<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Enerji Ekonomisi | Enerji Haberleri - Enerji TV - Enerji &amp; Ekonomi Raporları</title>
        <description>Enerji Haberleri - Enerji Şirketleri - Elektrikli Otolar - Akaryakıt, Doğal Gaz, Petrol, Elektrik Fiyatları - Yenilenebilir - Enerji Enerji Finansmanı</description>
        <link>https://www.enerjiekonomisi.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 18:31:11 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>NextEra Energy ve Dominion Energy  119 milyar $&#039;lık birleşme</title>
                                    <description>ABD&#039;li enerji şirketleri NextEra Energy ile Dominion Energy arasında planlanan 119 milyar dolarlık birleşme  önemli örneklerinden biri.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>‘2026 Yıl Ortası Birleşme ve Satın Alma (M&A) Raporu'</h3>

<ul>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;"><strong>Bain & Company</strong> tarafından yayımlanan ‘2026 Yıl Ortası Birleşme ve Satın Alma (M&A) 2026’ raporuna göre, 2026’nın ilk beş ayında küresel birleşme ve satın alma hacmi yüzde 41 artışla 2,4 trilyon dolara ulaştı. Mevcut ivmenin korunması halinde yıl sonunda 5,3 trilyon doları aşması beklenen pazar, yalnızca 2020’deki 5,6 trilyon dolarlık rekorun gerisinde kalabilir.</span></em></li>
</ul>

<blockquote>
<h3>Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar!</h3>
</blockquote>

<p>Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin ‘2026 Yıl Ortası Birleşme ve Satın Alma (M&A) 2026’ raporuna göre şirketlerin stratejik dönüşüm ihtiyacı ve mega satın almalardaki sıçrama, M&A piyasasını tarihinin en güçlü dönemlerinden birine taşıyor. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 yükselerek küresel M&A piyasasında yeni bir büyüme dönemine işaret ediyor.</p>

<h3>Küresel birleşme ve satın almalar</h3>

<p>Küresel birleşme ve satın alma (M&A) pazarında geçtiğimiz yıl başlayan güçlü toparlanma, kalıcı bir yükseliş trendine dönüşüyor. Rapora göre, 2025’te yüzde 40 artışla 4,9 trilyon dolara ulaşarak tarihindeki en yüksek ikinci seviyeyi gören pazar, 2026’nın ilk beş ayında da ivmesini korudu. İşlem hacmi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 artarak 2,4 trilyon dolara yükseldi. Mevcut hızın sürmesi halinde yıl sonunda toplam hacmin 5,3 trilyon doları aşması ve 2026’nın, 2020 rekorunun ardından tarihin en güçlü ikinci yılı olarak kayda geçmesi bekleniyor.</p>

<h3>Bain & Company</h3>

<p>Bain & Company'ye göre bu büyümenin arkasında, farklı sektörlere ve bölgelere yayılan güçlü bir stratejik dönüşüm dalgası bulunuyor. Hızla değişen rekabet ortamında şirketler, büyüme, dayanıklılık ve rekabet güçlerini artırabilmek için birleşme ve satın almaları yeniden temel stratejik araçlardan biri olarak konumlandırıyor. Yapay zekâ odaklı ekonomiye geçişin hız kazanması, ekonomik büyümedeki yavaşlama, enflasyonist baskılar ve küresel ticarette artan jeopolitik belirsizlikler de şirketleri ölçek ekonomisi sağlayacak ve operasyonel verimliliklerini artıracak stratejik satın almalara yönlendiriyor. Ancak Bain, sermaye kullanımında önceliklerin giderek daha fazla rekabet ettiği bu dönemde, şirketlerin gündemine giren her satın alma işleminin ölçülebilir değer yaratması ve iş performansına somut katkı sunması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Öte yandan Bain, özellikle büyük ölçekli satın almalara imza atan şirketlerin yeni bir “kazanan paradoksu” ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Şirketler bir yandan daha büyük ölçek ve dayanıklılık kazanmak amacıyla satın almalar gerçekleştirirken, diğer yandan yapay zekâ dönüşümünü de eş zamanlı yürütmek zorunda kalıyor. Bu durum yöneticileri, iki büyük dönüşüm programını aynı anda nasıl yönetecekleri sorusuna yanıt aramaya zorlarken, bu dönüşümleri ertelemenin de artık mümkün olmadığını gösteriyor.</p>

<ul>
	<li><em><strong><span style="background-color:#ecf0f1;">Bain & Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar</span></strong><span style="background-color:#ecf0f1;">, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılında başlayan güçlü M&A toparlanması geçici bir yükseliş değildi. Bu eğilimi besleyen stratejik gerekçeler bugün daha da güçlenmiş durumda. Şirketler hızla değişen dünyada ihtiyaç duydukları ölçeği ve yetkinlikleri kazanabilmek için cesur satın almalara yöneliyor. Ancak yapay zekâ yatırımlarının hızlanması yeni bir paradoks yaratıyor. Büyük ve karmaşık işlemleri başarıyla tamamlamak hiç olmadığı kadar zorlaştı; buna karşın doğru yönetildiğinde en büyük değer yaratma fırsatını da yine bu işlemler sunuyor.”</span></em></li>
</ul>

<h2>OpenAI</h2>

<ul>
	<li><em><strong>Sektörler ve bölgeler genelinde güçlü büyüme</strong></em></li>
</ul>

<p>Rapora göre stratejik birleşme ve satın alma işlemlerinin toplam değeri yılın ilk bölümünde yüzde 36 artarken, şirket değerleme çarpanları medyan bazda 11,6 FAVÖK seviyesinde yatay seyretti. İşlem sayısı ise yalnızca yüzde 2 yükseldi. Enerji ve doğal kaynaklar, sanayi ile sağlık ve yaşam bilimleri sektörleri işlem hacmindeki büyümeye en yüksek katkıyı sağladı. Finansal yatırımcıların gerçekleştirdiği işlemler yüzde 9 gerilerken, girişim sermayesi ve kurumsal girişim sermayesi yatırımlarının toplam değeri yüzde 206 artış gösterdi. Bu artışta <strong>OpenAI</strong>'ın 122 milyar dolarlık yatırım turu önemli rol oynadı. Mega satın almalar da büyümenin ana itici gücü olmayı sürdürdü. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 arttı. İşlemlerde hisse ve nakit kombinasyonunun payı tarihi zirve olan yüzde 35'e yükselirken, tamamen nakit finansmanlı işlemlerin payı döngüsel olarak en düşük seviyelerden biri olan yüzde 55'e geriledi.</p>

<p>Bölgesel bazda ise Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesi küresel M&A faaliyetlerinin en hareketli merkezlerinden biri haline geldi. Bölgedeki mega satın almalar sayesinde işlem hacmi mayıs sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 77 arttı. Avrupa şirketleri hem kendi ülkelerinde konsolidasyonu güçlendirecek hem de bölgesel ve küresel ölçekte rekabet avantajı sağlayacak işlemlere imza attı.</p>

<h3>NextEra Energy - Dominion Energy</h3>

<ul>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;">Rapora göre yapay zekânın birleşme ve satın alma süreçlerine etkisi artık teknoloji sektörünün çok ötesine taşınmış durumda. ABD'li enerji şirketleri </span><strong><span style="background-color:#ecf0f1;">NextEra Energy</span></strong><span style="background-color:#ecf0f1;"> ile </span><strong><span style="background-color:#ecf0f1;">Dominion Energy</span></strong><span style="background-color:#ecf0f1;"> arasında planlanan 119 milyar dolarlık birleşme bunun önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Artan veri merkezi yatırımları nedeniyle yükselen enerji talebi, şirketleri daha büyük ölçekli enerji altyapıları oluşturmaya yönlendiriyor. Bain'e göre CFO'lar ve üst düzey yöneticiler için asıl soru, büyük ölçekli entegrasyon süreçlerini yürütürken yapay zekâ dönüşümünü de aynı anda nasıl gerçekleştirecekleri. </span></em></li>
</ul>

<p>Raporda, başarılı şirketlerin uzun vadeli sermaye planlarını hem M&A odaklı büyüme stratejilerini hem de yapay zekâ destekli iş süreçleri ve iş gücü dönüşümü yatırımlarını kapsayacak şekilde birlikte planlamaları gerektiği belirtiliyor. Rapor ayrıca beklemenin artık bir seçenek olmadığını vurguluyor. Bain verilerine göre büyük ölçekli birleşmelerde iki şirketin tam entegrasyonu çoğu zaman 36 ayı aşarken, 10 milyar doların üzerindeki işlemlerde anlaşmanın duyurulmasından kapanışına kadar yaklaşık yedi ay, beklenen maliyet sinerjilerinin büyük bölümünün hayata geçirilmesi ise ilave 24-36 ay sürüyor.  Bu nedenle entegrasyon süreçlerinin aynı zamanda yapay zekâ dönüşümünü hızlandıracak kritik fırsatlar olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Bain'e göre bu yeni “kazanan paradoksu”, aynı zamanda önemli bir değer yaratma fırsatı da sunuyor. Yapay zekâ kullanan entegrasyon ekipleri, maliyet sinerjisi fırsatlarını geleneksel yöntemlere kıyasla iki ila üç kat daha hızlı tespit edebiliyor ve çok daha iddialı hedefler belirleyebiliyor.</p>

<ul>
	<li><em>Raporla ilgili değerlendirmesinde, <strong>Bain & Company Türkiye Ortaklarından Armando Guastella </strong>ise şöyle<strong> </strong>konuştu: “Entegrasyon süreçleri her zaman hem risk hem fırsat barındırıyordu. Yapay zekâ ise bu iki unsuru da çok daha kritik hale getiriyor. Başarılı şirketler, satın alma işlemlerini yapay zekâ dönüşümlerini hızlandıracak stratejik bir fırsat olarak değerlendirenler olacak.”</em></li>
</ul>

<h3><img alt="Görsel" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="221" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/07/kuresel-birlesmeler-6a4bc9c9e140f.jpg" width="806" /></h3>

<h3><em>enerji ekonomis </em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/07/nextera-energy-ve-dominion-energy-119-milyar-lik-birlesme_6a4bca1563ca9.jpg</image>
                                <category>Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/nextera-energy-ve-dominion-energy-119-milyar-lik-birlesme/42911</link>
                <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 07:10:40 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>TCMB yeni analizi &#039;Jeopolitik gelişmeler ve enerji ithalatı&#039;</title>
                                    <description>Merkez Bankası, &#039;&#039;jeopolitik gelişmelere ve enerji ithalatındaki belirgin artışa rağmen ihracatın güçlü seyretmesi ve dış ticaret dengesi&#039;&#039; inceledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>Merkez Bankası</h2>

<ul>
	<li><strong>TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası):</strong> ''jeopolitik gelişmelere ve enerji ithalatındaki belirgin artışa rağmen ihracatın güçlü seyretmesi ve dış ticaret dengesinin iyileşmesinin arkasındaki dinamikleri inceliyoruz.''</li>
</ul>

<p> </p>

<p> </p>

<blockquote>
<h3><span style="font-size:16px;"><strong>Yasemin Barlas</strong> (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Kıdemli Ekonomist) ve <strong>Şebnem Oğuz </strong>(Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Başuzman) hazırladı.Jeopolitik Gelişmeler Dış Ticareti Nasıl Şekillendirdi?</span></h3>
</blockquote>

<h3 dir="ltr">Jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatları</h3>

<p dir="ltr">''Jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatları ve küresel tedarik zincirleri kanallarıyla dış ticaret dengesi üzerinde baskı oluşturabiliyor. Bu nedenle, 2026 yılı şubat ayı sonunda başlayan ABD/İsrail-İran savaşının da Türkiye’nin dış ticaret görünümünü zayıflatması bekleniyordu. Ancak ikinci çeyrek verileri farklı bir tablo ortaya koydu. Enerji ithalatındaki belirgin artışa rağmen ihracat güçlü seyretti ve dış ticaret dengesi iyileşti (Grafik 1). Peki, bu iyileşmenin arkasında hangi dinamikler etkili oldu? Bu yazıda bu sorunun cevabını inceliyoruz.</p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="720" src="https://tcmbblog.org/wps/wcm/connect/d11c262f-49ef-4aa6-b076-a657fa83176b/1/Grafik1.PNG?MOD=AJPERES" title="" width="1280" /></p>

<h2 dir="ltr">Savaş ve enerji piyasaları</h2>

<p dir="ltr">Savaşın en hızlı yansıması enerji piyasalarında görüldü. Küresel piyasalarda enerji fiyatlarının ikinci çeyrek ortalamalarına baktığımızda, Brent petrolde yıllık bazda yüzde 55,2, doğal gazda ise yüzde 28,2 oranında yükseliş yaşandı. Buna paralel olarak, takvim etkilerinden arındırılmış enerji ithalatı yıllık bazda yüzde 32,4 arttı. Söz konusu artışta enerji ithalatının kompozisyonuna ek olarak mevcut tedarik anlaşmaları, spot fiyattan alımların oranı ve tedarik süreleri de rol oynuyor. Dolayısıyla son dönemde fiyatlarda başlayan normalleşme enerji ithalatındaki artışların yavaşlayacağına işaret etse de fiyat gelişmelerinin gecikmeli etkileri nedeniyle kısa vadede enerji ithalatı üzerindeki yukarı yönlü riskler tamamen ortadan kalkmış değil.</p>

<p dir="ltr">İlk bakışta bu görünüm, enerji ithalatındaki artışın dış ticaret dengesini de bozacağı izlenimi veriyor. Ancak enerji fiyatları dış dengeyi tek başına belirlemiyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış denge üzerindeki etkisini daha sağlıklı değerlendirebilmek için tarihsel ilişkilere bakmak faydalı oluyor. Enerji fiyatları ile net enerji ithalatı arasında güçlü bir ilişki bulunmasına karşın, aynı ilişki cari işlemler dengesi için geçerli değil (Grafik 2 ve Grafik 3). Bunun temel nedeni, cari dengenin yalnızca enerji faturasıyla değil, ihracat performansı, hizmet gelirleri ve iç talep gibi birçok unsur tarafından şekillenmesi. Nitekim Rusya-Ukrayna savaşının yaşandığı 2022 yılında enerji maliyetlerindeki artış dış denge üzerinde tarihsel ilişkinin ima ettiğinden çok daha belirgin bir baskı oluştururken, mevcut dönemde farklı bir görünüm ortaya çıktı. </p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="720" src="https://tcmbblog.org/wps/wcm/connect/d11c262f-49ef-4aa6-b076-a657fa83176b/2/Grafik2.PNG?MOD=AJPERES" title="" width="1280" /></p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="720" src="https://tcmbblog.org/wps/wcm/connect/d11c262f-49ef-4aa6-b076-a657fa83176b/3/Grafik3.PNG?MOD=AJPERES" title="" width="1280" /></p>

<h2 dir="ltr">Orta Doğu ülkeleri</h2>

<p dir="ltr">Bu farklılaşmanın temel nedeni ihracat tarafında yaşandı. Enerji tarafındaki olumsuz görünüme rağmen ikinci çeyrekte ihracat hem yıllık hem de çeyreklik bazda güçlü bir artış gösterdi (Grafik 4). Savaşın başlamasının hemen ardından mart ayında Orta Doğu ülkelerine yapılan ihracatta keskin bir düşüş yaşansa da ikinci çeyrekte bölgeye yapılan ihracatta toparlanma görüldü (Grafik 5). İhracatın bu dönemde hızlanmasında küresel tedarik zincirlerinde jeopolitik gelişmeler nedeniyle yaşanan yeniden yönlenme rol oynadı. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte Uzak Doğu’dan yapılan sevkiyatlarda ortaya çıkan belirsizlikler, uzayan teslim süreleri ile artan navlun ve sigorta maliyetleri talebin Türkiye’ye kaymasında etkili unsurlar oldu. Firma görüşmeleri, bu dönemdeki talep artışının özellikle Avrupa kaynaklı ve ihtiyati alım niteliğinde olduğuna, bununla birlikte ilk etapta firmalarca geçici nitelikte algılandığına işaret etmekte. İhtiyati alımlar ve öne çekilen talep etkisi kimyasal ürünler ve ana metal sektörlerinde; tedarikçi çeşitlendirme eğilimi ise giyim ve tekstil sektörlerinde ihracatı destekliyor. </p>

<p dir="ltr"><img alt="" src="https://tcmbblog.org/wps/wcm/connect/d11c262f-49ef-4aa6-b076-a657fa83176b/4/Grafik4.PNG?MOD=AJPERES" title="" /></p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="720" src="https://tcmbblog.org/wps/wcm/connect/d11c262f-49ef-4aa6-b076-a657fa83176b/5/Grafik5.PNG?MOD=AJPERES" title="" width="1280" /></p>

<h2 dir="ltr">İhracat</h2>

<p dir="ltr">İhracatın güçlü seyretmesinde etkili olan bir unsur da savunma sanayinin ihracata artan desteği oldu. Son yıllarda savunma sanayinde gerçekleştirilen kapasite ve teknoloji yatırımları yüksek katma değerli üretimin ihracata katkısını artırdı. Son dört yılda savunma sanayinin toplam ihracattaki payı yaklaşık 2,3 puan artarak yüzde 4’e ulaştı. Bununla birlikte, mevcut jeopolitik gelişmelerin bu sektöre yönelik talebi güçlendirmesi de söz konusu yapısal dönüşümün etkisini daha görünür hâle getirdi.</p>

<p dir="ltr">Dış ticaret dengesindeki iyileşmenin diğer ayağını ise ithalatın kompozisyonu oluşturdu. İkinci çeyrekte ithalattaki artışın tamamı enerji kaynaklı gerçekleşirken, enerji hariç ithalat geriledi (Grafik 6). Öte yandan mal grubu bazında baktığımızda, ara malları ithalatı altın ve enerji hariç olarak seviyesini korurken, yatırım ve tüketim malları ithalatında gerileme görüyoruz (Grafik 7). Bu görünüm iç talebin süregelen zayıf seyri ve ikinci çeyrekteki olumlu ihracat siparişi beklentileriyle uyumlu.</p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="720" src="https://tcmbblog.org/wps/wcm/connect/d11c262f-49ef-4aa6-b076-a657fa83176b/6/Grafik6.PNG?MOD=AJPERES" title="" width="1280" /></p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="720" src="https://tcmbblog.org/wps/wcm/connect/d11c262f-49ef-4aa6-b076-a657fa83176b/7/Grafik7.PNG?MOD=AJPERES" title="" width="1280" /></p>

<h2 dir="ltr">kredi kartı harcamaları</h2>

<p dir="ltr">Nitekim kredi kartı harcamaları gibi iç talebe ilişkin yüksek frekanslı verilerde gördüğümüz zayıf seyir, tüketim malı ithalatı talebindeki yavaşlama ile de teyit ediliyor (Grafik 8). Öte yandan, Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri de ikinci çeyrekte üretim gerilerken, ihracat talebine ilişkin beklentilerin arttığına işaret ediyor (Grafik 9). Bu bağlamda, son dönemdeki ara malları ithalat talebini gerek dış talepte yeniden yönlenme eğiliminin, gerekse jeopolitik gelişmelerin yansıması olarak fiyatlarda gözlenen artışın şekillendirdiğini söylemek mümkün. </p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="720" src="https://tcmbblog.org/wps/wcm/connect/d11c262f-49ef-4aa6-b076-a657fa83176b/8/Grafik8.PNG?MOD=AJPERES" title="" width="1280" /></p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="720" src="https://tcmbblog.org/wps/wcm/connect/d11c262f-49ef-4aa6-b076-a657fa83176b/9/Grafik9.PNG?MOD=AJPERES" title="" width="1280" /></p>

<h2 dir="ltr">Enerji fiyatları</h2>

<p dir="ltr">Özetle, ikinci çeyrekte enerji fiyatlarındaki yükselişin dış ticaret dengesi üzerindeki olumsuz etkisi, ihracattaki güçlü seyir sayesinde önemli ölçüde dengelendi. Öte yandan, sıkı para politikası etkisiyle devam eden iç talepteki zayıf görünüm de ithalat kompozisyonunu değiştirerek dış ticaret dengesindeki iyileşmeye destek verdi. Bu gelişmeler, jeopolitik risklerin azalmasıyla enerji fiyatlarında başlayan normalleşme ile beraber düşünüldüğünde, savaşın cari açık üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü risklerin önceki aylara kıyasla azaldığını değerlendiriyoruz.''</p>

<p dir="ltr"> </p>

<ul dir="ltr">
	<li>
	<h3><em><strong><span style="font-size:16px;"><span style="background-color:#f1c40f;">''Brent petrolde yıllık bazda yüzde 55,2, doğal gazda ise yüzde 28,2 oranında yükseliş yaşandı.''</strong></em></h3>
	</li>
</ul>

<figure class="text-center my-4"><img alt="TCMB yeni analizi 'Jeopolitik gelişmeler ve enerji ithalatı'" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/07/dolar-6a4b52a8d9b07.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic">
<p><strong><span style="font-size:16px;">Savaşın en hızlı yansıması enerji piyasalarında görüldü. Küresel piyasalarda enerji fiyatlarının ikinci çeyrek ortalamalarına baktığımızda, Brent petrolde yıllık bazda yüzde 55,2, doğal gazda ise yüzde 28,2 oranında yükseliş yaşandı.</span></strong></p>
</figcaption>
</figure>

<h2 dir="ltr"><em>merkez bankası - enerji ekonomisi</em></h2>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/07/tcmb-yeni-analizi-jeopolitik-gelismeler-ve-enerji-ithalati_6a4b52809da79.jpg</image>
                                <category>Enerji Haberleri,Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/tcmb-yeni-analizi-jeopolitik-gelismeler-ve-enerji-ithalati/42890</link>
                <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 09:50:17 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>“OECD Kalkınma İçin Filantropi 2026” raporu - Sabancı Vakfı</title>
                                    <description>Güler Sabancı: “Sabancı Vakfı’nın OECD’nin raporlarında Türkiye’den üçüncü kez yer alan tek vakıf olması, şaşmadan çalışmamızın somut göstergesidir.”</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>Sabancı</h2>

<ul>
	<li><strong>Güler Sabancı:</strong> “Sabancı Vakfı’nın OECD’nin raporlarında Türkiye’den üçüncü kez yer alan tek vakıf olması, 20 yıldır kararlılıkla bu hedeften şaşmadan çalışmamızın somut göstergesidir.”</li>
</ul>

<h2> Filantropi</h2>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong>Sabancı Vakfı ve OECD netFWD İş Birliğiyle</strong></li>
	<li><span style="color:#c0392b;"><strong> Küresel Filantropi Liderleri İstanbul’da Buluştu!</strong></span></li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="“OECD Kalkınma İçin Filantropi 2026” raporu" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/sabanci-vakfi-6a43784340e87.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong> <em>Sabancı Vakfı ve OECD Kalkınma İçin Çalışan Vakıflar Ağı (netFWD) </em></strong>iş birliğiyle düzenlenen “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Finansmanında Filantropinin Stratejik Rolünün Güçlendirilmesi” başlıklı etkinlik, Sabancı Center’da gerçekleştirildi. OECD’nin dört yılda bir yayımladığı “Kalkınma İçin Filantropi” raporunda Türkiye’den üçüncü kez yer alan tek vakıf olan Sabancı Vakfı’nın ev sahipliğindeki bölgesel lansmanda, 2026 raporunun güncel bulguları ile filantropinin toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki stratejik rolü, ortak finansman modelleri ve iş birliği fırsatları ele alındı.</p>

<p>Sabancı Vakfı ve OECD Kalkınma İçin Çalışan Vakıflar Ağı (netFWD) iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte OECD, Gates Foundation, AVPN ve Girls Not Brides gibi uluslararası kuruluşlardan temsilciler bir araya geldi. Küresel filantropi alanının önde gelen aktörleri, toplumsal cinsiyet eşitliği finansmanında yeni iş birliği modellerini, ortak finansman mekanizmalarını ve çok paydaşlı yaklaşımları değerlendirdi.</p>

<h2>Güler Sabancı</h2>

<p><img alt="“OECD Kalkınma İçin Filantropi 2026” raporu" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/sabanci-vakfi-guler-sabanci-6a43784de5805.jpg" width="1200" /></p>

<p>Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Tüm yaptığımız strateji ve çalışmalarda uluslararası normları ve ölçümleri göz önüne alarak projelerimizi tasarladık. Bugün de bunun sonuçlarını görüyoruz. OECD’nin yayımladığı raporlar, yüzlerce hayırsever kuruluşun verilerinden beslenerek filantropinin nerede ve nasıl fark yaratabileceğini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Filantropinin gerçek etkisi ancak veriye dayalı öğrenme ve güçlü iş birlikleriyle mümkündür. Bu nedenle veri üretimini son derece kritik görüyoruz. Çünkü ölçemediğimiz veriyi geliştirmemiz de mümkün değildir. Vakfımızın, OECD’nin 2019 yılında yayımladığı ‘Cinsiyet Eşitliği için Filantropi’ raporunda, bu alana odaklanan dünya çapındaki en etkili yedi vakıftan biri olarak gösterilmesinin ardından, bu yılki raporla birlikte üçüncü kez yer alması, 20 yıldır kararlılıkla bu hedeften şaşmadan çalışmamızın somut bir göstergesidir.” dedi.</p>

<p><strong><em>OECD İstanbul Merkezi Direktörü Achraf Bouali</em> </strong>ise konuşmasında, “Filantropi, özellikle resmi kalkınma yardımlarının giderek daha fazla kısıtlandığı bir dönemde, kalkınmanın finansmanında daha önemli bir rol üstlenmektedir. OECD Filantropi Merkezi aracılığıyla, fikirleri, veriyi ve ortaklıkları küresel ölçekte bir araya getirerek daha yüksek etkiyi destekliyoruz. OECD’nin ilk bölgeler arası merkezi olan İstanbul Merkezi ise ortak küresel meseleleri ele almakta ve farklı bölgeler arasında iş birliğini güçlendirmektedir; tıpkı Haziran 2022’den bu yana İstanbul’un kendisi gibi, Kuzey ile Güney, Doğu ile Batı arasında bir köprü işlevi görmektedir.” dedi.</p>

<h3>OECD</h3>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong>Sabancı Vakfı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Alanında Çalışan Küresel Ölçekte İlk 15 Vakıf Arasında Yer Aldı</strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p>“OECD Kalkınma İçin Filantropi 2026” raporunun bölgesel lansmanı kapsamında, raporun güncel bulguları da kamuoyuyla paylaşıldı. Kaynaklarının yüzde 70'inden fazlasını toplumsal cinsiyet eşitliğine ayırdığı belirtilen Sabancı Vakfı'nın bu alanda küresel ölçekte ilk 15 vakıf arasında yer aldığı ve örnek gösterilen güçlü bir etki modeli ortaya koyduğu vurgulandı. Dünya genelinde kalkınma finansmanının daraldığı ve jeopolitik koşulların giderek daha karmaşık hale geldiği bir dönemde gerçekleştirilen buluşmada, filantropinin toplumsal cinsiyet eşitliği alanında üstlenebileceği katalizör rolü de ele alındı. </p>

<p>OECD’nin bu yıl yayımladığı “Private Philanthropy for Development” raporunun üçüncü baskısı, dünya genelinde 506 vakfın 2020-2023 yılları arasındaki bağışlarını analiz ederek filantropinin küresel kalkınmadaki rolüne ışık tutuyor. Rapora göre bu dönemde filantropi finansmanı 68,2 milyar dolara ulaşarak resmi kalkınma yardımlarının yaklaşık yüzde 10’una karşılık geldi. Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik filantropik fonlama ise 5,2 milyar dolar seviyelerine çıkarken, bu miktar kalkınma amaçlı tüm filantropi kaynaklarının yüzde 8’ini oluşturdu. </p>

<p>Öte yandan, resmi kalkınma yardımlarında 2025 yılı için yüzde 9-17 arasında kesinti öngörülmesi, filantropi kaynaklarının stratejik önemini artırıyor. Ancak rapor, toplumsal cinsiyet eşitliğinin ortak finansman mekanizmalarında henüz yeterince yer bulamadığının da altını çiziyor. Eş finansman ortaklıklarına katılan vakıfların bu alana ayırdığı payın yüzde 1 seviyesinde kalması, toplumsal cinsiyet eşitliği için daha güçlü iş birlikleri ve koordineli finansman modellerine duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor. </p>

<p> </p>

<h2><em>sabancı - enerji ekonomisi</em></h2>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/06/oecd-kalkinma-icin-filantropi-2026-raporu_6a4377adee4ee.jpg</image>
                                <category>Güncel Haberler,Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/oecd-kalkinma-icin-filantropi-2026-raporu-sabanci-vakfi/42762</link>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:57:31 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni Rapor &#039;Dünyada Doğu ve Batı İnovasyonları Birleşiyor&#039;</title>
                                    <description>NielsenIQ’nun “The Commerce Revolution: Where East Meets West” başlıklı yeni küresel raporu, Doğu ile Batı arasındaki ticaret kesişimini ortaya koyuyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>Yeni Rapor - NielsenIQ</h3>

<ul>
	<li><strong>NielsenIQ</strong>: Dünyada Doğu ve Batı’nın İnovasyonları Birleşiyor, Ticarette Yeni Dönem Başlıyor…</li>
</ul>

<h3>Küresel ticaret</h3>

<p>Küresel ticaret; dijitalleşme, veri ve yapay zekânın etkisiyle yeniden şekillenirken, tüketici davranışları ve perakende ekosistemi de köklü bir dönüşümden geçiyor. NielsenIQ’nun “The Commerce Revolution: Where East Meets West” başlıklı yeni küresel raporu, bu dönüşümün dinamiklerini ve Doğu ile Batı arasındaki ticaret inovasyonlarının kesişimini ortaya koyuyor. Rapor, geleceğin ticaret modelinin yalnızca kanalların değil; veri, teknoloji ve deneyimin entegre bir şekilde çalıştığı yeni bir ekosistem üzerine kurulduğunu vurguluyor.</p>

<h3>Tüketici zekâsı</h3>

<p>Tüketici zekâsı alanında global lider NielsenIQ, “The Commerce Revolution: Where East Meets West” başlıklı yeni küresel raporunun sonuçlarını paylaştı. Rapor, Asya kaynaklı ticaret inovasyonlarının, Batı'daki perakende medyası ve veriden gelir yaratmaya dayalı modellerle birleşerek global ticaretin yapısını yeniden şekillendirdiğini ortaya koyuyor. NIQ (NielsenIQ + GfK) Türkiye Genel Müdürü Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika & Hindistan E-Ticaret Bölge Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan, bu dönüşüme dikkat çekerek, “Ticaret artık sadece bağımsız kanalların toplamı olmaktan çıkıp; veri, içerik, ödeme ve lojistiğin birleştiği entegre bir ekosistem haline geliyor. Bu yeni düzende markalar ve perakendeciler; teknoloji, medya ve veri şirketleri gibi hareket etmek zorunda.” dedi.</p>

<ul>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;"><strong>Raporun sonuçları</strong>, özellikle Türkiye’nin de içinde bulunduğu Doğu Avrupa ve Orta Doğu & Afrika (MEA) bölgelerinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını gösteriyor. Her iki bölgede de sosyal ticaret, hızlı ticaret (verilen siparişlerin genellikle 10 ila 30 dakika gibi çok kısa bir süre içinde müşterinin kapısına teslim edilmesini hedefleyen, hız odaklı bir e-ticaret modeli), fintech çözümleri ve yapay zekâ destekli alışveriş deneyimleri hızla yaygınlaşıyor. Doğu Avrupa’da e-ticaret çift haneli büyümesini sürdürürken, Orta Doğu & Afrika bölgesi özellikle Körfez ülkelerinde güçlü performans sergiliyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’nde e-ticaret %10 büyürken, Suudi Arabistan’da bu oran %55’e ulaştı. Bu tabloyu bölgesel ölçekte değerlendiren Didem Şekerel Erdoğan, Orta Doğu ve Afrika (MEA) ile Hindistan’ın son derece dinamik ve güçlü büyüyen bir e-ticaret pazarına sahip olduğunu belirterek, Mısır, Hindistan ve Türkiye’nin sergilediği güçlü büyüme performansının yeni yatırımlar ve ticaret formatlarıyla birlikte bu dönüşümü hızlandırdığını söyledi.</span></em></li>
</ul>

<p><strong>Sosyal Medya Üzerinden Alışveriş Trendi Yükselişte…</strong></p>

<p>NielsenIQ’nun “The Commerce Revolution: Where East Meets West” başlıklı yeni küresel raporu, canlı ticaret, sosyal ticaret ve hızlı ticaret kanallarının global dijital büyümenin temel itici güçleri haline geldiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Rapor, ticarette büyümenin artık kanal sayısının artırılmasından değil, farklı kanalların entegre bir şekilde yönetilmesinden geçtiğine işaret ediyor. Canlı ticaret, sosyal ticaret ve hızlı ticaret; ürün keşfi, satın alma ve teslimat süreçlerini bir araya getirerek tüketicilere bütünleşik bir alışveriş deneyimi sunuyor.</p>

<p><strong>Keşif Odaklı Ticaret, Ana Akım Haline Geliyor</strong></p>

<p>Tüketicilerin yeni ürünleri keşfetme alışkanlıklarında da önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Didem Şekerel Erdoğan bu dönüşümü şöyle açıkladı; “Keşif odaklı ticaret (Kullanıcıların belirli bir ürün arama niyeti olmadan, sosyal medya, içerikler veya kişiselleştirilmiş öneriler aracılığıyla ürünleri ‘keşfedip’ satın aldığı bir alışveriş modeli) ana akım haline geliyor.” Asya Pasifik bölgesinde tüketicilerin yaklaşık %60’ı bu kanallar üzerinden alışveriş yaparken, Doğu Avrupa’da tüketicilerin %31’i ve Orta Doğu & Afrika’da %67’si dijital platformlar aracılığıyla düzenli olarak yeni ürün keşfediyor.</p>

<p><strong>Tüketici, Siparişlerinin 30 Dakikadan Kısa Sürede Teslim Edilmesini Bekliyor</strong></p>

<p>Hızlı ticaretin beklentileri yeniden tanımladığını gösteren rapora göre, Doğu Avrupa’daki tüketicilerin %47’si siparişlerinin 30 dakikanın altında teslim edilmesini talep ederken, Orta Doğu & Afrika bölgesinde bu oran %80’e ulaşıyor. Perakende medyası da küresel ölçekte büyümesini sürdürüyor. Perakende medyası pazarı 2025 yılında 184 milyar dolar büyüklüğe ulaşırken, mevcut ağların sayısı 270’i aştı. Didem Şekerel Erdoğan, Doğu Avrupa'nın mobil öncelikli tüketici davranışları, hızlı ve sosyal ticaretin yaygınlaşması ile gelişmiş fintech ve Perakende Medya Ağı (RMN) ekosistemlerinin etkisiyle, Doğu'nun dijital ticaret inovasyonları ile Batı'nın perakende ve reklam modellerinin kesişim noktasında öncü bir konumda yer aldığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Dünyada Doğu ve Batı'nın İnovasyonları Birleşiyor, Ticarette Yeni Dönem Başlıyor" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm image-align-left" height="307" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/nielseniq-didem-sekerel-erdogan-6a427f9422128.jpg" width="550" /><strong>Yapay Zekâ Destekli Alışveriş, Tüketici Davranışlarını Dönüştürüyor</strong></p>

<p>Rapor ayrıca, ödeme, teslimat ve pazar yeri hizmetlerini tek platformda birleştiren süper app’lerin ticaretin geleceğini şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Asya Pasifik bölgesi global e-ticaretin %55’ini oluştururken, Orta Doğu & Afrika ve Doğu Avrupa’da ödeme, teslimat ve pazaryeri entegrasyonları hız kazanıyor. Yapay zekâ destekli alışveriş deneyimleri de tüketici davranışlarını dönüştürüyor. Otonom ticaret olarak tanımlanan bu yeni modelde, yapay zekâ tabanlı sistemler tüketiciler adına ürün keşfi ve satın alma süreçlerini üstlenmeye başlıyor. Doğu Avrupa’da tüketicilerin %40’ı yapay zekâ destekli alışverişe açık olduğunu belirtirken, Orta Doğu & Afrika bölgesinde bu oran yaklaşık üçte iki seviyesine ulaşıyor. Didem Şekerel Erdoğan ise, ticaret ekosistemindeki bu dönüşümün markaların tüketicilere ulaşma biçimlerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çekerek, “Tüketici artık düşündüğü anda keşfediyor, karar veriyor ve satın alıyor. Bu yeni dönemde asıl farkı yaratan, hangi kanalda olduğumuz değil; tüketiciyi doğru anda ve doğru sinyalle yakalayabilmek. Gelecek dönemde kazananlar, bu değişimleri sadece takip edenler değil, erken adapte edip entegre eden markalar olacaktır.” dedi.</p>

<p><strong>NielsenIQ, Commerce Lab’i Hayata Geçirdi</strong></p>

<p>Ticaretin nasıl evrildiğini anlamanın kritik önemine dikkat çeken NielsenIQ, yakın zamanda ticaretin yeni neslini şekillendiren veri ve ölçüm zorluklarını çözmeye odaklanan yeni girişimi Commerce Lab’i hayata geçirdiğini duyurdu. Bu girişim, NielsenIQ’nun ticaretin nasıl ölçüldüğünü, doğrulandığını ve giderek daha fazla otomatikleşen bir dünyada nasıl ölçeklendirildiğini yeniden tanımlamaya yönelik daha geniş stratejisinin bir parçasını oluşturuyor.</p>

<p>Söz konusu dönüşüm, "Commerce Revolution" (Ticaret Devrimi) yaklaşımının temelini oluşturuyor ve bu yeni ortamda markalar ile perakendecilerin teknoloji, medya ve veri şirketleri gibi hareket etmeleri gerektiğini ortaya koyuyor. Markaların, yüksek derecede bağlantılı ve çok kanallı bir dünyada değer yaratabilmeleri için veri, içerik ve ölçüm kabiliyetlerini kanallar genelinde entegre etmeleri gerektiğinin altı çiziliyor.</p>

<p>Küresel ticaretin parçalı kanallardan birbirine bağlı sistemlere doğru evrildiği bu dönemde, büyümenin nereden geldiğini ve değerin nasıl yaratıldığını anlamanın her zamankinden daha kritik hale geldiği ifade ediliyor.</p>

<h3><em>ekonomi raporları - enerji ekonomisi</em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/06/yeni-rapor-dunyada-dogu-ve-bati-inovasyonlari-birlesiyor_6a42802b88ea9.jpg</image>
                                <category>Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/yeni-rapor-dunyada-dogu-ve-bati-inovasyonlari-birlesiyor/42754</link>
                <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 17:17:06 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>EPDK 2025 Yılı Gelişim Raporları&#039;nı yayınladı</title>
                                    <description>EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu), &#039;&#039;2025 Yılı Enerji Piyasası Gelişim Raporlarını&#039;&#039; yayınladı. EPDK raporları tamamı haberin içinde.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>EPDK '2025 Yılı Enerji Piyasası Gelişim Raporları</h2>

<ul>
	<li><strong>EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu),</strong> ''2025 Yılı Enerji Piyasası Gelişim Raporlarını'' yayınladı. </li>
</ul>

<h2><em><span style="color:#ffffff;"><span style="background-color:#2c3e50;">ayrıntılar!</em></h2>

<p>EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu), ''2025 Yılı Enerji Piyasası Gelişim Raporlarını'' yayınladı. EPDK rapor ayrıntıları için aşağıdaki linklere tıklayınız.</p>

<p> </p>

<h3>2025 Yılı Doğal Gaz Piyasası Gelişim Raporu</h3>

<blockquote>
<ul>
	<li><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=wcck5QH2zPs="><span style="color:#c0392b;">2025 Yılı Doğal Gaz Piyasası Gelişim Raporu</span></a></li>
	<li><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=Ov0AR6QOjDs="><span style="color:#c0392b;"><strong>EK</strong>: 2025 Yılı Doğal Gaz Piyasası Gelişim Raporu Eki</span></a></li>
</ul>
</blockquote>

<h3>2025 Yılı Elektrik Piyasası Gelişim Raporu</h3>

<blockquote>
<ul>
	<li><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=7g2Mlhykl9I="><span style="color:#c0392b;">2025 Yılı Elektrik Piyasası Gelişim Raporu</span></a></li>
	<li><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=EOVnNPoSCCI="><span style="color:#c0392b;"><strong>EK: </strong>2025 Yılı Elektrik Piyasası Gelişim Raporu Eki</span></a></li>
</ul>
</blockquote>

<h3>2025 Yılı Petrol Piyasası Gelişim Raporu</h3>

<blockquote>
<ul>
	<li><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=u3Jk0BoYjI0="><span style="color:#c0392b;">2025 Yılı Petrol Piyasası Gelişim Raporu</span></a></li>
	<li><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=VoQHNB8rehs="><span style="color:#c0392b;"><strong>EK</strong>: 2025 Yılı Petrol Piyasası Gelişim Raporu Eki</span></a></li>
</ul>
</blockquote>

<h3>2025 Yılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Gelişim Raporu</h3>

<blockquote>
<ul>
	<li><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=zxScA1vZ3YM="><span style="color:#c0392b;">2025 Yılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Gelişim Raporu</span></a></li>
	<li><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=iVTdeIKP5Bk="><span style="color:#c0392b;"><strong>EK</strong>: 2025 Yılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Gelişim Raporu Eki</span></a></li>
</ul>
</blockquote>

<h3>2025 Yılı Şarj Hizmeti Piyasası Gelişim Raporu</h3>

<blockquote>
<ul>
	<li><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=Wg5lTk4R4aI="><span style="color:#c0392b;">2025 Yılı Şarj Hizmeti Piyasası Gelişim Raporu</span></a></li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="Görsel" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/epdk-logosu-6a3edfb6ae5ad.jpg" width="1200" /></p>

<h3><em>epdk raporları - enerji ekonomisi </em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/06/post42722_6a3edf957604d.jpg</image>
                                <category>Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/epdk-2025-yili-gelisim-raporlarini-yayinladi/42722</link>
                <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 23:19:26 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İşverenler ÖNEMLİ &#039;İş Yerinde Yapay Zeka&#039; Raporu yayınlandı</title>
                                    <description>BCG&#039;nin ‘AI at Work’ raporu: Rapora göre liderlerin yüzde 65’i, yapay zeka ajanlarının üç yıl içinde işlerinin en az yarısını gerçekleştirebileceğine inanıyor</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>‘AI at Work’</h2>

<p><em><strong><span style="background-color:#ecf0f1;">BCG'nin ‘AI at Work’ raporunun dördüncü edisyonu yayınlandı: </span></strong><span style="background-color:#ecf0f1;">Rapora göre liderlerin yüzde 65’i, yapay zeka ajanlarının üç yıl içinde işlerinin en az yarısını gerçekleştirebileceğine inanıyor.</span></em></p>

<p> </p>

<h3>Boston Consulting Group (BCG)</h3>

<p>Boston Consulting Group (BCG) tarafından bu yıl dördüncüsü yayımlanan “İş Yerinde Yapay Zeka / AI at Work” raporu, çalışanların neredeyse yarısının artık zamanlarının önemli bir bölümünü işi doğrudan yapmak yerine yapay zekayı yönlendirmeye ve yönetmeye ayırdığını ortaya koyuyor. 14 farklı pazarda, geniş bir sektör yelpazesinde faaliyet gösteren 11.749 çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen araştırmanın bulgularına göre, yapay zeka artık iş yerinde yalnızca üretkenliği artırmak ve zaman kazandırmakla kalmıyor; işin doğasını, liderliği ve çalışan deneyimini de kökten şekillendiriyor.</p>

<blockquote>
<p><strong>Bireysel çalışanlar arasında Yapay Zeka kullanıcı oranı geçen yıla göre 23 puan artarak yüzde 74'e ulaştı</strong></p>
</blockquote>

<p>Bireysel katkı sağlayan çalışanlar (individual contributors) arasında yapay zeka kullanımının hızla arttığı görülüyor. Bu gruptaki düzenli kullanıcı oranı, son iki yıla göre 20 puandan fazla artarak  %74’e ulaştı. Hindistan, Orta Doğu, Brezilya ve Güney Afrika; küresel ortalamanın ve ABD, Fransa ve İtalya gibi pek çok ülkenin üzerinde düzenli yapay zeka kullanımı bildirdi.</p>

<blockquote>
<p><strong>Yapay Zeka işi hem daha iyi hem daha zor hale getirdiği için bir “iş tatmini paradoksu” yaratıyor</strong></p>
</blockquote>

<p>Katılımcıların %72’si yapay zekanın kendi rollerindeki beceri beklentilerini şimdiden önemli ölçüde değiştirdiğini söylüyor. %47’si ise artık zamanını işin kendisini yapmaktan ziyade yapay zekayı yönetmeye ve yönlendirmeye harcadığını belirtiyor. Düzenli yapay zeka kullanıcılarının %67’si bu teknolojinin iş tatminini artırdığını ifade ederken, %41’i bilişsel yükün arttığını rapor ediyor. Bu durum, yapay zekanın işi aynı anda hem kolaylaştırıp hem de zorlaştırdığı bir "iş tatmini paradoksu" yaratıyor.</p>

<blockquote>
<p><strong>Kullanıcıların yüzde 42'si Yapay Zeka ile haftada bir iş gününden fazla tasarruf ederken, çoğu kurum bu zamanı henüz değere dönüştüremiyor</strong></p>
</blockquote>

<p>Yaygın kullanıma rağmen birçok kuruluş yapay zeka kaynaklı verimlilik kazançlarını ölçülebilir bir değere dönüştürmekte zorlanıyor. Düzenli saha kullanıcılarının %42'si yapay zeka sayesinde haftada en az bir tam iş günü tasarruf ettiğini belirtirken, %66'sı bu kazandıkları zamanla ne yapacakları konusunda sınırlı rehberlik aldıklarını veya hiç almadıklarını söylüyor. Yarısından fazlası ise bu zamanı stratejik işlere yönlendirmiyor. Doğru bir dönüşüm süreci işletilmediğinde, tasarruf edilen zaman organizasyon içinde eriyip gidiyor.</p>

<blockquote>
<p><strong>Çalışanların Yapay Zeka ile olan "Balayı Dönemi" stratejik netlik olmazsa sona erecek</strong></p>
</blockquote>

<p><img alt="İşverenler ÖNEMLİ 'İş Yerinde Yapay Zeka' Raporu yayınlandı" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/gozde-6a3d3dfd01489.jpg" width="1200" /></p>

<p><em><strong>BCG Yönetici Ortağı; Avrupa, Orta Doğu, Güney Amerika ve Afrika Sanayi Grubu Başkanı Gözde Yalazı Özbek </strong></em>konuyla ilgili şunları söyledi: ‘Yapay zekanın ilk dalgası bireysel üretkenliğe; zaman kazanımına, verimliliğe ve iş yükünün azaltılmasına odaklanmıştı. Gelecek dalganın ise kolektif çalışmayı dönüştürmesi bekleniyor. Çünkü mesele artık yeni araçlar kullanmak değil; işlerin, rollerin ve ekiplerin nasıl çalıştığını yeniden tanımlamak. Rapor, yapay zeka çağında gerçek bir yönetim dönüşümünün geldiğine işaret ediyor.   </p>

<p>Türkiye'de de benzer bir tablo görüyoruz. Birçok kurum yapay zeka yatırımlarını hızlandırıyor ancak sürdürülebilir etkiyi yaratanlar, teknolojiyi yalnızca verimlilik aracı olarak değil, organizasyonel dönüşüm aracı olarak ele alanlar oluyor. Yapay zekanın neden kullanıldığı, hangi iş sonuçlarının hedeflendiği ve çalışanlardan ne beklendiği netleşmedikçe, ilk dönemde elde edilen heyecan ve benimseme hızının korunması zorlaşacak.’</p>

<blockquote>
<p><strong>Çalışanlar net bir strateji bekliyor, net strateji iş etkisini 25 puan artırıyor</strong></p>
</blockquote>

<p>Çalışanlar yapay zekanın yoğunluğuna karşı direnç göstermiyor. Kurumlarda strateji net olduğunda, beklentiler gerçekçi şekilde tanımlandığında ve çalışanlarla etkili iletişim kurulduğunda yapay zeka dönüşümü daha başarılı sonuçlar veriyor. Net bir strateji, ölçülebilir iş etkisini 25 puan artırıyor. Strateji olmadan sunulan daha iyi araçlar, bu etkiyi yalnızca yaklaşık 5 puan yukarı taşıyor. İş akışını yeniden tasarlayan şirketlerdeki katılımcıların ölçülebilir iş geliştirme görme olasılığı 24 puan, haftada en az tam bir gün tasarruf etme olasılığı 22 puan ve artan iş tatmini bildirme olasılığı 20 puan daha yüksek.</p>

<p>Araştırma ayrıca, yapay zeka ajanlarının iş akışlarına dahil olma ve olgunlaşma sürecinin devam ettiğini de vurguluyor. Katılımcıların %30'u, bu ajanların iş akışlarına halihazırda entegre edildiğini belirtiyor ki bu oran geçen yılki raporda yer alan %13'lük oranın iki katından fazla. Her on katılımcıdan altısı, ajanların üç yıl içinde işlerinin en az yarısını yapabileceğine inanıyor. Buna rağmen katılımcıların yarısından fazlası ajanların tam olarak ne olduğu konusunda hala sınırlı bir anlayışa sahip ve yönetişim (denetim, hesap verebilirlik) mekanizmaları teknolojinin hala çok gerisinde kalıyor.</p>

<blockquote>
<p><strong>Türkiye’de teknoloji altyapısının olgunluğu ve veri regülasyonları kurumlardaki yaygınlaşmayı etkiliyor</strong></p>
</blockquote>

<p>Türkiye'de ise yapay zekanın kurumsal ölçekte yaygınlaşmasının önündeki en önemli başlıklar arasında veri ve teknoloji altyapısının olgunluğu ile regülasyonlar yer alıyor. Özellikle veri yerelleştirme gereklilikleri, bazı sektörlerde yapay zeka uygulamalarının ölçeklenmesini daha seçici hale getiriyor. Bununla birlikte, yurt içi bulut altyapılarının gelişmesi ve kurumların veri temellerini güçlendirmeye yönelik yatırımları, bu engelleri kademeli olarak azaltıyor. Türkiye'de birçok kurum artık yapay zekayı deneme aşamasından çıkarıp iş süreçlerine entegre etmeye hazırlanırken, önümüzdeki dönemde asıl farkı yaratan unsur teknolojiye erişimden çok, bu teknolojiyi kurumsal ölçekte hayata geçirebilme kabiliyeti olacak.</p>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong><span style="color:#c0392b;">Raporun tamamı için link</span></strong></li>
	<li><span style="font-size:16px;">https://www.bcg.com/publications/2026/ai-at-work-why-strategy-matters-more-than-tools</span></li>
</ul>
</blockquote>

<p> </p>

<h3><em>(enerji - ekonomi raporları)</em></h3>

<p><strong> </strong></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/06/isverenler-onemli-is-yerinde-yapay-zeka-raporu-yayinlandi_6a3d3e087eb7b.jpg</image>
                                <category>Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/isverenler-onemli-is-yerinde-yapay-zeka-raporu-yayinlandi/42707</link>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 17:32:48 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Coursera YENİ raporu Bu özellik  İŞE alım kararını etkiliyor</title>
                                    <description>Coursera’nın yeni raporu, mikro yetkinlikler işverenlerin işe alım kararını etkilediğini ortaya koyuyor. Haber ve raporun ayrıntıları ...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2 dir="ltr">Yeni</h2>

<ul dir="ltr">
	<li><em><strong>Coursera</strong>’nın yeni raporu, mikro yetkinlikler işverenlerin işe alım kararını etkilediğini ortaya koyuyor. </em></li>
</ul>

<h2>Coursera</h2>

<p>Rapora göre Türk işverenlerin yüzde 97’si beceri temelli işe alım uygularken; üretken yapay zekâ (GenAI) yetkinliklerine olan talep de hızla artıyor. İşverenlerin yüzde 87’si, GenAI becerilerini doğrulayan bir sertifikaya sahip adayları, bu sertifikaya sahip olmayan daha deneyimli adaylara tercih ediyor.</p>

<h3>Küresel çevrimiçi öğrenme platformu</h3>

<p dir="ltr">Küresel çevrimiçi öğrenme platformu Coursera’nın yayımladığı yeni rapora göre, beceri odaklı işe alım yaklaşımı Türkiye’de hızla yeni standart haline geliyor. İşverenlerin yüzde 97’si giriş seviyesindeki pozisyonlar için bir şekilde beceri temelli işe alım uygularken, yüzde 92’si bu yaklaşımı kapsamlı biçimde benimsiyor. Yapay zekâ ve hızlı teknolojik değişimin iş gücü ihtiyaçlarını yeniden şekillendirdiği günümüzde, Mikro Yetkinlikler Etki Raporu 2026 (Micro-Credentials Impact Report 2026), Üretken Yapay Zekâ (GenAI) yetkinlik belgelerinin hem işverenlerin işe alım kararlarında hem de öğrenenlerin taleplerinde önemli bir farklılaştırıcı unsur haline geldiğine işaret ediyor.</p>

<blockquote>
<p dir="ltr"><strong>Yetkinlik belgesine sahip adaylar deneyimli adayların önüne geçiyor</strong></p>
</blockquote>

<p dir="ltr">Rapora göre Türk işverenlerin yüzde 87’si, Üretken Yapay Zekâ (GenAI) yetkinlik belgesine sahip daha az deneyimli bir adayı, bu belgeye sahip olmayan daha deneyimli bir adaya tercih edeceğini belirtiyor. Bu durum, yapay zekâ becerilerinin giderek artan stratejik önemine dikkat çekiyor. İşverenlerin yüzde 94’ü, GenAI yetkinliklerine sahip çalışanları işe almanın kurumlarına önemli avantaj sağladığı görüşünde.</p>

<p dir="ltr">Coursera Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Kais Zribi’ye göre yüksek öğretim kurumlarının mikro yetkinlikleri programlarına entegre etmeleri, öğrencilerin dönüşen iş piyasasına daha hazırlıklı olmalarını sağlıyor. </p>

<p dir="ltr"><strong><em>Zribi:</em> </strong>“Beceri temelli işe alıma geçiş, Türkiye genelinde yeteneklerin nasıl tanımlandığını ve geliştirildiğini yeniden şekillendiriyor. Yapay zekâ iş hayatına giderek daha fazla entegre oluyor. Sektöre yönelik mikro yetkinlikler öğrenenlerin iş dünyasında ihtiyaç duyulan becerileri geliştirmelerine ve yeni rollere hazır olduklarını göstermelerine yardımcı oluyor. İşverenler açısından ise bu belgeler, beceri yeterliliği ve işe hazır olma durumunun güvenilir bir göstergesi. Bu nedenle yükseköğretim kurumlarının, mezunların istihdam edilebilirliğini artırmak ve öğrencileri hızla dönüşen iş gücü piyasasına hazırlamak amacıyla mikro yetkinlikleri diploma programlarına entegre etmesi her zamankinden daha önemli hale geliyor.”</p>

<h3 dir="ltr">Mikro yetkinlikler</h3>

<p dir="ltr">Mikro yetkinliklere yönelik artan talep, Türkiye iş gücü piyasasının önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiği bir döneme denk geliyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun Future of Jobs Report 2025 raporuna göre, Türkiye’de işverenler çalışan becerilerinin yüzde 44’ünün 2030 yılına kadar dönüşeceğini öngörüyor. Bu oran küresel ortalama olan yüze 39’un üzerinde. Yapay zekâ, büyük veri, teknolojik okuryazarlık ve siber güvenlik ise ülkede en hızlı büyüyen beceri alanları arasında yer alıyor. Ortaya çıkan yeni becerilere olan talep arttıkça, mikro yetkinlikler öğrenenlere iş gücü piyasasında ihtiyaç duyulan yetkinlikleri kazanmak ve göstermek için esnek bir yol sunarken, işverenlerin de dönüşen roller için uygun yetenekleri belirlemesine yardımcı oluyor.</p>

<blockquote>
<p dir="ltr"><strong>İşverenler mikro yetkinliklere sahip adaylara daha yüksek başlangıç maaşı vermeye istekli</strong></p>
</blockquote>

<p dir="ltr">İşverenlerin yüzde 96’sı, mikro yetkinlik sahibi giriş seviyesi çalışanların ilk çalışma yıllarında bu belgelere sahip olmayanlara kıyasla daha iyi performans gösterdiğini belirtiyor. Ayrıca yüzde 83’ü, ilgili mikro yetkinliklere sahip çalışanların işe alımında eğitim maliyetlerinde tasarruf sağladıklarını ifade ederken, yüzde 85’i toplam eğitim maliyetlerinin yüzde 20’sinden fazlasında tasarruf bekliyor. Bu güvenin bir göstergesi olarak işverenlerin yüzde 75’i, mikro yetkinlik sahibi mezunlara daha yüksek başlangıç maaşı vermeye istekli olduklarını söylüyor.</p>

<blockquote>
<p>Mikro yetkinlikler sayesinde öğrenenlerin yüzde 86’sı mezuniyetten sonraki 12 ay içinde eğitimleriyle uyumlu bir işe yerleşebiliyor </p>
</blockquote>

<p dir="ltr">Türkiye’de mikro yetkinlik sahibi mezunların yüzde 86’sı mezuniyetlerinden sonraki 12 ay içinde eğitim alanlarıyla uyumlu bir işe yerleşirken, yüzde 78’i bu belgelerin iş bulmalarında önemli rol oynadığını belirtiyor. Ayrıca mikro yetkinlik programlarını tamamlayanların yüzde 89’u, geliştirdikleri portföyler ve becerilerini açıkça ortaya koyan belgeler sayesinde mülakat performanslarının iyileştiğini ifade ediyor.</p>

<p dir="ltr">Türkiye’de öğrenciler resmi akademik kredi tanınırlığı bulunan mikro yetkinlikleri tercih ediyor</p>

<p dir="ltr">Akademik kredi sağlayan yetkinlik belgeleri ise ek değer yaratıyor. Türkiye’de öğrenciler, resmi akademik kredi tanınırlığı bulunan mikro yetkinlikleri (Yüzde 69), kredi tanınırlığı bulunmayanlara (Yüzde 22) kıyasla üç kattan fazla tercih ediyor. Ayrıca akademik kredi kazandıran programları tamamlayanların yüzde 76’sı yüksek yatırım getirisi (ROI) algıladığını belirtirken, bu oran kredi sağlamayan programlarda yüzde 47’de kalıyor.</p>

<blockquote>
<p dir="ltr"><strong>Akademik kredi karşılığı mikro yetkinlik sunan diploma programlarının öğrenci çekme konusunda daha avantajlı</strong></p>
</blockquote>

<p dir="ltr">Bu bulgular, Türkiye’deki üniversiteler için iş gücü piyasasıyla uyumlu ve akademik kredi sağlayan mikro yetkinlikleri diploma programlarına entegre ederek mezunların istihdam edilebilirliğini artırma konusunda önemli bir fırsata işaret ediyor. Nitekim yükseköğretim liderlerinin yüzde 88’i, programlarına mikro yetkinlikleri entegre etmeyen kurumların orta veya yüksek düzeyde stratejik risk altında olduğunu düşünüyor. Ayrıca yüzde 91’i, akademik kredi karşılığı mikro yetkinlik sunan diploma programlarının öğrenci çekme konusunda daha avantajlı olacağı görüşünde.</p>

<p dir="ltr">Rapor mikro yetkinliklerin küresel ölçekte de giderek daha fazla benimsendiğine işaret ediyor. Eğitim kurumları ve işverenler, giriş seviyesi işe alımdan iş gücü performansına, kariyer gelişiminden çevikliğe kadar yetenek yönetiminin tüm aşamalarında mikro yetkinliklerin değerini giderek daha fazla kabul ediyor.</p>

<figure class="text-center my-4"><img alt="Coursera YENİ raporu Bu özellik  İŞE alım kararını etkiliyor" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/coursera-logo-6a3d12871b39d.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic"><span style="font-size:16px;"><strong>Coursera; Türkiye'de Erciyes Üniversitesi, Yeditepe, MEF, Bahçeşehir Üniversitesi ve Hisar Okulları gibi birçok kuruluş ve kurumla işbirliği yapmıştır.</strong></span></figcaption>
</figure>

<p> </p>

<blockquote>
<ul>
	<li><span style="color:#c0392b;"><strong>Mikro Kimlik Bilgileri Etki Raporu 2026 için link,</strong></span></li>
	<li><span style="font-size:16px;">https://www.coursera.org/enterprise/resources/pdf/micro-credentials-report-2026-pdf-tr</span></li>
</ul>
</blockquote>

<h2 dir="ltr"> </h2>

<ul dir="ltr">
	<li>
	<h2 dir="ltr"><em><span style="background-color:#f1c40f;">BİLGİ</span></em></h2>
	</li>
</ul>

<h2 dir="ltr">Coursera</h2>

<p dir="ltr">''Coursera, dünya standartlarında eğitime evrensel erişim sağlama misyonuyla 2012 yılında Andrew Ng ve Daphne Koller tarafından kuruldu. Coursera, önde gelen üniversiteler ve sektör kuruluşlarıyla iş birliği yaparak kurslar, uzmanlık programları (Specializations), profesyonel sertifikalar ve diploma programları dahil olmak üzere geniş bir içerik ve yetkinlik portföyü sunuyor.</p>

<p dir="ltr">Yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehberlik, Role Play ve Course Builder gibi özellikler ile Skills Tracks gibi role özel çözümler dahil olmak üzere platform yenilikleri sayesinde eğitmenler, iş ortakları ve şirketler ölçeklenebilir, kişiselleştirilmiş ve doğrulanabilir öğrenme deneyimleri sunabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Dünya genelindeki kurumlar Coursera’yı çalışanlarının, öğrencilerinin ve vatandaşlarının üretken yapay zekâ, veri bilimi, teknoloji ve işletme gibi yüksek talep gören alanlarda yeni beceriler kazanması ve mevcut becerilerini geliştirmesi için kullanırken, bireysel öğrenenler de kariyerlerini ilerletmek için ihtiyaç duydukları yetkinlikleri Coursera üzerinden ediniyor.</p>

<p dir="ltr">Coursera, Delaware merkezli bir kamu yararına çalışan şirket (Public Benefit Corporation) ve aynı zamanda bir B Corp kuruluşudur. Coursera yakın zamanda Udemy ile birleşerek dünyanın en kapsamlı beceri geliştirme platformlarından birini oluşturmuştur.</p>

<p dir="ltr">Coursera; Türkiye'de Erciyes Üniversitesi, Yeditepe, MEF, Bahçeşehir Üniversitesi ve Hisar Okulları gibi birçok kuruluş ve kurumla işbirliği yapmıştır.''</p>

<p dir="ltr"> </p>

<p dir="ltr"><em><strong>ENERJİ EKONOMİSİ</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/06/coursera-yeni-raporu-bu-ozellik-ise-alim-kararini-etkiliyor_6a3d1204a274e.jpg</image>
                                <category>Enerji Çalışanları,Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/coursera-yeni-raporu-bu-ozellik-ise-alim-kararini-etkiliyor/42703</link>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 14:25:53 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>EY Avrupa Çekicilik Araştırması 2026 yayımlandı!</title>
                                    <description>Uluslararası danışmanlık şirketi EY’ın hazırladığı Avrupa Çekicilik Araştırması’nın (European Attractiveness Survey) sonuçları açıklandı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>EY Avrupa Çekicilik Araştırması 2026</h3>

<ul>
	<li><strong>2025 yılında Türkiye’ye yabancı yatırım yüzde 20 arttı:</strong> EY Avrupa Çekicilik Araştırması’na göre; 2025 yılında Avrupa’daki doğrudan yabancı yatırımlar yüzde 7 gerilese de Avrupa kıtası genelinde 5.000’in üzerinde yatırım projesi hayata geçirildi. Ve, 200.000’den fazla yeni istihdam sağlandı. Yatırımlar; yapay zekâ, savunma sanayi ve düşük karbonlu enerji üretimi gibi yüksek büyüme potansiyeline sahip alanlarda artarken; otomotiv ve kimya gibi geleneksel sanayi kollarında gerileme yaşandı. Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya’da yabancı yatırımların azaldığı bir dönemde; Türkiye, Polonya ve İspanya yatırım çekme konusunda öne çıktı.</li>
</ul>

<p> </p>

<p>Uluslararası danışmanlık şirketi EY’ın hazırladığı Avrupa Çekicilik Araştırması’nın (European Attractiveness Survey) sonuçları açıklandı. Araştırma; Avrupa’nın küresel ekonomik ve jeopolitik belirsizliklere rağmen uluslararası yabancı yatırımcılar açısından önemli bir cazibe merkezi olmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Türkiye’de yabancı yatırımlar yüzde 20 arttı</strong></p>

<p>Avrupa genelindeki düşüş eğilimine rağmen Türkiye, Polonya ve İspanya gibi ülkeler yatırım performanslarıyla dikkat çekti. Bir önceki yıl doğrudan yabancı yatırımda beşinci sırada yer alan Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım projeleri %20 artarak dördüncü sıraya yükseldi ve proje sayısı 383 olarak gerçekleşti. Polonya’da bu oran %10, İspanya’da ise %7 olarak gerçekleşti. Araştırma, bu performansın arkasında; güçlü yetenek havuzları, mevcut iş hacmi, yatırım dostu uygulamalar, vergi teşvikleri, yerel yetkinlik geliştirme programları ve dijital altyapı yatırımlarının bulunduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p><strong> </strong></p>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong>Fransa, </strong></li>
	<li><strong>Birleşik Krallık ve Almanya’da yabancı yatırımı geriledi!</strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p>Araştırmaya göre; yabancı yatırımlar geçen yıla kıyasla Fransa’da %17, Birleşik Krallık’ta %14 ve Almanya’da %10 düşüş gösterdi. Fransa’da yaşanan siyasi belirsizlikler, Birleşik Krallık’ta ticari sürtüşmeler ve artan vergi yükleri, Almanya’da ise enerji maliyetleri ve Çin’den gelen talebin zayıflaması yatırımcı güvenini olumsuz etkileyen temel unsurlar arasında yer aldı.</p>

<p><strong> </strong></p>

<p><strong>Yabancı yatırımcıların Avrupa’ya ilgisi sürüyor</strong></p>

<p>Avrupa; zayıf ekonomik büyüme, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, ABD ile yaşanan ticari gerilimler ve Ukrayna’daki gerilim ile Orta Doğu’daki anlaşmazlıkların devam eden etkileri nedeniyle önemli zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Buna rağmen, 2025 yılında doğrudan yabancı yatırım projelerinde görülen sadece %7’lik düşüş, Avrupa’nın temel ekonomik ve kurumsal avantajlarının dirençli kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Öte yandan Avrupa’da doğrudan yabancı yatırım projeleri kapsamında yaratılan istihdam sayısının %25 gerilediği görülüyor. Bu durum, yatırımcıların mevcut ekonomik ortamda daha seçici ve daha küçük ölçekli yatırımlara yöneldiğine işaret ediyor.</p>

<p> </p>

<p><strong> Yapay zekâ, savunma sanayi ve düşük karbonlu enerji yatırımları yükselişte</strong></p>

<p>2025 yılında Avrupa’da yapay zekâ odaklı doğrudan yabancı yatırım proje sayısı %96 artış gösterdi. Bu projeler 14.000’in üzerinde yeni istihdam yaratarak bir önceki yıla göre %41 daha fazla istihdam sağladı. Savunma sektöründe doğrudan yabancı yatırım proje sayısı %84 artarak yaklaşık 7.000 kişilik yeni istihdam yarattı. Yatırımlarda; hava sistemleri, insansız hava araçları, uzay teknolojileri, mühimmat, füze sistemleri ve kara savunma teknolojileri öne çıkan alanlar arasında yer aldı. Düşük karbonlu enerji sektöründeki yatırımlar ise %25 artış gösterdi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Otomotiv, kimya ve sağlık yatırımları geriledi</strong></p>

<p>Yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörlerde artış yaşanırken, Avrupa’nın geleneksel sanayi alanlarında düşüş gözlendi. Otomotiv sektöründeki yatırımlar %11, kimya sektöründeki yatırımlar %19 ve sağlık üretimi alanındaki yatırımlar ise %28 oranında geriledi.</p>

<p><strong>ABD ve Almanya kaynaklı yatırımlar yavaşlıyor</strong></p>

<p>2019–2025 döneminde ABD ve Almanya’dan Avrupa’ya yapılan yatırımlar sırasıyla %38 ve %28 düştü. ABD’li şirketler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve yerel yatırımları teşvik eden politikalar nedeniyle Avrupa yatırımlarında daha temkinli davranırken, Alman şirketleri ise artan maliyetler, zayıflayan Çin talebi ve yoğunlaşan küresel rekabet baskısıyla karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p> </p>

<blockquote>
<p><strong>Yatırımcılar kısa vadede temkinli, uzun vadede ise iyimser!</strong></p>
</blockquote>

<p>Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 54’ü önümüzdeki bir yıl içerisinde Avrupa’da yeni faaliyet kurmayı veya mevcut faaliyetlerini genişletmeyi planlıyor. Katılımcıların %41’i jeopolitik gerilimler ve çatışmaları Avrupa’nın yatırım çekiciliği açısından en önemli risk olarak değerlendirirken; makroekonomik koşullar, ticaret engelleri ve artan regülasyon yükü de öne çıkan diğer risk unsurları arasında yer alıyor.</p>

<p>Geçtiğimiz yıla göre regülasyon ve bürokratik karmaşıklığa ilişkin kaygıların yeniden yükselişe geçtiği görülüyor. Bu nedenle Avrupa Birliği, şirketler üzerindeki idari yükü azaltmaya yönelik kapsamlı sadeleştirme çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Avrupa uzun vadeli yatırım çekiciliğini koruyor</strong></p>

<p>Araştırmaya katılan şirketlerin %60’ı Avrupa’nın önümüzdeki üç yıl içerisinde yatırım çekiciliğinin artacağını öngörüyor. Avrupa’nın geniş ve erişilebilir pazarı, güçlü altyapısı, sürdürülebilirlik alanındaki liderliği, inovasyon kapasitesi ve yüksek nitelikli iş gücü yatırımcıların en çok önem verdiği avantajlar arasında yer alıyor. Katılımcılar aynı zamanda Avrupa’nın rekabetçilik ve verimlilik alanlarında ihtiyaç duyduğu dönüşümü gerçekleştirebileceğine de inanıyor. Şirketlerin %52’si Avrupa’nın yatırım ortamını güçlendirecek stratejik kararları hayata geçireceğini düşünürken, yalnızca %21’i bu konuda olumsuz görüş bildiriyor.</p>

<p><strong> </strong></p>

<p><strong>Avrupa’nın planlarını uygulamaya dönüştürmesi gerekiyor</strong></p>

<p>Araştırma kapsamında görüşülen 500 yatırım lideri, Avrupa’nın küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için öncelikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin daha güçlü şekilde desteklenmesi, enerji maliyetlerinin azaltılması ve stratejik sektörlere yönelik teşviklerin artırılması gerektiğini vurguluyor. Bununla birlikte yatırımcılar, vergi sistemlerinin sadeleştirilmesi, dijital inovasyonun hızlandırılması ve rekabetçiliği artıracak politikaların kararlılıkla uygulanmasının Avrupa’nın uzun vadeli yatırım çekiciliğini daha da güçlendireceği görüşünü paylaşıyor.</p>

<p><strong> </strong></p>

<blockquote>
<h3><em> jeopolitik dalgalanmalar</em></h3>
</blockquote>

<p><img alt="Görsel" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm image-align-left" height="286" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/ozge-6a3a328fa278a.jpg" width="550" /> <em><strong><span style="background-color:#ecf0f1;">EY-Parthenon Türkiye Başkanı Özge Gürsoy araştırmayla ilgili şunları söyledi: “EY Avrupa Çekicilik Araştırmamızın sonuçları;</span></strong><span style="background-color:#ecf0f1;"> jeopolitik dalgalanmaların, ticarette artan kısıtlamaların ve ekonomik belirsizliklerin küresel yatırım ortamını yeniden şekillendirdiğini gösteriyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen Avrupa’nın, yabancı yatırımlar açısından dayanıklılığını koruyan ve yatırımcılar için cazibesini sürdüren bir merkez olmaya devam ettiğini görüyoruz. Bu anlamda Türkiye’de oldukça iyi bir ivme kaydetmiş durumda. 2024 yılı sonuçlarında doğrudan yabancı yatırımda beşinci sırada yer alan Türkiye, 2025 yılında dördüncü sıraya yükselerek doğrudan yabancı yatırım projelerini %20 artırdı ve toplam proje sayısını 383’e çıkardı. Araştırmamızdan yatırımların giderek daha seçici hale geldiğini; yapay zekâ, savunma ve enerji gibi yüksek büyüme potansiyeline sahip stratejik alanlara ve güçlü yetkinlik ekosistemlerine sahip şehir ve bölgelere yöneldiğini gözlemliyoruz. Araştırmanın, yatırım kararlarında artık tek bir belirleyici unsurun olmadığı gerçeğini ortaya koyuyor. Teknolojik dönüşüm, insan kaynağına erişim, regülasyonlar, jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri, ham madde ve tedarik zinciri dinamikleri gibi birçok unsur eş zamanlı olarak yatırım stratejilerini etkiliyor. Bu nedenle şirketler için asıl rekabet avantajı, değişimi öngörebilme ve yatırımlarını doğru zamanda, doğru sektöre ve doğru coğrafyalara yönlendirebilme yetkinliğinde yatıyor.” </span></em></p>

<p> </p>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong>Raporun tamamı için link ...</strong></li>
	<li><span style="font-size:12px;">https://www.ey.com/en_gl/foreign-direct-investment-surveys/ey-europe-attractiveness-survey</span></li>
</ul>
</blockquote>

<p> </p>

<h3><em>enerji ekonomisi       </em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/06/post42647_6a3a31e8f163d.jpg</image>
                                <category>Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/ey-avrupa-cekicilik-arastirmasi-2026-yayimlandi/42647</link>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 10:11:23 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Elektrik Sanayi Birliği &#039;Veri Merkezleri Raporu&#039;</title>
                                    <description>TESAB (Türkiye Elektrik Sanayi Birliği), &#039;&#039;Veri Merkezleri: Küresel Gelişmeler ve Türkiye&#039;nin Rotası raporunu yayınladı. Raporun tamamı ve ayrıntılar!</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>TESAB</h3>

<ul>
	<li><strong>TESAB (Türkiye Elektrik Sanayi Birliği), </strong>''Veri Merkezleri: Küresel Gelişmeler ve Türkiye'nin Rotası raporunu yayınladı. Raporun tamamı ve ayrıntılar!</li>
</ul>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong>TESAB Veri Merkezleri Raporu: </strong></li>
	<li><span style="color:#c0392b;"><strong>Türkiye İçin Veri Merkezi Üssü Olma Fırsatı</strong></span></li>
</ul>
</blockquote>

<p><em><strong>TESAB’ın hazırladığı Veri Merkezleri</strong></em>: Küresel Gelişmeler ve Türkiye’nin Rotası raporu yayımlandı. Rapor, dünya genelinde hızla büyüyen veri merkezi sektörünü mercek altına alırken, Türkiye’nin bölgesel bir veri merkezi üssü olabilmesi için sahip olduğu avantajları ve atılması gereken adımları ortaya koyuyor. Raporda küresel kapasite artışları, enerji tüketimindeki yükseliş, bölgesel yatırım eğilimleri, yapay zekânın sektöre etkileri ve Türkiye’nin rekabet gücünü artırabilecek politika önerileri kapsamlı şekilde değerlendiriliyor.</p>

<h2>Yapay zekâ uygulamaları</h2>

<p>Yapay zekâ uygulamaları, bulut bilişim hizmetleri ve dijital dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte veri merkezleri küresel ekonominin en stratejik altyapılarından biri haline geldiğini vurguluyor. <br />
Rapor için bir önsöz kaleme alan TESAB Başkanı ve EÜAŞ Genel Müdürü Zafer Benli, veri merkezlerinin artık yalnızca dijital ekonominin değil, ülkelerin enerji güvenliği, teknolojik bağımsızlığı ve küresel rekabet gücünün de temel unsurlarından biri haline geldiğinin altını çizdi. Türkiye'nin stratejik coğrafi konumu, gelişen enerji altyapısı ve büyüyen dijital ekonomisiyle bölgesel bir veri merkezi üssü olabilecek önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Benli, yapay zekâ çağında veri üretimi ve işleme kapasitesinin ülkelerin kalkınma yarışındaki konumunu belirlediğini, veri merkezi yatırımlarının ise Türkiye için stratejik bir fırsat alanı oluşturduğunu ifade etti.</p>

<h2><span style="font-size:16px;">Veri Merkezleri Türkiye’nin Önünde Stratejik Bir Fırsat Var</span></h2>

<ul>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;">Veri Merkezleri: Küresel Gelişmeler ve Türkiye’nin Rotası raporu, Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında köprü konumunda bulunması, gelişen dijital ekonomisi ve artan veri işleme ihtiyacı sayesinde veri merkezi yatırımları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğuna işaret ediyor. Bu potansiyelin ekonomik değere dönüşebilmesi için güçlü enerji altyapısı, yüksek kapasiteli elektrik şebekesi, uluslararası bağlantı kapasitesi ve yatırım dostu düzenlemelerin kritik önemde olduğu vurgulanıyor.</span></em></li>
</ul>

<p> </p>

<h2>Veri merkezleri</h2>

<p>Veri merkezlerinin en önemli maliyet kalemlerinden biri olan enerji tüketimi, yatırım kararlarında belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu ve modern soğutma teknolojilerinin kullanımı sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından öne çıkıyor. Raporda, küresel ortalama Güç Kullanım Etkinliği (PUE) değerinin 2020’de 1,53 seviyesinden 2024’te 1,41’e gerilediği, teknolojik gelişmelerin sürmesi halinde bu değerin 2030 yılına kadar 1,29 seviyesine düşebileceği belirtiliyor.<br />
Türkiye’nin veri merkezi yatırımlarından daha fazla pay alabilmesi için yüksek yoğunluklu yapay zekâ uygulamalarına uygun altyapıların geliştirilmesi, yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması ve uluslararası yatırımcılar için cazip bir ekosistem oluşturulması gerektiği ifade ediliyor.<br />
 Rapor, veri merkezlerinin yalnızca teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda enerji, sanayi ve dijital dönüşüm politikalarının kesişim noktasında yer alan stratejik bir alan olduğunun altını çiziyor.</p>

<h3> </h3>

<h3>Veri merkezleri elektrik tüketimi</h3>

<blockquote>
<h3><span style="color:#c0392b;">Yapay Zekâ Küresel Veri Merkezi Yarışını Hızlandırıyor!</span></h3>
</blockquote>

<p style="text-align: center;"><em><span style="background-color:#ecf0f1;">Dünya genelinde veri merkezlerine yönelik talep, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte tarihi seviyelere ulaşıyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre küresel veri merkezi kapasitesi 2020 yılında yaklaşık 60 GW seviyesindeyken, 2024 yılında 97 GW’a yükselerek yüzde 60’ın üzerinde büyüme kaydetti. Aynı dönemde veri merkezlerinin elektrik tüketimi ise 269 TWh’den 416 TWh’ye çıktı.</span> <span style="background-color:#ecf0f1;">Mevcut eğilimlerin sürmesi halinde küresel veri merkezi kurulu gücünün 2030 yılında 226 GW’a, 2035 yılında ise 277 GW’a ulaşması bekleniyor. Elektrik tüketiminin ise 2030 yılına kadar 945-1000 TWh seviyesine çıkacağı öngörülüyor. Yapay zekâ kullanımının daha hızlı yaygınlaştığı senaryoda ise küresel veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 2030 yılında 1.300 TWh’ye, 2035 yılında ise 1.750 TWh’ye ulaşabileceği tahmin ediliyor.</span></em></p>

<p>Küresel büyümenin merkezinde Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik bölgeleri bulunuyor. Kuzey Amerika’da veri merkezi kapasitesinin 2024’te 52,8 GW’dan 2030’da 108 GW’a yükselmesi beklenirken, elektrik tüketiminin 427 TWh’den 910 TWh’ye çıkacağı öngörülüyor. Asya-Pasifik bölgesinde ise kapasitenin 44 GW’tan 85 GW’ın üzerine, elektrik tüketiminin ise 317 TWh’den 712 TWh’ye yükselmesi bekleniyor. Avrupa’da veri merkezi kapasitesinin aynı dönemde 24 GW’tan 38 GW’ın üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.<br />
Rapora göre veri merkezleri önümüzdeki dönemde yalnızca dijital ekonominin değil, enerji politikalarının, elektrik şebekesi yatırımlarının ve sürdürülebilir kalkınma stratejilerinin de merkezinde yer alacak. Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinde doğru adımları atması halinde bölgesel veri merkezi üssü olma fırsatını değerlendirebileceği belirtiliyor.</p>

<p> </p>

<h3><em><span style="background-color:#f1c40f;">Veri Merkezleri Rapor tamamı için,</span></em></h3>

<blockquote>
<h2><a href="https://tesab.org.tr/veri-merkezleri-kuresel-gelismeler-ve-turkiye-nin-rotasi/#"><span style="font-size:28px;"><span style="color:#c0392b;">tıklayın</a></h2>
</blockquote>

<p><img alt="Türkiye Elektrik Sanayi Birliği 'Veri Merkezleri Raporu'" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/tesab-logo-6a33924663002.jpg" width="1200" /></p>

<h3>enerji ekonomisi</h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/06/turkiye-elektrik-sanayi-birligi-veri-merkezleri-raporu_6a33925357660.jpg</image>
                                <category>Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/turkiye-elektrik-sanayi-birligi-veri-merkezleri-raporu/42554</link>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 09:29:44 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>&#039;Enerji Sektöründe Kadın İstihdamı Araştırması’</title>
                                    <description>Kadınlar, kalıpları kırıyor: Erkek egemen mesleklerde kadın devrimi-Kadınlar enerji, otomotiv ve savunma sanayiinde kadınlar öne çıkıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Enerji Sektöründe Kadın İstihdamı Araştırması</h2>

<ul>
	<li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>Kadınlar enerji, otomotiv ve savunma sanayiinde kalıpları kırıyor: </b>Erkek egemen mesleklerde kadın devrimi-Kadınlar enerji, otomotiv ve savunma sanayiinde kalıpları kırıyor.</li>
</ul>

<h2><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Erkek egemen yapısı</h2>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Erkek egemen yapısıyla öne çıkan sektörlerde dengeler değişiyor. Akkök Holding ve FutureBright iş birliğiyle gerçekleştirilen ‘Enerji Sektöründe Kadın İstihdamı Araştırması’ genç kadınların kariyer tercihlerinde enerjinin yanı sıra otomotiv ve savunma sanayiine yöneliminin hızla arttığını ortaya koyuyor. Kadınlar bu sektörleri prestij, yüksek gelir, küresel kariyer fırsatları ve geleceğin meslekleriyle ilişkilendiriyor.</p>

<p> </p>

<h2>Kadınlar</h2>

<ul>
	<li>
	<h2><em><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>Erkek egemen mesleklerde kadın devrimi</b></em></h2>
	</li>
</ul>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Kadınlar kariyer kalıplarını kırıyor. Erkek çalışanlarla özdeşleşen enerji, otomotiv ve savunma sanayii gibi sektörler, genç kadınların kariyer planlarında giderek daha fazla yer buluyor. Uzun yıllardır istihdamda erkek egemen yapısıyla öne çıkan enerji sektöründe, kadınlara yönelik algılar değişiyor. Kadınlar artık yalnızca hizmet, kozmetik, sağlık ve eğitim gibi geleneksel alanlarda değil enerji, savunma ve otomotiv gibi erkek egemen sektörlerde de aktif roller üstleniyor. Bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri enerji sektöründe yaşanıyor.</p>

<p> </p>

<h3><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Akkök Holding</h3>

<ul>
	<li><em><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background-color:#ecf0f1;">Akkök Holding dönüşümün dinamiklerini ve kadınların kariyer yolunda karşılaştığı algısal bariyerleri daha iyi anlamak amacıyla FutureBright araştırma şirketiyle iş birliği yaptı. Holdingin, enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve sektördeki fırsat eşitliğini desteklemek vizyonuyla gerçekleştirdiği ‘Enerji Sektöründe Kadın İstihdamı Araştırması’ sonuçlarına göre, kadın istihdamı halen kozmetik, sağlık, eğitim gibi sektörlerde yoğun olsa da enerji, gelecek vadeden sektörlerin başında geliyor, kadınların sektördeki görünürlüğü artıyor. Enerjiyi yalnızca bir iş kolu değil, prestijli, gelecek vadeden ve küresel fırsatlar sunan bir alan olarak tanımlayan kadınlar, sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı, insanlığın geleceği için çalışmayı ve maddi imkanların iyi olmasını en önemli motivasyon kaynakları olarak görüyor.</span></em></li>
</ul>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>Genç kadınların kariyer hedefinde ilk 3’e girdi</b></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Araştırma, enerji sektörünün genç kadınların kariyer planlarında giderek daha fazla öncelikli bir alan haline geldiğini ortaya koydu. Sonuçlara göre, otomotiv yüzde 38 ile ilk sırada yer alırken, enerji yüzde 36 ile ikinci sırayı, savunma ise yüzde 33 ile üçüncü sırayı aldı. Kadınların enerji sektörünü kariyer planlarında üst sıralara taşıması, sektördeki dönüşümün önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Akkök Holding CEO'su Gökşin Durusoy, araştırmanın çıkış noktasına ilişkin olarak<b> </b>“Araştırmayı yaparken temel motivasyonumuz kadınların karar alma mekanizmalarında, saha operasyonlarında ve inovasyon süreçlerinde neden hâlâ istisna olarak kaldığını anlamak ve bu potansiyeli nasıl norm haline getirebileceğimizi ortaya koymaktı. Sonuçlar, kadınların başta enerji olmak üzere otomotiv ve savunma sanayii gibi geleneksel olarak erkek egemen kabul edilen sektörlere ilgisinin giderek arttığını gösteriyor. Bu tablo, yalnızca kariyer tercihlerindeki bir değişimi değil iş dünyasında uzun yıllardır varlığını sürdüren mesleki kalıpların kırılmaya başladığını da ortaya koyuyor. Kadınların bu alanlarda daha görünür ve daha etkili roller üstlenmesi artık bir çeşitlilik hedefinden öte rekabet gücü, inovasyon kapasitesi ve sürdürülebilir büyüme açısından stratejik bir gereklilik haline gelmiş durumda”<b> </b>dedi.<b> </b></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Kadınların enerji sektörüne yöneliminden duydukları memnuniyeti dile getiren Akkök Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Akenerji Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Ataünal, araştırmanın, kadınların enerji sektörünü prestijli ve küresel fırsatlar sunan bir kariyer alanı olarak gördüğünü verilerle kanıtladığını söyledi.<em> “</em>Ancak raporun işaret ettiği yapısal ve algısal bariyerlerin aşılması için bütüncül bir dönüşüme ihtiyaç var” diyen Ataünal “Bu değişim yalnızca bir toplumsal cinsiyet eşitliği meselesi değildir. Enerji sektörünün küresel rekabetçiliğini koruması, inovasyon kapasitesini artırması ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmesi için stratejik bir gereklilik. Akkök Holding olarak amacımız, kadınların potansiyellerini en üst düzeyde ortaya koyabilecekleri kapsayıcı bir çalışma ortamını güçlendirmek ve sektörde daha fazla kadının karar alma mekanizmalarında yer almasına katkı sağlamak” şeklinde konuştu. </p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren FutureBright Group'un kurucusu Akan Abdula ise sektördeki cinsiyet dengesi ve kadın istihdamının geleceğini anlamak için somut veriler sunduğunu ve karar alıcılar için yol gösterici özellikler taşıdığını söyledi. Kadınların ve özellikle gençlerin, enerji sektörüne ilgisinin giderek arttığına dikkat çeken Abdula, “Özellikle enerji sektörü uzun yıllar boyunca teknik, sert ve erkek egemen bir alan olarak kodlandı. Oysa bu araştırma gösteriyor ki kadınlar enerjiyi stratejik, küresel ve anlamlı bir gelecek alanı olarak okuyor, erkek egemenliği artık kabul etmiyor. Sektörün gerçek sınavı, bu zihinsel dönüşümü kurumsal kültüre ne ölçüde taşıyabildiğinde yatıyor. Bugün kadınlar kurumların önünde koşuyor. Kurumların artık bu koşuya eşlik etmesi ve dönüşümü kalıcı biçimde kurumsallaştırması gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>

<h2><strong><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><em><span style="background-color:#f1c40f;">ENERJİ SEKTÖRÜNDE KADIN İSTİHDAMI ARAŞTIRMASI ...</span></em></strong></h2>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><em><b>- Kadınlar için prestijli ve geleceği parlak bir sektör!</b></em></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Enerji sektöründe kadın çalışanların sayısının artması, sektörde eşitlikçi ve kapsayıcı bir yapının gelişmesine katkı sağlıyor. Araştırma, kadınların enerji sektöründe yalnızca temsil edilmekle kalmayıp, farklı uzmanlık alanlarında aktif roller üstlenerek dönüşümün bir parçası haline geldiğini gösteriyor.</p>

<p> </p>

<h3>Beyaz yaka</h3>

<ul>
	<li><strong><em><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Enerji sektöründe çalışmak prestijlidir</em></strong></li>
</ul>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Araştırmaya katılan beyaz yaka kadınların yüzde 88’i, ‘Enerji sektöründe çalışmak prestijlidir’ derken, yüzde 86’sı ‘Sektörün geleceği parlaktır’ ifadelerini kullanıyor. Ayrıca, yüzde 81’i sektörde insan kaynağına yatırım yapıldığını, yüzde 74’ü ise ‘Kadınlar için yeterli fırsat var’ görüşünü paylaşıyor. Kadın çalışanların motivasyon kaynakları arasında istihdam güvencesi yüzde 39 ile yer alırken, sürdürülebilirliğe katkı sağlama oranı yüzde 39 olarak öne çıkıyor. Beyaz yaka kadınlar ayrıca yenilikçi teknolojilerle çalışmak, yüksek maaş beklentisi ve global kariyer imkanları nedeniyle mühendisliği tercih ediyor. Beyaz yaka çalışanlar daha çok ofis pozisyonlarında, mavi yakalar teknik alanlarda çalışıyor. Sektörün en yoğun alanı ise elektrik dağıtımı.</p>

<p> </p>

<h3>İş bulma</h3>

<ul>
	<li><em><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>Enerji deneyimi, iş bulma şansını artırıyor</b></em></li>
</ul>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Günümüzde pek çok sektörün enerji sektörü ile doğrudan ilişkili olması, her alanda enerjiye ihtiyaç duyulması, bu sektörü merkez haline getiriyor. Sonuçlara göre, enerji sektöründe uzmanlaşan çalışanların, başka sektörlerde de iş yapabilme kabiliyeti kazandığı, pek çok alanda kolaylıkla iş bulabileceği belirtiliyor. Global bir sektör olması nedeniyle bu sektörde uzmanlaşmış bir çalışanın, her yerde kabul gördüğüne, yurtdışı iş fırsatlarının diğer sektörlere kıyasla çok daha yüksek olduğuna vurgu yapılıyor. </p>

<p> </p>

<h3>Kariyer tercihleri</h3>

<ul>
	<li><em><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>Geleceğin kariyer tercihlerinde enerji öne çıkıyor</b></em></li>
</ul>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Enerji sektörü üniversite öğrencilerinin de odağında. Beyaz yaka ve mavi yaka çalışanlardan farklı olarak öğrencilerin bu sektörde çalışma konusundaki motivasyonlarının başında yüksek maaş beklentisi gelirken, istihdam güvencesi ve sürdürülebilirliğe katkı sağlama isteği de önemli motivasyon unsurları arasında yer alıyor. Mezun olduktan sonra enerji sektöründe çalışmak isteyenlerin oranı yüzde 89’a ulaşıyor.</p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Araştırma sonuçları, enerji sektörünün öğrenciler tarafından yalnızca bir istihdam alanı olarak değil, aynı zamanda gelecek vadeden, itibarlı ve kariyer gelişimi açısından güçlü fırsatlar sunan bir sektör olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Gençler, enerji sektörünü teknolojik gelişimin, sürdürülebilirlik dönüşümünün ve küresel ölçekte etki yaratma imkanının kesişim noktasında konumlandırıyor.</p>

<p> </p>

<h2><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>Rol model kadınlara ihtiyaç artıyor</b></h2>

<ul>
	<li><em><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background-color:#ecf0f1;">Araştırma, enerji sektöründe kadınların görünürlüğü ve liderliğinin hâlâ geliştirilmesi gereken alanlar arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Teknik pozisyonlara kadınların yeterince yönlendirilmemesi, fiziksel çalışma koşulları, vardiyalı çalışma düzeni ve saha altyapısının kadınların ihtiyaçlarına göre tasarlanmamış olması, sektörde öne çıkan yapısal engeller arasında gösteriliyor. Cinsiyetçi yaklaşımlar ve küçümseyici tutumlar ise kadın çalışanların karşılaştığı sosyal bariyerler arasında yer alıyor.</span></em></li>
</ul>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de rol model ihtiyacı. Özellikle gençler, enerji sektöründe daha fazla kadın lider ve başarı hikâyesi görmek istiyor. Sektörde çalışan kadınlar mevcut çalışma koşullarına daha olumlu yaklaşırken, öğrenciler kadınların sektördeki görünürlüğüne ve yükselme imkanlarına daha fazla önem veriyor.</p>

<p> </p>

<h2><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>Cam tavanla mücadele </b></h2>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Araştırma sonuçları, enerji sektöründe kadınların görünürlüğünün arttığını ancak kariyer gelişimi ve liderlik pozisyonlarına erişim konusunda bazı bariyerlerin varlığını koruduğunu gösteriyor. Kadınların üst düzey görevlere yükselirken cam tavanla karşılaştığı yönündeki algı halen güçlü.</p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Araştırmaya göre, kadınların sektörde daha güçlü şekilde temsil edilmesi için kapsayıcı insan kaynakları uygulamaları, eşit fırsat politikaları ve kariyer gelişimini destekleyen kurumsal mekanizmalar kritik önem taşıyor. Bu alanda atılacak adımlar, mevcut kadın çalışanların aidiyet duygusunu güçlendirirken, sektöre yönelmeyi düşünen genç kadınlar için de önemli bir motivasyon kaynağı oluşturuyor.</p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Katılımcılar, çalışma ortamının herkes için eşit fırsatlar sunacak şekilde geliştirilmesinin ve kadın temsilinin artırılmasının, enerji sektörünü kadınlar açısından daha cazip hale getireceği görüşünde birleşiyor.</p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>Kadın istihdamında somut adımlar</b></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><font color="#0d0d0d">Araştırma sonuçları, enerji sektöründe dönüşümün yalnızca bireysel tercihlerle değil, kapsayıcı ve sürdürülebilir şirket politikalarıyla mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Bu yaklaşımın örneklerinden biri de Akkök Holding Enerji Grubu bünyesindeki SEDAŞ, Sepaş Enerji ve Akenerji tarafından yürütülen ‘Kadın Enerjisi’ projesi. </font><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><font color="#0d0d0d">Kadınların enerji sektöründe daha görünür ve etkin şekilde yer almasını hedefleyen proje istihdamdan kariyer gelişimine, çalışma ortamlarından liderlik yolculuklarına uzanan bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Araştırmadan elde edilen bulgular da kadın istihdamını güçlendirmeye yönelik uygulamalar için önemli bir yol haritası niteliği taşıyor.</font></p>

<p> </p>

<h2><em><strong><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background-color:#f1c40f;">Enerji Sektöründe Kadın İstihdamı Araştırması!</span></strong></em></h2>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Araştırmanın tamamı için<span style="font-size:28px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="color:#c0392b;"> </span><u><a href="https://akkok.com.tr/sosyal_sorumluluk-arastirmalar/"><span style="color:#c0392b;"><i>tıklayın</i></span></a></u></strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="'Enerji Sektöründe Kadın İstihdamı Araştırması’" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/enerji-sektorunde-kadin-raporu-6a32a250b75a3.jpg" width="1200" /></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>Araştırma hakkında:</b></p>

<ul>
	<li><em><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><strong>''Akkök Holding’in Future Bright Group</strong> iş birliğiyle gerçekleştirilen “Enerji Sektöründe Kadın İstihdamı Araştırması”, enerji sektöründe kadın çalışan olmanın algısını, deneyimlerini, motivasyonlarını ve karşılaşılan bariyerleri ortaya koymayı amaçlıyor. Araştırma, kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki aşamada yürütüldü. Kalitatif aşamada Mart 2025’te, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Gaziantep, Kayseri, Samsun, Van’da yaşayan sektör çalışanı kadınlar ve İstanbul, Ankara, İzmir’de ilgili bölümlerde okuyan üniversite öğrencileriyle toplam 12 online derinlemesine görüşme yapıldı. Kantitatif aşamada ise Haziran–Temmuz 2025 döneminde beyaz yaka, mavi yaka ve üniversite öğrencileri olmak üzere toplamda 550 kadınla CAPI (Bilgisayar Destekli Yüz Yüze Anket) yöntemiyle görüşmeler gerçekleştirildi.''</em></li>
</ul>

<p align="justify"> </p>

<h3 align="justify"><em>enerji sektörü - enerji ekonomisi</em></h3>

<p align="justify"> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/06/enerji-sektorunde-kadin-istihdami-arastirmasi_6a32a23d6b8e0.jpg</image>
                                <category>Güncel Haberler,Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/enerji-sektorunde-kadin-istihdami-arastirmasi/42544</link>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 16:20:14 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Elektrik, Petrol, Doğal gaz ve LPG raporlarını yayınladı!</title>
                                    <description>EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu), enerji piyasaları sektör raporlarını (Elektrik, Petrol, Doğal gaz ve LPG) yayınladı. İşte, raporların tam metni.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>EPDK</h3>

<p><strong>EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu),</strong> enerji piyasaları sektör raporlarını (Elektrik, Petrol, Doğal gaz ve LPG) yayınladı. İşte, raporların tam metni.</p>

<p> </p>

<h3><span style="color:#c0392b;"><em>ayrıtınlar!</em></span></h3>

<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), enerji piyasaları sektör raporlarını (Elektrik, Petrol, Doğal gaz ve LPG) yayınladı. EPDK raporları ayrıntıları için, aşağıdaki linklere tıklayın. </p>

<p> </p>

<h2><em><span style="background-color:#f1c40f;">Tıklayın ...</span></em></h2>

<h3>Doğal Gaz Piyasası Sektör Raporu</h3>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=7lhhpyOt6Ec="><span style="color:#c0392b;">Doğal Gaz Piyasası Sektör Raporu - Nisan 2026</span></a></strong></li>
	<li><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=WDAltoBLuoQ="><span style="color:#c0392b;">EK: Doğal Gaz Piyasası Sektör Raporu Nisan 2026</span></a></li>
</ul>
</blockquote>

<h3><img alt="Elektrik, Petrol, Doğal gaz ve LPG raporlarını yayınladı!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/dogal-gaz-dogal-gaz-6a31021da107d.jpg" width="1200" /></h3>

<h3>Elektrik Piyasası Sektör Raporu</h3>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=6KEiBX6bsy8="><span style="color:#c0392b;">Elektrik Piyasası Sektör Raporu - Nisan 2026</span></a></strong></li>
	<li><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=buwLdZk2NFY="><span style="color:#c0392b;">EK: Elektrik Piyasası Raporu Nisan 2026</span></a></li>
</ul>
</blockquote>

<h3><img alt="Elektrik, Petrol, Doğal gaz ve LPG raporlarını yayınladı!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/elektrik-tuketimi-6a310237c53e5.jpg" width="1200" /></h3>

<h3>Petrol Piyasası Sektör Raporu</h3>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h3><strong><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=mYgi6blmdM0="><span style="color:#c0392b;">Petrol Piyasası Sektör Raporu - Nisan 2026</span></a></strong></h3>
	</li>
	<li><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=fCL0B29Zggs="><span style="color:#c0392b;">EK: Petrol Piyasası Sektör Raporu Nisan 2026</span></a></li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="Elektrik, Petrol, Doğal gaz ve LPG raporlarını yayınladı!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/petrol-petrol-6a310257de909.jpg" width="1200" /></p>

<h2>LPG Piyasası Sektör Raporu</h2>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=77H8iXgNGkw=">Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Sektör Raporu - Nisan 2026</a></strong></li>
	<li><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=5nh1BUyK/D0=">EK: Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Sektör Raporu Nisan 2026</a></li>
</ul>
</blockquote>

<h3><img alt="Elektrik, Petrol, Doğal gaz ve LPG raporlarını yayınladı!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="710" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/lpg-fiyati-6a31026fa4541.jpg" width="1150" /></h3>

<h3>EPDK</h3>

<figure class="text-center my-4"><img alt="Elektrik, Petrol, Doğal gaz ve LPG raporlarını yayınladı!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/epdk-logosu-6a31029e67e2d.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic">EPDK, enerji piyasaları raporlarını, aylık düzenli olarak yayınlıyor.</figcaption>
</figure>

<h3><em>epdk raporları - enerji ekonomisi</em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/05/epdk-aylik-enerji-piyasalari-raporlarini-yayinladi_6a07504d1cf76.jpg</image>
                                <category>Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/elektrik-petrol-dogal-gaz-ve-lpg-raporlarini-yayinladi/42509</link>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 10:51:52 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>2025 Yılı Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Raporu yayınlandı!</title>
                                    <description>GAZBİR (Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği), 2025 Yılı Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Raporu&#039;nu yayınlandı. İşte raporun ayrıntıları.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Doğal gaz</p>

<ul>
	<li><strong>GAZBİR (Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği),</strong> 2025 Yılı Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Raporu'nu yayınlandı. </li>
</ul>

<p> </p>

<p> </p>

<p><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">GAZBİR 2025 Yılı Doğal GazSektörü Raporu yayınlandı. Raporun tamamını okumak için, </span></strong></em></p>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h2><span style="font-size:28px;"><a href="https://www.gazbir.org.tr/GAZBIR-2025-Yili-Dogal-Gaz-Dagitim-Sektoru-Raporu/2025-Yili-Dogal-Gaz-Dagitim-Sektoru-Raporu.pdf"><span style="color:#c0392b;">tıklayın!</span></a></span></h2>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="2025 Yılı Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Raporu yayınlandı!" height="720" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/gazbir-logo.jpg" width="1280" /></p>

<h3><em>doğal gaz raporları - enerji ekonomisi</em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/06/2025-yili-dogal-gaz-dagitim-sektoru-raporu-yayinlandi_6a2fb87861ce6.jpg</image>
                                <category>Doğal Gaz,Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/2025-yili-dogal-gaz-dagitim-sektoru-raporu-yayinlandi/42498</link>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:23:33 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Küresel Enerji İncelemesi 2026 &#039;Evlerde TÜKETİM artıyor!</title>
                                    <description>Uluslararası Enerji Ajansı 2026 Raporu yayınlandı: Evde elektrik tüketimi artıyor. Isı pompaları ve elektrikli araçlara vurgu var. Ayrıntılar.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>IEA</h2>

<blockquote>
<h2><span style="font-size: 18px;">Küresel Enerji İncelemesi 2026 </span></h2>
</blockquote>

<ul>
	<li><strong>'Elektrifikasyon için enerji krizi ne anlama gelebilir': </strong>Ortadoğu'daki çatışmaların ortasında Hürmüz Boğazı üzerinden enerji arzındaki bozulma, ülkelerin enerji ihtiyaçlarının daha fazlasını evde karşılama seçeneklerine giderek daha fazla bakmalarına neden oluyor. Bu, dünya çapında hızlanan elektrifikasyon için daha fazla ivme sağlayabilir.</li>
</ul>

<p> </p>

<h2>ısı pompaları, elektrikli araçlar</h2>

<p><strong><em>IAE</em> </strong>''Son Dünya Enerji Yatırım raporumuza göre, ısı pompaları, elektrikli araçlar ve elektrikli endüstriyel prosesler yoluyla elektrifikasyon hızla genişliyor ve yatırımlar yıllık bazda yaklaşık% 15 büyüyor. Elektrifikasyon aynı<span style="color:#c0392b;"><em> <strong>zamanda, geçen yılki toplam enerji talebinin iki katından daha hızlı artan küresel elektrik talebindeki güçlü büyümeye katkıda bulunan kilit eğilimlerden biridir</strong>.</em></span></p>

<p>Yatırım raporumuza göre, <em><strong>son on yılda yenilenebilir enerji, nükleer, elektrifikasyon ve enerji verimliliğine yapılan yatırımlar, büyük yakıt ithal eden bölgelerde</strong></em> enerji güvenliğini artırdı. Aynı zamanda, elektrifikasyondaki ilerleme eşit değildir, altyapı, fiyatlar ve finans aynı hizada olduğunda hızlanır ve satın alınabilirlik, şebekeye hazır olma veya teknoloji riski gibi sorunlar nedeniyle engeller devam ettiğinde yavaşlar.</p>

<p>IEA bu gelişmeleri dünya çapında takip etmeye devam ediyor. Bonn'daki yakın tarihli üst düzey bir etkinlikte, Türkiye ve Avustralya COP31 Başkanlıkları, elektriğin nihai enerji tüketimindeki payını küresel olarak bugün yaklaşık yüzde 20'den 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarmaya paralel olarak elektrifikasyonun nasıl hızlandırılacağına dair bu yıl özel bir rapor hazırlaması için IEA'YI resmen görevlendirdiklerini açıkladılar.</p>

<p>Avrupa Birliği'nde elektrifikasyon, enerji güvenliği, rekabet gücü, satın alınabilirlik ve emisyon azaltımı hedeflerine ulaşmanın merkezi bir parçasıdır. Yeni bir yorum serisindeki ilk makalemiz, mevcut enerji krizinin elektrik teknolojilerinin rekabet gücünü nasıl artırdığı ve hangi politikaların daha fazla ilerlemenin kilidini açabileceği de dahil olmak üzere AB elektrifikasyon eğilimlerini ve beklentilerini araştırıyor.''</p>

<p> </p>

<h2><span style="color:#c0392b;">Küresel Enerji İncelemesi 2026</span></h2>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h2><span style="font-size:26px;"><a href="https://www.iea.org/reports/global-energy-review-2026/key-findings?utm_campaign=IEA+newsletters&utm_medium=Email&utm_source=SendGrid">tıklayın</a></span></h2>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<ul style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px 0px 0px 44px; outline:0px; background:0px 0px #ffffff; border:0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; list-style:none; color:#000000; font-family:Graphik, Arial, sans-serif; font-style:normal; font-variant-ligatures:common-ligatures; font-weight:400; text-align:start; white-space:normal; text-decoration-thickness:initial; text-decoration-style:initial; text-decoration-color:initial">
	<li style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; list-style-type:inherit; position:relative; margin-bottom:12px">
	<h2 style="border: 0px; padding: 0px;"><em><span style="background-color:#f1c40f;">Özet:</span></em></h2>
	</li>
	<li style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; list-style-type:inherit; position:relative; margin-bottom:12px">
	<p style="border:0px; padding:0px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:0px 0px"><span style="box-sizing:inherit"><span style="touch-action:inherit"><span style="outline:0px"><span style="vertical-align:baseline"><strong style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; font-weight:600"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit">2025 yılında tüm önemli enerji kaynakları ve teknolojileri büyüdü</font></font></font></font></strong><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"> , ancak çok farklı oranlarda. Genel olarak küresel enerji talebi büyümesi yüzde1,3'e geriledi ve bu oran önceki on yılın ortalamasının biraz altında kaldı. Daha yavaş ekonomik büyüme ve bazı bölgelerde enerji yoğun sektörlerdeki daha yavaş büyüme, daha düşük soğutma talebi ve daha hızlı verimlilik iyileştirmeleri, talep büyümesinin yavaşlamasına katkıda bulundu.</font></font></font></font></span></p>
	</li>
	<li style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; list-style-type:inherit; position:relative; margin-bottom:12px">
	<p style="border:0px; padding:0px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:0px 0px"><span style="box-sizing:inherit"><span style="touch-action:inherit"><span style="outline:0px"><span style="vertical-align:baseline"><strong style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; font-weight:600"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit">Küresel enerji talebindeki artışın en büyük tek kaynağı olan güneş enerjisi (fotovoltaik), talebin yüzde 25'inden fazlasını karşıladı; bunu %17'lik katkıyla doğal gaz izledi.</font></font></font></font></strong><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"> Bu, modern bir yenilenebilir enerji kaynağının küresel enerji talebi artışının en büyük payına katkıda bulunduğu ilk örnek oldu. Petrol, doğal gaz ve kömür talebi 2025 yılında arttı, ancak 2024 yılına göre daha yavaş bir oranda. Düşük emisyonlu kaynaklar (güneş, rüzgar, nükleer, hidroelektrik ve diğer yenilenebilir enerji kaynakları) birlikte küresel talep artışının yaklaşık yüzde 60'ına katkıda bulundu.</font></font></font></font></span></p>
	</li>
	<li style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; list-style-type:inherit; position:relative; margin-bottom:12px">
	<p style="border:0px; padding:0px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:0px 0px"><span style="box-sizing:inherit"><span style="touch-action:inherit"><span style="outline:0px"><span style="vertical-align:baseline"><strong style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; font-weight:600"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit">Amerika Birleşik Devletleri'nde talep artışı</font></font></font></font></strong><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"> , veri merkezlerinden gelen güçlü elektrik talebi, sağlam endüstriyel büyüme ve daha soğuk hava koşullarının etkisiyle, durgunluk sonrası toparlanma yılları hariç, 2000 yılından bu yana ikinci en yüksek seviyesine ulaştı. Çin Halk Cumhuriyeti (bundan sonra "Çin"), küresel enerji talebi artışının en büyük payına sahip olsa da, yenilenebilir enerjinin hızlı büyümesi ve verimlilik iyileştirmeleri nedeniyle büyüme oranı yüzde 1,7 ile keskin bir şekilde yavaşladı.</font></font></font></font></span></p>
	</li>
	<li style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; list-style-type:inherit; position:relative; margin-bottom:12px">
	<p style="border:0px; padding:0px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:0px 0px"><span style="box-sizing:inherit"><span style="touch-action:inherit"><span style="outline:0px"><span style="vertical-align:baseline"><strong style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; font-weight:600"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit">Elektrik talebi, enerji talebine göre iki katından fazla bir oranda artarak</font></font></font></font></strong><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"> dünyanın Elektrik Çağı'na girdiğini teyit etti. </font></font></font></font><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit">Yaklaşık yüzde 3'lük büyüme, son on yıldaki yüzde 2,8'lik ortalamanın üzerinde kaldı, ancak Hindistan ve Güneydoğu Asya'da soğutmaya olan talebin azalması gibi tek seferlik faktörler nedeniyle 2024 yılına göre daha yavaş gerçekleşti. Elektrik talebindeki büyüme, binalarda ve endüstride geniş bir yelpazedeki son kullanım alanlarından kaynaklandı. Bu toplam büyümenin küçük bir payını oluşturmasına rağmen, elektrikli araçlardan ve veri merkezlerinden gelen talep hızla arttı. Amerika Birleşik Devletleri'nde, veri merkezleri elektrik kullanımındaki tüm büyümenin yarısını oluşturdu.</font></font></font></font></span></p>
	</li>
	<li style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; list-style-type:inherit; position:relative; margin-bottom:12px">
	<p style="border:0px; padding:0px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:0px 0px"><span style="box-sizing:inherit"><span style="touch-action:inherit"><span style="outline:0px"><span style="vertical-align:baseline"><strong style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; font-weight:600"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit">Petrol talebindeki büyüme 2025 yılında daha da yavaşlayarak</font></font></font></font></strong><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"> günlük 0,65 milyon varil (mb/d) veya yüzde 0,7 artış gösterdi; bu oran, 2024'teki zaten düşük olan 0,75 mb/d'lik büyümenin de altında kaldı. Her iki yıldaki artış da, IEA projeksiyonlarıyla uyumlu olmakla birlikte, 2010-2019 yılları arasındaki ortalama yıllık artış olan 1,4 mb/d'nin oldukça altında kaldı. Daha yavaş artış, esas olarak petrokimya hammaddelerindeki, özellikle Çin'deki, daha zayıf büyümeyi yansıtırken, elektrikli araçların sürekli büyümesi karayolu taşımacılığı için petrol talebini kontrol altında tuttu. Elektrikli otomobil satışları hızlı büyümesini sürdürerek yüzde 20'nin üzerinde artışla 20 milyon adedi aştı; bu da 2025 yılında yeni otomobil satışlarının yaklaşık dörtte birini oluşturuyor.</font></font></font></font></span></p>
	</li>
	<li style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; list-style-type:inherit; position:relative; margin-bottom:12px">
	<p style="border:0px; padding:0px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:0px 0px"><span style="box-sizing:inherit"><span style="touch-action:inherit"><span style="outline:0px"><span style="vertical-align:baseline"><strong style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; font-weight:600"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit">Doğalgaz talebindeki büyüme 2025 yılında belirgin şekilde yavaşladı</font></font></font></font></strong><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"> ve yılın ilk yarısındaki nispeten yüksek fiyatlar nedeniyle 2024'te kaydedilen yüzde 2,8'lik artışa kıyasla yaklaşık yüzde 1 oranında yükseldi. Artan talep büyük ölçüde, daha soğuk kış hava koşullarının desteğiyle Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği'nde ve enerji sektöründe doğalgaz kullanımının hızla arttığı Orta Doğu'da yoğunlaştı. Buna karşılık, Asya Pasifik'teki talep, 2022 enerji krizinden bu yana en zayıf büyüme hızını gösterdi.</font></font></font></font></span></p>
	</li>
	<li style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; list-style-type:inherit; position:relative; margin-bottom:12px">
	<p style="border:0px; padding:0px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:0px 0px"><span style="box-sizing:inherit"><span style="touch-action:inherit"><span style="outline:0px"><span style="vertical-align:baseline"><strong style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; font-weight:600"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit">2025 yılında kömür talebi, 2024 seviyelerinin sadece biraz üzerinde,</font></font></font></font></strong><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"> yaklaşık yüzde 0,4 oranında arttı. Amerika Birleşik Devletleri'nde, doğalgazdan kömüre geçiş ve elektrik talebindeki güçlü büyüme, kömür kullanımında yüzde 10'luk bir artışı destekleyerek son dönemdeki düşüş trendini tersine çevirdi. Çin'de kömür talebi sabit kaldı: Yenilenebilir enerji kaynaklarındaki güçlü büyüme, elektrik üretiminde kömür kullanımını düşürürken, sanayide çelik ve çimento üretimindeki düşük kömür kullanımı, kimyasallar için artan kullanım ile dengelendi. Hindistan'da elektrik üretimi için kömür talebi, çoğunlukla erken, güçlü ve uzun süren muson yağmurları nedeniyle azaldı.</font></font></font></font></span></p>
	</li>
	<li style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; list-style-type:inherit; position:relative; margin-bottom:12px">
	<p style="border:0px; padding:0px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:0px 0px"><span style="box-sizing:inherit"><span style="touch-action:inherit"><span style="outline:0px"><span style="vertical-align:baseline"><strong style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; font-weight:600"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit">2025 yılında yenilenebilir enerji ve nükleer enerjiden elde edilen üretimdeki artış, toplam elektrik arzındaki büyümeyi aştı</font></font></font></font></strong><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"> . 2025 yılında güneş fotovoltaik (PV) enerjisindeki 600 terawatt-saatlik (TWh) artış, kriz sonrası toparlanma dönemleri dışında, bir yılda herhangi bir kaynaktan elde edilen en büyük elektrik üretim artışı oldu. Sadece güneş PV'deki artış, elektrik üretimindeki büyümenin yaklaşık yüzde 70'ini karşıladı. Yenilenebilir enerjiler artık küresel çapta kömürden elde edilen toplam üretime neredeyse eşit durumda. Avrupa Birliği'nde, güneş PV ve rüzgar enerjisinin payı 2025 yılında yüzde 30'a ulaşarak ilk kez fosil yakıtların payını geçti. Doğal gaz ve nükleer enerjiden elde edilen elektrik üretimi 2025 yılında küresel düzeyde büyümeye devam etti.  </font></font></font></font></span></p>
	</li>
	<li style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; list-style-type:inherit; position:relative; margin-bottom:12px">
	<p style="border:0px; padding:0px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:0px 0px"><span style="box-sizing:inherit"><span style="touch-action:inherit"><span style="outline:0px"><span style="vertical-align:baseline"><strong style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; font-weight:600"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit">Küresel yenilenebilir enerji kapasitesindeki yıllık artış rekor seviyeye ulaşarak 800 gigawatt'a (GW) çıktı ve bunun %75'ini güneş enerjisi oluşturdu</font></font></font></font></strong><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"> . Batarya depolama, en hızlı büyüyen enerji teknolojisi oldu: 2025 yılında kapasite artışları yaklaşık %40 artarak </font></font></font></font><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit">neredeyse 110 GW'a ulaştı ve bu rakam, doğal gazdan elde edilen en yüksek yıllık kapasite artışlarını bile geride bıraktı. Ayrıca, 2025 yılında 12 GW'ın üzerinde nükleer enerji kapasitesinin inşaatına başlandı.</font></font></font></font></span></p>
	</li>
	<li style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; list-style-type:inherit; position:relative; margin-bottom:12px">
	<p style="border:0px; padding:0px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:0px 0px"><span style="box-sizing:inherit"><span style="touch-action:inherit"><span style="outline:0px"><span style="vertical-align:baseline"><strong style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; font-weight:600"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit">Enerjiyle ilgili karbondioksit (CO2) emisyonlarındaki küresel büyüme 2025 yılında daha da yavaşlayarak</font></font></font></font></strong><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"> yaklaşık yüzde 0,4 oranında arttı. Çin'den kaynaklanan emisyonlar, yenilenebilir enerjideki patlama, enerji yoğun sanayideki yapısal düşüşler ve genel olarak daha yavaş talep artışı nedeniyle azaldı. Hindistan'ın enerjiyle ilgili CO2 emisyonları, büyük ölçüde güçlü musonların döngüsel etkileri ve yenilenebilir enerjideki yapısal büyüme nedeniyle 1970'lerden bu yana ilk kez sabit kaldı. Soğuk bir kış ve yüksek doğalgaz fiyatları, gelişmiş ekonomilerde emisyonları artırdı. Bu eğilimler nedeniyle, gelişmiş ekonomilerden kaynaklanan emisyonlar (yüzde 0,5), 1990'lardan bu yana ilk kez gelişmekte olan piyasa ve gelişmekte olan ekonomilerden (yüzde 0,3) daha hızlı arttı.</font></font></font></font></span></p>
	</li>
	<li style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; list-style-type:inherit; position:relative">
	<p style="border:0px; padding:0px"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background:0px 0px"><span style="box-sizing:inherit"><span style="touch-action:inherit"><span style="outline:0px"><span style="vertical-align:baseline"><strong style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; padding:0px; border:0px; outline:0px; background:0px 0px; font-size:17px; vertical-align:baseline; font-weight:600"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit">2019'dan bu yana temiz enerji teknolojilerinin yaygınlaştırılması, 2025 yılında yıllık 35 eksajoule'den fazla fosil yakıt talebini önledi; bu da</font></font></font></font></strong><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"><font dir="auto"><font style="box-sizing:inherit; touch-action:inherit; vertical-align:inherit"> küresel fosil yakıt kullanımının yaklaşık yüzde 7'sine denk geliyor. 2019'dan bu yana güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, nükleer enerji, elektrikli otomobiller ve ısı pompalarının kullanımı da yıllık 3 milyar ton CO2 emisyonunu önlüyor; bu da küresel emisyonların yaklaşık yüzde 8'ine denk geliyor. Önlenen kömür talebi (yaklaşık 800 milyon ton kömür eşdeğeri), Hindistan'ın 2025 yılındaki tüm kömür kullanımından daha fazlasına denk geliyor. Tahmini önlenen doğalgaz talebi (260 milyar metreküpten fazla), küresel sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) pazarının neredeyse yarısına eşdeğer.</font></font></font></font></span></p>
	</li>
</ul>

<h2>Dünya Enerji Yatırımları Raporu </h2>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h2><span style="font-size:28px;"><a href="https://www.iea.org/reports/global-energy-review-2026/key-findings?utm_campaign=IEA+newsletters&utm_medium=Email&utm_source=SendGrid">tıklayın</a></span></h2>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="Küresel Enerji İncelemesi 2026" height="720" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/ıea.jpg" width="1280" /></p>

<h3><em>enerji krizi - enerji ekonomisi</em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/06/kuresel-enerji-incelemesi-2026-evlerde-tuketim-artiyor_6a2f8f594319b.jpg</image>
                                <category>Elektrik,Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/kuresel-enerji-incelemesi-2026-evlerde-tuketim-artiyor/42490</link>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 08:16:26 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>EY-Parthenon Avrupa Raporu &#039;ENERJİ ve hammadde&#039; öne çıkıyor</title>
                                    <description>EY-Parthenon Avrupa Yeniden Yapılandırma Nabzı raporu yayımlandı: &#039;&#039;Enerji ve hammadde maliyetlerindeki artış&#039;&#039; olarak öne çıkıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>EY-Parthenon</h3>

<ul>
	<li><strong>EY-Parthenon Avrupa Yeniden Yapılandırma Nabzı raporu</strong> yayımlandı: Yeniden yapılandırma işlemlerinde en belirleyici unsur <span style="color:#c0392b;"><em><strong>''enerji ve hammadde maliyetlerindeki artış''</strong></em></span> olarak öne çıkıyor.</li>
</ul>

<p><strong> </strong><em><strong>EY-Parthenon</strong></em>’un Avrupa Yeniden Yapılandırma Nabzı Araştırması’nın (Restructuring Pulse Survey) sekizinci versiyonu yayımlandı. Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 60’ı 2025’in ikinci yarısında ilk yarıya göre daha fazla yeniden yapılandırma işlemi gördüğünü, yüzde 73’ü ise 2026’nın ilk yarısında daha da fazla işlem beklediğini belirtiyor. Araştırmada enerji ve hammadde maliyetlerindeki artışın, finansal yapılandırmalarda yeniden en büyük baskı unsuru haline geldiği dikkat çekiyor. Ayrıca, finansal yeniden yapılandırma işlemlerinde otomotiv ve imalat sektörlerinin baskı altında kalmaya devam ettiği, tarım sektörünün ise üçüncü sıraya yükseldiği görülüyor. </p>

<p><strong> </strong></p>

<h3>EY (Ernst&Young)</h3>

<p>Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY (Ernst&Young) çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon (EYP),  Avrupa Yeniden Yapılandırma Nabzı Araştırması’nın (Restructuring Pulse Survey) sekizincisini yayımladı. Avrupa bölgesindeki önde gelen bankaların kıdemli yöneticilerinin katılımlarıyla gerçekleşen araştırmada 2025’in ikinci yarısındaki finansal yeniden yapılandırma işlemleri ile 2026’nın ilk yarısı ve sonrasına ilişkin beklentileri ele alındı. Finansal yeniden yapılandırma faaliyetlerine ilişkin önemli bulgular sunan araştırmaya göre; katılımcıların %60’ı 2025’in ikinci yarısında daha fazla yeniden yapılandırma işlemi gördüğünü, %73’ü ise 2026’nın ilk yarısında daha da fazla işlem beklediğini belirtiyor.</p>

<p> </p>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h3><strong>Otomotiv ve imalat sektörü finansal yapılandırmada başı çekiyor</strong></h3>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<p>Raporda, yeniden yapılandırma faaliyetlerinde enerji ve hammadde maliyetlerindeki artışın yeniden en büyük baskı unsuru haline geldiği görülüyor. Rapora göre; otomotiv ve imalat sektörleri yeniden yapılandırma işlemlerinin en yoğun olduğu sektörler arasında yer almaya devam ediyor. Otomotiv sektöründe hızla gelişen teknoloji, artan rekabet, Çin kaynaklı fiyat baskıları, ABD tarifeleri, kapasite fazlası ve Avrupa üreticilerinin yüksek sabit maliyetleri sektör üzerindeki baskıları artırıyor. Bu gelişmeler, sektörün iş modellerinde köklü değişiklikleri ve faaliyet yapısının yeniden düzenlenmesini gerektiriyor.</p>

<p>İmalat sektöründe ise özellikle düşük katma değerli ve enerji yoğun alt sektörlerin baskı altında olduğu gözlemleniyor. Özellikle yüksek üretim maliyetleri, Avrupa dışındaki düşük maliyetli üreticilerle rekabeti zorlaştırıyor. ABD tarifeleri, Çin’in artan rolü ve yapay zekâ odaklı dönüşüm de sektördeki baskıları artırıyor.</p>

<p>Tarım sektörüne bakıldığında ise, Ukrayna gerilimi sonrası artan lojistik maliyetleri, Orta Doğu’daki gerilimlerle birlikte daha da yükseliyor. Gübre gibi girdilerdeki maliyet artışı da önemli bir baskı yaratıyor. Buna ek olarak, son yılın iyi hasadı nedeniyle tarım ürünlerinde düşen fiyatlar; kârlılığı, nakit yaratma kapasitesini ve likiditeyi sıkıştırıyor. </p>

<p>Otomotiv, imalat ve tarım sektörleri akabindeki yeniden yapılandırma faaliyetlerinin yoğun olarak görüldüğü diğer sektörler ise perakende, inşaat ve yapı malzemeleri, ulaşım, gayrimenkul, tüketici ürünleri, enerji ve altyapı ile metal ve madencilik olarak sıralanıyor. </p>

<p> </p>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h3><strong>Yeniden finansman ve varlık satışlarında azalma görülüyor</strong></h3>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<p><strong> </strong>Öte yandan yeniden yapılandırma çözümlerinde kredinin vadesinin ve diğer koşullarının yeniden düzenlenmesi (A&E) ile birleşme ve satın almanın (M&A) önemi istikrarlı şekilde artarken, yeniden finansman ve varlık satışlarının azaldığı belirtiliyor. Mevcut hissedar desteği ve güvenilir bir iş planı, bankaların yeniden yapılandırma süreçlerinde destek vermesi için hâlâ en önemli kriterler arasında. Yeniden yapılandırma süreçlerinde yeni finansman en sık mevcut kreditörler tarafından sağlanıyor; bunu mevcut ve yeni hissedarlar izliyor. Borç fonlarının rolü ise giderek artıyor. Karşılıklı mutabakata dayalı mahkeme dışı yeniden yapılandırma, en yaygın uygulama yolu olmaya devam ediyor. Finansal kısıtların yeniden müzakere edilmesinde ise kreditör lehine daha sıkı borçlanma koşullarına yönelik hafif bir eğilim görülüyor.</p>

<p> </p>

<ul>
	<li><em><strong><span style="background-color:#ecf0f1;">EY-Parthenon Türkiye Şirket Ortağı, Sermaye ve Borç Danışmanlığı Lideri Orçun Makal</span></strong><span style="background-color:#ecf0f1;">,</span><strong><span style="background-color:#ecf0f1;"> </span></strong><span style="background-color:#ecf0f1;">araştırma sonuçları ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “Avrupa genelinde yeniden yapılandırma dinamikleri hızla değişiyor. Artan enerji ve hammadde maliyetleri, jeopolitik belirsizlikler ve teknolojik dönüşüm, şirketleri iş modellerini yeniden düşünmeye yönlendiriyor. Türkiye’de de benzer şekilde, yüksek finansman maliyetleri, likidite baskısı ve değişen piyasa koşulları nedeniyle şirketlerin yeniden yapılandırma süreçlerine ilgisinin artığı görülüyor. Bu doğrultuda, Türkiye’deki yeniden yapılandırma işlemlerinin Avrupa’daki eğilimlere paralel olarak özellikle 2026 yılının ikinci yarısında ivme kazanmasını bekliyoruz.</span></em></li>
</ul>

<p><em>Özellikle Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) Çerçeve Anlaşması kapsamında yürütülen uygulamalar, kreditörler ile şirketler arasında daha koordineli, sürdürülebilir ve yapılandırılmış çözümlerin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Türkiye piyasasındaki gözlemlerimiz, gönüllü ve mahkeme dışı çözümler ile kreditörler arasındaki iş birliğine dayalı yaklaşımların öne çıktığını gösteriyor.</em></p>

<p><em>Mevcut hissedar desteği, bankalarla kurulan şeffaf iletişim ve güvenilir bir iş planı, yeniden yapılandırma süreçlerinin en kritik unsurları olmaya devam ediyor. Bu durum, güvenin, şeffaflığın ve tüm paydaşlar arasındaki etkin iş birliğinin finansal dayanıklılığın temelini oluşturduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. EY-Parthenon olarak, şirketlerin bu zorlu dönemi fırsata dönüştürmesine ve daha sağlam bir gelecek inşa etmesine destek oluyoruz.”</em></p>

<p> </p>

<ul>
	<li>
	<p><strong><em><span style="background-color:#f1c40f;">Raporun tamam için </span><span style="font-size:28px;"><a href="https://www.ey.com/content/dam/ey-unified-site/ey-com/tr-tr/services/strategy/documents/ey-parthenon-european-restructuring-pulse-survey.pdf" rel="noopener noreferrer" target="_blank"><span style="color:#c0392b;"><span style="background-color:#f1c40f;">tıklayın</a></span></em></strong></p>
	</li>
</ul>

<h3><img alt="EY-Parthenon Avrupa Yeniden Yapılandırma Nabzı raporu yayımlandı" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/avrupa-6a2bc7e9a7511.jpg" width="1200" /></h3>

<h3><em>(enerji ekonomi raporları)</em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/06/ey-parthenon-avrupa-yeniden-yapilandirma-nabzi-raporu-yayimlandi_6a2bc75cddd1c.jpg</image>
                                <category>Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/ey-parthenon-avrupa-raporu-enerji-ve-hammadde-one-cikiyor/42452</link>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:41:25 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SHURA &#039;&#039;Yeni ENERJİ Raporu&#039;nu&#039;&#039; yayınladı!</title>
                                    <description>SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi: Enerji Dönüşümünde Şebeke ve Piyasa Uyumu için Konumsal Marjinal Fiyatlandırma Raporu yayında.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3 dir="ltr">SHURA</h3>

<ul dir="ltr">
	<li><strong>SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi:</strong> Enerji Dönüşümünde Şebeke ve Piyasa Uyumu için Konumsal Marjinal Fiyatlandırma Raporu yayında. </li>
</ul>

<p dir="ltr"><span style="color:#c0392b;"><em><strong>SHURA:</strong></em></span> Türkiye’de güneş ve rüzgar enerjisi kullanımının hızla artması, elektrik sisteminde yeni esneklik ve yatırım ihtiyaçlarını beraberinde getiriyor.</p>

<p dir="ltr">SHURA’nın yeni çalışması, mevcut ulusal fiyatlandırma yaklaşımına alternatif olarak bölgesel ve düğüm bazlı uzlaştırma mekanizmalarının elektrik piyasası ve şebeke işletimi üzerindeki olası etkilerini inceliyor.</p>

<p dir="ltr">2035 projeksiyonu temel alınarak gerçekleştirilen analiz, farklı fiyatlandırma mekanizmalarının şebeke kısıtları, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve toplam sistem maliyetleri açısından sağlayabileceği katkıları ortaya koyuyor.</p>

<p dir="ltr">''</p>

<blockquote>
<h3 dir="ltr">Raporun tamamına için <span style="font-size:36px;"><a href="https://us.list-manage.com/SXOJOheBIa0?e=06ee182798&c2id=2545f621fb7bc636361ce2fcbf762a72" rel="noopener noreferrer" target="_blank"><span style="color:#c0392b;">tıklayın!</span></a></span></h3>
</blockquote>

<figure class="text-center my-4"><img alt="SHURA ''Yeni ENERJİ Raporu'nu'' yayınladı!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://images.enerjiekonomisi.com/uploads/2026/06/shura-raporlari-6a2ae56df2658.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic">SHURA’nın yeni çalışması, mevcut ulusal fiyatlandırma yaklaşımına alternatif olarak bölgesel ve düğüm bazlı uzlaştırma mekanizmalarının elektrik piyasası ve şebeke işletimi üzerindeki olası etkilerini inceliyor.</figcaption>
</figure>

<blockquote>
<h3 dir="ltr">Türkiye’de değişken yenilenebilir enerji kaynakları</h3>
</blockquote>

<p dir="ltr"> </p>

<p><em><strong>SHURA: </strong></em>Türkiye’de değişken yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemine entegrasyonunun hızlanması ve dağıtım sistemine bağlı enerji kaynaklarının artması, mevcut ulusal fiyatlandırma mekanizmasının değişen piyasa koşullarını ve fiyat sinyallerini ne ölçüde yansıtabildiğine ilişkin tartışmaları gündeme getirmektedir. Güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesinin belirli coğrafi bölgelerde yoğunlaşması ise şebeke kısıtlarını ve buna bağlı esneklik ihtiyacını artırmaktadır.</p>

<p>Bu çerçevede, bölgesel veya düğüm bazlı fiyatlandırma uygulamalarının şebekenin anlık durumunu daha doğru yansıtması, etkin dağıtım stratejileriyle yenilenebilir enerji kaynaklarından kaynaklanan kesintileri azaltması ve yeni üretim ile altyapı yatırımlarını daha etkin yönlendirmesi bakımından önemli fırsatlar sunabileceği değerlendirilmektedir. SHURA’nın bu çalışmasında, Türkiye elektrik piyasasında uygulanan mevcut ulusal uzlaştırma yaklaşımına alternatif olarak bölgesel ve düğüm bazlı uzlaştırma mekanizmalarının olası etkileri incelenmiştir.</p>

<p>Çalışmada, bölgesel şebeke koşulları ve arz-talep dengeleri dikkate alınarak farklı fiyatlandırma mekanizmalarının piyasa sonuçları ve sistem işletimi üzerindeki etkileri iki temel senaryo çerçevesinde analiz edilmiştir. Bu kapsamda, 2035 yılı projeksiyonu temel alınarak Türkiye elektrik piyasası ve iletim şebekesi simüle edilmiş; ulusal, bölgesel ve düğüm bazlı fiyatlandırma mekanizmaları altında oluşacak uzlaştırma sonuçları değerlendirilmiştir. Ayrıca, bölgesel ve düğüm bazlı marjinal fiyatlandırma mekanizmalarının elektrik sisteminin verimli ve güvenilir işletimine katkıları ile maliyet etkin elektrik arzı üzerindeki etkileri ortaya konmuştur.''</p>

<p> </p>

<p><em><strong>enerji raporları - enerji ekonomisi</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/06/shura-yeni-enerji-raporunu-yayinladi_6a2af7245a86a.jpg</image>
                                <category>Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/shura-yeni-enerji-raporunu-yayinladi/42446</link>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 19:32:57 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya Enerji Yatırımları 2026 Raporu &#039;IEA&#039;</title>
                                    <description>Uluslararası Enerji Ajansı &#039;&#039;Ortadoğu krizi, güvenlik odaklı olarak enerji yatırım akışlarını yeniden yapılandırmaya hazırlanıyor.&#039;&#039;</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>Dünya Enerji Yatırımları 2026 Raporu</h3>

<ul>
	<li><strong>Uluslararası Enerji Ajansı (IEA):</strong> ''Ortadoğu krizi, güvenlik odaklı olarak enerji yatırım akışlarını yeniden yapılandırmaya hazırlanıyor.''</li>
</ul>

<p> </p>

<p><em><strong>IEA:</strong></em> ''Ortadoğu'daki çatışmaların ortasında ülkeler ve şirketler, enerji güvenliği ve küresel ticaret akışlarının güvenilirliği konusundaki artan endişelere yanıt olarak enerji yatırım stratejilerini yeniden düşünüyorlar.</p>

<p><strong>Amiral</strong><br />
Amiral gemisi Dünya Enerji Yatırım raporumuzun son baskısı, mevcut enerji krizinin risk algılarını nasıl değiştirdiğini ve daha fazla çeşitlendirmeye yönelik hamleleri nasıl desteklediğini vurgulamaktadır. Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgali etrafında yoğunlaşan enerji krizinden sadece birkaç yıl sonra, bugünün arz şokunun gelecekteki yatırım öncelikleri üzerinde kalıcı bir iz bırakması bekleniyor - özellikle Asya ve Orta Doğu'da, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların etkilerinin Hürmüz Boğazı'ndan aktığı hissedildi çok keskin.</p>

<p><em><strong>Rapor, küresel enerji yatırımlarının 2026'da </strong></em>yıllık bazda hafif bir artışla 3,4 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. 2026'da şebekelere, depolamaya, düşük emisyonlu yakıtlara, nükleer enerjiye, yenilenebilir enerjiye, verimliliğe ve elektrifikasyona yaklaşık 2,2 trilyon doların gitmesi beklenirken, petrol, doğal gaz ve kömüre yaklaşık 1,2 trilyon dolar yatırım yapılacak.</p>

<p><strong>Daha yüksek petrol fiyatları</strong></p>

<ul>
	<li><em><span style="background-color:#ecf0f1;">Daha yüksek petrol fiyatlarına rağmen, petrol yatırımlarının 2026'da art arda üçüncü bir yıl gerilemesi bekleniyor. Raporda, fiyat artışının süresine ilişkin belirsizliğin, uzun proje teslim sürelerinin, tedarik zinciri kısıtlamalarının ve daha sıkı açık deniz teçhizat pazarlarının Orta Doğu dışındaki yakın vadeli harcama yanıtlarını sınırladığı tespit edildi. Aynı zamanda, bir dizi yeni LNG ihracat projesi dalgasıyla desteklenen doğal gaz yatırımının on yıl içinde en yüksek seviyeye çıkacağı tahmin ediliyor.</span></em></li>
</ul>

<h3>Yakıt ithal eden ülkeler</h3>

<ul>
	<li><em>Rapor, yakıt ithal eden ülkeler arasında yenilenebilir enerji, nükleer enerji ve bazı durumlarda kömür dahil olmak üzere yurt içinde mevcut enerji kaynaklarına artan ilgi buluyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yıllık yatırım büyümesi, birkaç yıllık hızlı genişlemenin ardından ılımlı bir seyir izlerken, yenilenebilir enerji ve nükleer enerji, küresel olarak toplam enerji üretimi yatırımının% 70'inden fazlasını oluşturuyor.</em></li>
</ul>

<h3>Dünya Enerji Yatırımları 2026 Raporu</h3>

<blockquote>
<ul>
	<li><span style="font-size:22px;">Raporun tamamı için</span><span style="font-size:28px;"><a href="https://www.iea.org/reports/world-energy-investment-2026?utm_campaign=IEA+newsletters&utm_medium=Email&utm_source=SendGrid"><span style="color:#c0392b;"> tıklayın</span></a></span></li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="Dünya Enerji Yatırımları 2026 Raporu 'IEA'" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/06/dunya-enerji-yatirimlari-raporu-6a1d27ddc44c9.jpg" width="1200" /></p>

<h3><em>enerji raporları - enerji ekonomisi</em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/06/dunya-enerji-yatirimlari-2026-raporu-iea_6a1d270545c77.jpg</image>
                                <category>Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/dunya-enerji-yatirimlari-2026-raporu-iea/42274</link>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:25:05 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Elektrikli araç sayısı ve şarj istasyonu ÇOK hızlı artıyor!</title>
                                    <description>EPDK&#039;nın yeni açıkladığı rapora göre Türkiye&#039;de, elektrikli araç ve şarj istasyonu sayısı hızlı bir artış dönemi yaşıyor. İşte, ayrıntılar.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Şarj Hizmeti Piyasası</h3>

<ul>
	<li><strong>EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu):</strong> ''<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Şarj Hizmeti Piyasası Aylık İstatistikleri-Nisan 2026 raporu yayımlanmıştır.''</li>
</ul>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;"><em><strong>EPDK:</strong></em> ''Ülkemizdeki elektrikli araç ile şarj noktası sayıları ve değişimine, piyasadaki rekabet durumu ve şirketlerin pazar paylarına, şarj istasyonlarına ilişkin toplam kurulu güç bilgileri ve şarj istasyonlarındaki elektrik tüketimlerine ilişkin verileri içeren <span style="color:#c0392b;"><em><strong>Şarj Hizmeti Piyasası Aylık İstatistikleri-Nisan 2026 </strong></em></span>raporu yayımlanmıştır.'' <span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Kamuoyuna saygıyla duyurulur.''</p>

<p> </p>

<ul>
	<li>
	<h2><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">EPDK</h2>
	</li>
</ul>

<h3>AC - DC şarj istasyonu sayısı</h3>

<p>Türkiye'de elektrikli araç sarj istasyonu sayısı, 43 bini geçti. EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu), son verileri açıkladı. EPDK <span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Şarj Hizmeti Piyasası Aylık İstatistikleri-Nisan 2026 Raporu'na göre Nisan 2026 sonu itibariyle toplam şarj istasyonu sayısı 43.009 adet oldu (AC ve DC). Ayrntılar için aşağıdaki tabloya bakınız. </p>

<p><img alt="Görsel" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/05/sarj-istasyonu-sayisi-6a102fb4ee99f.jpg" width="1200" /></p>

<ul>
	<li>
	<h2><span style="font-size:18px;">EPDK</span></h2>
	</li>
</ul>

<h3>Elektrikli araç sayısı</h3>

<p>Türkiye'de elektrikli araç sayısı 400 bini geçti. EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu), son verileri açıkladı. EPDK <span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Şarj Hizmeti Piyasası Aylık İstatistikleri-Nisan 2026 Raporu'na göre (Nisan 2026) Türkiye'de toplam elektrikli araç sayısı 427.486 oldu. Toplam elektrikli araç sayısı için aşağıdaki tabloya bakınız. </p>

<p><img alt="Görsel" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/05/elektrikli-arac-sayisi-6a1030c41f9a3.jpg" width="1200" /></p>

<p><em><span style="font-size:16px;"><span style="background-color:#ecf0f1;">Kaynak: EPDK </span><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="background-color:#ecf0f1;">Şarj Hizmeti Piyasası Aylık İstatistikleri-Nisan 2026 Raporu.</span></em></p>

<p> </p>

<blockquote>
<h2><span style="color:#c0392b;">Araç sayısı hızla artıyor!</span></h2>
</blockquote>

<figure class="text-center my-4"><img alt="Görsel" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/05/epdk-logosu-6a1031a09f4ee.jpg" width="1200" />
<figcaption class="mt-2 text-sm text-gray-600 italic">EPDK verilerine göre son 3-4 yıldır Türkiye'de elektrikli araç sayısı hızlı bir artışa geçti.</figcaption>
</figure>

<p><em><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">şarj hizmetleri - enerji ekonomisi</strong></em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/05/post42194_6a102f8c4c535.jpg</image>
                                <category>Enerji &amp; Ekonomi Raporları,Şarj Hizmetleri</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/elektrikli-arac-sayisi-ve-sarj-istasyonu-cok-hizli-artiyor/42194</link>
                <pubDate>Fri, 22 May 2026 13:21:46 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>‘Küresel Enerji ve Malzeme Görünümü 2026’ raporu yayınlandı!</title>
                                    <description>Bain &amp; Company raporuana göre, dünya genelinde elektrik talebinin 2040 yılına kadar yüzde 40 ile yüzde70 arasında bir düzeye varacağı düşünülüyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>Küresel Enerji ve Malzeme Görünümü 2026</h3>

<ul>
	<li><em><strong><span style="background-color:#ecf0f1;">Enerji dönüşümü bölgesel farklılıklarla şekilleniyor: </span></strong><span style="background-color:#ecf0f1;">Bain & Company tarafından yayımlanan ‘Küresel Enerji ve Malzeme Görünümü 2026’ raporuna göre, dünya genelinde elektrik talebinin 2040 yılına kadar yüzde 40 ile yüzde 70 arasında bir düzeye varabileceği düşünülüyor. Raporda, yapay zekadan ziyade gelişmekte olan ülkelerdeki sanayileşme ve soğutma ihtiyacının bu artışı tetikleyebileceği belirtilirken; fosil yakıtların en iyimser senaryoda dahi küresel enerji arzının yarısından fazlasını oluşturmaya devam edeceği öngörülüyor.</span></em></li>
</ul>

<p><em> </em></p>

<p><em><strong>(İSTANBUL) - </strong></em>Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company, enerji ve hammadde piyasalarının geleceğine ışık tutan geleneksel raporunun en güncel versiyonu olan “Küresel Enerji ve Malzeme Görünümü 2026” raporunu yayımladı. Rapor, jeopolitik gerilimler, iklim hedefleri ve ekonomik gerçekler arasında sıkışan küresel enerji sisteminin 2040 yılına kadar izleyebileceği üç ana senaryoyu mercek altına alıyor. Bain & Company’nin tescilli ekonomik modelleme yeteneği <strong>Intersect℠ </strong>kullanılarak hazırlanan çalışma, enerji talebinin GSYİH ve nüfus artışına paralel olarak artmaya devam edeceğini, ancak bu talebin karşılanma şeklinin bölgelere ve politikalara göre keskin farklılıklar göstereceğini ortaya koyuyor.</p>

<p> </p>

<blockquote>
<h3><span style="color:#c0392b;"><strong>Raporda öne çıkan başlıklar:  </strong></span></h3>
</blockquote>

<p><em><strong>Elektrik Talebinde Patlama:</strong></em> Tüm senaryolar gözönüne alındığında küresel elektrik talebinin 2040 yılına kadar yüzde 40 ile yüzde 70 arasında artma ihtimali düşünülüyor. Popüler inanışın aksine, bu artışın en büyük kaynağı sadece yapay zeka veya veri merkezleri değil; gelişmekte olan ülkelerdeki soğutma (klima) ihtiyacı ve sanayi sektöründeki büyüme olacak.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de elektrik tüketimi 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2,1 artış gösterdi. Türkiye’de sanayileşme, kentleşme ve elektrifikasyon eğilimlerinin devam etmesiyle birlikte elektrik talebindeki artışın önümüzdeki dönemde de sürmesi bekleniyor. Bu büyüme; özellikle iletim ve dağıtım altyapısı yatırımları ile enerji ekipmanları tedarik zincirlerinde yeni kapasite ihtiyaçlarını beraberinde getiriyor.</p>

<p><em><strong>Fosil Yakıtların Direnci:</strong> </em>Yenilenebilir enerjinin yükselişine rağmen, fosil yakıtlar küresel enerji arzında önemli bir pay tutmaya devam ediyor. En iyimser düşük karbon senaryosunda bile fosil yakıtların payı 2040’ta ancak yüzde 52’ye geriliyor; mevcut dinamiklerin sürdüğü senaryoda ise bu oran yüzde 72 seviyesinde kalıyor.</p>

<p>Türkiye açısından bakıldığında ise enerji arz güvenliğinde kaynak çeşitliliği kritik rol oynamayı sürdürüyor. Doğal gaz tedarikinde farklı kaynak ve güzergâhların kullanılması maliyet avantajı ve sistem esnekliği sağlarken, yerli hidrokarbon arama ve üretim faaliyetleri de enerji bağımsızlığı hedefi açısından stratejik önem taşıyor.</p>

<p><em><strong>Küresel Isınma Riski:</strong> </em>Rapor, dünya genelindeki koordinasyon seviyesine bağlı olarak 2100 yılına kadar ısınmanın farklı senaryolar üzerinden 2,1°C ile 2,9°C arasında gerçekleşebileceğini öngörüyor. Bu durum, şirketlerin yalnızca karbon azaltımına değil, aynı zamanda iklim değişikliğine karşı “dayanıklılık” (resilience) stratejilerine de ciddi sermaye ayırması gerektiğini gösteriyor.</p>

<p><em><strong>Kritik Madenler ve Arz Güvenliği:</strong> </em>Temiz enerji teknolojileri için vazgeçilmez olan lityum, bakır ve kobalt gibi kritik minerallerin coğrafi yoğunluğu, tedarik zincirlerini ulusal güvenlik ve ticaret politikalarının odak noktası haline getiriyor. 2030'dan sonra batarya talebinin hızlanmasıyla bu alanda ciddi arz açıkları oluşabilir.</p>

<p>Elektrifikasyonun hız kazanmasıyla birlikte kritik madenlere yönelik küresel rekabet artarken, Türkiye açısından da bu alandaki araştırma, işleme ve tedarik kapasitesinin geliştirilmesi stratejik önem taşıyor. Özellikle enerji dönüşümünün gerektirdiği alt değer zincirlerinde dışa bağımlılığın azaltılması, uzun vadeli enerji güvenliği ve sanayi rekabetçiliği açısından öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p><em><strong>Çin’in Liderliği:</strong></em> Çin, dünyanın en büyük sera gazı salımcısı olmaya devam etse de aynı zamanda küresel enerji dönüşümünün en güçlü motoru konumunda. 2040 yılına kadar küresel güneş ve rüzgar enerjisi üretiminin %30’undan fazlasının tek başına Çin tarafından gerçekleştirilmesi bekleniyor.</p>

<p><em><strong>“Kararlılıkla Hareket Etme Zamanı”</strong></em> Bain & Company yetkilileri, yöneticilerin belirsizlik karşısında felç olmaması gerektiğini belirterek, her senaryoda geçerli olan “pişmanlık yaratmayacak hamlelere” (no-regrets moves) odaklanılmasını tavsiye ediyor. Rapora göre; yerel pazarları derinlemesine anlamak, adaptasyon kabiliyetini artırmak ve operasyonel dayanıklılığı inşa etmek, geleceğin enerji ekonomisinde kazananları belirleyecek.</p>

<p>Global düzeyde tüm bunlara ilave olarak rüzgâr ve güneş enerjisi üretiminin değişkenliğinin arttığı bir ortamda, nükleer enerji, arz güvenliğini ve elektrik sisteminin istikrarını sağlayan temel unsurları arasında yer alıyor. </p>

<p> </p>

<h3>Bain & Company</h3>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong>Onur Candar: </strong></li>
	<li><strong>“Yöneticilerin operasyonel dayanıklılığa odaklanması gerekiyor”</strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="‘Küresel Enerji ve Malzeme Görünümü 2026’ raporu yayınlandı!" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm image-align-left" height="274" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/05/candar-6a0ac7d399eb6.jpg" width="550" />Bain & Company Türkiye Yönteici Ortağı Onur Candar raporla ilgili değerlendirmesinde, fosil yakıtların dirençli yapısı ve kritik madenlerin arz güvenliği gibi değişkenler karşısında Türkiye’de de yöneticilerin 'pişmanlık yaratmayacak hamlelere' ve operasyonel dayanıklılığa odaklanması gerektiğini belirtti. Candar değerlendirmesine şöyle devam etti: “Türkiye enerji dönüşümünde artık yeni bir faza geçmiş durumda. Yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlı büyümesi önemli bir başarı göstergesi olsa da, bundan sonraki dönemde şebeke esnekliği, depolama teknolojileri, iletim ve dağıtım altyapısı gibi alanlara yapılacak yatırımlar belirleyici olacak. Elektrik talebindeki büyüme yalnızca üretim kapasitesi ihtiyacını değil, aynı zamanda enerji ekipmanları ve kritik madenler dahil olmak üzere tüm değer zincirinde yeni yatırım gereksinimlerini beraberinde getiriyor. Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından kaynak çeşitliliğini koruması, yerli kaynak geliştirme faaliyetlerini sürdürmesi ve enerji dönüşümünün kritik halkalarında dışa bağımlılığı azaltması büyük önem taşıyor. Bugün şirketler için en büyük risk, belirsizliğin getirdiği karar alma güçlüğüdür.”</p>

<p> </p>

<blockquote>
<ul>
	<li><strong><span style="font-size:24px;"><span style="background-color:#f1c40f;">BİLGİ</strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p><strong>Bain & Company</strong></p>

<p><em>''Bain & Company, dünyanın en iddialı değişim öncülerinin geleceği tanımlamalarına yardımcı olan küresel bir danışmanlık şirketidir. 40 ülkede 65 şehirde, olağanüstü sonuçlar elde etme, rekabeti geride bırakma ve sektörleri yeniden tanımlama ortak hedefiyle müşterilerimizle tek bir ekip olarak çalışıyoruz. Özel, entegre uzmanlığımızı, daha iyi, daha hızlı ve daha kalıcı sonuçlar sunmak için canlı bir dijital yenilikçi ekosistemiyle tamamlıyoruz. 10 yıllık taahhüdümüzle, 1 milyar dolardan fazla gönüllü hizmet yatırımı yaparak, yeteneklerimizi, uzmanlığımızı ve içgörümüzü eğitim, ırksal eşitlik, sosyal adalet, ekonomik kalkınma ve çevre alanlarındaki acil sorunlarla mücadele eden kuruluşlara ulaştırıyoruz. Küresel tedarik zincirleri için çevresel, sosyal ve etik performans derecelendirmelerinde lider platform olan EcoVadis'ten platin derecelendirmesi alarak, tüm şirketlerin en üst yüzde 1'lik dilimine girdik. 1973'teki kuruluşumuzdan bu yana, başarımızı müşterilerimizin başarısıyla ölçtük ve sektördeki en yüksek müşteri savunuculuğu seviyesini gururla koruyoruz.''</em></p>

<p> </p>

<h3><span style="font-size:16px;"><em>ENERJİ RAPORLARI - ENERJİ EKONOMİSİ</em></span></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/05/kuresel-enerji-ve-malzeme-gorunumu-2026-raporu-yayinlandi_6a0ac8ece9619.jpg</image>
                                <category>Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/kuresel-enerji-ve-malzeme-gorunumu-2026-raporu-yayinlandi/42130</link>
                <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:57:17 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>EPDK &#039;Aylık ENERJİ piyasaları raporlarını yayınladı&#039;</title>
                                    <description>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), enerji piyasaları raporlarını (2026 yılı Mart Ayı Sektör Raporları) yayınladı. İşte, yeni raporlar.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>EPDK</h3>

<ul>
	<li><em><strong><span style="background-color:#f1c40f;">Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), enerji piyasaları raporlarını (2026 yılı Mart Ayı Sektör Raporları) yayınladı. İşte, yeni raporlar. </span></strong></em></li>
</ul>

<p> </p>

<h3><span style="color:#ffffff;"><em><span style="background-color:#2c3e50;">AYRINTILAR!</span></em></span></h3>

<p><em><strong>EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu),</strong></em> enerji piyasaları (eLEKTRİK, PETROL, DOĞAL GAZ, lpg) raporlarını (2026 yılı Mart Ayı Sektör Raporları) yayınladı. İşte, Mart 2026 dönemi EPDK sektör raporları.</p>

<p> </p>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h3><span style="color:#c0392b;">EPDK sektör raporları!</span></h3>
	</li>
	<li>(Rapor ayrıntıları için linklere tıklayın)</li>
</ul>
</blockquote>

<h3><img alt="EPDK 'Aylık ENERJİ piyasaları raporlarını yayınladı'" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/05/epdk-logosu-6a074ffff1ad4.jpg" width="1200" /></h3>

<h3><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">2026 yılı Mart Ayı  Elektrik Piyasası Sektör Raporu </h3>

<p><em><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">(Ek:Elektrik Piyasası Sektör Raporu Mart 2026)</em></p>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h3><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=q/ZcgyZjqws="><span style="color:#c0392b;">2026 yılı Mart Ayı  Elektrik Piyasası Sektör Raporu </span></a></h3>
	</li>
	<li>
	<h3><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="color:#c0392b;">Ek:</span><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=Uj6bB2upNVs="><span style="color:#c0392b;">Elektrik Piyasası Sektör Raporu Mart 2026</span></a></h3>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="EPDK 'Aylık ENERJİ piyasaları raporlarını yayınladı'" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/05/elektrik-elektrik-6a0750e030a6c.jpg" width="1200" /></p>

<h3> </h3>

<h3><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">2026 yılı Mart  Ayı Doğal Gaz Piyasası Sektör Raporu </h3>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><em>(Ek:Doğal Gaz Piyasası Sektör Raporu Mart 2026)</em></p>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h3><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=LoZ1fAZzBes="><span style="color:#c0392b;">2026 yılı Mart  Ayı Doğal Gaz Piyasası Sektör Raporu </span></a></h3>
	</li>
	<li>
	<h3><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="color:#c0392b;">Ek:</span><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=oNkE25mqYoU="><span style="color:#c0392b;">Doğal Gaz Piyasası Sektör Raporu Mart 2026</span></a></h3>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="EPDK 'Aylık ENERJİ piyasaları raporlarını yayınladı'" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="676" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/05/dogal-gaz-dagitimi-6a0750f2b35ec.jpg" width="1200" /></p>

<h3><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">2026 yılı Mart Ayı LPG Piyasası Sektör Raporu </h3>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><em>(Ek:LPG Piyasası Sektör Raporu Mart 2026)</em></p>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h3><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=5cjdejdVVdE="><span style="color:#c0392b;">2026 yılı Mart Ayı LPG Piyasası Sektör Raporu </span></a></h3>
	</li>
	<li>
	<h3><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="color:#c0392b;">Ek:</span><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=rw8cL3bZZnk="><span style="color:#c0392b;">LPG Piyasası Sektör Raporu Mart 2026</span></a></h3>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="EPDK 'Aylık ENERJİ piyasaları raporlarını yayınladı'" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="710" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/05/lpg-fiyati-6a075103c9815.jpg" width="1150" /></p>

<h3><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">2026 yılı Mart Ayı Petrol Piyasası Sektör Raporu</h3>

<p><em><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">(Ek:Petrol Piyasası Sektör Raporu Mart 2026)</em></p>

<p> </p>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h3><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=Pt+HL/uV1IQ="><span style="color:#c0392b;">2026 yılı Mart Ayı Petrol Piyasası Sektör Raporu</span></a></h3>
	</li>
	<li>
	<h3><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="color:#c0392b;">Ek:</span><a href="https://epdk.gov.tr/Detay/DownloadDocument?id=9JhRce0qmvw="><span style="color:#c0392b;">Petrol Piyasası Sektör Raporu Mart 2026</span></a></h3>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<h3><img alt="EPDK 'Aylık ENERJİ piyasaları raporlarını yayınladı'" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="651" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/05/akaryakit-benzin-motorin-6a075110de72d.jpg" width="1200" /></h3>

<h3><span style="font-size:16px;"><em>aylık enerji raporları - enerji ekonomisi</em></span></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/05/epdk-aylik-enerji-piyasalari-raporlarini-yayinladi_6a07504d1cf76.jpg</image>
                                <category>Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/epdk-aylik-enerji-piyasalari-raporlarini-yayinladi/42110</link>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 19:46:42 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Allianz &#039;Orta Doğu krizi ELEKTRİKLİ araçları nasıl etkiledi?</title>
                                    <description>&#039;&#039;Orta Doğu krizi elektrikli araç ivmesini artıracak&#039;&#039; Allianz Trade Ortadoğu krizinin elektrikli araçlar üzerindeki etkisini değerlendiren bir rapor hazırladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>ALLIANZ TRADE</h3>

<ul>
	<li><strong><em><span style="background-color:#f1c40f;">Allianz Trade ''Orta Doğu krizi elektrikli araç ivmesini artıracak'' Allianz Trade Ortadoğu krizinin elektrikli araçlar üzerindeki etkisini değerlendiren bir rapor hazırladı. Rapora göre enerji oynaklığı elektrikli araçlara geçiş eğilimini güçlendiriyor. Zorlu geçen 2025’in ardından, 2026 ilk çeyrek verileri çarpıcı bir toparlanmaya işaret ediyor. Avrupa genelinde akülü elektrikli araç (BEV) satışları yüzde 19 artarken Fransa’da yüzde 28’e, Almanya’da yüzde 23’e ulaştı.</span></em></strong></li>
</ul>

<p><strong> </strong></p>

<p><b>ELEKTRİKLİ ARAÇLAR</b></p>

<p>Dünyada alacak sigortası lideri olan Allianz Trade, yılın belli dönemlerinde farklı sektörlerin küresel gelişimlerini ele alan raporlar hazırlıyor. Son yayımladığı raporda, Ortadoğu’daki krizin elektrikli araçlar üzerindeki etkilerini ele alan Allianz Trade’e göre Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimler sonucunda artan petrol/yakıt fiyatları, küresel ölçekte elektrikli araç (EV) satışlarını artırdı. Bu ivmenin, özellikle de ana pazarlarda otomobillerdeki güç aktarım sistemleri modelleri arasındaki fiyat farklarının daralması ve süregelen sübvansiyon kesintileri sayesinde oluştuğu da rapordaki bilgiler arasında yer alıyor.</p>

<p> </p>

<h3>ORTA DOĞU KRİZİ</h3>

<p>Rapora göre tüketiciler enerji maliyeti şoklarına karşı her zamankinden daha hassas bir tutum sergiliyor. Yakıt maliyetlerinin, Avrupa haneleri için yeniden harcama kalemlerinde ilk sıraya yerleştiği ve ulaşım, bakım ve bölge genelinde ilgili olabilecek tüm hizmetlerde yaygın bir etki yarattığı da raporda vurgulanıyor. Son 20–30 yılda ortalama kullanılabilir gelir artsa da yakıt maliyetleri Fransa’da ortalama harcanabilir gelirin yüzde 8’ine kadar ulaştı ki uzmanlar bunun Almanya’da daha da düşük olduğunu raporda belirtiyor. Allianz Trade ekonomistleri bu durumun, özellikle düşük gelirli haneler için anlamlı tüketim maliyetlerini kritik bir problem haline getirdiğine de raporda yer veriyor. Bugün, akülü elektrikli araçlara (BEV) geçiş, maddi enerji tasarruflarıyla Batı Avrupa’da kişi başına ortalama yüzde 4–5 satın alma gücü artışı, fiyat oynaklığı dönemlerinde yüzde 5–7’ye varan enerji maliyeti farkı ile sağlanabileceği de rapordaki bilgiler arasında. </p>

<p> </p>

<p><strong>Mevcut ivmeyi sürdürülebilir kılmak mümkün</strong></p>

<p><img alt="Allianz 'Orta Doğu krizi ELEKTRİKLİ araçları nasıl etkiledi?" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/05/elektrikli-soket-69fdc839b9a57.jpg" width="1200" /></p>

<p>Rapora göre hali hazırdaki akülü elektrikli araç ivmesinin, sürdürülebilir bir enerji dönüşümüne evrilebilmesi için dört önemli politika izlenmesi gerekiyor. Bunlardan ilki yerel batarya üretiminin artırılması, ikincisi yeterli elektrik şebekesi altyapısının oluşturulması, üçüncüsü etkili karbon fiyatlandırma mekanizmalarının hayata geçirilmesi ve dördüncüsü ise istikrarlı teşvik politikalarının uygulanması olarak raporda gösteriliyor. Ve bu temel politikalarda da eş zamanlı adımlar atılması gerektiği yine raporda vurgulanıyor. Bunun yanı sıra örneğin batarya menzillerinin >500 km olmasıyla psikolojik bariyerlerin aşılması, daha hızlı şarj süreleri gibi olumlu yapısal ilerleme sinyallerinin de mevcut olması raporda umut verici gelişmeler arasında gösteriliyor. Allianz Trade raporuna göre; Avrupa’nın, batarya ve güç aktarma teknolojilerinde Çin’in hakimiyetine karşı halen önemli ölçüde bağımlı durumda. Öte yandan altyapı yetersizliği giderek yapısal bir probleme dönüşüyor. Rapordaki diğer bir veri ise; 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla Avrupa’da bulunan 1,1 milyon şarj noktasının büyük kısmı yalnızca dört ülkede yer aldığı ve mevcut seviyenin Avrupa Komisyonu’nun 2030 için öngördüğü 3,5 milyon hedefinden oldukça uzak kaldığı yönünde. </p>

<p> </p>

<blockquote>
<ul>
	<li>
	<h3><strong><span style="background-color:#f1c40f;">2030’a kadar bataryalı elektrikli araç (BEV) payı yüzde 70’e ulaşabilir</span></strong><span style="background-color:#f1c40f;"> </span></h3>
	</li>
</ul>
</blockquote>

<p><img alt="Allianz 'Orta Doğu krizi ELEKTRİKLİ araçları nasıl etkiledi?" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="675" src="https://www.enerjiekonomisi.com/images/uploads/2026/05/trafik-karayolu-69fdc7fc93f1e.jpg" width="1200" /></p>

<p>Rapora göre; AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) kapsamında karbon fiyatlandırmasının güçlendirilmesi ve Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) uygulanması ile BEV payı yüzde 29’dan yüzde 42’ye çıkabilir; ancak bu oran Net Zero hedefi için gerekli olan yüzde 79 tahminin altında kalıyor. İyi haber ise batarya maliyetlerinin 2010’dan bu yana yüzde 93 düşmüş olması ve 2030’a kadar kWh başına 60–70 dolar seviyesine inmesi beklentisi. Öte yandan Avrupa’nın düşük karbonlu elektrik üretim payını 2035 yılına kadar yüzde 70’ten yüzde 80’e çıkarmasının, araç başına elektrikli araç emisyonlarını yüzde 40’ın üzerinde azaltabileceğine de raporda yer veriliyor. </p>

<p> </p>

<h3><em>elektrikli araçlar - enerji ekonomisi</em></h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.enerjiekonomisi.com/media/2026/05/allianz-orta-dogu-krizi-elektrikli-araclari-nasil-etkiledi_69fdc7dd13b1e.jpg</image>
                                <category>Elektrikli &amp; Hibrit Araçlar,Enerji &amp; Ekonomi Raporları</category>
                <author>Enerji Ekonomisi</author>
                <link>https://www.enerjiekonomisi.com/allianz-orta-dogu-krizi-elektrikli-araclari-nasil-etkiledi/42001</link>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:18:12 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
