış veya arsa vasfı kazanmış yerler dışında kalan tarım arazilerini,</p>

<p>b) 26/1/1939 tarihli ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında olan alanları, 3573 sayılı Kanunda bulunmayan hükümler yönünden,</p>

<p>kapsar.</p>

<p>Dayanak</p>

<p>MADDE 2- (1) Bu Yönetmelik, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 7 nci, 12 nci, 13 üncü, 14 üncü, 21 inci ve 24 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<h2><span style="color:#c0392b;"><em><strong>Tanımlar</strong></em></span></h2>

<p>MADDE 3- (1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) <em><strong>Aile: Karı-koca ve birlikte oturan reşit olmayan çocuklar</strong></em>dan meydana gelen müesseseyi,</p>

<p>b)<em><strong> Arazi etüdü</strong></em>: Toprağın, çeşitli kullanımlar karşısındaki davranışlarını, potansiyel kullanımı ve sınırlandırmalarını belirlemek ve sınıflandırmak amacıyla; ulusal ve uluslararası sınıflandırma sistemleri dikkate alınarak morfolojik, fiziksel, kimyasal, biyolojik ve minerolojik özelliklerinin tespiti, haritalanması ve raporlanması için yapılan çalışmalar bütününü,</p>

<p>c)<em><strong> Bağ evi:</strong></em> Tarımsal faaliyetin yapılması için ihtiyaç duyulan ve tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan, doğal yapıyı bozmayacak şekilde inşa edilen yapıyı,</p>

<p>ç) Bakanlık: Tarım ve Orman Bakanlığını,</p>

<p>d) Genel Müdürlük: Tarım Reformu Genel Müdürlüğünü,</p>

<p>e) İl müdürlüğü: İl tarım ve orman müdürlüğünü,</p>

<p>f) İl müdürü: İl tarım ve orman müdürünü,</p>

<p>g) İlçe müdürlüğü: İlçe tarım ve orman müdürlüğünü,</p>

<p>ğ) Kamu yararı kararı: Bakanlıklarca yatırım programına alınmış yatırımlar veya insan, toplum ve çevre ilişkilerinde dengeyi bozucu nitelikte olmayan, ekonomik, ekolojik ve toplumsal kayıplar bakımından toplum aleyhine sonuçlar doğurmayan, kişiler ve toplum yararı birlikte gözetilerek faaliyet konusu ile ilgili Bakanlık tarafından alınan kararı,</p>

<p>h) Kanun: 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununu,</p>

<p>ı)<em><strong> Kırsal mahalle</strong></em>: Büyükşehir sınırları içinde yer alan ancak sosyo-ekonomik yapısı, kent merkezine olan uzaklığı, mevcut yapılaşma durumu ve belediye hizmetlerine erişebilirliği gibi hususlar çerçevesinde kırsal yerleşim özelliği taşıdığı tespit edilen mahalleyi,</p>

<p>i) Kurul: Toprak koruma kurulunu,</p>

<p>j) <em><strong>Mandıra</strong></em>: Büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılan yerlerde işletme içi veya dışında sadece süt sağım ve soğutma yapılan tesisleri,</p>

<p>k)<em><strong> Sera</strong></em>: İklime bağlı çevre koşullarının kısmen ya da tamamen kontrol altına alınarak, içerisinde kültür bitkileri ile bunların tohum, fide ve fidanlarının üretilmesi, yetiştirilmesi, uygun bir bitki gelişimi için ideal koşulların oluşturulması ve yıl boyunca üretim yapılması amaçlanan, kısmen ya da tamamen ışık geçirebilen bir malzeme ile kaplı, temel betonuna veya toprağa sabitlenmiş iskelet sistemi ile bağlantı elemanlarından oluşan, içinde hareket edilebilen yüksek sistemli ve teknolojinin kullanılabildiği kapalı ortam bitkisel üretim ünitelerini,</p>

<p>l)<em><strong> Tarım Arazileri Değerlendirme ve Bilgilendirme Sistemi (TAD Portal)</strong></em>: Tarımsal amaçlı ve tarım dışı amaçlı kullanılmak istenen arazilerin izinlendirme sürecinde; arazi ve toprak etüdü, değerlendirme, sorgulama ve arşivleme işlemlerinin yönetimini tek bir merkezden sağlayan otomasyon ve veri tabanı sistemini,</p>

<p>m) Tarımsal amaçlı entegre tesis: Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen yapıların dışında, tarımsal üretimden elde edilen ürünlerin birincil üretim aşamasından sonra, ürünlerin fiziksel ve/veya kimyasal işleme tabi tutulacağı tesisleri,</p>

<p>n) <em><strong>Tarımsal arazi kullanım bütünlüğü</strong></em>: Tarım dışı kullanım taleplerinde, tarım dışı kullanım talep edilen arazinin; planlı alana, karayoluna, köy/mahalle (kadastral yol hariç) yoluna veya tarım dışı alana sınırdaş olmamasını,</p>

<p>o) <em><strong>Un değirmeni</strong></em>: Sanayi niteliği taşımayan, geleneksel yöntemlerle tarım ürünlerinin ezilerek un elde edildiği yapıyı,</p>

<p>ö) <em><strong>Vaziyet planı</strong></em>: Projede yer alan inşaat alanı içerisindeki bütün varlıkların gösterildiği koordinatlı haritayı,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p><span style="color:#c0392b;"><strong>İKİNCİ BÖLÜM</strong></span></p>

<p><strong>Arazi Kullanım Taleplerinin Yapılması ve Arazi Kullanım Esasları</strong></p>

<p><strong>Tarımsal amaçlı yapılar</strong></p>

<p>MADDE 4- (1) Tarımsal amaçlı yapılar; toprak koruma ve sulamaya yönelik altyapı tesisleri, entegre nitelikte olmayan hayvancılık ve su ürünleri üretim ve muhafaza tesisleri ile zorunlu olarak tesis edilmesi gerekli olan müştemilatı, mandıra, üreticinin bitkisel üretime bağlı olarak elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyacağı yeterli boyut ve hacimde depolar, un değirmeni, tarım alet ve makinelerinin muhafazasında kullanılan sundurma ve çiftlik atölyeleri, seralar, tarımsal işletmede üretilen ürünün özelliği itibarıyla hasattan sonra iki saat içinde işlenmediği takdirde ürünün kalite ve besin değeri kaybolması söz konusu ise bu ürünlerin işlenmesi için kurulan tesisler ile Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen entegre nitelikte olmayan diğer tesislerdir.</p>

<p>(2) Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen entegre nitelikte olmayan diğer tesisler kapsamında; ipek böcekçiliği üretim alanı, at üretimi veya yetiştiriciliği yapılan hara, deve kuşu üretim tesisi, üreticinin bitkisel üretimden elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyduğu tarımsal amaçlı depo, solucan ve solucan gübresi üretim tesisi, yumru köklü bitkilerin yıkama tesisi, ilçe sınırları içinde üretilen hububat, çeltik, ceviz ve ayçiçeği ürünleri kurutma tesisi, islim ünitesi, muz sarartma ünitesi, hayvan içme suyu göleti, ürün işleme tesisleri hariç olmak üzere Ar-Ge konusunda yetkili olan kamu kurumuna sunulacak proje kapsamında tarımsal Ar-Ge olduğu belirtilen tesisler, fide ve fidan üretim tesisleri, tarımsal amaçlı teleferik, bağ evi, sahipsiz hayvan barınakları, tarımsal amaçlı yapının müştemilatı olarak çatı güneş enerjisi santrali (GES) ile sulama amaçlı GES tarımsal amaçlı yapı olarak kabul edilir.</p>

<p>(3) Birinci ve ikinci fıkralarda yer almayan ve tarımsal üretime katkı sunacağı değerlendirilen tesisler de Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı yapı olarak kabul edilebilir.</p>

<p>(4) Tarımsal amaçlı yapılarda, tarımsal arazi kullanım bütünlüğü aranmaz.</p>

<p>(5) Tarımsal amaçlı yapı taleplerinin değerlendirilmesinde Ek-1’deki kriterler esas alınır.</p>

<p>(6) Tarımsal amaçlı yapılarda izinlendirilen yapının, projesine uygun yapılması gerektiği tarımsal amaç dışında kullanılmaması, kamulaştırma dışında ifraz edilmemesi, arsaya dönüştürülmemesi ve amaç dışı kullanımının tespit edilmesi durumunda iznin iptal edileceği izinlendirme yazısında belirtilir, bu durum izinlendirilen vaziyet planı ile birlikte ruhsat merciine bildirilir.</p>

<p>(7) Tarımsal amaçlı yapı taleplerinde; talep sahibi tarafından Ek-7’de yer alan noter onaylı taahhütname, Ek-16’da yer alan proje teknik raporu, Ek-14’te yer alan tarımsal amaçlı GES taleplerinde noter onaylı taahhütname, Ek-17’de yer alan muvafakatname il müdürlüklerine gönderilir. Hayvancılık tesisi değerlendirmelerinde Ek-13’te yer alan hayvansal gübre depo kapasitesi hesaplama tablosu kullanılır.</p>

<p>Tarım arazilerinin amaç dışı kullanım talebi</p>

<p>MADDE 5- (1) Nazım imar, uygulama imar, ilave imar ve revizyon imar planları ile köy yerleşik alanı ve civarı, kırsal yerleşik alan ve kırsal yerleşme alanı gibi birden çok kişiyi ilgilendiren ve birden çok fonksiyonu içeren planlara yönelik çalışmalara başlanmadan önce, planlamayı yapacak kamu kurum/kuruluşları ve/veya plan yapma yetkisine sahip kamu kurum/kuruluşlarınca yetkilendirilen plan müellifleri tarafından, TAD Portal kullanılarak il müdürlüklerine başvurulur.</p>

<p>(2) Gerçek veya tüzel kişiler tarafından, tarım arazilerinin tarımsal veya tarım dışı amaçlı kullanım talepleri için, arazinin belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde olması durumunda belediyelere, belediye ve mücavir alan sınırları dışında olması durumunda ise il özel idarelerine veya diğer plan yapma yetkisine sahip kuruluşlara başvurulur. Bu başvurular ilgili kuruluşlar tarafından TAD Portal kullanılarak il müdürlüğüne intikal ettirilir.</p>

<p>(3) İl özel idaresi ile belediye başkanlıkları yetki alanındakiler hariç olmak üzere, petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, madencilik faaliyetleri, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrik iletim hatları ve plan zorunluluğu olmayan yatırımlar için gerçek veya tüzel kişiler tarafından yapılacak amaç dışı kullanım talepleri, TAD Portal üzerinden il müdürlüğüne intikal ettirilir. İrtifak alanlarının TAD Portala girişinin yapılması zorunlu değildir.</p>

<p>(4) Tarımsal veya tarım dışı amaçlı yapı başvuruları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilen plan müellifi gerçek ve tüzel kişiler tarafından il müdürlüğüne yapılabilir.</p>

<p>(5) Başvuruyu yapan gerçek ve tüzel kişilerin yetki belgelerini başvuru dosyaları ile birlikte sunması zorunludur.</p>

<p>(6) Tarım arazilerinin amaç dışı kullanım taleplerinde, sulama ve/veya toplulaştırma projeleri ile içme-kullanma suyu havzası yönünden sakınca bulunup bulunmadığı konusunda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ), il özel idaresi, belediye başkanlıkları görüşü, başvurunun yapıldığı idare veya başvuruyu yapan gerçek veya tüzel kişiler tarafından il müdürlüğüne iletilir.</p>

<p>Arazi etüt raporlarının hazırlanması ve sınıflandırılması</p>

<p>MADDE 6- (1) Tarım arazilerinin sınıflandırılması, amaç dışı kullanımın önlenmesi amacıyla Ek-2’de yer alan standartlara uygun olarak yapılır.</p>

<p>(2) Etüt raporları; Bakanlığın hizmet içi eğitiminden geçmiş en az iki ziraat mühendisi tarafından, Ek-3’teki formata uygun olarak arazinin sınıfı, kullanım şekilleri, diğer tarımsal özellikleri ile çevre arazilerle ilişkisi, veri tabanı ve mahallinde yapılan inceleme sonucunda TAD Portal üzerinden hazırlanır. Arazi etüt raporunda, birbirleri ile çelişkili ifadelere yer verilmez.</p>

<p>(3) Etüt raporunda, alternatif alan değerlendirmesi için tarımsal potansiyeli düşük alanlar belirlenir ve bu alanlar harita üzerinde gösterilir, tarımsal kullanım bütünlüğü aranan faaliyetler için tarımsal kullanım bütünlüğü 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (n) bendinde yer alan tanımdaki kriterler gözetilerek değerlendirilir, toprak koruma projesine ihtiyaç olup olmadığı açık olarak belirtilir, ihtiyaç duyulması halinde projede hangi tedbirlere yer verilmesi gerektiği, ihtiyaç duyulmaması halinde neden ihtiyaç duyulmadığı açıklanır. Etüt raporları ilgili şube müdürünce kontrol edilerek il müdürü tarafından onaylanır.</p>

<p>(4) Tarımsal kullanım bütünlüğünün bozulmaması için; mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve dikili tarım arazileri içerisinde, büyüklüğü 2 hektardan küçük olan lokal marjinal tarım arazileri, içerisinde bulunduğu sınıfla aynı kabul edilir. Marjinal tarım arazisi içerisinde kalmış veya sınırında tarım arazisi bulunmayan 2 hektardan küçük mutlak tarım arazileri veya özel ürün arazileri ile 0,5 hektardan küçük dikili tarım arazileri ve 0,3 hektardan küçük sera arazileri marjinal tarım arazisi olarak kabul edilir.</p>

<p>(5) Başvuru yapılan alanın, Hazineye ait taşınmazlar ile tescil harici alanlardan olması halinde; 4342 sayılı Kanun kapsamında görüş alındıktan sonra arazi incelemesi yapılarak Kanunun 3 üncü maddesinin (i) bendinde sayılan arazilerden olmaması durumunda, Ek-2’de yer alan standartlar esas alınarak arazi sınıfı belirlenir ve işlemlere devam edilir.</p>

<p>(6) Talep konusu arazinin doğal durumunun tamamının kazı, dolgu veya yapılaşma ile bozulması durumunda arazi etüdü, toprak ve topoğrafik özellikleri benzer olan komşu araziden ve Bakanlık veri tabanında yer alan etüt haritalarından yararlanılarak yapılır.</p>

<p>(7) Dekarında en az Ek-4’te yer alan tabloda cinsi ve sayısı yazılı ağaç, fidan veya kök bulunan çok yıllık ağaç, ağaççık ve çalı formunda bitkilerin bulunduğu yerler dikili tarım arazisi olarak kabul edilir. Yerel plantasyonlarda uzman kurum görüşü alınarak dikili normu belirlenebilir. Lavanta, korunga, yonca, çilek gibi otsu çok yıllık bitkiler dikili kabul edilmez.</p>

<p>(8) Ek-4’te yer alan tabloda belirtilen zeytin ağacı sayısı yalnızca arazinin dikili tarım arazisi tespiti için belirlenen sayıyı ifade eder ve 3573 sayılı Kanun kapsamındaki zeytinlik alanların belirlenmesinde dikkate alınmaz.</p>

<p>(9) İl veya ilçe müdürlüklerine başvuru yapılarak tapu kütüğünde dikili tarım arazisi vasfı kazanan araziler ile Bakanlık birimleri tarafından sınıfı dikili tarım arazisi olarak tespit edilen arazinin ağaç, ağaççık ve çalı türlerinin ekonomik ömrü tamamlanmadan toprak, topoğrafik özellikler, verim, doğal afet, hastalık veya diğer mücbir sebepler dışında beş yıl süre ile sınıfı değiştirilemez.</p>

<p>(10) Maden sahaları ve/veya güneş enerjisi santrali kurulacak alanın sınırları, koordinatları ile beraber TAD Portal girişi yapılarak, arazinin başvuru sahibine ait olmaması halinde arazi sahibi ile illiyet bağını gösteren belge alınarak arazinin sınıf tespiti yapılır.</p>

<p>Arazi etüt raporlarının değerlendirilmesi</p>

<p>MADDE 7- (1) Arazi incelemesi sonucu hazırlanan arazi etüt raporlarında; tarımsal arazi kullanım bütünlüğünün bozulduğunun tespit edilmesi durumunda, talep reddedilir ve Kurul gündemine alınmaz.</p>

<p>(2) Arazi toplulaştırma projesi bulunan alanlarda yapılan amaç dışı arazi kullanım taleplerinde, projenin başlamış ve devam ediyor olması halinde tapuya tescil işlemi tamamlanıncaya kadar proje açısından sakınca bulunup bulunmadığı konusunda ilgili kurum veya birim görüşü alınır. Görüşün olumsuz olması durumunda, etüt raporu düzenlenmeksizin, talep valilik tarafından reddedilir ve Kurul gündemine alınmaz.</p>

<p>(3) Tarım dışı amaçla kullanımı talepleri, planlı alanda alternatif alan bulunmaması, tarımsal kullanım bütünlüğünün bozulmaması, toplulaştırma projesi açısından ve/veya içme-kullanma suyu havzaları yönünden sakınca bulunmaması şartıyla Kurul gündemine alınır.</p>

<p>(4) Arazinin sulu/kuru değerlendirilmesinde, DSİ, il özel idaresi veya büyükşehir belediye başkanlığı ile tesisi işleten kurum/kuruluş/birlik/kooperatiften talep alanının fiilen sulanıp sulanmadığı sorulur.</p>

<p>(5) Tarım dışı alanlar arazi etüt raporu ile belirlenir. Bu alanlar için, ihtiyaç duyulması halinde toprak koruma projesi hazırlattırılarak Kanunun 13 üncü ve 14 üncü maddeleri kapsamında yapılacak işlem olmadığı ilgilisine doğrudan valilikçe bildirilir. Tarım dışı alanların sınırları çizilip TAD Portala işlenir.</p>

<p>(6) Maden sahası ve/veya güneş enerjisi santrali amaçlı arazi sınıf tespiti başvuruları için yapılan işlem yalnızca sınıf tespitidir. İlgili mevzuat kapsamında alınması gereken izinleri içermez. Arazi etüdü yapılan alanda madenin bulunması ve/veya güneş enerjisi santrali kurulması halinde, ilgili mevzuatı kapsamında izin alınması zorunludur. Sınıf tespitleri yapılan arazi ile ilgili ruhsat işlemlerine esas kurum görüşü verilirken belirlenen bu sınıf esas alınarak işlem tesis edilir.</p>

<p>(7) Güneş enerjisi santrali kurulacak alanın arazi sınıfının kuru marjinal tarım arazisi olması zorunlu olup, bu sınıf dışındaki arazilerdeki talepler hiçbir şekilde Kurul gündemine alınmaz. Hibrit santrallerde ana santrale ek olarak yapılacak güneş enerjisi santrali için izinlendirilecek alanın da kuru marjinal tarım arazisi olması zorunludur.</p>

<p>(8) Tarımsal amaçlı yapıların müştemilatı olan güneş enerji santrali talepleri ve sulama amaçlı güneş enerji santrali talepleri Ek-15’te yer alan güneş enerji santrali değerlendirme tablosu göz önüne alınarak değerlendirilir.</p>

<p>Kamu yararı kararı</p>

<p>MADDE 8- (1) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu veya Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından elektrik piyasasında üretim ve dağıtım faaliyetleri yatırımları için kamulaştırma işlemleri yapılmak üzere 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19 uncu maddesi kapsamında alınan kamu yararı kararı yerine geçen kararları, Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında değerlendirilir.</p>

<p>(2) Bakanlık görev alanına giren tarım dışı amaçlı kullanım taleplerinde kamu yararı kararı alınabilmesi için; il müdürlüğünün ilgili şube müdürlüğü tarafından Ek-5’te yer alan formata uygun olarak, kamu yararı kararı teknik raporu hazırlanır.</p>

<p>(3) Bakanlığın görev alanına giren, tarım dışı amaçlı kullanım taleplerinde; etüt raporu, Kurulun uygun görüşü ve il müdürlüğü tarafından hazırlanacak kamu yararı kararı teknik raporu ile birlikte talep dosyası Bakanlığa gönderilir ve yapılan değerlendirme sonucu uygun görülmesi halinde kamu yararı kararı Bakanlıkça alınabilir.</p>

<p>Alternatif alan ve tarımsal arazi kullanım bütünlüğü değerlendirmesi</p>

<p>MADDE 9- (1) Tarım arazileri, Kanunda belirtilen istisnalar hariç olmak üzere, arazi kullanım plânlarında belirtilen amaçları dışında kullanılamaz. Arazi kullanım planlaması yapılan alanlarda amaç dışı kullanımlara ayrılan yerler bulunması halinde, bu alanlar alternatif alan olarak değerlendirilir. Arazi kullanım planları, tüm fiziki planlamalara altlık oluşturması nedeniyle, onaylanmış arazi kullanım planlarında gösterilen arazi kullanım şekillerine uyulması ve diğer planlamaların buna göre yönlendirilmesi zorunludur.</p>

<p>(2) Arazi etüt raporunda tespit edilen alternatif alanların, talep edilen amaç doğrultusunda kullanılıp kullanılamayacağına veya bu alanların planlamaya uygun olup olamayacağına, planlama ihtiyaçları, arazinin tarımsal sınıflaması yanında deprem, taşkın, heyelan ve benzeri riskler ile kamu güvenliği, plan bütünlüğü, talep sahibi gerçek ve tüzel kişilerin planlayıcı kuruluşlardan alacağı belge veya talep sahibinin gerekçeleri de dikkate alınmak suretiyle Kurul tarafından değerlendirilerek karar verilir.</p>

<p>(3) Tarım dışı amaçlı arazi kullanım taleplerinde, alternatif alan kapsamında talebin, planlı alanlardan ve/veya köy yerleşik alanlarından karşılanıp karşılanamayacağı ve tarımsal potansiyeli daha düşük alanlardan karşılanıp karşılanamayacağı hususlarının araştırılması zorunludur. Alternatif alan araştırması, talebin yapıldığı köy veya kırsal mahalle idari sınırları içerisinde yapılır. İlçe merkezleri için yapılan başvurularda, başvurunun yapıldığı ilçe belediye başkanlığının yetki alanı sınırları içinde, büyükşehir olmayan illerde ise il belediye başkanlığı ve/veya il özel idaresinin yetki alanı içinde yapılır.</p>

<p>(4) Doğada bulunduğu yerlerin sınırlı olmasından dolayı alternatif alanının bulunmaması nedeniyle, 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununun 2 nci maddesinde sayılan I inci grup madenler haricindeki madenler, 3/6/2007 tarihli ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu kapsamındaki jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile 30/5/2013 tarihli ve 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu kapsamındaki petrollerin arama ve çıkarılması faaliyetleri için alternatif alan ve tarımsal arazi kullanım bütünlüğü bulunmadığı kabul edilir.</p>

<p>(5) Özellikleri ve kurulabilecekleri alanlar göz önüne alınarak, yenilenebilir enerji santralleri ve bunlara ait depolama tesisleri, yol, trafo, kök, şalt merkezi, iletim hattı tesisleri ile faaliyetin yerinde yapılma zorunluluğu bulunması nedeniyle enerji nakil hatları ile bu yatırımlara ait trafo, kök, şalt merkezi, iletim hattı tesisleri, su deposu, arıtma tesisi, içme suyu hattı talepleri için alternatif alan ve tarımsal arazi kullanım bütünlüğü bulunmadığı kabul edilir. Bu amaçla izinlendirilen alana sınır olan arazilerin tarım dışı amaçlı kullanım taleplerinde, tarımsal kullanım bütünlüğü değerlendirmesi yapılırken bu tesislerin varlığı dikkate alınmaz.</p>

<p>(6) Büyük ova koruma alanlarında yapılan tarım dışı amaçla kullanım başvurularında büyük ova koruma alanı dışında kalan alanlar alternatif alan sayılır. Tarım dışı amaçlı arazi kullanım talebinin büyük ova koruma alanı dışından karşılanamaması durumunda, alternatif alanlar öncelikle büyük ova sınırları içerisinde tarımsal üretim potansiyeli düşük alanlardan karşılanır.</p>

<p>(7) Tarımsal amaçlı yapılarda, talebin öncelikle ova sınırları dışındaki yatırımcıya ait arazilerden ve aynı ilçe sınırları içerinde kalan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinden karşılanması esastır. Alternatif alan araştırmasında hisseli parseller değerlendirmeye alınmaz.</p>

<p>(8) Teknik gerekçelerle alternatif alan bulunmadığının belirtilmesi halinde bu teknik gerekçelerin açıklanması zorunludur.</p>

<p><span style="color:#c0392b;"><strong>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</strong></span></p>

<p><strong>Toprak Koruma Kurulunun Teşekkülü, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları</strong></p>

<p><strong>Toprak koruma kurulunun teşekkülü</strong></p>

<p>MADDE 10- (1) Toprak koruma kurulu her ilde valinin başkanlığında;</p>

<p>a) Başkan yardımcılığı görevini de yürütmek üzere il müdürü,</p>

<p>b) Hazine ve Maliye Bakanlığının ildeki üst düzey temsilcisi,</p>

<p>c) İlde plân yapma yetki alanına göre; kamu kurum ve kuruluşlarından bir, büyükşehir olan illerde büyükşehir belediye başkanlığı, diğer illerde mücavir alan sınırı içerisinde il belediye başkanlığı, mücavir alan sınırı dışında ise il özel idare temsilciliğin bir ve üniversitelerin ilgili bölümlerinden bir üye olmak üzere toplam üç üye,</p>

<p>ç) Plânlama ve/veya toprak koruma konularında ulusal ölçekte faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarından birinin ildeki temsilcisi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) veya Türkiye Ziraat Odaları Birliği temsilcisi, Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu veya Ziraat Mühendisleri Odası temsilcisi olmak üzere sivil toplum kuruluşlarından vali tarafından belirlenecek toplam üç üye,</p>

<p>olmak üzere Ek-6’da yer alan listeye uygun en az dokuz üyeden oluşur.</p>

<p>(2) Kurulun gündeminde bulunan araziler özel kanunlarla koruma altına alınmış alanlar ve DSİ ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının proje alanı ilân edilen yerlerinden ise bu alanlarda uygulama yapan birimin yetkili temsilcisi de Kurula dâhil edilir.</p>

<p>(3) Kurulun sekretarya hizmetleri il müdürlüğü tarafından yürütülür.</p>

<p>Toprak koruma kurulunun görevleri</p>

<p>MADDE 11- (1) Kurulun görevleri aşağıda belirtilmiştir:</p>

<p>a) Tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanılmasına yönelik inceleme, değerlendirme ve izleme yapmak, ortaya çıkan olumsuzlukları belirlemek, toprağı korumak ve toprakla ilgili sorunları giderici önlemleri almak, geliştirmek, uygulanmasını sağlamak için görüş oluşturmak.</p>

<p>b) Arazi kullanımını gerektiren tüm girişimleri yönlendirmek, arazi özelliklerinin iyileştirilmesi, muhafaza ve geri kazanımına yönelik projeleri incelemek, uygun bulunması halinde onaylamak ve uygulanmasını takip etmek.</p>

<p>c) Toprak koruma önlemlerinin yerine getirilmesi sürecini yerel ölçekte izlemek, değerlendirmek ve çözümleyici öneriler geliştirmek, hazırlanacak tarımsal amaçlı plan ve projeler ile arazi kullanım plânları doğrultusunda, yerel ölçekli yıllık iş programları için görüş oluşturmak ve uygulamaya konulmasının takibini yapmak.</p>

<p>ç) Ülkesel, bölgesel veya yerel ölçekli plânlar arasındaki uyumu denetlemek.</p>

<p>d) Tarım arazilerinin kullanılması ile ilgili talepleri değerlendirmek, görüş oluşturmak ve ilgililerine aktarmak.</p>

<p>e) Gündeminde bulunan konularla ilgili ihtiyaç duyulması halinde yerinde inceleme yaparak karar oluşturmak.</p>

<p>f) Kanun kapsamında verilen diğer görevleri yapmak.</p>

<p>Toprak koruma kurulunun çalışma usul ve esasları</p>

<p>MADDE 12- (1) Toprak koruma kurulu aşağıdaki esaslar çerçevesinde çalışmalarını yürütür:</p>

<p>a) Kurul, Kanunda verilen görevleri yerine getirmek ve görüşülecek konu olması halinde kurul başkanınca belirlenen gündemi görüşmek üzere, ayda en az bir kez olağan, ihtiyaç duyulması halinde bir veya daha fazla olağanüstü toplanır. Kurulun gündeminde görüşülecek konu olmaması halinde Kurul toplanmaz, bu durum sekretarya tarafından karar defterine işlenir ve il müdürü tarafından onaylanır.</p>

<p>b) Kurul üyeleri; olağan toplantılarda, toplantıya çağrılmadan en az üç gün önce sekretarya tarafından gündem hakkında bilgilendirilir.</p>

<p>c) Kurulun üye tam sayısı ile toplanması esastır, ancak zorunluluk halinde en az altı üye ile toplanabilir. Kurul gündemindeki konular hakkındaki görüşün olumlu sayılması için, en az altı üyenin olumlu yönde oy kullanması gerekir.</p>

<p>ç) Toplantıda alınan kararlar, karar defterine işlenir veya elektronik ortamda hazırlanarak çıktısı alınır, alınan çıktı kurul defterine yapıştırılarak imzalanır ve muhafaza edilir.</p>

<p>d) Kurul kararlarında üyelerin temsil ettikleri kurumlar belirtilir ve toplantıya katılamayan üye için katılmadı ibaresi konulur, oy çokluğu ile alınan kararlarda, varsa karşı görüşlerin gerekçeleri/şerhleri belirtilir.</p>

<p>e) Kurulun kararlarına yapılan itirazlar sonucu Bakanlık tarafından yapılan incelemeye dayalı hazırlanan rapor veya talebi destekleyici nitelikte yeni bilgi ve belgenin sunulması halinde, kararlar Kurul tarafından yeniden değerlendirilir.</p>

<p>f) Tarım dışı amaçlı kullanım talebi, toplulaştırma projelerinin veya etüt raporunda çevre tarım arazilerindeki tarımsal kullanım bütünlüğünü bozacak durumda olması halinde Kurul gündemine alınmaz ve valilik tarafından doğrudan reddedilir.</p>

<p>g) Etüt raporunda tespit edilen alternatif alanlar Kurul tarafından değerlendirilir, alternatif olup olamayacağı gerekçesi açıklanarak karara bağlanır.</p>

<p>ğ) Büyük ova koruma alanı dışındaki tarımsal amaçlı yapılar ile arazi etüt raporunda tarımsal kullanım bütünlüğünü ve arazi toplulaştırma projesi bütünlüğünü bozmadığı tespit edilen kuru marjinal tarım arazileri için gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan tarım dışı amaçlı kullanım talepleri Kurul gündemine alınmaz, valilikler tarafından değerlendirilerek sonuçlandırılır.</p>

<p><span style="color:#c0392b;"><strong>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</strong></span></p>

<p><strong>Tarım Arazilerinin Tarımsal veya Tarım Dışı Amaçlarla Kullanım</strong></p>

<p><strong>Esasları ile Toprak Koruma Projelerinin Hazırlanması</strong></p>

<p><strong>Arazi kullanımının esası</strong></p>

<p>MADDE 13- (1) Tarım arazilerini kullananlar, toprağın ekolojik, bitkisel üretim, sosyo-ekonomik ve endüstriyel işlevlerinin tamamen, kısmen veya geçici olarak bozulmaması amacıyla Kanun ve ilgili mevzuatın öngördüğü tedbirleri almakla yükümlüdür.</p>

<p>(2) Planlayıcı kuruluşlar tarafından yapılan/yaptırılan nazım ve uygulama imar planlarında; tarımsal niteliği korunacak alan (TNKA) olarak ayrılan yerler izin alınmaksızın tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz, bu alanlarda hiçbir parsele arsa vasfı kazandırılamaz, ifraz edilemez, yol geçirilemez, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamaz ve plan değişikliğine gidilmesi durumunda Bakanlıktan izin alınması zorunludur. Bu hususlara uyulmaması halinde, Kanunun 21 inci maddesi hükümleri uygulanır.</p>

<p>Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlı kullanım taleplerinin değerlendirilmesi</p>

<p>MADDE 14- (1) Büyük ova koruma alanı dışındaki tarım dışı amaçlı kullanım taleplerinde; mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri, sulu tarım arazileri alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;</p>

<p>a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,</p>

<p>b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,</p>

<p>c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,</p>

<p>ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,</p>

<p>d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar,</p>

<p>e) Kamu yararı gözetilerek yol, altyapı ve üstyapı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,</p>

<p>f) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 6446 sayılı Kanun uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımlar,</p>

<p>g) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları için bu arazilerin amaç dışı kullanım talepleri,</p>

<p>için hazırlanacak/hazırlattırılacak toprak koruma projesine uyulması kaydıyla Bakanlık tarafından izin verilebilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.</p>

<p>(2) Tarımsal amaçlı yapılarla ilgili başvurular, il müdürlüğü tarafından incelenir ve bu tesislerin tarımsal amaçlı yapılardan olması ve hazırlanacak/hazırlattırılacak toprak koruma projesine uyulması şartı ile arazi niteliklerine ve sınıfına bakılmaksızın ve alternatif alan ve tarımsal kullanım bütünlüğü aranmaksızın projede öngörülen miktarda alana valilikçe izin verilebilir.</p>

<p>(3) Arazi sınıfı kuru marjinal olan tarım arazisi için; kamu kurumları tarafından yapılan nazım, uygulama, revizyon ve ilave imar planı, köy yerleşik alanı ve civarı, kırsal yerleşik alan ve kırsal yerleşme plan talepleri ve kamu yatırımı talepleri, Kurul görüşünün uygun olması halinde, kamu yararı kararı alınmaksızın değerlendirilmek üzere Bakanlığa iletilir. Gerçek veya tüzel kişilerin münferit taleplerinde ise, çevre arazilerdeki tarımsal kullanım bütünlüğünün bozulmaması ve hazırlanacak/hazırlattırılacak toprak koruma projesine uyulması şartıyla toprak koruma kurulunda görüşülmeksizin valilikler tarafından tarım dışı amaçla kullanım izni verilebilir.</p>

<p>(4) İmar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı amaçla kullanım izni verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz. Bu durum izinlendirme yazısında belirtilir.</p>

<p>(5) Jeotermal ve doğal mineralli su kuyuları ile içme veya sulama suyu arama faaliyetleri için; Kurulun uygun görmesi, toprak koruma projesine uyulması kaydıyla valilik tarafından bir yıla kadar geçici süre ile izin verilebilir. Bu süre gerekçeli talep doğrultusunda en fazla bir yıla kadar daha uzatılabilir. Arama sonucu kaynak bulunmaması durumunda arazinin eski haline getirilmesi için geri dönüşüm projesi hazırlatılır ve arazinin eski haline getirileceğine ve çevresinde yapılan tarımsal üretime olabilecek zararların tazmin edileceğine dair noter onaylı taahhütname alınır. Arama sonucu bulunan jeotermal kaynak ve doğal mineralli su kuyuları ile içme veya sulama suyu kuyuları için işletmeye geçilmesi halinde izinlendirme işlemleri bu madde kapsamında değerlendirilir.</p>

<p>Büyük ovalarda tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı</p>

<p>MADDE 15- (1) Büyük ova koruma alanı olarak belirlenen alanlarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;</p>

<p>a) Tarımsal amaçlı yapılar,</p>

<p>b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler,</p>

<p>için kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.</p>

<p>(2) 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuatına uygun gerekli izinler alındıktan sonra imar planı yapılarak onaylanan ve halen yürürlükte bulunan planlı alanlar ile il idare kurulları tarafından onaylanan köy yerleşik alanı sınırları içinde kalan yerler ve büyük ova koruma alanlarının ilanından önce Kanun kapsamında izin alınmış, diğer kurumlar tarafından işlemleri devam eden talepler bu madde kapsamında değerlendirilmez.</p>

<p>(3) İlgili idaresince imar planı kapsamında talep edilmiş, tarım dışı amaçlı kullanım izni verilmiş ancak plan onaylanmadan, büyük ova koruma alanları içinde kalan araziler ile ilgili yapılacak yeni talepler, birinci fıkra kapsamında değerlendirilir.</p>

<p>(4) Büyük ova koruma alanlarının ilanından önce işlemleri başlamış, ancak izin işlemleri sonuçlanmamış tüm talepler birinci fıkra kapsamında değerlendirilir.</p>

<p>(5) Amaç dışı kullanımı talep edilen arazinin, bir kısmının büyük ova koruma alanı içinde kalması halinde, her iki alan ayrı ayrı değerlendirilir ve ova dışında kalan alanın tüm arazi talebini karşılaması durumunda ova içinde kalan alanın alternatifi kabul edilir, arazi talebi ova dışında kalan kısımca karşılanamaması durumunda ova içinde kalan alanın en az etkileneceği şekilde işlem yapılır.</p>

<p>(6) Birden çok ilin idari sınırlarını kapsayan başvurularda, illerin kurulları tarafından talep ayrı ayrı değerlendirilerek Bakanlıkça sonuçlandırılır.</p>

<p>(7) Amaç dışı kullanım talebinin ilgili olduğu bakanlığın, yapılacak olan faaliyetle ilgili almış olduğu kamu yararı kararının Bakanlığa ulaşmasından sonra Bakanlığın aynı doğrultuda kamu yararı kararı vermesi halinde ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış sayılır.</p>

<p>(8) 3213 sayılı Kanun, 5686 sayılı Kanun ile 6491 sayılı Kanun kapsamındaki tabii kaynak arama faaliyetleri için; Kurulun uygun görmesi, toprak koruma projesine uyulması kaydıyla Bakanlık tarafından izin verilebilir. Arama sonucu kaynak bulunamaması durumunda arazinin eski haline getirilmesi için geri dönüşüm projesi hazırlatılır ve arazinin eski haline getirileceğine ve çevresinde yapılan tarımsal üretime olabilecek zararların tazmin edileceğine dair noter onaylı taahhütname alınır. Arama sonucu bulunan kaynak için işletmeye geçilmesi halinde izinlendirme işlemleri bu madde kapsamında değerlendirilir.</p>

<p>Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlı kullanımı ile ilgili genel hükümler</p>

<p>MADDE 16- (1) Büyük ova koruma alanı içinde veya dışındaki tarım dışı amaçlı kullanım taleplerinde;</p>

<p>a) Zeminde tarımsal faaliyetlerin devamına izin verilen, arazinin üst kullanımı ile ilgili; sabit tesisler hariç olmak üzere iletim hattı güzergâhında kalan araziler, tarım dışı amaçla izinlendirilmez.</p>

<p>b) 3213 sayılı Kanun, 5686 sayılı Kanun ile 6491 sayılı Kanun kapsamındaki tabii kaynakları arayanlar ve işletenler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde il müdürlüğü gözetiminde eski vasfına getirmeye yönelik Ek-8’de yer alan formata uygun taahhütname vermekle yükümlüdürler.</p>

<p>c) Çevre düzeni planlarına dayalı olarak, tarım dışı amaçlı kullanım izni verilmez. Bu plan taleplerinde, planlamalara altlık oluşturmak üzere, veri tabanında yer alan onaylanmış arazi kullanım planlaması (AKUP) haritası sayısal olarak bildirilir.</p>

<p>ç) 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girmesinden önce onaylanan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planlarının tarım dışı amaçlı kullanım izni bulunmadığından, bu planların nazım imar planı olarak onaylanması durumunda, bu plan içinde kalan alanlar için tarım dışı amaçlı kullanım izni alınması zorunludur.</p>

<p>(2) Arazi kullanımına ilişkin verilen izinler, iznin ilgili kuruma/kişiye tebliğinden itibaren iki yıl içerisinde; sera, bağ evi, maden ocağı, enerji nakil hattı gibi plan ve ruhsat zorunluluğu olmayanların onay işlemlerinin tamamlanmaması, tarım dışı amaçlı kullanımlarda planların onaylanmaması, tarımsal amaçlı izinlerde ise ruhsata bağlanmaması durumunda geçersiz kabul edilir. Bu alanlar için yeniden izin talep edilmesi durumunda, talep içeriğinin değişmemesi şartıyla, kurul görüşü alınması gereken taleplerde işlemlere kurul aşamasından devam edilir, kamu yararı kararı alınmış ise geçerli kabul edilir. Ancak arazinin yerinde kontrolü yapılarak yapılaşma, kazı veya dolgu ile doğal durumunun bozulduğunun tespiti halinde Kanunun 21 inci maddesindeki işlemler yürütülür.</p>

<p>(3) Yapılan başvurular ile ilgili eksik bilgi ve belgelerden; kamu kurumlarından alınacak belgeler altı ay içinde, diğer belgeler üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanmayan başvurular değerlendirmeye alınmaz ve ilgilisine iade edilir. Eksik belge tamamlandıktan sonra, mevzuatta meydana gelen değişiklikler de dikkate alınarak işlemlere kaldığı yerden devam edilir.</p>

<p>Toprak koruma projelerinin hazırlanması</p>

<p>MADDE 17- (1) Toprak koruma projeleri; toprağın, bulunduğu yerde doğal fonksiyonlarını sürdürebilmesinin sağlanması amacıyla korunması esası ile hazırlanır.</p>

<p>(2) Zorunlu olarak kazı veya dolgu gerektiren herhangi bir arazi kullanım faaliyeti sonucu veya yapılan faaliyete bağlı olarak çevresinde bulunan tarım arazilerinin toprak yapısının bozulması, drenajın engellenmesi ve buna bağlı olarak tuzlanma, alkalileşme, erozyon, heyelan ve benzeri nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulması halinde; araziyi kullananlar tarafından, 18/12/1991 tarihli ve 91/2526 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Ziraat Mühendislerinin Görev ve Yetkilerine İlişkin Tüzüğün yetki verdiği veya toprak koruma projesi hazırlama konusunda sertiﬁka almış en az bir ziraat mühendisi sorumluluğunda ilgili mühendislerce Ek-9’daki dispozisyona uygun olarak toprak koruma projesi hazırlanır, valilikçe uygun görülmesi halinde onaylanır ve uygulattırılır.</p>

<p>(3) Arazi etüdü sonucu hazırlanacak raporlarda; toprak koruma projesine ihtiyaç olup olmadığına karar verilir ve ihtiyaç olması halinde, projenin uygulanacağı alanın yeri, yapılacak tarım dışı faaliyetin niteliği, bu faaliyetten dolayı çevre arazilerde meydana gelecek muhtemel toprak kayıpları ve arazi bozulmaları ile bu olumsuzlukları giderecek tedbirlere yer verilir, projeler bu tedbirleri içerecek şekilde hazırlattırılır.</p>

<p>(4) Toprak koruma projeleri valilik veya Bakanlıkça, talebin uygun görülmesinden sonra talep sahibi tarafından hazırlanır veya hazırlattırılır.</p>

<p>(5) Sürdürülebilir toprak yönetimi kapsamında hazırlanacak olan projeler sekileme, çevirme, koruma duvarı veya bandı, bitkilendirme, arıtma, drenaj gibi imalat, inşaat ve diğer arazi bozulması ve toprak kayıplarını engelleyen fiziksel ve/veya kültürel tedbirleri içerir.</p>

<p>(6) Toprak koruma projelerinin hazırlatılmaması, yetersizliği veya zamanında gerekli tadilatların yapılmaması sonucu arazi tahribi veya toprak kayıpları olması halinde meydana gelecek zararlardan; proje hazırlanmasına gerek olmadığına karar verenler, proje hazırlanmış ise projeyi hazırlayan ve onaylayanlar sorumludur.</p>

<p>(7) Heyelan, sel ve rüzgâr gibi doğal olaylar sonucu meydana gelen toprak kayıplarını önlemek için valilikler toprak koruma projelerini hazırlatır, uygulamasını yapar veya yaptırır. Birden fazla ili ilgilendiren havza düzeyinde yapılacak toprak koruma projelerinin hazırlanması Bakanlık koordinasyonunda ilgili valilikler tarafından yapılır ve yürütülür.</p>

<p><span style="color:#c0392b;"><strong>BEŞİNCİ BÖLÜM</strong></span></p>

<p><strong>İtiraz, Etüdün Ücretlendirilmesi, Denetim ve İdari Yaptırımlar</strong></p>

<p><strong>İtiraz</strong></p>

<p>MADDE 18- (1) Bu Yönetmelik kapsamında verilen kararlara veya etüt raporu ile tespit edilen sınıflara bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtirazlar, kararın valilik tarafından tebliğ tarihini izleyen bir yıl içerisinde Bakanlığa iletilmek üzere valiliklere yapılır. Bakanlık, itirazları inceleyerek karara bağlar. Bu karar itiraz bakımından kesin olup gereği için valiliğe gönderilir.</p>

<p>(2) İtiraz sonucunda Bakanlıkça verilen olumsuz karar ile ilgili, olumsuzluk sebebini ortadan kaldıracak gerekçeli rapor veya kamu kurumlarından alınan belge sunulması durumunda, Bakanlıkça karara konu işlemler yeniden inceleme konusu yapılabilir.</p>

<p>(3) Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmede uygun görüş verilmeyen talepler ile ilgili, gerekçeli rapor veya kamu kurumlarından alınan belge sunulması durumunda, uygun görülmeyen talepler yeniden değerlendirilerek görüş oluşturulabilir.</p>

<p>Etüt ve incelemenin ücretlendirilmesi</p>

<p>MADDE 19- (1) Tarım arazilerinde sınıf tespiti ve/veya tarımsal amaçlı yapılar ve tarım dışı amaçlı kullanım izinleri kapsamında yapılacak etütler için, Bakanlıkça yılda bir kez olmak üzere tespit edilecek ücret genel bütçeye gelir kaydedilir.</p>

<p>(2) İtirazların yerinde incelenmesi için yatırılacak ücret, birinci fıkrada belirlenen ücretin iki katı olarak genel bütçeye gelir kaydedilir.</p>

<p>Denetim</p>

<p>MADDE 20- (1) Kanunun ve bu Yönetmeliğin uygulanmasında denetim görevini Bakanlık, valilikler veya kurullar yapar ya da yaptırır. Kanunda ve bu Yönetmelikte yer alan projeler ve izinlerle ilgili denetimler, verilen iznin onay işlemlerinin tamamlandığı, ruhsata bağlandığı veya planın onaylandığı tarihi takip eden yılın sonunda başlar ve ikinci yılın sonunda tamamlanarak sonucundan Bakanlık ve kurullara bilgi verilir.</p>

<p>(2) Uygulamada etüt, sınıflama, analiz gibi toprak ve arazi ile ilgili teknik konularda denetim görevini Bakanlık yapar veya yaptırır.</p>

<p>(3) Kurul üyesi kurum veya kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşları tespit ettikleri arazi bozulmaları ve toprak kayıpları ile ilgili faaliyetler hakkında valiliklere ihbarda bulunabilir. Valilikler konuyu inceler, sonucunu en geç bir ay içerisinde Bakanlığa ve ihbarı yapana bildirir.</p>

<p>(4) Yapılan denetimler, şikayetler ve resen yapılan kontroller sonucu aykırılık tespit edilmesi halinde; en geç yedi gün içinde, Bakanlığın veya valiliğin talebi üzerine, tapu müdürlüğüne yapılacak yazılı bildirim üzerine taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine “5403 sayılı Kanunun amacı dışında kullanılmıştır.” şeklinde belirtme yapılır. Aykırılığın giderildiğine dair Bakanlık veya valilik tarafından tapu müdürlüğüne bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki belirtme terkin edilmez.</p>

<p>(5) Tarımsal veya tarım dışı amaçlı kullanımların izinlendirme işlemi sonuçları ve verilen bu izinlerin sektörel dağılımı Ek-10’daki tablolara işlenerek, mart, haziran, eylül ve aralık ayları sonunda olmak üzere üçer aylık dönemler şeklinde, her dönemi takip eden ayın ilk on günü içerisinde Bakanlığa gönderilir.</p>

<p>İdari yaptırımlar</p>

<p>MADDE 21- (1) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlar hakkında Kanunun 21 inci maddesine göre idari yaptırım uygulanır.</p>

<p>(2) İdari para cezası kabahatin işlendiği tarih esas alınarak uygulanır.</p>

<p>(3) Kabahatin işlenme zamanının belirlenememesi halinde, tespit tarihi esas alınarak işlem tesis edilir.</p>

<p>Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma projelerine uyulmamasına ilişkin cezalar ve yükümlülükler</p>

<p>MADDE 22- (1) Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunludur.</p>

<p>(2) Tarımsal amaçlı yapılara ve tarım dışı arazi kullanımına izinsiz başlanılması veya alınan izne uygun kullanılmaması halinde;</p>

<p>a) Yapı inşaat halinde ise valilik işi tamamen durdurur, yapılan iş tamamlanmış ise kullanımına izin verilmez.</p>

<p>b) Valilikçe arazi sahibine veya araziyi bozana Kanunun 21 inci maddesindeki idari para cezaları uygulanır.</p>

<p>c) İdarî para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurularak Kanunun 13 üncü veya 14 üncü maddelerindeki izinlerin alınması şartıyla işin tamamlanmasına, bitmiş ise kullanımına izin verilebilir. Başvuru yapmayanlara veya izin talepleri uygun görülmeyenlere, izinsiz bütün yapılarını yıkması ve araziyi tarımsal üretime uygun hale getirmesi için iki ay süre verilir. Verilen süre içinde izinsiz yapıların yıkılmadığı ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmediğinin tespit edilmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur ve Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır.</p>

<p>ç) İzinsiz bütün yapıların yıkılması ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi gerektiği belediyelere veya il özel idarelerine bildirilir. İlgili belediye veya il özel idaresi, bir ay içinde yıkımı yapar veya yaptırır, arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesini sağlar. Yapılan masraflar Bakanlıkça karşılanır.</p>

<p>(3) Toprak koruma projelerine aykırı hareket edilmesi halinde;</p>

<p>a) Kanunun 21 inci maddesindeki idari para cezaları uygulanır ve projeye uygunluk sağlanması için azami iki ay süre verilir.</p>

<p>b) Verilen iki aylık sürenin sonunda aykırı kullanımların devam etmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur, verilen kullanım izni iptal edilir ve Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin birinci cümlesinde belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır.</p>

<p>c) İzinsiz bütün yapıların yıkılması ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi gerektiği belediyelere veya il özel idarelerine bildirilir. İlgili belediye veya il özel idaresi bir ay içinde yıkımı yapar veya yaptırır, arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesini sağlar. Yapılan masraflar Bakanlıkça karşılanır.</p>

<p>(4) Bakanlık birimleri, arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yapılan yıkım ve temizleme masraflarını, sorumlulardan genel hükümlere göre tahsil eder.</p>

<p>(5) Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Arazi tarımsal üretime uygun hale getirilir. Masraflara ait fatura/faturalar ödenmek üzere yıkımı yapmayan belediye veya il özel idaresine gönderilir. Yıkım ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilme masrafları %100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı veya İller Bankası Anonim Şirketi tarafından belediye veya il özel idaresinin 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere takip eden ayın sonuna kadar Bakanlık merkez muhasebe birimi hesabına aktarılır.</p>

<p>(6) Yıkım işlemleri, 13/10/2021 tarihli ve 31627 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre gerçekleştirilir.</p>

<p>(7) Tarım arazilerini, tescili mümkün olmayan fiili hisseler oluşturarak arazinin hisselere tekabül ettiği kabul edilen kısımlarının zilyetliğini, bir özel hukuk tüzel kişisinin faaliyeti kapsamında bu tüzel kişiyle üyelik veya ortaklık ilişkisi kurarak devretmek veya bu işlere aracılık etmek suretiyle arazinin bütünlüğünün bozulmasına ve amacı dışında kullanılmasına sebebiyet verenler hakkında Kanunun 21 inci maddesi uyarınca ilgili Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Ayrıca bu tüzel kişi hakkında, arazinin sınıfına göre Kanunun 21 inci maddesi uyarınca idari para cezası uygulanır.</p>

<p><span style="color:#c0392b;"><strong>ALTINCI BÖLÜM</strong></span></p>

<p><strong>Çeşitli ve Son Hükümler</strong></p>

<p><strong>Yetki ve sorumluluk</strong></p>

<p>MADDE 23- (1) Bu Yönetmelikte yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından Ek-11, Ek-12’de yer alan tutanağa uygun olarak verilir.</p>

<p>(2) Kanunun 19 uncu, 20 nci ve 21 inci maddelerinin uygulanmasında kusurlu bulunan sorumlular hakkında, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine yönelik hükümleri uyarınca cezalandırılmaları amacıyla ilgili Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.</p>

<p>(3) Bu Yönetmelik kapsamında ihtiyaç duyulan hallerde tapu kütüğünün beyanlar hanesine belirtme yapılmasına, Bakanlık yetkilidir.</p>

<p>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</p>

<p>MADDE 24- (1) 9/12/2017 tarihli ve 30265 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p>Yürürlük</p>

<p>MADDE 25- (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p>Yürütme</p>

<p>MADDE 26- (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Tarım ve Orman Bakanı yürütür.</p>

<p> </p>

<h2>HOBİ BAHÇESİ NEDİR (BAĞ EVİ NEDİR?)</h2>

<blockquote>
<p><span style="color:#c0392b;"><em><strong><span style="background-color:#ecf0f1;">Bağ evi:</span></strong></em></span><span style="background-color:#ecf0f1;"> ''Tarımsal faaliyetin yapılması için ihtiyaç duyulan ve tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan, doğal yapıyı bozmayacak şekilde inşa edilen yapı.''</span></p>
</blockquote>

<p><img alt="Hobi bahçesi nedir? Tarım Arazilerini Koruma Yönetmeliği!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/tarim-ve-orman-bakanligi-69d7880a038c5.jpg" width="1200" /></p>

<ul>
	<li>
	<h3><em>Bağ evi kriterler nelerdir?</em></h3>
	</li>
	<li>
	<h3><em>Hobi bahçesi (Bağ evi) nedir?</em></h3>
	</li>
	<li>
	<h3><em>Tarım arazilerine GES nasıl kurulur?</em></h3>
	</li>
	<li>
	<h3><em>Hobi bahçesi - bağ evi dilekçe örnekleri?</em></h3>
	</li>
</ul>

<h3><em><span style="background-color:#f1c40f;">TARIMSAL AMAÇLI YAPILARIN KRİTERLERİ için linke tıklayın!</span></em></h3>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h2><strong><span style="font-size:26px;"><a href="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/04/pdf-dosyasi-hI16rRRjHq.pdf" target="_blank"><span style="color:#c0392b;">tıklayın</span></a></span></strong></h2>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="Hobi bahçesi nedir? Tarım Arazilerini Koruma Yönetmeliği!" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/03/resmi-gazete-69ade45a02a98.jpg" width="1200" /></p>

<p><em>hobi bahçeleri - enerji ekonomisi</em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.enerjiekonomisi.com/images/media/2026/04/hobi-bahcesi-nedir-tarim-arazilerini-koruma-yonetmeligi_69d787f59cb44.jpg</image>
                                <category>Güneş &amp; GES,İklim &amp; Çevre</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/hobi-bahcesi-nedir-tarim-arazilerini-koruma-yonetmeligi/41655</link>
                <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
