Ferrari: İlk Plug-in Hibrit Elektrikli ve dört tekerlekten...

Ferrari: İlk Plug-in Hibrit Elektrikli ve dört tekerlekten çekişli spor modelini tanıttı

16 Haziran 2019 - 15:51

Enerji Ekonomisi - Ferrari, ilk seri üretim PHEV (Plug-in Hibrit Elektrikli Araç) ve aynı
zamanda dört tekerlekten çekişli ilk spor otomobil modeli olan SF90
Stradale’yi tanıttı. Ferrari SF90 Stradale 1000 HP’lik gücü, 1.57 kg/HP’lik
ağırlık/güç oranlaması ve 250 km/s’de 390 kg yere basma kuvveti gibi
değerleriyle, bir hiper otomobil olarak karşımıza çıkarken, marka
tarihinde bir ilk olarak V8 motoru ürün gamının en tepe noktasına
yerleştiriyor.

Şarj edilebilir Hibrit Elektrikli Araç

Ferrari, SF90 Stradale adını verdiği yeni hibrit hiper otomobilini resmen tanıttı.
İsmiyle bile performansına dair önemli ipuçları veren SF90 Stradale, Scuderia
Ferrari’nin 90’ıncı yıldönümüne yapılan atıf ile Ferrari'nin pist ve yol
otomobillerindeki köklü geçmişinin altını çizerken; markanın yüksek
performanslı otomobiller konusunda sahip olduğu tüm bilgi birikimi ve
deneyimi de yansıtıyor. SF90 Stradale, Ferrari’nin içten yanmalı motorla üç
adet elektromotoru bir arada kullanan ilk PHEV (Şarj edilebilir Hibrit Elektrikli
Araç) aracı olmasıyla öne çıkıyor. Elektromotorlardan ikisi ön aksta
konumlandırılırken bir tanesi ise içten yanmalı motor ile sekiz vitesli çift
kavramalı otomatik şanzımanın arasına entegre ediliyor. İçten yanmalı motor
ve elektromotorlar 1000 HP toplam sistem gücü üretiyor. Böylece SF90
Stradale sadece Ferrari ürün gamı içerisinde değil, rakipleri arasında da
performans ve inovasyon noktasında yeni standartlar belirliyor.


1000 HP’lik Hibrit Güç

SF90 Stradale’da görev yapan 90° açılı V8 silindirli turbo beslemeli motor 780
HP ile Ferrari tarihinin en yüksek güç üretimine sahip sekiz silindirli motoru
olarak öne çıkıyor. Diğer 220 HP gücü ise üç adet elektromotor tarafından
sağlanıyor. Bunlardan biri arka aksta bulunuyor ve motor jeneratör birimi
olarak görev yapıyor. Formula 1’den transfer edilen bu yapıda elektromotor
içten yanmalı motor ile çift kavramalı şanzıman arasında konumlandırılıyor. Ön
aksta ise iki adet elektromotor yer alıyor. Bu gelişmiş sistem daha karmaşık bir
sürüş deneyimi sunmanın aksine sürücünün sadece dört sürüş modundan birini
seçerek tamamen sürüşe odaklanmasını sağlıyor. Gelişmiş kontrol ünitesi; içten
yanmalı V8 motor, elektromotorlar ve aküler arasındaki güç akışını yöneterek
arka planda tüm yönetimi sorunsuzca gerçekleştiriyor. SF90 Stradale aynı
zamanda dört tekerlekten çekiş sistemiyle donatılan ilk Ferrari spor otomobili
olmasıyla da dikkat çekiyor. Hibrit sistemin üretmiş olduğu etkileyici gücün
gelişmiş güç ve aktarma organları tarafından dört tekerlek üzerinden yola
güvenle aktarılması benzersiz performans değerlerini beraberinde getiriyor:
Ferrari SF90 Stradale, 0-100 km/s hızlanmasını sadece 2.5 saniyede
tamamlarken, 0-200 km/s hızlanmasını ise sadece 6.7 saniyede tamamlıyor.

Ferrari sürüş dinamiklerinde de çıtayı belirliyor

Ferrari’nin mühendisleri, RAC-e (elektronik viraj alma düzenleyicisi) olarak
bilinen tam elektrikli ön aksı devreye alarak sürüş dinamiklerini daha da
genişletti. Sadece salt elektrikli sürüş esnasında itici güç sağlamakla kalmayan
ön akstaki iki elektromotor, aynı zamanda ön akstaki iki tekerleği bağımsız
yöneterek bir noktada Tork Vectoring görevini de üstleniyor. Otomobilin araç
dinamiği kontrollerine entegre edilen RAC-e, tork dağılımını yöneterek üst
limitlerdeki sürüş dinamiklerini daha kontrollü hale getiriyor. Sürüş dinamikleri
ve üstün performans açısından her bir detayı büyük bir titizlikle ele alan Ferrari
için hibrit mimariyi geliştirirken elektrikli sistemin yaratacağı ek ağırlığı
yönetmek en büyük sorunlardan biriydi. Yüksek performans açısından çok
büyük öneme sahip olan toplam ağırlık, gövde rijitliği ve düşük ağırlık merkezi
noktasında mümkün olan en iyi sonucu elde etmek için SF90 Stradale'ın
gövdesi ve karoserisi karbon fiber de dahil olmak üzere birçok malzemenin bir
arada kullanılmasıyla şekillendirildi. Bu tür bir hibrit otomobil geliştirmek, bir
dizi yenilikçi aerodinamik çözüm gerektiriyordu. Güç ünitesinin sergilemiş
olduğu yüksek performansla birlikte yoğun bir ısı yayılımı ortaya çıktı.
Geliştirme ekibi yayılan bu ısının aerodinamik akış üzerine etkisini
derinlemesine araştırdı. Bunun dışında yere basma kuvvetini optimize etmek ve
tüm sürüş hızlarıyla her türlü sürüş koşullarında sürüş stabilitesini arttırmak da
ek çözümler gerektirdi. Söz konusu çözümler içerisinde en çok dikkat
çekenlerden biri “Shut-Off Gurney” adı verilen yenilikçi hava akımı düzenleme
sistemi olarak ortaya çıkıyor. Otomobilin arka tarafında bulunan patentli yeni
aktif sistem, otomobilin üstündeki hava akımını düzenlerken, yanal kuvvetin
düşük olduğu yüksek hızlarda hava direncini azaltıyor. Virajlarda, fren anında
ve yön değişikliklerinde yere basma kuvvetini arttırıyor.

İlk kez standart otomobil ile daha sportif

Ferrari böylelikle, müşterilerine ilk kez standart otomobil ile daha sportif bir
versiyon arasında seçim yapma imkanı tanınıyor. GT yarışlarından aktarılan
Multimatic amortisörler de dahil kapsamlı bir modifikasyonu beraberinde
getiriyor. Kapı döşemeleri veya alt kaplama gibi yerlerde kullanılan karbon ve
yaylarla egzoz sisteminde kullanılan titanyum gibi ekstra hafif malzemeler 30
kg ağırlık tasarrufu sağlıyor. Bunun dışında ayrıca 250 km/s hızda 390 kg yere
basma kuvveti üreten karbon fiber bir spoyler sunuluyor. Yine Assetto Fiorano
çerçevesinde Michelin Pilot Sport Cup2 pist lastikleri de donanım kapsamında
yer alıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Avrupa Birliği Zorlu Enerji projelerini desteklemeyi sürdürüyor!
Avrupa Birliği Zorlu Enerji projelerini desteklemeyi sürdürüyor!
HES'lerle ilgili önemli bilgiler!
HES'lerle ilgili önemli bilgiler!